Mumsema islam Arsivi

Geri git   Mumsema islam Arsivi > İman Bölümü > İman Bölümü > Kadere İman

Forum Alev


Kadere iman tartışmaları ile ilgili Benzer Konular
2990 Kez Görüntülendi

Kadere Iman Neden Imtihana Tabi Tutuluyoruz
Kaza ve Kadere İman Kadere iman imanın bir şartı mıdır?
Kadere iman
Kaza ve Kadere Îman Nedir? Şerlerin Yaratılması Nasıl Olur?
Kadere nasıl iman edeceğiz ?
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 22-05-2007   #1
 
Standart Kadere iman tartışmaları


Kadere iman tartışmaları Mumsema İslam Arşivi Kadere iman tartışmaları
Felsefede Kader
Kadere iman tartışmaları
Dünya bilim ve düşünce tarihinde olsun, insanın kendi iç dünyasında olsun en çok tartışılan konulardan biri, kader konusudur
Maddeciler, artık kaderin tartışılmasına gerek yok derler Halbuki kader, yeni bilimsel gerçekler karşısında Tanrı varlığını simgeleyen bir cehreye büründü ve kader maddecilere de kaçınılmaz bir son getirdi
Düşünürler arasında kader konusunda birbirine ters 3 görüş vardır:
a Fatalizm: Kayıtsız şartsız kadercilik (eski deyimle cebriye) Çok eskiden beri hakim olan bu düşünceye göre insanın olayların seyrine bir katkısı olamaz Her şey büyük iradenin yansımasından ibarettir
b Determinizm: Aşırı maddeci Buhner, Meleskot ve Ekil'in ortaya attığı maddeci inanca göre; olaylar doğanın madde yasalarından oluşur ve insana, evren gücü değil, belli fizik yasalar etkindir
Ne var ki; bildiğimiz naturalizm yaşatan öylesine az ki; Determinist bir tespit yapmak imkansız (Andre Crezom)
Zaten ünlü Newton bile, «Bizim bulduğumuz kanunlar henüz bir mütearifedir, evren yasalarına erişemedik» demektedir
c «Olayları insanların iradesi yürütür» görüşüdür ki, eski dilde cehdiye denir
Çoğu zaman, anlamsız tartışmalara sahne olan bu görüşlerin hiç biri İslâm kader felsefesine uymamaktadır İnsanların iradelerinin kaderin yapıcısı olduğunu kabul etmek, bir nevi determinizm sayılır Çünkü insanların iradelerini de belli noktalarda biyolojik etkilerle psikolojik davranışlar ayarlar Hatta insan iradesinin kadere etkili olduğu bir yerde fatalistleri de haklı çıkarır Bir delinin tarihte savaş çıkardığı görülmüştür Burada irade bağımsızlıktan ziyade iç dünyasındaki bunalım söz konusudur ki; bu kez bilinç ötesi etkiler ve bir anlamda toplumun kaderi o noktadan yansımıştır
Kişisel kaderlerde de Determinist bağlantıyı izah imkansızdır Mesela; bir olayın hazırlanmasındaki karmaşık, çelişik biyolojik yasaları tesbit etmek imkansızdır Ya da benzer olaylarda bile fdrklı sonlar doğurur
Bir kaza sırasında ise, genellikle bilinç çekilir Refleksler yönetimi ele alır Burada da sonuç bir anlamda yazgıdır
Yazgı kavr----- tam bağlantı halinde ise, hukuk, ceza ve ahlâk sistemleri yürütmek mümkün değildir
Einstein gibi modern kaderciler ve dinlerin tümü fatalizm yanlısıdır
Ateist ve materyalistler determinizmden yanadır Çıkar ve sömürücü guruplar ise insan kaderini kendi zeka ve iradeleriyle yarattıklarını sanırlar
İslâmiyet, her üç görüşe belli ölçülerde karşıdır Bir anlamda üç görüşün bilinçli bir sentezini yapar İslâm kader anlayışında Bunu ilerde göreceğiz
Ancak önemli bir noktayı vurgulamak istiyorum Kader ve onun üzerindeki yazgı kavramlarının temelinde zaman gerçeği yatar
Eğer, zamanı bir geçiş sıralaması sayarsak; kaderde rolü olamaz
Ya zaman sabit bir düzlem gibi geçmişi ve geleceği sergileyen bir videoteyp'se; o zaman fatalistler haklı çıkar
Determinitslerin, haklı yanları; genellikle eşyanın kaderindedir Bir molekül şu kadar ısıtılırsa şu kadar genleşmek onun yazgısıdır Atom çekirdeğine zorla bir nötron sokarsanız onun ışın salması da bir kaderdir ı
Fakat determinizmin bir türlü yanaşmadığı bir gerçek vardır O ısıtma, o nötronu sokma yazgısını kim yazmaktadır
İslâm kader inancı da; eşyanın kaderinde fizik yaşaları var sayar Ancak onları başlatanın, tesadüfler değil, evren bilincinin yazgı kompitürü olduğunu kabul eder

 

İnşirah isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 22-05-2007   #2
 
Standart --->: Kadere iman tartışmaları


İslâm'da Kadere İman

İslâm, kader kavramını ilâhi kudretin ışığı altında tahlil etmiş ve sonuçlara o noktadan yaklaşmıştır
Kâinat nizamını basit kanunlardan ibaret sayanların kaderi kavraması imkânsızdır Allah'a iman bahsinde açıkladığım gibi, Cenab-ı Hak, azamet ve kudreti, ilmi iradesiyle kâinata o derece hakimdir ki; her olay O'nun her an tasarrufunda seyreder Karıncanın inciyen ayağı, dev yıldızlardan çıkan sonsuz ışınların dalga boyu, O'nun sonsuz kompitür sisteminin; Tanrı tasarrufunda (yönetimi altında) dır Önceden halkettiği kanunlar da, ayrıca bir kez daha ledünnî bir kanunlar sistematiği içinde tekrar tanzim edilmiştir Ayrıca, Allah, her olaya o olaydan daha yakındır Ve her olay ceryan ederken mutlaka bir ilâhi izne ayrıca tabi olur
İnsan iradesi de bu genel kuralın dışında değildir Bir anlamda ilâhi sistemin belli bir noktada takdirinin tezahürüne vesile olmak, aracı olmak durumundadır
Allah'ın hatasız ve arızasız çalışan nizam sistemi; milyarlarca elektronik kompitürlerin bir merkezidir Burada ilâhi irade Allah'ın sıfatlarındaki hikmetlerin ayrı ayrı sırrı ile bağdaştırılarak hüküm haline gelir Zaman ötesi bir süratle tecelli eder
Yani Allah tüm fizik ve biyolojik yasalarını adalet, rahmet, güzellik, kudret gibi esması ile ayrıca bir kez daha birleştirir ve irade, kader ortaya çıkar
Allah tüm maddesel ve madde ötesi varlıkları bu harikulade nizam içinde kısmen determinist (yasaların zorunlu sonucu) ve tamamen fatalist (cebri) tasarrufuna mahkum etmiştir
İnsandaki ayrıcalık; insandaki yapısal özellikten doğar İnsan ruhu bir ceryan-ı ilâhi vasfında olduğundan; ilâhi takdir, bir ruh ceryanı nedeniyle insana yansıyınca, insanda zahiri bir güç ve irade görünümü arz eder Allah'tan başka kudret olmadığı aşikârdır İnsandaki istek ve arzu ile bunu kuvveden fiile çıkarması tamamen ruh olayıdır Bu ceryan ise, ilâhî kompitüre bağlıdır Ancak insan kendini fiilinin yaratıcısı sanır (nefs yanılgısı)
Allah insanda irade sırrını inanç açısından bağımsız kılmıştır Bundan sonra da, hayır ve şer karaktere yönelmek, yine Allah'ın Ledün'daki kaderleri seçmek açısından kısmen bağımsız olmaktadır Ancak bir insan bu basit bağımsızlığı ile ne toplumların, ne de kendi kaderinin çizgilerini çizemez Bunu iddia Allah dışındaki bir güç ve irade varlığı gibi gülünç bir yanılgı olur
Şu halde bir insanın belli ölçüde bir olay doğurması ya da bir olayda payı olması; taşıdığı ruhun, yani ilâhi ceryanın sırrıdır
ilâhi irade insana ruh yolu ile yansır Ve olay doğar Yoksa ilâhi irade dışında kimse olay yaratamaz
Kur'an İslâm'ın bu ana ilkelerinin ışığı altında irade ve kader konusunu şu esaslar içinde kurallaştırmıştir:
a Kul talepde muhtardır Ve isteği istikametinde ilâhi irade tecelli eder Zaten İslâm hukukunda mesuliyet bu noktadan gelişir (Ali İmrân Suresi)
İnsan kötü bir olay yapmışsa; sorumluluğu, olayı yaptığı için değil; onu talep ettiğindendir Çünkü hiç bir olay yukarıda özetlediğim ilâhi takdir kompitürlerinin dışında cereyan edemez
b Talepde; insan istidat açısından eşit şartta yaratılmıştır Hem kötüye ve hem iyiye eğilim bakımından aynı yetenektedir Bu yüzden insan suçu ve iyiliği seçme açısından tamamen sorumludur Yeteneklerin eşitliği Sûre-i Beled'de emredilmiştir
c Ağır olmayan bir yanılgı sonu şerri talep etmek halinde ortaya çıkacak kötü kaderi; dua ve sadaka aracılığı ile önlemek mümkündür (çeşitli hadis ve âyetler), İmam-ı Gazzali; kaderin reddi (dua vasıtası ile) de yine kader cümlesindendir der
Zaten tövbe, dua ve sadaka, bir anlamda ilâhi iradenin büyük deryasında olumlu ceryana bağ kurmak demektir Zaten rahmet-i ilâhi; afv etmek, en güzel kaderi vermek için günde milyonlarca kez bahane aramaktadır
d AHah kulun talep ettiğinin ötesinde insan için daima en hayırlı kaderi lütfeder Ancak Cenab-ı Hakk'ın Rab esması gereği bazı imtihan tecellilerini şer telakki etmemek gerekir
e İnsanın hukuki mesuliyeti ile inanç konusundaki sorumluluğu; bir yandan, ilâhi kudretin bir hadiseyi kavrayan değişmezliği; bir yandan, küllî irade ve cüz'î irade kavramlarını getirmiş ve sonu gelmez tartışmalara yol açmıştır Bütün bu tartışmaların gereksizliğini şimdiye kadar söylediklerimizle cevaplamış oluyoruz Ancak konuyu, tüm bu bahsi, en açık noktaya kavuşturacak bir hadisle bağlamak istiyorum :
(Nakleden Hz Ali: Mahalli bir cenazede Baki Gargat mezarlığı, Medine) Efendimiz cenazeden sonra etrafında toplanan Ashaba :
«İçinizden hiç kimse, Nüfusu mahluktan hiç kimse yoktur ki, onun kaderi önceden tesbit edilmemiş olsun» (Said ve şakilik yeri)
Hz Ali'nin sorusu : O halde bizim çabamız?
Efendimiz:
«Saadet mukadder kişiyi, kader hayır amele; şer ehlini kader şer amele sevkeder»
Ve Sûre-i Leyl'den şu âyeti okudu :
«Kim ki Allah'tan korkar O'nun hakkını verir, güzel kelimeyi tasdik ederse; muhakkak biz ona hayra kolaylık verir, haslet müyesser kılarız O kimse ki hakka buhl edip Allah'ın inayetinden istina eder Güzel kelimeyi (Kelime-i Tevhid'i) tekzib ederse ona da hayra karşı şiddeti mucip bir haslet müyesser kılarız»
Bu hadisten ve hadis içindeki âyetten anlıyoruz ki, kaderin kazaya karşı derin bir muhabbeti vardır İnsan kendi kaderini sever ve ona koşar

 

İnşirah isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 23-11-2008   #3
 
Standart --->: Kadere iman tartışmaları


Allah razı olsun

 

Fatımatüz`Zehra isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 01-04-2009   #4
 
Standart --->: Kadere iman tartışmaları


Allah cc razı olsun teşekkürler

 

Şahmerdan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 13-05-2009   #5
 
Standart --->: Kadere iman tartışmaları


Allah cc razı olsun teşekkürler

 

Yeni Üye isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: iman, kadere, tartismalari

Kadere İman ve Tevekkül | Kader Değişir mi?

Konu Araçları


Kadere iman tartışmaları ile ilgili Benzer Konular
2990 Kez Görüntülendi

Kadere Iman Neden Imtihana Tabi Tutuluyoruz
Kaza ve Kadere İman Kadere iman imanın bir şartı mıdır?
Kadere iman
Kaza ve Kadere Îman Nedir? Şerlerin Yaratılması Nasıl Olur?
Kadere nasıl iman edeceğiz ?

Powered by vBulletin® Version 3.6.11 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forumacil | Forumalev | Dantel | Rüyatadı | Mumine | Örgü | Netalemi | Google | Şiirler | validator.w3 |

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369