Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Aile
> İslamda Aile Başlıkları > İslamda Aile
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et SiteMap

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 11-15-2007   #1
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: İstanbul
Mesaj: 9,479
İtibar
Tecrübe Puanı: 98
Rep Puanı : 3579
Rep Derecesi :
LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.
LeoparGS RSS Feed
Ünlem Bakış Açısı ve Kaynana



Bakış Açısı ve Kaynana


Kur’an’a “Allah Kelamı” nazarı ile bakma ile haşa! “sıradan, basit bir insanın yazdığı kitap” nazarı ile bakma arasında ne kadar fark vardır dersiniz? Bu iki farklı ve zıt bakış açısının insanın Kur’an’dan istifadesinde büyük ölçüde rol oynayacağı izahtan varestedir sanırım

Ne alakası var diyeceksiniz ama ben şahsen kaynana ve kayınpederlere gelin ve damatların “katlanmak zorunda oldukları insanlar” ile “Allah’ın bize emanetidir bunlar, hatta bizim için dünyada bereket, ahirette kurtuluş vesilesidir” şeklindeki bakış açılarını aynı çizgide değerlendiriyorum Dolayısıyla bu farklı bakış açıları geçim veya geçimsizliğin ana temellerinden birini oluşturuyor

Öyleyse; bir, gelin ve damadlar işin başında geçen yazıda bahsettiğimiz Kur’an ve sünnetin çerçevelediği İslami bakış açısını yakalamak zorundadırlar Bu bir taraftan müslüman olmanın gereklerinden, diğer taraftandan da geçime çıkartılan bir davetiyedir

İki; aynı şey gelin ve damadlara büyüklerin bakışı adına geçerlidir Hatta yaş, tecrübe, olgunluk, evladlarının mürüvvet beklentisi vb unsurlar onların bu noktada öncelikli davranmasını gerektiriyor Daha açık bir ifadeyle; “Bu gelin benim biricik oğlumun mutluluk vesilesi, kızımdan öte yeri var yanımda” demek nerede, “oğlumun bana karşı olan sevgisini bölüp parçalayacak, onu bana düşman edecek, yüreğimin biricik yongasını elimden alacak” deyip gelinine adeta bir düşman nazarı ile bakmak nerede? Acı ama gerçek -belki de psikolojik bir vak’a- nice örneklerden biliyoruz ki gelinine böyle bakan kayınvalideler de var, damadlarına “yıllarca çalışarak elde ettiği servetimin üzerine bedavadan konacak” diyen kayınpederler de
Nedir bunun sebebi? Gelin kaynana ilişkisi adına etrafta görülen olumsuz örnekler mi, evlilik öncesi dönemde yaşanan bazı ufak-tefek tatsız hadiseler mi, İslamın bir hayat modeli olarak hayatımızdan uzaklaşması mı, çekirdek aile yapısının vazgeçilmez unsuru oluşu mu, gıybet ve dedikodu gibi dinin haram kıldığı şeylerin hayatımızda fazlaca yer alışı mı, kaynananın kendi kaynanasından bu davranış modelini görüşü mü, karakter ve şahsiyet zaafı mı, ev veya damad-gelin üzerinde otorite kurma mücadelesi mi?
Belki hepsi ve daha niceleri Ama son tahlilde bunların hepsi yanlış Zira gelin veya damad artık söz konusu iki ailenin vazgeçilemez bir ferdi olmuştur Bu gerçeğin söz ile ifadesi kolay ve sık rastlanan vak’a Ama pratiğe intikali problemli İşte “Görev başına!” denilen nokta burası Söz konusu olumsuzlukları aşma tarafların karşılıklı sevgi, saygı, inanç ve fedakarlıklarıyla ancak hayata geçirilebilir

Üç; bir insan kendi öz çoçuğunu mu yoksa torununu mu daha çok sever? Bu sorunun cevabı Türk insanı söz konusu olduğunda bellidir;“torun” Nedendir bilmem ama torun sevgisi çocuk sevgisini bastırır bizde Bu da özellikle ailevi terbiyeye bakan noktada problemlere açık bir kapıdır Çünkü ana-baba bilinçli veya bilinçsiz çocuklarına kendi benimsedikleri metod üzere terbiye vermek ister Bu metodda sevgi ve şefkate yer olduğu kadar cezaya da yer vardır Ama dede, nine ve anneanne’de ağırlık kazanan şey sadece sevgidir Bu da çocukları dede ve ninelerin ziyaret oranı, beraberlik zamanlarına paralel olarak değişen çizgide şımarmalarına vesile olmaktadır

Dört; dedikodu Ailevi meseleler aile içinde kalmalı ve dışarıya taşmamalı Hani derler ya; “Kol kırılır, yen içinde kalır” ama nedense kol kırılıyor ve parçaları her tarafa yayılıyor Ailevi bir problem ilgili köy, kasaba ve şehirde herkesin diline düşüyor Hemen herkes o problem üzerinde fikir yürütüyor, çözüm önerileri ortaya koyuyor, ümit verici veya kırıcı değerlendirmelerde bulunuyor Problemin taraflarının bütün bunlardan etkilenmemesi ise imkansız İnsan tabiatına ters bir durum bu Dolayısıyla küçücük bir şey çevrenin bu şekilde devreye girmesi ile büyüyor, büyüyor ve içinden çıkılmaz bir hal alıyor

Sonuç, bakış açıları İslami çerçevede olacak Küçükler “Anam, Babam” diyecek büyükler de “Oğlum ve Kızım” Yeri gelmişken söyleyeyim, “Gelinim” sözcüğü “Kızım” kadar kucaklayıcı değil Hatta diyebilirim bazı yörelerde itici bir anlam haritasına sahip Onun için keşke büyükler gelin ve damadlarına o kucaklayıcı, sımsıcak duyguların insanın içine akmasına vesile olan kızım oğlum diye hitap edebilseler gelin ve damadlarına Ardından da pratik hayatta bunun gereklerini gösterebilseler Keşke!!!

Dede ve nineler terbiye noktasında biraz ana-babanın düşünce çizgisinde hareket etmeye özen gostermeliler Niyetleri ne kadar iyi olursa olsun son tahlilde kendi çocuklarının terbiye metodu seçimine saygılı davranmalılar ve onlara rağmen torunlarına müdahalede bulunmamalılar Torun sevgisi buna mani olur mu? Bilemiyorum, belki Ama torunları için onlar buna katlanmalılar
Ailevi problemler namus sırrı gibi saklanmalı bence “İki kişinin bildiği şey, sır değildir” vecizesi bu konuda bizim davranış felsefemizi oluşturmalıdır

Ahmet Kurucan

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 11-15-2007   #2
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: İstanbul
Mesaj: 9,479
İtibar
Tecrübe Puanı: 98
Rep Puanı : 3579
Rep Derecesi :
LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.
LeoparGS RSS Feed
Standart Gelin – Kaynana



Gelin – Kaynana


Hiç bir anne baba yoktur ki evladının mutlu olmasını istemesin Yeryüzünde hiç bir insanın aksine fikir beyan edeceğine inanmadığım fıkhi ifadesiyle “muhkem bir kaziyye” bu İstisnalar yok mudur diyebilirsiniz, belki derim Evet, belki vardır fakat o istisnaların yani evladının mutlu bir evlilik hayatı olmasını istemeyen ebeveynlerin şahsen ben insan tabiatı ve yaratılışı adına problemleri olduğunu duşünürüm

Pekala, gelin-kaynana ilişkilerin en sorunlu olduğu toplumların başında geliriz desem ne dersiniz? Kabul edip etmemekte serbestsiniz ama bu da bir gerçek Ataerkil aile geleneğine sahip olan toplumların genelinde vardır bu problem ama her nedense bizde biraz daha fazla Bu konuyu işleyen nice Yeşilçam yapıtlarını, aynı tema üzerinde yazılmış türkü ve şarkılarımızı hatırlayın, genç gelinlik kızlarımızın şuuraltlarını hele bir deşelemeye çalışın, evlilik hayalleri üzerine konuşmalar yapın onlarla, ‘oğlan pek güzel ama anası olmamalı’ dediklerini duyacaksınız

Neden? Bu sorunun nedenleri üzerinde tahlil yapmanın yeri bu yazı değil ama şu kadarını söyleyeyim, ataerkil aile yapısından çekirdek aile tipine geçişimiz, telekominikasyon vasıtalarının başdöndürücü gelişimi ile etkisi altına girdiğimiz kültürel etkileşim, bir zamanlar hayatımızın yegane düzenleyicisi ve yönlendiricisi olan dinin ve onun yüce değerlerinin hayatımızdan silinmeye yüz tutuşu, dünya ve ukba hayatına bakışımızdaki değişiklik, bu çerçevedeki ana faktörlerden
Şimdi başa dönelim; bir; Kur’an diyor ki;” Allah’tan başkasına ibadet etmeyin Ana babaya güzel muamele edin Şayet onlardan her ikisi veya birisi yaşlanmış olarak senin yanında bulunursa sakın onlara hizmetten yüksünme, ‘off’ bile deme, onları azarlama, onlara tatlı ve gönül alıcı sözler söyle(17/23) “ Biz insana ana-babasına iyi davranmasını emrettik”(31/14)

Bu iki ayet, adı üzerinde ayet yani Allah’ın sözü, emri veya yasağı, bir müslümanın Allah’ın bu emrine rağmen hareket etmesi duşünülemez ve düşünülmemeli Kadını ile erkeği ile biz ana babamıza saygılı davranmaya Allah’ın bu emri gereğince mecbur ve mükellefiz Dolayısıyla hiç bir kimse eşinden bu çerçevede fedakarlık beklememeli Aslında bunun adı fedakarlık değil, Allah’a isyandır Öyleyse”Ananı defterden sil, bir daha onunla konuşmayacaksın, hele bu eve bir adımını atsın o, bak görürsün” tarzında çok sık karşılaştığımız türden tavırlar içine girmemeli ve eşinden de böyle bir şey beklememeli Unutmayın temel kaide, “Allah’a isyanın söz konusu olduğu yerde mahlukata -bu peygamber dahi olsa- itaat edilmez”

Pekala soru, kayınpeder ve kayınvalide ana baba gibi midir ki bu kadar kesin ve net konuşuluyor? Soruyu şöyle de değiştirebiliriz; gelin veya damat kayınpeder ve kayınvalidesine dinen kendi ana babası gibi muamele etmek zorunda mıdır?

Elcevap, meselenin fıkhi boyutunda farklı yaklaşımlar söz konusu olsa da ahlaki boyut itibariyle bu soruya hiç şüphesiz evet cevabı verebilirim Herşeyden önce şu bilinmeli, bizim Türkçede ‘kayın’ diye ifade ettiğimiz kelimenin arapçadaki aslı ‘kaim’dir Manası ise bir yere oturan demektir Bu çercevede ‘kaimpeder” dediğimizde baba, baba ile yer değişmiş, baba mak----- oturmuş anlamlarına gelir Aynı şey “kaimvalide” için geçerli

Öte yandan, bizi bağlayan İslami değerlere ters olmayan, usüldeki ifadesi ile Kur’an’ın ruhuna ve ümmetin maslahatına uygun tatbikatlar müslümanlar için bağlayıcıdır Küçük-büyük, müslüman olan-olmayan bütün insanlara merhamet, şefkat ve adalet ile yaklaşılmasını emreden bir dinin, kayınpeder ve valide gibi akrabalık bağı teessüs etmiş kişilere hürmet gösterilemesini emretmemesi düşünülebilir mi?

Sözü fazla uzatmaya gerek yok, eşler birbirlerinin ana babalarını asli ana babaları gibi kabullenmek, onlara saygı göstermek, hizmetlerinde bulunmak zorundadırlar Bu insani, ahlaki olmanın ötesinde evladlar için dini bir vecibedir Ahirette mükafat veya mücazatın söz konusu olduğu bir yükümlülüktür

Çok sık karşılaştığımız bir soruya cevapla bu yazıya son verip, gelin-kaynana ilişkisini gelecek yazıya bırakalım Eşler birbirilerinin anne-babasına anne-baba diyebilir mi?

Bu meselenin dini bir vechesinin olmadığını söylesem bilmem bana ne dersiniz? Tamamıyla örfe bağlı bir konu bu Mesela arap örfünde kişiler kendi ana babalarına ait bir şeyi hikaye ederken onları isimleriyle anıyorlar Hadis kitaplarında “Ömer şöyle dedi” diyen İbn-i Ömer’dir ki bu bizim Türk örfünde saygısızlık olarak nitelediğimiz bir şey

Türk örfü açısından olaya bakarsak, insanın kayınpederine baba, kayınvalidesine anne demesi saygının, hürmet ve ihtiramın göstergesidir Bunu derken ne damat-gelin onları gerçek anası babası, ne de kayinpeder ve valide gerçek oğlu- kızı olarak görüyor ve kabulleniyor Dolayısıyla beklentiler bu istikamette ise ve bu durum ailevi ilişkilerin sağlıklı bir zeminde yürümesini sağlayacaksa bu tür bir hitabın mahzurlu olacağı kanaatinde değilim
‘Hacıanne’, ‘Cicibaba’ türünden sıfat ilaveleri ile yapılan hitablar da olabilir ama bunun bazı yörelerde istihza ile karşılandığını unutmayalım

Bence bunu her iki taraf fazlaca büyütmemeli, hatta evlilik öncesi veya başlangıcında kayınpeder ve valideler damat ve gelinlere açık çek vermeli, beklentilerini açıkca belirtmeliler

Ahmet Kurucan

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 11-15-2007   #3
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesaj: 92
İtibar
Tecrübe Puanı: 4
Rep Puanı : 3449
Rep Derecesi :
İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.
İnşirah RSS Feed
Standart --->: Bakış Açısı ve Kaynana



Gelin-kaynana çekişmesi; fıkraların, şakaların ve özellikle de dedikoduların en zengin malzemesi durumundadır Gelinler kaynanalardan, kaynanalar da gelinlerden hep yakınırlar Sanki kendilerinin hiç hataları, kusurları, kırıcı hareketleri yokmuş gibi
Gelin-kaynana çekişmesinde hangisini dinliyorsanız ona hak veriyorsunuz O zaman çözüm nedir? Ne yapmalı ki problem asgariye insin? Sakin, dengeli, huzurlu bir ilişki nasıl kurulabilir? Bu yazımızda öncelikle gelinlere sesleneceğiz
Sevgili gelinler! Eşinize, çocuklarınıza sevgi dolu, fedakâr, uyumlu ve yürekten bağlanışınız, kayınvalidenizle bir güven duygusu oluşturacak, biricik oğlunun “emin ellerde” olduğunu düşünerek rahatlayacaktır
İyice biliniz ki, kayınvalidenize göstereceğiniz saygı, yakınlık, içtenlik ne kadarsa, günü gelince siz de gelininizden o kadar karşılık göreceksiniz
Öz annenizin kırıldığınız söz ve davranışları, nasıl yüreğinizde iz bırakmadan uçup gittiyse, kayınvalideniz de bu engin hoşgörü ve aftan yararlansın
En kızgın anınızda bile terbiye ve edebinizi muhafaza edin, sabırlı olun Mükafatınız bu dünyada huzur, ahirette ebedi saadet olarak ödenecektir
Kendi annenizin kusurunu insanlardan özellikle eşinizden nasıl gizleme gayreti duyuyorsanız, kayınvalidenize de aynısını yapın Fark edilir, evlat gibi sevilirsiniz
İçinizden gelmese bile hediyeleşiniz Zaman zaman ziyaretine gidiniz
Herhangi bir konuda iddialaşmayın Yumuşak bir ifadeyle “Siz de haklısınız, ama ben böyle düşünüyorum” deyin ve susun
“Ne” söylediğiniz kadar “nasıl” söylediğiniz de önemli Hareket, mimik ve ses tonunuza dikkat edin
Atalarımızın da dediği gibi:
“İyilik yap denize at Balık bilmezse, Hâlık bilir” Biz görmesek de “gizli kameralar” her an hayatımızı belgeliyor
Rabbimiz, rızasını kazanmak için sarf edilen gayretleri biliyor ve zerre miktarı kadar hayır, yahut zerre miktarı kadar şer kaybolmuyor Ayrıca neyin hakkımızda hayırlı olduğunu bizler bilemeyiz Unutmayın


paylaşım için tşk ler

 

İnşirah isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 10-05-2008   #4
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesaj: 1,707
İtibar
Tecrübe Puanı: 18
Rep Puanı : 46
Rep Derecesi :
Ravya Seçkin bir yolda.
Ravya RSS Feed
Standart --->: Bakış Açısı ve Kaynana



Allah razı olsun

 

Ravya isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , ,

Bir Annenin Öyküsü... | Mutlu Aile Yuvasinin Psikolojik Temelleri

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
İhtiyarlığa Farklı Bir Bakış Açısı-Çok Hoş Gerçekten meçhul_100 Komik ve İlginç Videolar 1 08-16-2008 23:08 PM
Kuyruk Acısı... Sedanur Yaşanmış Öyküler & Nükteler 1 03-17-2008 00:33 AM
Hayata Farklı Bir Bakış Açısı mumsema Yaşanmış Öyküler & Nükteler 5 02-08-2008 14:28 PM
Aşk Acısı Çeken Kadınlar İçin Bazı Hükümler firdevs özel mahrem konular 5 07-27-2007 13:01 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya Yudumla TOPlist Saat 13:13 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292