Forum Alev


kahramanlik gunu ile ilgili Benzer Konular
188 Kez Görüntülendi

Muharem Ayi ve Asure gunu
Peygamber Efendimiz'in Bir Gunu
Zilhıccenın ılk On (10) Gunu Ne Yapılır?
Peygamberimizin (SAV) Son 13 Gunu
Dunya Su Gunu
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 23-08-2007   #1
 
Standart kahramanlik gunu


kahramanlik gunu Mumsema İslam Arşivi kahramanlik gunu

(oncelikle canakkale için paylasimda bulunan arkadaslara tesekkur ediyorum)

"1 metre kareye 6000 mermi dusen toraklar"


Bir istiklal marşı daha yazılmasın diye dua etmiş Akif Allah’a

" Yemin ettik hep milletçe vallaha

Dirliğimiz düzenimiz bozulmayacak Bir istiklal marşı daha yazılmayacak "

Nice kahraman Mehmetler,seyit onbasilar,nice kinali kuzularin kahramanliklariyla doluydu


İşte o an
(devami)









Yerde, çalışabilir vaziyetteki topa ait dört adet mermi vardı Sağına soluna bakındı başka mermi de kalmamıştı Topun atış yapabilmesi için yerde duran mermilerin, birkaç basamaktan oluşan topun merdiveninden yukarı çıkarılıp namlu haznesine sürülmesi gerekiyordu Ani bir kararla mermilerin yanına gitti Arkadaşına:
-Gel Ali! Yardım et de şu mermiyi sırtıma alayım Dedi Arkadaşı şaşkın şaşkın bakarak:
-Bu mermilerin her biri 215 okka(275 Kg) çeker Kaldıramazsın Seyit! dedi
-Bir deneyelim! diye cevap verdi
Ellerini toprağa bulayıp tuttukları mermiyi Seyit’in sırtına koymaya muvaffak oldular Seyit kemiklerinin çatırdadığını duyar gibi oldu Gözlerinin önünden şimşekler geçtiğini zannetti Boyun damarları parmak gibi dışarı çıkmıştı Hafif sendeledikten sonra topun merdivenlerini teker teker, yavaş yavaş çıktı Arkadaşının yardımiyle mermiyi topa sürmeye muvaffak oldu Nişan tertibatını yeniden ayarlayarak besmeleyle ateşledi Bu üçüncü mermi, gemiye kıç tarafından su hizasından isabet edip patladı Geminin dümen tertibatı parçalandı Dümensiz kalan gemi geniş yaylar çizerek başıboş sürüklenmeye başladı
Koşar adım yanlarına gelen batarya komutanı Hilmi Bey, yanlarında iki Alman subayı olduğu halde takdir dolu gözlerle bakarak:
-Sen miydin Seyit? Vurdun gemiyi, dedi



Kinali kuzu

Yozgat ın Sorgun kazasının Karayakup köyünden cepheye gelen Murat , bölükteki tıbbiye öğrencilerinden Şükrü ye bir mektup yazdırır :

Anacığım kardeşlerimi askere gönderirken başına kına koymaZabit efendi bana sordu cevap veremedimKardeşlerim de cevap veremeyip mahcup olmasınlar

Bir müddet sonra Murat ın anasından cevabi mektup yetişir :

Ey oğlum , gözümün nuru Murat ım ! Zabit efendiye selam söyleBiz kurbanlık koçları kınalar öyle kurban ederizSen dört kardeşin arasında kurbansınSen İsmail sin(as)Sen orada şehit olacaksın inşallahKurbanlık koçlar nasıl kınalanırsa , ben de onun için senin saçını kınalayıp gönderdim

Ve mektup Çanakkale de Murat a ulaştığında , Murat ın kınalı başı çoktan Allah'ına kurban gitmiştir bile

video izle
KINALI KUZU








Mehmet Akif Ersoy
(canakkale sehitlerine)

Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer
Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor Tevhid i
Bedr in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi
Sana dar gelmeyecek makber i kimler kazsın?

Canakkale sehitlerine





(çeşitli kaynaklardan derlenmiştir)

Ölü
Yaralı
Toplam
İngiltere
21255
52230
73485
Fransa (tahmini)
10000
17000
27000
Avustralya
8709
19441
28150
Yeni Zellanda
2721
4852
7553
Hindistan
1358
3421
4779
Newfoundland
49
93
142
Toplam Müttefikler
44072
97037
141109
Osmanlı Devleti
86692
164617
251309
Devami var

 

akansu isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 23-08-2007   #2
 
Standart --->: kahramanlik gunu


90 yıl önce bugünlerdi, Türk Destan yazdı Çanakkale'de! 250000'den fazla aslan parçası vatanı uğruna, bayrağı uğruna, milleti uğruna, namusu uğruna gözünü kırpmadan canla başla çarpıştı, şehit oldu 1 metrekarelik alana 6000 mermi sığdı o topraklarda,şehitler elbiseleriyle defnedildiler Onlar tarih yazdılar Tanıyın onları, Orada yatan atalarınızı çiğnetmeyin kimseye

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE


Şu Boğaz Harbi nedir ? Var mı ki dünyada eşi ?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,

Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerir azmini tevkîf edemez sun-u beşer;
Bu gögüslerse Hüdâ'nın ebedî serhaddi;
"O benim sun-u bedîim, onu çiğnetme!" dedi


Ne hayâsızca tahaşşüt ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle "bu, bir Avrupalı"
Dedirir-yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!

ÂSIM'ın nesli diyordum ya Nesilmiş gerçek;
İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek,
Şühedâ gövdesi, baksan a, dağlar, taşlar
O, rükû olmasa dünyâda eğilmez başlar,

Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi Mahşer mi, hakikat mahşer,
Yedi iklimi cihanın duruyor karşında;
Ostralya'yla beraber bakıyorsun Kanada!

Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor;
BİR HİLÂL uğruna, yâ Rab, ne GÜNEŞLER batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer

Çehreler başka, lisanlar, deriler, rengârenk
Sâde bir hadise var ortada: Vahşetler denk
Kimi Hindû, kimi Yamyam, kimi bilmem ne belâ
Hani tâûna da züldür bu rezil istîlâ

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor TEVHÎDİ
BEDR'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni târîhe!" desem, sığmazsın

Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-u asil
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyla sefil,
Kustu Mehmed'ciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına

Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb
"Bu, taşındır" diyerek KÂBE'yi diksem başına;
Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;

Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz
Medeniyet denilen kahpe, hakikat, yüzsüz
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müthiş ki: eder her bir mülkü harab

Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ nâmiyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmiyle,
Ebr-i nîsânı açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı:
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin

Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ haşre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;

Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam;
Atılan her lâğımın yaktığı yüzlerce adam
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müthiş tipidir: savrulur enkaaz-ı beşer

Tüllenen mağribi, akşamları, sarsam yarana
Yine birşey yapabildim diyemem hâtırana
Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini;
Şarkın en sevgili sultânı SELÂHADDÎN'i,

Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak;
Boşanır sırtlara, vadîlere sağnak sağnak
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller

KILIÇ ARSLAN gibi iclâline ettin hayran
Sen ki, İslâmı kuşatmış, boğuyorken husran;
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki rûhunla berâber gezer ecrâmı adın;

Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyâre
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!

Sen ki a'sâra gömülsen taşacaksın Heyhât!
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat
Ey şehid oğlu, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor PEYGAMBER

Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrından râm?
Çünkü te'sis-i ilâhî o metîn istihkâm


Mehmed AKİF ERSOY

 

akansu isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 23-08-2007   #3
 
Standart --->: kahramanlik gunu


canakkale turkuleri TIKLA INDIR





Resimleri BURADAN IZLEYEBILIRSIN

 

akansu isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 24-08-2007   #4
 
Standart --->: kahramanlik gunu


ÇANAKKALE ZAFERİ (Kahramanlık Günü )
( 18 Mart )
Çanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin değil yakın dünya tarihinin en önemli savaşlarından biridir
Çanakkale Boğazı'nı savaş gemileriyle zorlayarak aşma, böylece İstanbul'a kavuşma isteği Avrupa büyük devletlerinin öteden beri özlemidir
1914 yılında I Dünya Savaşı'nın başlamasıyla İtilaf devletleri bu isteklerini gerçekleştirme fırsatının doğduğuna inandılar Bu inançla İngiltere ve Fransa işbirliği yaparak 3 Kasım 1914 günü alacakaranlıkta Bozcaada'dan Boğaz'ın ağzına doğru yaklaştılar Buradan istihkamlarımıza doğru ateş açtılar, İngilizler Seddülbahir ve Ertuğrul tabyalarını, Fransızlar da Anadolu yakasında Kumkale ve Orhaniye tabyalarını havantopu ile dövdüler Cephaneliğimize isabet eden top mermisiyle on bir ton barut havaya uçtu, subay ve erlerimiz şehit düştü, İngiliz Donanma Komutanı Amiral Carden Çanakkale önlerinde gösteriler yaptı, düşman denizaltıları boğazı geçmeye kalktılar
24 Kasım 1914 günü bir Fransız denizaltısı Boğaz sularında görüldü bu denizaltıyı gören topçularımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladı 2 Aralık günü İngiliz denizaltısı da bir deneme yaptı Derinden engelleri aşarak Boğaz'a girdi Yediyüzelli metre ilerde bulunan Mesudiye zırhlısına torpil atarak bu gemimizi batırdı Zırhlımızda bulunan subaylardan on'u ve erlerimizden yirmi dördü şehit düştü
19 Şubat 1915 günü düşman savaş gemileri öğleye kadar uzun menzil-li bir bombardımana girişti Boğaz'a iyice sokuldular Tabyalarımız akşama doğru düşman savaş gemilerine karşılık verdi Ertuğrul ve Orhaniye tabyalarından atılan ateş karşısında düşman oldukça bocaladı
İtilaf devletleri gemileri diledikleri gibi ilerleyemiyor, amaçlarına ulaşamıyordu Lodos fırtınasını başarısızlıklarının nedeni olarak görüyorlar-dı Havalar düzelince yeni saldırılar düzenlendi Yine sonuç alınamayınca düşman gemilerine komuta eden Amiral Carden görevden alındı Yerine 17 Mart 1915 günü Robeck atandı Yeni komutan 18 Mart 1915 günü donan-mayla Boğaz'a saldıracağını, yakında İstanbul'da olacağını Londra'ya bildir-di
Bu arada Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat Çobanlı 17/18 Mart gecesi boğaz'a mayın hattı döşenmesi emrini verdi Aldığı emir gereği Binbaşı Nazmi Bey Nusret Mayın gemisi ile o gece yirmi altı mayın, Boğaz'a on birinci hat olarak döşendi Boğaz'daki mayın sayısı on bir hat olarak 400'ü aşmıştı
18 Mart 1915
İngiliz ve Fransız savaş gemilerinden oluşan, o dönemin en büyük deniz gücü, üç filo olarak sabahleyin Çanakkale Boğazı'na girdi
Bu donanmanın ilk grubunu oluşturan filoda, İngilizlerin Queen Elizabeth zırhlısı ile İnflexible, Lord Nelson ve Agamemnon savaş gemileri bulunuyordu
İkinci grupta İngiliz Kalyon Kaptanı komutasında Ocean, İrresistible, Wengeance Majestic gibi savaş gemileri yer almıştı Üçüncü filo ise Prince, Bouvet, Suffren gibi Fransız savaş gemilerinden oluşuyordu
İngilizler ve Fransızlar zayıf Türk savunmasını kolayca susturarak Boğaz'ı kolayca geçebileceklerim umuyorlardı Bu umut ve güvenle 18 Mart 1915 günü düşman savaş gemileri şiddetli bir ateşe başladılar Rumeli Mecidiyesiyle merkez bataryaları şiddetli bir ateşe tutuldu Boğazdaki düşman gemileri Hamidiye istihkamlarına yüklendi Bunu gören Dardanos bataryaları ateşi üzerlerine çekmeye çalıştı Az sonra, tüm gemiler, Dardanos'a saldırdı Dardanos tabyamız saldırılara şiddetle karşı koydu Bu arada Mesudiye tabyası da ateşe başlamıştı Mesudiye üzerine ateş açılınca Hamidiye onun yardımına koştu Bu arada kıyı bataryalarımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladılar Bunalan düşman kaçmak isterken topçu atış-larıyla karşılaşıyordu Düşman gemilerine göz açtırılmıyordu Karşılıklı bu korkunç bombardıman bir saat kadar sürdü Bu karşılıklı bombardımanı bir yabancı yazar şöyle anlatıyor:
«insan manzarayı gözlerinin önünde canlandırabilir Kaleler, toz duman bulutları içinde kaybolmuşlarda Yıkıntıların arasından arada bir alevler yükseliyordu Gemiler, çevrelerinde fışkıran sayısız su sütun-ları arasında yavaş yavaş hareket ediyorlar, bazen duman ve serpintiler arasında iyice görünmez oluyorlardı Tepelerden ateş eden havan toplarının alevleri görülüyor, ağır toplar yer sarsıntıları gibi gümbürdüyordu»
Bombardıman sırasında Türk tabya ve bataryaları büyük zarar görmüştü Amiral Robeck Fransız gemilerini geri çekerek İngiliz savaş gemilerini ileri sürdü Tam bu sırada müthiş patlamalar oldu Bouvet ve Suffren savaş gemileri mayına çarparak sarsıldılar, manevra kabiliyetini kaybettiler Bir gece önce Nusret mayın gemisinin döşediği mayınlar görevlerini yapmışlardı Boğazın berrak sulan üzerinde bir dev gibi yatan Bouvet ve Suffren'e tarihi Hamidiye bataryamızın keskin nişancıları ateş açtılar Çanakkale Geçilmez kitabının yazarı Alan Moorehead olayı şöyle anlatıyor
«Saat 1345'de Suffren'in az gerisindeki Bouvet müthiş bir patla-mayla sarsıldı Güverteden göğe kesif bir duman yükseldi Gittikçe hızlanarak yana yattı, devrilip gözden kayboldu Olayı görenlerden birinin ifadesine göre «Bir tabak, suda nasıl kayıp giderse o da öylece kayıp gitti»
Türk tabyaları, Boğaz'ı geçmeye çalışan düşman gemilerine durmadan ateş ettiler Bu arada düşman Boğazdaki mayınları temizlemek için mayın tarayıcılarını boğaza soktu Tabyalarımız mayın tarayıcılarına ateş açtılar Açılan ateş yağmur gibi yağmaya başlayınca düşmanlar panik içinde kaçtılar Bu arada düşman savaş gemilerinden İnflexible, İrressitible büyük hasar gördü Batanlar oldu Daha sonra Queen Elisabeth ve Agamemnon yaralan-dı İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nı denizden aşamadılar Büyük kayıp-lar vererek : Çanakkale Boğazı'nın geçilemeyeceğini öğrendiler
İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nın savaş gemileri ile aşamayınca bu kez çıkarma yapmayı planladılar Artık Çanakkale kara savaşları başlı-yordu Kara savaşında düşmanın nereden çıkarma yapabileceği tartışıldı Mustafa Kemal Kabatepe ve Seddülbahir'den, Alman komutan Von Sanders ise Bolayır ve Anadolu yakasından çıkarma yapılabileceği görüşündeydi Alman komutanı Von Sanders'in görüşü ağır bastı, ve askerler o yöreye yerleştirildi
Düşman güçleri 25 Nisan 1918 sabahı Mustafa Kemal'in düşündüğü noktadan saldırdı 19 Tümen Komutanı Mustafa Kemal Kocaçimen'de Conkbayır'da, savaştı Cephanesi biten askerlere :
— Süngü tak emrini verdi Daha sonra ;
— «Ben size taarruz emretmiyorum Ölmeyi emrediyorum Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar geçebilir» dedi Tarihin bu en büyük siper savaşı başlamıştı Siperler arası uzaklık sekiz on metre kadardı Türk siperlerinden hiçbir asker ayrılmıyordu Şehit düşenlerin yeri hemen dolduruluyordu Her adım başına bir mermi düşüyor; toprak adeta tüterek kaynıyordu Düşman dalgalar halinde Conkbayır'a doğru ilerliyordu Bu arada Mustafa Kemal, Anafartalar Grup Komutanlığına atandı Anafartalar Savaşı'nda düşmanın attığı şarapnel misketi Mustafa Kemal'in göğsüne isabet etti Ancak cebindeki saate çarptığından bir şey olmadı
Kısa sürede Türk ordusu her yerde büyük başarılar kazandı Düşman şaşkına döndü, bozguna uğradı
Çanakkale kara savaşlarının en önemli cepheleri; Kumkale, Beşike, Bolayır, Seddülbahir, Anbumu, Kabatepe, Conkbayırı ve Anafartalar'dır 19 - 20 Aralıkta Anafartalar ve Arıburnu cephesi, 8-9 Ocak'ta Seddülbahir düşmanlar tarafından boşaltıldı Böylece 1915 baharında parlak umutlarla karaya ayak basan birleşik düşman ordusu 1916 kışında bozguna uğrayarak çekip gitti
Çanakkale savaşlarında 250 binin üzerinde askerimiz şehit düştü Düşman kayıpları ise bu rakamın üstündedir
Çanakkale savaşlarının unutulmaz kahramanı, Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal'in başarısı ilerde başlayacak Ulusal Kurtuluş Savaşı'mızın kaynağı oldu
Bağımsızlığımızı savunmak, yurt topraklarımızı korumak için yapılan savaşlar kutsaldır Çanakkale, Ulusal Kurtuluş Savaşımız kutsal destan savaşlara birer örnektir

 

akansu isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: gunu, kahramanlik

Dusmeden Yurumek | Süleymaniye nin Sırları

Konu Araçları


kahramanlik gunu ile ilgili Benzer Konular
188 Kez Görüntülendi

Muharem Ayi ve Asure gunu
Peygamber Efendimiz'in Bir Gunu
Zilhıccenın ılk On (10) Gunu Ne Yapılır?
Peygamberimizin (SAV) Son 13 Gunu
Dunya Su Gunu

Powered by vBulletin® Version 3.6.11 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forumacil | Forumalev | Dantel | Rüyatadı | Mumine | Örgü | Netalemi | Google | Şiirler | validator.w3 |

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369