Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Edebiyat Bölümü
> Edebiyat Bölümü Alt Başlıklar > Deneme
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et SiteMap

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 05-02-2008   #1
Bilgiler
Özel Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesaj: 7,090
İtibar
Tecrübe Puanı: 73
Rep Puanı : 2928
Rep Derecesi :
ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.
ßaran RSS Feed
Standart Adamın Dönüşü...



GÜNLERDEN pazar, mevsimlerden sonbahardı Adamın gönlü daraldı Telaşla attı kendini sokağa Yolu nereye gidecek, nerede bitecek bilmiyordu Bilmeden yürüdü, yürüdü Bir saat kulesinin önünde bitti bilinçsiz yürüyüşü
Saate bakakaldı adam Dalıp gitti Saat yuvarlaktı Tıpkı üzerinde seyelan ettiği dünya gibi Akrep ve yelkovan da sanki dünyanın güneş etrafındaki dönüşü gibi saatin içinde dönüp durmaktaydı Dünya güneşin, güneş samanyolunun etrafında
Sordu adam: “Ben neyin etrafında dönmekteyim?”
Yelkovana takıldı gözü Acelesi olan, sanki dönmezse dünyanın dönüşüne ayak uyduramamaktan korkan, zamanı kaybedeceğini bilen bir derviş misali Cazibeyle dönmekteydi dairenin içinde Her dönüşünde bir saat geçmekteydi ömründen, sermayesinden Ve fakat vazgeçemiyordu dönmekten sermayesinin eridiğini bile bile Buna mecburdu
Akrep ise daha temkinli görünüyordu Saat kadranındaki dönüşünü günde iki kez yapabiliyordu Onun iki dönüşüyle bir gün tamam oluyordu Ömründen bir gün gidiyordu Durmuyordu “Tıpkı hayat gibi” dedi adam Kendine çevirdi gözlerini Kendisi de hayat dairesinde dönüp durmakta değil miydi? Zaman zaman aceleci adımlarla, yelkovan gibi, kimi zaman da akrep gibi temkinli Ne yapsın ki insan aceleciydi, adımları hızlı ve acemiceydi Günleri, saatleri, anları bir bir gidiyordu Sanki bir an vardı yetişeceği; hayatı oraya doğru akıyordu Geriye dönüş ise mümkün değildi, hızla tükeniyordu zaman
Daha dün çocuk değil miydi, mahallede umarsız koşuşturan? Dün değil miydi, güzel bir okulu bitirip mükemmel bir iş bulan? Dün değil miydi çok paralar kazanıp güzel evlerde oturan? Ne olmuştu da şimdi birden zamanın farkına varmıştı? ADAM, iki hafta önce hiç sebep gösterilmeden işine son verilişini hatırladı Daha düne kadar işyerinde vazgeçilmez biri iken, bu prestiji sona ermişti Ağır geldi ona vazgeçilir olmak Günlerce evden dışarı çıkmadı İş başvurusu da yapmamıştı hiçbir yere Belki yanlışlık olmuştu da, yeniden çağıracaklarmış gibi bekliyordu Beklediği haber gelmiyordu Çok bunalmıştı Üstelik evinin önündeki ağaçlar sararmıştı Kendine baktı Yüzünde daha önce fark etmediği ince çizgiler gördü Saçlarına ak teller düşmüştü, o fark etmeden Gençliğinin bitmeye başladığının işaretiydi bunlar Nasıl da bunalmıştı Gitmeyecek sandığı gençlik, bohçasını toplamaya başlamıştı işte Bohça toplanıp bağlandığında ise, adam fark etmeyecekti bile gençlik denen misafirinin evinden çoktan gittiğini
HÜZÜNLENDİ adam Ne olacaktı sonu? Sonsuzluk mu? Sonsuz mutluluk mu? Sonsuz bir bedbahtlık mı? Hiçlik mi? Karanlık mı? Ne olacaktı şimdi?
Zaman ve ömür nazlı bir çiçek gibi solmaktaydı “Sermayesi tükenen adama bir yardım yok mu?” dedi içinden feryat ederek Daha önce bu feryadı bir hikayenin içinde duymuş, ama üzerine almamıştı Hatırlamıyordu hangi büyük zattı, sokakta buz satan bir adamın “Sermayesi erimekte olan bu adama yardım edin!” dediğini duyunca bayılmıştı Ayıldığında talebeleri bu halin hikmetini sorunca, “Buz satıcısı sermayesi erirken yardım istediği halde, ben ömür sermayem eriyip duruyorken ve Rabbim beni kârlı bir ticarete davet ederken, icabet etmekte gecikmekteyim Bu ağır yükle bayıldım” demişti
Sermayem erirken nasıl kârlı bir ticarete dönüştüreceğim onu,” dedi adam Davete icabet etmek şöyle dursun, çok genç olduğunu düşünüp ertelemişti, yanaşmamıştı Şimdi icabet vakti miydi? İcabet etse, hâlâ davetli miydi? Alnı çatlıyordu düşünmekten “Medet ya Rabbi!” dedi can havliyle Gözlerinden yağmur gibi yaşlar boşanıyordu Birden aklına yağmurla ilgili bir ayet meali geliverdi: “Gökten bereketli bir su indirdik ve kullarımız için rızık olsun diye onunla bağları, taneli ekinleri, salkımları üst üste binmiş yüksek hurma ağaçlarını bitirdik O suyla ölü bir beldeye can verdik İşte kabrinizden çıkışınız da böyle olacaktır” (Kâf, 9-11)
Acaba, kuruyan toprağın yağmurla hayat bulması, bereketlenmesi gibi kendi kurumuş dünyası, çorak hayatı da rahmete kavuşup yeşerir miydi? Yeniden hayatı, hayat bulur muydu? Bütün bu sorularla göz yaşları da arttı, şükrü de “Şükürler olsun Rabbim, beni Sana geri döndürdün” dedi Yüzünü Rabbine döndü, israf ettiği ömrü için af dileyip kalan vaktinin bereketlenmesine dua etti

 

ßaran isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Barometrenin Mahareti | Gelsin zafer

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
adamın önemi esesim Sahabelerin Hayatından Öyküler 1 10-18-2008 17:43 PM
Mekke dönüşü Şem'a Dini Şiirler 0 01-22-2008 07:22 AM
adamın biri ekremee Komik yazılar 5 09-24-2007 14:32 PM
Yüz aç adamın huzurunda seyit Dini, Güzel Yazılar / Makaleler 2 09-05-2007 00:44 AM
nedir bu adamın çektiği ya seyit Komik Resimler (Lütfen Seviyeli Olsunlar) 3 07-13-2007 03:05 AM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 00:38 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308