|
| | #1 |
| | ![]() Petrol Kurnazlıkları GÜNEY KIBRIS Rum Yönetimi'nin deniz altındaki petrol konusunu kurcalamaktan vazgeçmemiş olması ilginçtir Türkiye ile Ada arasındaki alanı da kapsayan böyle bir konuda neler yaptıkları birkaç gündür bizim gazetelere de yansıyor O alanı 12'ye bölüp arama ve işletme imtiyazları için neredeyse uluslararası ihaleler açarak başka devletleri bu işe bulaştırma niyetleri açıkça anlaşılmakta Şimdiden Mısır ve Lübnan gibi ülkelerle bu konuya ilişkin anlaşmalar yapma peşindeler AB'yi de arkalarına alıp davalarını güçlendirirken Türkiye'yi de zor duruma sokmayı düşündükleri belli Ankara, bu tür çabaları daha önce protesto etmiş, anlaşmaları tanımayacağını bildirmiş ve heveslenen öbür ülkeleri uyarmıştı Bu kez, KKTC Cumhurbaşkanı Talat da öyle yaptı, ama pek aldırış eden olmadı *"Yoksunuz, sizi tanımıyoruz"* dercesine Bu durum, son günlerde *"tam bağımsızlık"* girişimlerine kalkışmış olanlar için bir ders olmuştur herhalde Türkiye'yi arkalarına almadan yaptıkları işlerde ne ölçüde başarılı olabildikleri ortaya çıkmıştır Yalnız, onlardan daha fazla dikkat isteyen bir sorun var şimdi Böyle durumlarda hep ortaya çıkan "koruyucu melekler" olur Şimdi bu role eski Rum Dışişleri Bakanı Rolandis soyunuyor Reşat Akar'la konuşurken *"baştan çıkarıcı"* bir şeyler söylemeye çalışmış: "Kıbrıs'ın maden zenginliği üzerinde Türklerin de hakkı vardır" diyor Elde edilecek petrol kazançlarından Türklere verilecek pay için bir "koşullu hesap" açılmalıymış Türkler bu parayı, daha önceden saptanacak uzunca bir sürenin sonunda ya da Kıbrıs sorunu çözülünce çekebileceklermiş "Hangisi erken olursa" diye eklemiş ![]()
|
| |
| | #2 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Böylece, Kıbrıs sorununun çözümünü de teşvik etmiş olacağını düşünüyor Öyle anlaşılıyor ki, bu konuda oyun üstüne oyunun oynanacağı bir döneme girilmektedir Türkiye'ye düşen, bu oyunlara şimdiye kadar olduğundan daha sert biçimde karşı çıkmak ve örneğin söz konusu petrol alanlarında bir şeyler yapılmaya kalkışılırsa, olup bittilere karşı denizde kuvvet kullanacağını şimdiden açıklamaktır Ne yazık ki, bugünün uluslararası hukuk düzeninde *"hak"* kın arkasına *"kuvvet"* koymadan başarılı olunmuyor Herhangi bir konuda hiç hakkı olmayanların bile yalnız kuvvet kullanarak hak sahibi olmaya yeltendikleri bir dünyada Türkiye'nin böyle durumlarda askeri gücünü devreye sokmaktan çekinmemesi gerekir O güç, bu durumlar için vardır ve Silahlı Kuvvetleri için ne gerekiyorsa vermekten kaçınmayan Türk halkının ordusundan beklediği de budur Başka türlüsü bugünün dünyasına pek anlatılamıyor Prof Dr Mümtaz Soysal
|
| |
![]() |
| Konu Araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | son Mesaj |
| Petrol Sorunumuz | neva | Bizi ilgilendiren haberler | 0 | 01-07-2008 00:34 AM |