![]() |
| | Konu Araçları |
| | #1 |
| | ![]() Bunlardan bir kısmı tamamen irademiz dışında meydana gelen fiillerdir Kalbimizin atması, kanımızın dolaşımı, nefes almak vermek, göz kapaklarımızın açılıp kapanması, saçımızın uzaması gibi fiilleri bu kısma misal olarak gösterebiliriz Bu tür fiillere "ıztıtârî" fiiller denilir Bu tür fiillere insanın iradesi müdahale etmediğinden dolayı, bu fiiller için herhangi bir mesuliyet veya mükafat yoktur Fiillerimizin diğer kısmı ise, kendi irademiz ile işlediğimiz fiillerdir Yemek-içmek, bakmak, konuşmak, yürümek gibi fiillerimiz bu kısma dahildir Burada tercih ve seçim hakkımız vardır Helale bakabileceğimiz gibi, harama da bakabiliriz, helali yiyebileceğimiz gibi, haramı da yiyebiliriz, hayrı konuşabileceğimiz gibi, yalan ve gıybet de konuşabiliriz Bu tür fiillere "ihtiyâri" fiiller denilir Cüz'i irade ise:"İhtiyâri fiiller" dediğimiz bu kısım fiillerde ki tercih kabiliyetimizdir Yaratılması cihetiyle Iztırâri fiillerde olduğu gibi, ihtiyâri fiilleri de yaratan Allahtır Fakat ihtiyâri fiil ve hareketlerimizde talebimiz söz konusudur İşte bu talebe cüz-i irade denir Demek ihtiyâri fiillerde insan; talep edendir, Allah ise; fiili yaratandır İşte insan bu talebi sayesinde itaatkâr veya isyankar olur Başka bir ifadeyle insanın iradesi fiilin vasfına, Allah'ın kudreti ise fiilin aslına taalluk eder Mesela yazı yazma fiilinin aslını yaratan Allah'tır Yazılan, sevap bir şey olabileceği gibi, günah bir yazı da olabilir Birinci halde yazının faydalı olduğundan, ikinci halde ise zararlı olduğundan bahsedilir İşte yazı yazma fiilinin faydalı ve zararlı olmasına insan karar vermektedir İnsan neye karar vermişse, Allah ta yazıyı onun kararına göre yaratmaktadır Ve onu mesul eden de bu tercihi ve kararıdır Şimdi cüz-i iradenin mahiyetini 3 farklı misal ile anlamaya çalışalım![]() MİSAL: 1 Bir padişahın misafirhanesinde bulunduğumuzu farzediyoruz Bu misafirhanenin her katında ayrı ayrı nimetler ve ihsanlar sergileniyor olsun Ve yukarıya doğru çıktıkça bu nimet ve ihsanların çoğaldığını görüyoruz Bu misafirhanenin alt katında ise nimete mukabil cezanın, ihsana mukabil de azapların olduğunu farzediyoruz Yukarı katlara çıkmak için de , aşağı katlara inmek için de tek yol; asansöre binmek ve ulaşmak istediğimiz katın düğmesine basmaktır Şimdi bizler asansördeyiz ve asansörün üst katlara çıkaran bir düğmesine bastık asansör bizi o kata çıkarttı, yada bizi aşağı katlara indirecek bir düğmeye bastık ve asansör bizi o kata indirdi, ayrıca şunu da unutmamak gerekir ki: üst katlara çıkmak için bir düğmeye basan kişi, dilerse fikrini değiştirip, kendisini alt kata indirecek bir düğmeye basabilir ve alt katlara inmeye başlar Yada alt katlara kendisini indirecek bir düğmeğe basan kişi dilerse ve daha yolculuğu bitmemişse, asansörün üste çıkartan düğmelerinden bir düğmesine basarak, üst katlara ulaşabilir![]() Şimdi durumumuzu inceleyelim: Asansörü biz yapmadık ve onu kendi kuvvetimizle hareket ettirmiyoruz ![]() ![]() ancak asansör de kendi kendine hareket etmiyor Biz irademizi kullanarak bir düğmeğe basıyoruz ve asansör bizi o kata ulaştırıyor O halde: "asansörü ben hareket ettiriyorum ve asansör benim kuvvetimle çalışıyor" diyemeyeceğimiz gibi, " bu asansör kendi kendine hareket ediyor, dilerse beni üst kata , dilerse beni alt kata indiriyor, elimde hiçbir şey yok" ta diyemeyiz Evet 1 sözü söyleyerek, asansörü kendi kuvvetimizle hareket ettirdiğimizi iddia edemeyiz Çünkü asansörü hareket ettirmek ve onu icat etmek için gereken kuvvetin binde biri değil, milyonda biri bile bizde yoktur Değil asansörü kendi kuvvetimizle hareket ettirdiğimizi iddia etmeği, belki ona binmemiz bile kendi kuvvetimizle olmamıştır Bu misafirhanenin merhametli sultanı bizi, hiçbir kuvvet ve müdahalemiz olmaksızın bu asansöre bindirmiştir Bizler bu sözü söyleyemeyeceğimiz gibi 2 söz olan, "asansörün hareketinde hiçbir müdahalemizin olmadığını, asansörün kendi isteğine göre bizi dilediği katlara çıkardığını" da iddia edemeyiz Zira asansör,bizim bastığımız ve çıkmak istediğimiz kata bizi çıkarmaktadır Bizi, istemediğimiz ve düğmesine basmadığımız hiçbir kata çıkartmamaktadır![]() O halde en doğru söz şudur: "Asansörü biz hareket ettirmiyoruz ve asansör bizim kuvvetimizle çalışmıyor ancak biz asansörün çıkacağı ve ineceği katları irademizle belirliyor ve düğmeye basıyoruz " O halde çıkacağımız ve ineceğimiz katı biz tayin etmiş olmaktayız Asansör ise bizim tayinimize ve talebimize göre hareket etmektedir![]() Şimdi geldik temsildeki hakikatlerin izahına: -Bu misalde ki misafirhane; bu dünyadır ve şu güzel alemdir -Misafirhanenin sahibi ise: Ezel ve ebedin sultanı olan Allah'tır -Misafirin üst katları; bizi cennete ulaştıracak ameller, alt katı ise; bizi cehenneme düşürecek günahlardır ![]() -Asansör ise: Allahın irade ve kuvvetidir ![]() -Asansörün düğmesine basmak ise, Allah'tan o fiilin yaratılmasını istemektir İşte bu cüz-i iradedir![]() Cüz-i irademizle kuranın başına oturduğumuzda ve kuran okumayı talep ettiğimizde, Allah ta kuvvetiyle "Kur'an okumak" fiilini yaratmaktadır Yani biz bu halde iken, asansörün üst düğmesine basmış ve asansör de bizi o kata çıkartmıştır Ağzımızın hareketinden tutun, okuduğunuz kurana kadar her şey Allah'a aittir O'nun yaratması ve icadı ile meydana gelir Bize düşen tek şey bu vaziyetin yaratılmasını tercih ve talep etmemizdir Bu tercih ve talebe cüz-i irade denilir Eğer biz Kur'an'ın başına oturacağımıza, okunması haram olan bir kitabın başına oturmuş olsaydık, bu sefer cüz-i irademizle asansörün alt katlarına indiren bir düğmeye basmak gibi, o fiilin Allah tarafından yaratılmasını talep etmiş olacaktık ki, Allah ta imtihan dünyası olmasından dolayı bu fiili yaratacaktı Allah'ın yaratması, bizim isteğimize yani cüz'i irademize tâbi olduğundan dolayı biz mesul olmaktayız Gerçi birçok defa Allah'ın rahmetinden dolayı o günahı yaratmadığı ve o günahla aramıza girdiği de gözükmektedir![]() MİSAL: 2 Bir rıhtımda padişahın gemilerinin dizildiğini ve karşısında iki adanın olduğunu farzediyoruz Padişah, kaptanların sağdaki adaya gitmelerini emretmiş ve soldaki adaya gitmelerini yasaklamış olsun Kaptanları, emrine itaat hususunda bir imtihana tabi tutan padişah, imtihanın bozulmaması için de soldaki adaya gidenlere mani olmasın Gemiler aynı cihazlarla donatılmış ve her iki adanın yolu da açık tutulmuş olsun Diğer taraftan, gemilerin seyahati için gerekli her türlü ihtiyaç ve yakıt yine padişah tarafından temin edilsin Kaptanın burada yapacağı tek şey, dümeni çevirmek ve gideceği adayı seçmektir Onu o adaya ulaştıran gemide, geminin hareketi de sultana aittir![]() Eğer o kaptan padişahın emrine uyarak, sağdaki adaya giderse, orada çeşit çeşit sofralarla, nimetlerle karşılaşacaktır, eğer sol taraftaki adaya giderse, vahşi canavarların hücumuna hedef olacak ve görevli memurlar tarafından çeşitli cezalara çarptırılacaklardır Her bir kaptan, padişahın dümenci bir neferi olarak gemiye rota verme ve istediği adaya gidebilme durumundadır Bir kaptan hangi adaya gitmek isterse, gemi onun vereceği rota ile oraya yönelecek ve deniz gemiyi o adaya kadar sırtında taşıyacaktır Şunu da belirtelim ki; kaptan yolculuğun her anında rotayı değiştirme hakkında sahiptir Mesela, sol adaya doğru yol alırken, rotasını sağ adaya, yada sağ adaya doğru yol alırken rotasını sol adaya çevirebilir Şimdi durumu inceleyelim: -Gemiyi kaptan kendi kuvveti ve gücüyle hareket ettirmemektedir Zira geminin hareketi için gerekli kuvvet onda olmadığı gibi, geminin ihtiyaçlarını da tek başına karşılaması mümkün değildir O ne gemiyi yapmıştır, ne denizin sahibidir, ne de gemideki diğer aletlerin bunların hepsi sultana aittir![]() -Bununla birlikte gemi de kaptanın iradesi olmaksızın tek başına hareket etmemektedir Kaptanın tercihi gemiye yön vermektedir Şimdi kaptan şunu diyemez: "Bu gemiyi kendi kuvvetimle idare ve sevk ediyorum" Zira buna gücü yetmez Ancak şunu da diyemez: "Gemi benim irademin dışında yol alıyor, istediği adaya beni zorla götürüyor, ben geminin hareketinden mesul değilim" evet bunu diyemez, zira gemi onun tercihine göre yol almaktadır O halde en doğru söz şudur: "Ben geminin ve içindeki cihazların sahibi değilim, onlar sultanımındır Ben sadece bu gemiye rota belirleyen dümenciğim Lakin öyle bir dümenciyim ki, geminin her hareketi benden sorulacak, çünkü gemi o hareketi benim talebim ve isteğim ile yaptı"Şimdi geldik temsildeki hakikatlerin izahına: -Misaldeki rıhtım: Bu dünyadır -Sultan ise Sultan-ı Kainat olan Allah'tır ![]() -Her bir gemi, insandır, o gemideki cihazlar; insana takılan duygu ve azalardır -O iki ada ise: Sağdaki cennet ve cennete götüren amellerdir, soldaki cehennem ve cehenneme götüren amellerdir -Kaptanın gemiye rota vermesi ve dümeni çevirmesi ise:Cüz-i iradedir Evet insanın bedenindeki her aza ve hücre, kainattaki her bir sistem ve küre, Allah'ın irade ve kudretiyle vazife görmekte ve hareket etmektedir Fakat insan, ihtiyâri fiillerinde eli kolu bağlı bir kaptan gibi, hadiselerin denizine atılmış değildir Vücut gemisinin hareket adasını kendi cüzi iradesiyle tayin ve tespit etmektedir Böylece gideceği menzile kendisi karar vermektedir İşte bu karar verme yeteneğine; cüz-i irade denilir ![]() MİSAL: 3 Bir çocuğun, bir pehlivanın sırtına bindiğini farzediyoruz Karşılarında da iki tane dağ var Sağ taraftaki dağ da; lezzetli yiyecekler ve her türlü nimet bulunurken, sol taraftaki dağda ise sadece dikenli yiyecekler ve vahşi hayvanlar bulunuyor olsun![]() Bu iki dağdan birisine çıkacak olan çocuğun, kendi kuvveti tek başına bu dağlara çıkmaya yetmeyeceği için, bir pehlivan onu sırtına almış ve çocuğun arzusuna göre hareket ederek onu istediği dağa çıkartacak olsun Şimdi bu çocuk, her şeyiyle güzel olan sağdaki dağa çıkmak yerine soldaki dağa çıkmayı arzu etti ve o dağa kendisini çıkartmasını pehlivandan istedi Pehlivan da onu o dağa çıkardı Ve arzusunun bedeli olarak o dağa çıktıktan sonrada yüzlerce elemle ve korkuyla baş başa kaldı![]() Şimdi durumu inceleyelim: Çocuk kendi kuvvetiyle o dağa tırmanmadı, zaten gücü ve kuvveti tek başına o dağa çıkmaya da yetmez Ancak pehlivanda onu zorla soldaki dağa çıkarmadı Eğer çocuk sağdaki dağa çıkmak isteseydi, pehlivan da onu sağdaki dağa çıkarırdı Nitekim bir çoğunu sağdaki dağa çıkarmıştır O halde çocuk; ne kendi kuvvetiyle dağa çıktığını iddia edebilir, nede pehlivanın zorla kendisini soldaki dağa çıkardığın söyleyebilir Çocuğun söyleyeceği en doğru söz şudur: "evet ben dağa kendi kuvvetim ile çıkmadım, beni bu dağa pehlivan çıkardı Ancak pehlivan benim irade ve arzumu hiçe sayarak bunu yapmadı Bilakis o benim talebime uydu Ben, onun beni soldaki dağa çıkarmasının istedim, o da bunu yaptı Bu dağa çıkmaktaki bütün mesuliyet benimdir"Şimdi geldik temsildeki hakikatlerin izahına: -Misaldeki sağ dağ: Cennet ve ona götüren salih amellerdir -Sol dağ ise, cehennem ve cehenneme götüren kötü amellerdir -O çocuk ise: biziz ve insandır ![]() -Pehlivan ise Allah'ın kudreti ve kuvvetidir ![]() -Evet biz fiillerimizi Allah'ın kudretine dayanarak işleriz Misaldeki çocuğun pehlivanın sırtına binmesi gibi, bizde kudret-i ilahiyyeye binerek işleriz Çıkmak istediğimiz tepeye bizi çıkarmasını ve yapmak istediğimiz ameli yaratmasını Allah'tan talep ederiz![]() İşte bu talebimiz cüz'i iradedir Allah ta, biz neyin yaratılmasını istemişsek, o fiilden razı olmasa da, imtihan sırrından dolayı yaratır Burada biz; fiilin yaratılmasını talep edeniz, Allah ise; fiili yaratandır Fiilin yaratılmasına bizim talebimiz ve isteğimiz sebep olduğundan dolayı da mesul oluruz O halde bize düşen, cüz-i irademizi hayırlı işlerin talebi için kullanmak ve Allah'tan cennet amellerini bizim için yaratmasını istemektir Bu istek ve arzu, halis bir niyet ile buluştuğunda, bizleri cennete layık bir hale getirecektir Ne mutlu! kendisine verilen cüzi iradeyi salih amellerin yaratılmasında kullanan ve onunla cennet amellerini işleyenlere Ve yazıklar olsun ki, hayırları talep etmesi için kendisine emanet edilen bu cüzi iradeyi, günahları kazanmak yolunda kullanarak, emanete ihanet edenlere ![]() Marmara Eğitim Hizmetleri www mumsema com
|
| |
| İstediğini Bulamadıysanız Üye Olmadan
BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz. |
| | #2 |
| | ![]() bilgiler için Allah cc razı olsun
|
| |
| | #3 |
| | ![]() harika bilgiler Allah razı olsun![]()
|
| |
| | #4 |
| | ![]() ALLAh c c razı olsun
|
| |
| | #5 |
| | ![]() Allah cc razı olsun teşekkürler ![]() ![]()
|
| |
![]() |
| Tags: cuzi, irade, nedir |
| Konu Araçları | |
| |