Mumsema islam Arsivi

Geri git   Mumsema islam Arsivi > Edebiyat Bölümü > Edebiyat Bölümü > İnceleme

Forum Alev


DUalar Ve Aminler ile ilgili Benzer Konular
306 Kez Görüntülendi

Güzel bir dua.. Aminler serpiştirin lütfen...
Günlük dualar
İftar Duaları iftar anında ve sonrasında edilen dualar türkçe dualar iftar duası
Namaz (Dualar ve Aminler kitabından)
Dualar Hadîs-i Şerifler ışığında
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 23-10-2008   #1
 
Standart DUalar Ve Aminler


DUalar Ve Aminler Mumsema İslam Arşivi DUalar Ve Aminler
Bugünlerde, Heidegger’in, henüz Türkçede olmayan ‘Orman Yolları’ adındaki kitabından yapılmış bir makale ile meşgul iken (Anaximander’in Sözü) Ümit Meriç’in Timaş’tan çıkan ‘Dualar ve Aminler’i geldi Kapağı kırmızı Kırmızı, irfanın rengidir Dualar ve Aminler’i, Heidegger’in makalesine konu olan ünlü sözle birlikte okudum: Anaximander şöyle diyor: “Şeylerin vücuda gelişi nereden olmuşsa mahvoluşları da, zorunlu olarak, oraya doğru olmalıdır; çünkü, zamanın düzenlemesi gereğince, kefaret ödemeleri ve haksızlıklarına karşılık düzeltilmeleri [yargılanmaları] gerekir” (WW X Cilt, s 26)

Nejat Aday’ın dostları için çevirdiği bu enfes makale, Heidegger’in ikinci döneminin ürünü ve ‘varlık’ düşüncesini hayli olgunlaştırdığı, Molla Sadra’nın, Sebzevari’nin vücut telakkisine yaklaştığı bir irfanı haber veriyor Heidegger’in yorumundan ‘kefaret’in Füsusu’l-Hikem’de geçen ‘tesviye’ye yakın bir şey olduğunu anlıyoruz Varlık, Aristo’nun fizik-metafizik ayrımından itibaren ‘düşünce’de kendisini örtmeye başlamış, Batı felsefe tarihi, Heidegger’in ifadesiyle teolojinin egemenliğine girmiştir Varlık’ın kendisini nasıl örttüğü/gizlediği meselesi, bir gazete yazısının sınırlarını çok aşar Bütün bir Heidegger düşüncesi/külliyatı bu temel sorunun cevabını aramaktan ibarettir dense yeridir
Varlık’ın, kendini varolanla gizlemesi, sadece Batı felsefi geleneklerinin köktenci bir sapmaya uğramasına ilişkin bir imadan ibaret değildir, bu, Varedici’nin, varettikleriyle Kendini gizlemesi/açığa vurması biçiminde de okunabilir

Ümit Meriç’in Dualar ve Aminler’i okunduğunda görülecektir ki, Varlık’ın kalbine sızmanın en selim yollarından biri, duadır Muzaffer Ozak ve Sefer Dal’a ithaf edilmiş olan bu kıymetli eserle, Samiha Ayverdi’nin Yusufçuk’u akrabadır Modern zamanlarda edebiyat, daha trajik ve nihilistik temalara gömüldü ve Scuhon’un ifadesiyle ‘demir çağına giren’, bir ‘bozulma, çürüme ve kokuşma’ süreci yaşayan dünyanın daemonic kutbu ağır basmaya başladı

Alabildiğine bayağı şeylerden beslenen birçok Doğulu yazar, Nasr’ın dediği gibi nihilist taklidi yapmaya ve zoraki bir trajedi üretmeye başladı Bizim kendi inisiyatik damarımız, örneğin Risale-i Nur gibi gürbüz bir kola sahipken, ‘bu ülke’nin okur-yazarları, bu irfani geleneğe sırtını dönmeyi tercih etti Ümit Meriç, bu yaygın ‘okur-yazar’ kimliğinin dışında, ruhun özgürlüğü için kendi mecrasını bul(maya çalış)an, Doğu-Batı ayrımı yapmaksızın eleştirel bir nazarla okuyan, gözünü daima ezeli hikmet’in o muazzam birikimine dikmiş nadide aydınlarımızdan

Dualar ve Aminler’de bu yüzden ‘meçhule açılan kapılar’ın ancak ‘duanın nurdan anahtarı’ ile açılabileceğini söylüyor Secdenin, insanın kendisini tümüyle terk ederek, ‘Allahım! Beni Nur kıl’ yakarışındaki gibi, fanilik gömleğinden sıyrılmak anlamına geldiğini belirtiyor Efendimiz’in secdede ettiği bu duayı okurken İbn Arabi, ‘beni Nur kıl’ın, ‘beni Sen kıl’ biçiminde anlaşılması gerektiğini söyler ‘Beni benden al ki, sadece Seninle göreyim, Seninle işiteyim, Seninle yürüyeyim’ Secde, ‘kurbet’ yeridir, varolanla Varlık’ın buluştuğu mekanettir Menzil de denir ki, hem Allah’ın dünya semasına inişini sembolize eder hem de kula tenezzülünü İki sevgili bir parkta buluşuyormuş gibidir ve namaza has makam olan ‘Gayret’, burada durulur Bu durulma, Allah’ın, kulunun Kendisi dışında kimseyle/hiçbir şeyle meşgul olmamasını dilemesiyle gerçekleşir

Allah Gayyur’dur ve namaza has makam da Gayret makamıdır Namazda başka bir şeyle meşgul olmak bu yüzden çirkindir

Secde kulun Allah’a, Allah’ın kula inişidir, menzil denmesi de bu sırdandır İnsan, secdeyle, Allah’ın sonsuz ve mutlak varlığında kaybolmaktadır Böyledir, insan benliğini terk etmeden Allah gelmez Bir gönle iki sevda sığmaz

Büyük bilge Rabia, bir gün, iftarda, günlerce açken, evde yiyeceği yok iken, orucunu açmak için zorlukla getirdiği bir desti suyun yere düşüp dağılmasıyla birlikte, başını yukarı kaldırıp, ‘Yetmedi mi artık? Kırk yıldır çektirdiğin yetmedi mi?’ diye naz makamında söylenir Hatiften bir ses gelir: ‘Dünyayı iste sana vereyim’ Rabia duraklar, eli kolu düşer, bir ses daha gelir: ‘Ama sendeki kırk yılımı geri alırım!’ Bilge tam bir sükuta gömülür, tekrar nida gelir: ‘Bir gönüle iki sevda sığmaz

Esasında dua, bu hikmetin sırrıdır Ümit Meriç’in kitabı bu sırlarla sancımaktadır: ‘Ne kadar isterdim Ya Resulullah! Sen nefes alırken/Yeryüzünde nefes alıp veren/Bir incecik ot olmak/Bir incecik ot olmak/Ve sen/Sevr’e tırmanırken/Kademinin altında/Yan yatıp/Hakk’a secdeye varmak/Ne kadar isterdim/Ya Resulullah!’ Bu içten yakarış, dünyanın bozulma ve dağılmasına ilişkin kaygılarımıza sürülen en şifalı merhemdir

Kapıları açan nurdan anahtarlar

Bugün sosyal bilimlerle, edebiyatla, sanatın çeşitli alanlarıyla meşgul okur-yazarlarımız alabildiğine dışsal formlarla, seküler ve kekeme bir dil’le ve dünyevi bir zihniyetle kıvranırken, varlığını Yaratıcı’nın sonsuz merhametine açmış, ruhun diliyle konuşan bir aydının kitabını okumaktan daha değerli ne olabilir! Hakkıyla namaz kılmayı, her an yeni bir ‘Süleymaniye inşa etmek’ olarak niteleyen bir kitabı

Bu kitap, ‘Muhammed sevgilimdir’ diye diye Cemal’e yürüyen namuslu ve onurlu bir aydının yolunun kızı marifetiyle Rahman’a ulaşmasıdır O rahmettir ki, haklının da haksızın da üstüne eşit olarak yağar O arşı kuşatmıştır, kalp de O’nu kuşatır O halde dua, kalbin şarkısıdır Heidegger’in haber verdiği ‘varlığın unutulması’na karşı sığınılacak tek limandır Düşünür şöyle der: ‘Varlığın unutulması, varlığın varolanla farkının unutulmasıdır Farkın unutulması, tek başına hiçbir suretle düşüncenin unutkanlığının bir sonucu değildir Varlığın unutulması, varlığın, üzeri bizatihi bu unutuluşla örtülen özüne aittir O, varlığın yazgısına öylesine esaslı bir biçimde aittir ki, bu yazgının erken dönemi, mevcut olanın örtüsünün kendi mevcudiyetinde açılması ile başlamaktadır Bu, şunu ifade eder: Varlığın tarihi varlığın unutulmasıyla başlar, böylelikle, varlık kendi özüyle birlikte, varolandan farkıyla birlikte, kendine tutunur Fark ortadan kalkar Fark unutulmuş kalır Ancak tefrik olunan, mevcut olan ve mevcudiyet, kendisini açığa vurur ama tefrik olunmuş olarak değil Farkın erken dönemdeki izi, daha ziyade, mevcudiyetin bir mevcut olan gibi görünmesi ve kökenini bir üstün mevcut olanda bulması suretiyle silinir

’ Kendine tutunmanın tek yolu niyazdır Ümit Meriç’in yaptığını tekrarlamaktan başka çaremiz yoktur: ‘Koşa koşa gidiyorum secdeye ve istemeye istemeye koparıyorum kendimi secdeden Kul olmaktan başka hiçbir şey istemiyorum ki Rabb’imin huzurundan kalkıp da gidilecek neresi var?’


Sadık Yalsızuçanlar

 

eylül_05 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 06-03-2009   #2
 
Standart --->: DUalar Ve Aminler


teşekkürler paylaşım için

 

@YŞE isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 04-04-2009   #3
 
Standart --->: DUalar Ve Aminler


Paylaşım için Teşekkürler Allah cc razı olsun

 

ßaran isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 20-04-2009   #4
 
Standart --->: DUalar Ve Aminler


Amin Yorumlar için teşekkürler

 

eylül_05 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 20-04-2009   #5
 
Standart --->: DUalar Ve Aminler


ALLAH cc razı olsun kardeşim ßu forumda o kadar güzel konular var ki

 

_KeLeBeK_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 20-04-2009   #6
 
Standart --->: DUalar Ve Aminler


Allah razı osun kardes

 

theimam1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 20-04-2009   #7
 
Standart --->: DUalar Ve Aminler


Amin hepimizden razı olsun inş'Allah Haklısın kelebek çok güzel konular var okumaya yetişmek zor oluyor

 

eylül_05 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: aminler, dualar

Aynalar ve Renkler | Kırmızı

Konu Araçları


DUalar Ve Aminler ile ilgili Benzer Konular
306 Kez Görüntülendi

Güzel bir dua.. Aminler serpiştirin lütfen...
Günlük dualar
İftar Duaları iftar anında ve sonrasında edilen dualar türkçe dualar iftar duası
Namaz (Dualar ve Aminler kitabından)
Dualar Hadîs-i Şerifler ışığında

Powered by vBulletin® Version 3.6.11 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forumacil | Forumalev | Dantel | Rüyatadı | Mumine | Örgü | Netalemi | Google | Şiirler | validator.w3 |

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369