Mumsema islam Arsivi

Geri git   Mumsema islam Arsivi > İman Bölümü > İman Bölümü > iman ve önemi

Forum Alev


Akaid dersleri (Tahavi şerhi) ile ilgili Benzer Konular
3652 Kez Görüntülendi

Esma- i Hüsna Şerhi
hadislerle islam fıkhı(imam tahavi)7cilt
Ali küçük hadis dersleri tefsir dersleri kaçırmayın....
Akaid-i Nesefi
Akaid İlmi
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 02-05-2007   #1
 
Standart Akaid dersleri (Tahavi şerhi)


Akaid dersleri (Tahavi şerhi) Mumsema İslam Arşivi Akaid dersleri (Tahavi şerhi)
BİRİNCİ DERS


İmam Ebu Ca’fer et-Tahavî el-Hanefî el-Mısrî rahmetullahi aleyh diyor ki:
Bu, ümmet’in fakîhlerinden Ebu Hanîfe en-Numan b Sabit el-Kûfî, Ebu Yusuf Ya’kub b İbrahim el-Ensarî ve Ebu Abdillah Muhammed İbnu’l-Hasen eş-Şeybâni’nin Allah onlardan razı olsun, Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat[2] akîdesi’ne[3], dinin usûlü ve Allah’a iman konusuna ilişkin görüşlerinin bir açıklamasıdır

1 Allah’ı birlemek hakkında; yine O’nun tevfikiyle diyoruz ki: Allah birdir ve O’nun şerîki yoktur

ŞERH


Şerik; bir şeyde hissesi olan kimsedir
Allahu Teâla her şeyde birdir Zatında birdir, fiillerinde birdir, isim ve sıfatlarında birdir
İbadet edilmeye gerçekten layık olup, bu hususta tek hak sahibi oluşunda birdir Bu sayılanların hiçbirisinde ortağı yoktur Hakezâ, yaratmasında ve emrinde de şerîki (ortağı) yoktur
“Yaratma ve emretme O’nun değil midir?” (el-A’raf, 7/54)
“Allah’tan başka gökten ve yerden size rızık veren bir yaratıcı var mı?” (Fâtır, 35/3)
Allah’ın, evrende yarar, zarar, öldürme, diriltme ve bundan başka her türlü tasarruf ve tedbirinde hiçbir ortağı yoktur Hakezâ O’nun ne isimlerinde ve ne de sıfatlarında ortağı yoktur
Bir kul, bu şirk türlerinin hepsinden kurtulup bunun aksi ve vacip olan Tevhid’in tüm erkanını yerine getirmek suretiyle, O’nu Rububiyetinde, uluhiyetinde, isimlerinde ve sıfatlarında birlemedikçe, Tevhid tamamlanmaz Kul hiçbir mahlûku, yalnızca Allah’ın hakkı olan bir sıfatla vasıflandıramaz O’nu Ulûhiyetinde birler ve ibadetlerin hangi türü ile olursa olsun, O’ndan başkasına ibadet edemez
“Ancak Sana ibadet eder ve ancak Senden yardım dileriz(Fatiha: 1/5)
“Ben, cinleri ve insanları ancak Bana ibadet etsinler diye yarattım(ez-Zariyat: 51/56)

2 O’nun misli yoktur
3 Hiçbir şey O’nu aciz bırakamaz Yani hiçbir şey O’na güç yetirip O’nu aciz bırakamaz
İlah, Ma’bud; kendisine ibadet edilendir Ancak İlah olan Ma’buddur Her kişinin ilahı, kendisine ibadet ettiğidir
4 O’ndan başka ilah yoktur

ŞERH


Bu Tevhid’in temel kaidelerindendir “O’nun benzeri hiç birşey yoktur O hakkıylar işitendir hakkıyla görendir (eş-Sûra: 42/11) diye itikad edilmelidir O, yarattıklarından hiçbirine benzemez Yarattıklarının da hiçbiri, O’na ne zatında, ne fiillerinde, ne isimlerinde, ne sıfatlarında ve ne de hukukunda benzemez Hiçbir şey O’na güç yetirip de O’nu aciz bırakamaz O, dilediği her şeyi yapmaya kadirdir
“Bir şeyin olmasını dilediğinde O’nun işi, ona “ol” demekten ibarettir O da hemen olur(Yasin: 36/82)
Hiçbir şey O’na zor gelmez ve hiçbir şey O’nu gücünden edemez:
“Ne göklerde ve ne de yerde, Allah’ı âciz bırakacak hiçbir şey yoktur O, her şeyi hakkıyla bilendir, her şeye hakkıyla kadirdir(Fatır: 35/44)
Bu, O’nun kudretinin tamamı ve kudretinin kemâlindendir Neyi dilediyse o olmuştur Neyi de dilememişse o olmamıştır İşte bu, O’nun Rububiyetinin kemâlindendir
“O’ndan başka ilah yoktur” Kelime-i Tevhid işte budur Bütün Rasûllerin çağrısı da budur:
“Biz her ümmette, Allah’a ibadet edin ve tağuttan kaçının diye Peygamber gönderdik” (en-Nahl: 16/36)
Bunun anlamı, “gerçekte Allah’tan başka ibadet olunmayı hak eden hiçbir ilah yoktur” demektir Çünkü yaratan ve rızık veren, Malik ve Müdebbir O’dur Böylece O tek başına, başkası ortağı olmamak şartıyla tüm ibadetlere müstehaktır O’ndan başka kendisine ibadet edilenlere ise, ancak bâtıl bir yolla ibadet edilmiş olur
“Böyledir Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir O’nun dışında taptıkları ise bâtıldan başka bir şey değildir” (el-Hacc: 22/62)
Bunun içindir ki, onlardan hiç biri ne emretme, ne tasarruf hakkına sahip olma, ne de her türlü işi idare etme vb hiçbir şeye mâlik değillerdir
Bu sözde, Allah’tan başkasına ibadetin reddi ile, sadece Allah’a ibadetin isbatı vardır Bu sözden anlaşıldığına göre, Allah’tan başkasına ibadet etmek küfürdür, çünkü ibadetin sadece Allah’a yönelmesi gerekir Bu Tevhid-i Ulûhiyet’tir

Özet


Allahu Teâla hem zatında, hem de isim ve sıfatlarında vahid(bir)dir İbadet edilmede (ubudiyet) tek hak sahibi olan da yalnız O’dur Bunların hiç birisinde yarattıklarından birine benzemez O her şeye gücü yetendir Hiçbir şey O’nu aciz bırakamaz ve hiçbir şey O’na zor gelmez Hâkezâ O’ndan başka hiç kimse ibadet edilmeye müstehak değildir

Konuların Anlaşılması İçin Sorular


1 Allah’ın vahdaniyeti ne demektir?
2 Tevhid’in üç çeşidi nedir?
3 Şirkin üç çeşidi nedir?
4 Bütün Peygamberlerin kendisine davet ettiği söz nedir?

 

Şem'a isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 02-05-2007   #2
 
Standart --->: Akaid dersleri (Tahavi şerhi)


İKİNCİ DERS


5 Allah, başlangıcı olmayan “kadîm”, bitişi olmayan “daîm”dir
6 Allah, fenâ’ya uğrayıp yok olmaz
7 Ancak O’nun dediği olur
Kadîm, “kendinden başka herşeyden önce olan” demektir
“Fenâ’ya uğrayıp yok olmaz” demek, “ne helâk olur ve ne de kaybolur” demektir

ŞERH


“Kadîm”, Allahu Teâla’nın isimlerinden değildir Bundan kasıt, O’nun hiçbir şeyden gelmediği, varlığının evveli, başlangıcı olmadığıdır Hem O, sonu olmayacak biçimde “Daîm” ve “Bâkî”dir İşte bu, Allahu Teâla’nın şu sözünün anlamıdır:
“İlk ve son olan O’dur!” (el-Hadîd: 57/3)
İlk=Evvel”, kendisinden önce hiçbir şey olmayandırSon=Âhir” ise, ondan sonra hiçbir şeyin olmadığıdır Bunu Allah Rasûlü -Sallallahu Aleyhi Vesellem- de şöyle açıklamıştır: “Fena bulup yok olmaz” demek, Allahu Teâla’nın buyurduğu gibi; “Yer üzerindeki her şey yok olucudur Ancak celal ve ikram sahibi Rabbinin yüzü bâki kalacaktır(er-Rahman: 55/26-27) demektir
“O’nun yüzü hariç her şey helâk olucudur(el-Kasas: 28/88)
Allahu Teâla’nın yarattıkları fenâ bulur O, onları yok eder; ancak kendisi ebedî kalır O her şeyin yok olmasından sonra, yine bâkîdir “Ancak O’nun dilediği olur” Allahu Teâla dilediğine gücü yetendir
“Fakat, Allah dilediğini yapar(el-Bakara: 2/253)
Allahu Teâla bir işi dilediği zaman, bütün yarattıkları onu istemeseler de onu yaratır Eğer Allah bir şeyi dilemediyse, insanların hepsi bir olsa onu varedemezler İşte bu, hiçbir zaman gecikmeyen kadere bağlı “kevnî irade”dir Bu evrende meydana gelen hayır ve şer, ancak O’nun dilemesiyle olur O’nun iradesine kimse galebe çalamaz Allah neyi istemişse o olur Neyi de istememişse o olmaz Bunun delilleri gerçekten sayılamayacak kadar çoktur

8 Hayaller ve kavrayışlar Allah’ı idrak edemez Yani her ne kadar düşünülürse düşünülsün, düşünceler O’na ulaşamaz
9 Allah, insanlara benzemez Hiçbir yaratılmış O’na benzemez
10 Hayy’dir (diridir), ölmez; Kayyûm’dur, uyumaz; daimdir ve herşeyi kuşatıcı ve gücü yetendir Her şeyi korur Kâim’dir

ŞERH


Allahu Teâla’yı yarattıklarından hiçbirisi gerçek bir biçimde ilmiyle kavrayamaz Allah -Azze ve Celle-, “O’nu hiçbir bilgi ile kuşatamazlar” (Taha: 20/110) buyurmaktadır Zanlar, düşünceler, hayaller ve tasavvurlar O’nu idrak edemez Yarattıklarından hiç kimse O’nun zâtının sırrını bilemez Zira O, yarattıklarından hiçbirisine ne zatında, ne isimlerinde, ne sıfatlarında ve ne de fillerinde benzemez O’nun misli gibi yoktur O ölümcül de değildir:
“(Yer) üzerinde olan her şey fanidir Celal ve ikram sahibi olan Rabb’inin yüzü ise bâkîdir(Rahman: 55/26-27)
“O’nun yüzünden başka her şey helak olucudur(el-Kasas: 28/88)
“Sen, ölümsüz ve daima diri olan Allah’a güvenip dayan(el-Furkan: 25/58)
O, daima diridir Ölüm O’na ulaşamaz O Kayyûm’dur O ne gaflete düşer, ne de O’nu uyku tutar Yoksa evrenin tüm dengeleri alt üst olur Aksine O bütün mülküne sahip ve herşey O’nu yücelticidir Bununla da, Allah’ı yarattıklarına benzeten Müşebbihe (Allah’ı mahlukata benzetenler)’ye bir cevap verilmiş olur Halbuki bunu söyleyenler kâfir olur

11 Allah, ihtiyacı olmadan yaratır; yardım almadan, sıkıntı hissetmeden rızık verir Yorgunluk duymaz
12 Korkusuz olarak öldürür, zorluk görmeden yeniden yaratır

ŞERH


Allahu Teâla, yarattıklarını, onlara ihtiyacı olduğundan veya onlardan bir yardım talep etmek dileğiyle yaratmamıştır Onları ancak kendisine ibadet etsinler diye yaratmıştır:
“Ben, cinleri ve insanları ancak Bana ibadet etsinler diye yarattım(ez-Zariyat: 51/56)
Allahu Teâla insanlara, cinlere, kuşlara, vahşi hayvanlara, mü’minlere, kâfirlere, isteyene istediğini verdiği halde, mülkünden hiçbir şey eksilmez Göklerin ve yerin sevk ve idaresi O’nun elindedir Yarattıklarını korkuya kapılmadan öldürür:
“Nefisleri zamanı gelince Allah öldürür(ez-Zümer: 39/42)
“O’nun hükmüne engel olacak yoktur(Ra’d: 13/41)
“(Allah) yaptığından sorumlu olmaz, onlar (insanlar) ise sorumlu tutulacaklardır(el-Enbiya: 21/23)
Kıyamet günü ölüleri O diriltir:
“İnkâr edenler yeniden diriltilmeyeceklerini iddia ettiler De ki: Hayır, Rabb’im adına andolsun ki, siz, muhakkak yeniden diriltileceksiniz Sonra mutlaka yaptıklarınızdan haberdar edileceksiniz Bu, Allah’a çok kolaydır(et-Teğabûn: 64/7)
“Rabb’imiz! Sen şüphesiz ki insanları kendisinden şüphe olmayan günde yeniden bir araya getireceksin!” (Âl-i İmran: 3/9)
Allahu Teâla Kıyamet günü, insanları öldükten sonra yeniden yaratır Bu O’na zor değildir Yeryüzünü öldükten sonra gökyüzünden su indirerek diriltip bitkilerle donatan Allah, insanları öldükten sonra yeniden diriltmeye de gücü yetendir:
“İşte biz ölüleri böylece yeniden çıkarırız Umulur ki düşünüp ibret alırsınız (el-A’raf: 7/57)
Onları ilk kez yaratan, öldürdükten sonra da ruhlarını tekrar bedenlerine döndürmeye kâdirdir Bu, O’na çok daha kolaydır

Özet


Allahu Teâla ezelîdir ve ebedîdir Diridir, ölmez Her şeye gücü yetendir Mahlukatı, O’nun ilminden, O’nun bildirdiklerinden başka hiçbir şeyi kavrayamazlar O’nu ne bir uyku ve ne de bir uyuklama tutabilir, O’na yaptığından sorulmaz, bilakis O hesaba çeker

Konunun Anlaşılması İçin Sorular


1 Kadîm Allah’ın isimlerinden midir?
2 “Sadece O’nun istediği olur” ne demektir?
3 Allah’ın iradesinde ortağı var mıdır?

 

Şem'a isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 02-05-2007   #3
 
Standart --->: Akaid dersleri (Tahavi şerhi)


ÜÇÜNCÜ DERS


13 Hâlihazırda ve yarattıklarından önce de kadîm olarak vardır
O, onları yarattıktan sonra, daha önce kendisinde olmayan bir sıfatı kazanmış da değildir Tıpkı, sıfatları ile -onları yaratmadan önce- de ezelî olduğu gibi O şimdi de ebedî olarak bu sıfatların sahibidir
“Ezelî”, başlangıcı olmayan, önceden sonsuz olandır “Ebedî” ise, sonu olmadan bâkî kalandır
14 O, ne yarattıklarını yarattıktan sonra “Yaratıcı” sıfatını almış ve ne de insanları varettikten sonra “Bârî” adını almıştır Bu sıfatlara ezelde de sahipti
“Bârî”, yarattıklarını daha önce verilmiş bir yaratma sözü olmadan yaratmış olduğunu ifade eder

ŞERH


Allahu Teâla’nın sıfatları, yarattıklarını yaratmadan ezelden beri kendisinde sabit olarak vardır Bu sıfatların hepsi O’nun “kemal” sıfatlarıdır Bu sıfatların olmaması veya yok kabul edilmesi eksikliktir Allah’ın kemal sıfatlarından sonra eksikliklerinin tamamlanması sözkonusu değildir Mesela, O, insanları yarattıktan sonra “Yaratıcı” adını almış değildir Bilakis, tüm sıfatları gibi, “Yaratıcı” sıfatı da onları yaratmadan önce kendisinde vardı Hâkezâ O, sıfatlarıyla da ezelîdir Bu sıfatlar aslâ ve hiçbir şekilde sona ermez Bilakis, Allah var oldukça, O’nunla birlikte var olacaktır Allah’ın varlığının da sonu olmayacaktır
O Subhânehu ve Teâla, yarattıklarını yaratmadan da “yaratma” sıfatına sahipti Hatta onları hiç yaratmasaydı da bu isimle isimlendirilirdi Allah’ı bu isimle isimlendirmek, yarattıklarını fiilen yarattıktan sonra meydana gelmiş değildir Hâkezâ “Bârî” ismini de, mahlûkatı yarattıktan sonra almış değildir O, onları yaratmadan önce de “Bârî” adını haizdir O’nun isimleri ve sıfatları, zâtı gibi, “kadîm”dir Allah Rasûlü -Sallallahu Aleyhi Vesellem-’in haber verdiğine göre, Allahu Teâla yarattıklarının ölçüsünü, göklerin ve yerin yaratılmasından ellibin yıl önce takdir etmiştir[4]

15 O, gökler ve yerdeki tüm mülk ve içindeki her an yaratılıp, her an diriltilip- öldürülen, her an tüm işleri idare olunup, sevk ve idaresi ile terbiye edilenler (merbub) yok iken de bütün bunları içeren “Rab” sıfatına sahipti O, onları yaratmadan önce de “Yaratıcı” ismine sahipti
Rububiyet: Malik olmak, tasarruf, tedbir demektir
Merbub: Yaratılan, terbiye edilen demektir
16 O, ölüleri dirilttikten sonra da dirilticidir, diriltilmeden önce de Bu ismi, onları yaratmadan önce almıştır Yaratıcı ismini de, o yarattıklarını yaratmadan önce almıştır
17 O, her şeye güç yetirendir Herşey O’na muhtaçtır Her işin sonu O’na dönecektir O hiçbir şeye ihtiyaç duymaz
“O’nun benzeri hiçbir şey yoktur O hakkıyla işiten, hakkıyla görendir(Şura: 42/11)

ŞERH


Allahu Teâla, Rab kelimesinin tam anlamıyla, hiç kimseyi yaratmadan önce de Rububiyet sıfatına sahiptir Hâkezâ O, onları yaratmadan önce de “Yaratıcı” isminin sahibiydi Bu isimlerin ve manalarının hepsi, O’nun zâtında önceden ve sonradan da vardı
Allahu Teâla, yarattıklarını onlar öldükten sonra da, onları yoktan ilk kez nasıl yaratmışsa, öyle diriltecektir O, yarattıklarını varettikten sonra “Yaratıcı” olduğu gibi, onları varetmeden önce de “Yaratıcı”idi

Özet


Allah’ın zâtî ve fiilî sıatları kadîm’dir, ezelîdir Allahu Teâla mahlukatı yaratmadan önce de, yarattıktan sonra da bu sıfatlara layıktır

Konunun Anlaşılması İçin Sorular


1 Allahu Teâla’nın, Rububiyet sıfatına sahip olması için Merbub’lara ihtiyacı var mıdır?
2 Allah’ın kudreti her şeyde geçerli midir?
3 “O’nun benzeri hiçbir şey yoktur” sözünün manası nedir?

 

Şem'a isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 02-05-2007   #4
 
Standart --->: Akaid dersleri (Tahavi şerhi)


DÖRDÜNCÜ DERS


18 Allah, yarattıklarını ilmiyle yaratmıştır
19 Yarattıklarına bir kader tayin etmiştir
20 Onlara bir ecel (zaman, süre) de belirlemiştir
21 Onları yaratmadan önce de hiçbir şey O’ndan gizli değildi O daha onları yaratmadan ne yapacaklarını biliyordu

ŞERH


Allahu Teâla, yarattıklarını “Alîm” olarak yaratmıştır:
“Zaten Yaratan yarattığını hiç bilmez mi? O en gizli şeyleri bilendir ve herşeyden haberdardır(el-Mülk: 67/14)
“Onların yaptıklarını ve yapacaklarını bilir Onlar O’nu kuşatıcı bir bilgiye sahip değillerdir(Taha: 20/110)
“Göklerde ve yerde olan zerre miktarı hiçbirşey gaybı bilen Allah’tan gizli kalmaz Bundan daha küçük ve daha büyük hiçbirşey yoktur ki apaçık bir kitapta bulunmasın(Sebe: 34/3)
Hiçbirşey O’ndan gizli kalamaz, hiçbir şey O’nun ilminden dışarı çıkamaz O’nun ilmi “küllî” ve “cüz’î” olan her şeyi kuşatmıştır Nitekim Allah Azze ve Celle şöyle buyuruyor:
“Biz her şeyi bir kader ile yarattık(el-Kamer: 54/49)
“Her şeyi yarattı ve O, herşeye bir kader takdir etti(el-Furkan: 25/ 2)
Hayır ve şerrin her ikisi de takdirledir Herşey bir kader (ölçü, sınır ve zaman) ile yaratılmıştır Her yaratılan şeyin bir kaderi vardır Bu, “şerr”in Allah tarafından yaratılmadığını iddia edenlere bir cevaptır Allah, yarattkıklarını, aşamayacakları bir zaman ve mekân ölçüsü ile yaratmıştır:
“Onların ecelleri geldiğinde ne bir saat geri bırakabilirler, ne de öne alabilirler(el-A’raf: 7/34)
Allah’ın tayin etmiş olduğu eceli geçebilen veya onlardan geriye kalabilen hiçbir şey yoktur
Evet, Allahu Teâla, evreni yaratmadan önce olduğu gibi, halihazırda da herşeyi bilmektedir O iman ehlini, şirk ve küfür ehlini, salihleri ve talihleri (salih olmayan) evreni yaratmadan önce de biliyordu Hangi gün, vakit ve yerde onların başına ne geleceğini bilir Yarattıklarından hiçbir şey O’ndan gizli kalamaz

Özet


Allah, yarattıklarını belli bir ölçü ile Alîm olarak yarattı Yarattıklarının amellerinden hiçbir şey O’ndan gizli kalamaz O, yaratmadan önce de yaratacaklarının işleyecekleri amellerini bilir

Konunun Anlaşılması İçin Sorular


1 “Yarattıklarına bir kader tayin etmiştir” sözünün anlamı nedir?
2 Allahu Teâla, mükellef olanların (insan ve cinlerin) amellerini yaratmadan önce de biliyor muydu?

 

Şem'a isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 02-05-2007   #5
 
Standart --->: Akaid dersleri (Tahavi şerhi)


BEŞİNCİ DERS


22 Kullarına, kendine itaat etmelerini emredip karşı gelmelerini de yasaklamıştır
23 Herşey O’nun takdiri ve isteği ile olur O’nun dilemesi olmadan kullarının dilemesi olmaz Onlar için dilediği olur, dilemediği olmaz

ŞERH


Allah, kullarının kendisine itaat etmesini emretmiştir Kendisine itaat etmelerinden dolayı da, bundan ötürü onlara bol karşılık vereceğini vadetmiştir Kendisine isyan edilmesini yasaklamış ve bundan ötürü de onları cezalandıracağını haber vermiştir Allahu Teâla şöyle buyurmuştur:
“Kim Allah’a ve Peygamberi’ne itaat ederse Allah onu, zemininden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır; orada devamlı kalıcıdırlar; işte büyük kurtuluş budur Kim de Allah’a ve Peygamberine karşı isyan eder ve sınırlarını aşarsa Allah onu, devamlı kalacağı bir ateşe sokar ve onun için alçaltıcı bir azab vardır(Nisa: 4/13-14)
Emir ve yaratma sadece Allah’ın hakkıdır:
“Yaratma ve emir O’nun değil mi?” (el-A’raf: 7/54)
Herşey Allah’ın takdiri, istemesi, kaza ve kaderi ile cereyan eder Yeryüzünde Allah’ın isteği olmadan hiçbir şey olmaz Bu evrende Allah’ın dilemesi olmadan hiçbir şey vücuda gelmez Ancak O’nun isteği olur ve uygulanır O’nun isteği kesinlikle olur Olmaması mümkün değildir Buna “kevnî irade” ve “kader” denir Bununla ifade edilmek istenen şey, bu evrende hayır ve şer, varolacak olan ne ise odur
“Allah kimi dilerse, onu şaşırtır Kimi de dilerse, onu dosdoğru yol üzere kılar(el-En’am: 6/39)
“Eğer Allah dileseydi, onlar birbirlerini öldürmezlerdi Fakat Allah dilediğini yapar(el-Bakara: 2/253)
Kulların irade ve istekleri, Allah’ın istemesinin dışında gerçekleşemez
“Alemlerin Rabb’i dilemeden siz hiçbir şey dileyemezsiniz(et-Tekvir: 81/29)
Bu kevnî irade, bazen gerçekleşmeyen Şer’î iradeden başka birşeydir Allah bir işi sevdiği halde, olmasını istemeyebilir Allah bir şeyi sevmediği halde, O’nun hikmeti ve ilminin gereği olarak olmasını dileyebilir
Allah kulları için neyi dilerse o olur Neyi de dilemezse, velev ki insanların hepsi bunun olmasını dileseler bile onun olmasının imkânı yoktur Kaderiye[5] ise böyle düşünmemektedir Onlara göre insanların kendisi günahı yaratır ve onu işler İradesi Allah’ın iradesinden bağımsızdır Allah kötülüğü dilemez O kötülüğün faili ancak insandır Halbuki Allah onu dilemez İşte bu şekilde Kaderiye mensupları, insanların Allah’tan bağımsız olarak birşeyleri irade edebileceğini ve Allah’ın iradesi olmadan onu varedebileceğini caiz gördüler Ancak bu görüş, doğru değildir

24 O’ndan bir lütuf olmak üzere dilediğine hidayet verir, dilediğini korur ve afiyet verir Adaletinin bir tecellisi olarak da dilediğini saptırır, yardımsız bırakır ve belâlalara maruz kılar

ŞERH


Allah, kullarından dilediğini imana erdirir Dilediğini dalalete ve günahlara batmaktan korur ve bunları dünya ve Ahiretteki kötü zararlardan uzak tutar Allah kime böyle muamele etmişse, onu lütfundan dolayı yapmıştır Bu O’nun nimetidir, buna şükretmek gerekir
Bunun gibi Allah kullarından dilediğinide şaşırtır, yardım etmez ve onları nefisleriyle imtihan edebilir Onlarla Şeytan’ın arasını boş bırakabilir Onları korumayıp bununla imtihan edebilir Böylece onlar şaşırıp günahlara saplanırlar Bu, Allah’ın adaletine aykırı değildir Bunda O’nun sonsuz hikmeti vardır O mutlak adalet sahibidir Dilediğini hidayete erdirir, dilediğini şaşırtır[6]
Allahu Teâla Kitab’ında şöyle buyuruyor:
“Allah kimi dilerse onu şaşırtır Dilediğini de sırât-ı müstakîm üzere kılar(el-En’am: 6/39)
“Fakat Allah dilediğini şaşırtır ve dilediğini hidayete erdirir(en-Nahl: 16/93)
“Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin Fakat Allah dilediğine hidayet verir(el-Kasas: 28/56)
Bunun hepsi Allah katındadır Bu Mu’tezilenin[7] savunduğunun aksine, Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’in akîdesinin aslıdır Mu’tezile, kulların fiillerinin kullar tarafından yaratıldığına inanır Fakat bilinmeli ki, kim hidayete ermişse, Allah onu kendi lütfuyla hidayete erdirmiştir Kim de şaşırmışsa, onu adaletiyle şaşırtan Allah’tır

25 Hepsi de O’nun lütfu ve adaleti arasında dilemesi çerçevesinde gider, gelirler

ŞERH


İnsan ya mü’min, hidayete eren, râşid bir insandır ki, bu Allah’ın lütfuyla, O’nun ilmi, hikmeti ve nimeti iledir; veya küfür veya fıskla sapıklıkta olan birisidir Bu da Allah’ın adaleti iledir, O’nun ilmi, hikmeti iledir Allah’ın dilemesinin dışında olan hiçbir kimse yoktur:
“Alemlerin Rabb’i dilemeden siz hiçbir şey dileyemezsiniz(et-Tekvir: 81/29)
Sonra, bir kulun kimi zaman hidayet üzere olmasına rağmen, Allah onu işlediği günahlardan veya gafletten dolayı cezalandırdıktan sonra kendisine bu hidayet ulaşmış olabilir Kul kimi zaman da apaçık dalalette olabilir Bunların hepsi, Allah’ın dilemesiyledir

Özet


Allahu Teâla, mahlukatına kendisine itaati emretmiş, günahları da yasaklamıştır Herşey O’nun irade ve isteği altında olur Kulların isteği Allah’ın takdirini aşamaz O, istediğini hidayete erdirir, istediğini dalalete düşürür Hiçkimse O’nun iradesinden çıkamaz

Konunun Anlaşılması İçin Sorular


1 Allahu Teâla neyi emretti, neyi yasakladı?
2 Allah hayrı istediği gibi, şerri de ister mi?
3 “Allah, dilediğini adaletiyle dalalete düşürür” sözünü açıklayınız

 

Şem'a isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 02-05-2007   #6
 
Standart --->: Akaid dersleri (Tahavi şerhi)


ALTINCI DERS


26 O kendisine (karşıt) zıtlar bulunmaktan ve dekler olmasından pek yücedir
27 O’nun emrinin vuku bulmasını geri çevirecek ve hükmüne engel olacak hiç kimse yoktur O’nun emrine üstün gelecek yoktur

ŞERH


Allahu Teâla’nın emrinde, hükmünde, yaratmasında ve mülkünde O’na karşı koyabilecek bir karşıtı, isimlerinde ve sıfatlarında da O’na benzer ve denk olacak birisi yoktur
“O’nun benzeri hiçbir şey yoktur(eş-Şura: 42/11)
“Bildiğiniz halde Allah’a denk (ortak) koşmayın(el-Bakara: 2/22)
Allahu Teâla varettiği bir şeyi isteyip işlediğinde, bütün insanlar O’nun elinde olan bir faydayı elde etmek isteseler veya istediği bir zararı gidermek isteseler, buna asla güçleri yetmez Nitekim Allahu Teâla -Celle Celalühü-, Kitab’ında şöyle buyuruyor:
“Allah, insanlara rahmetten her ney’i açarsa artık onu tutan olmaz, her neyi de tutarsa, O’ndan sonra onu salıveren olmaz O daima galiptir, hikmet sahibidir(Fâtır: 35/2)
“O’nun işi, bir şeyin olmasını dilediğinde ona “ol” demesidir O da oluverir(Yâsin: 36/82)
Allah bir hüküm verdiğinde O’nun hükmü mutlaka olur ve devam eder:
“Allah hükmeder O’nun hükmünü iptal edecek kimse de yoktur(er-Ra’d: 13/41)
“Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, o zararı kaldıracak yine O’ndan başkası yoktur Eğer sana bir hayır dokundurursa, (bu da, yine Allah’tandır) Zaten O, her şeye kaadirdir(el-En’am: 6/17)

Özet


Allahu Teâla; zıddı, dengi ve benzeri olmaktan münezzehtir Bir şeyin de olmasını dilerse, hiç kimse onu erteleyemez Ve O’nun emrine kimse galib gelemez

Konunun Anlaşılması İçin Sorular


1 Allah’ın zıddı ve dengi olmaması ne demektir?
2 Allah’ın hükmünü ve kazasını tehir edebilecek olan var mıdır?

 

Şem'a isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 02-05-2007   #7
 
Standart --->: Akaid dersleri (Tahavi şerhi)


YEDİNCİ DERS


28 Bunların hepine böylece iman ettik ve hepsinin O’nun katından olduğuna kesin olarak inandık
29 Ve muhakkak Muhammed -Sallallahu Aleyhi Vesellem- O’nun seçilmiş kuludur Seçkin peygamberidir, kendisinden razı olunmuş Rasûlüdür

ŞERH


Muhammed -Sallallahu Aleyhi Vesellem-, O’nun en meşhur güzel isimlerindendir Bu da O’nda bulunan çok güzel ahlakın ifadesidir
O, Abdullahoğlu, Abdulmuttalib b Haşimoğlu Muhammed’dir Kureyş’in soy olarak en mu’tedil ve seçkin kesimindendir
Kulluk, insan için makamların en şereflisidir
“Kulunu gece İsra’ya götüren (Allah) ne kadar yüce ve münezzehtir(el-İsra: 17/1)
“Eğer siz kulumuza indirdiğimizde bir şek içindeyseniz(el-Bakara: 2/23)
“Şu bir gerçek ki, Allah’ın kulu (olan Muhammed) O’na dua (ibadet ve kulluk) için kalktığında, onlar (müşrikler) neredeyse çevresinde keçeleşeceklerdi(el-Cin: 72/19)
Allahu Teâla, O’nu kullarının en seçkinleri arasından; fazlı, dilemesi ile Nebi olarak seçip göndermiştir O seçilmiş, övülmüş ve Allah’ın sevdiği, O’na yakın bir Nebi’dir O, Allah’ın kendi Risâleti için seçtiği son elçidir O’na kitaplarının en yücesini ve en azametlisini indirmiştir

30 O peygamberlerin sonuncusu, muttakilerin önderi, Rasûllerin efendisi ve âlemlerin Rabb’inin habîbidir
31 O’ndan sonraki, Nebîlik iddialarının hepsi aşırı derecede sapıklıktır, hevaya uymaktır

ŞERH


Muhammed -Sallallahu Aleyhi Vesellem- Peygamberlerin sonuncusudur Allahu Teâla Kitab’ında şöyle der:
“Muhammed adamlarınızdan herhangi birinin babası değil, fakat Allah’ın Rasûlü ve Peygamberlerin sonuncusudur(el-Ahzab: 33/40)
O, insanlar içinde Allah’tan en çok korkan ve en güzel biçimde takva üzere olandır Kendisi şöyle söylerdi:
“Sizin Allah’tan en çok korkanınız ve O’nun sınırlarını en iyi bileniniz benim[8]
“Sizin en takvalınız ve Allah’ın sınırlarını en iyi bileniniz benim[9]
“Bu övünç değil, ben Ademoğullarının efendisiyim[10]
O gerçekten insanların en şereflisi ve alemlerin Rabb’inin Habîbidir
Allah, O’nu insanlar arasından süzüp seçmiş ve kendisine yakın kılmıştır O’nun için Allah Rasûlü -Sallallahu Aleyhi Vesellem- şöyle der:
“Allah, İbrahim’i dost edindiği gibi beni de dost edindi[11]
Allah Rasûlünden sonra yapılacak tüm Peygamberlik iddiaları sapıklık, şaşkınlık, heva ve batıldır O’ndan başka kim kendisi veya başkası için Nebîlik iddiasında bulunursa, kafirdir Onu doğrulayan da kâfirdir Daha doğrusu bundan şüphe eden de kâfirdir Mü’min, O’ndan sonra Nebi’nin gelmeyeceğine iman eder O’ndan sonra bazı yalancılar bunu iddia edebilirler Hatta bazı harikulade şeyler de sergileyebilirler Kendilerinin ardından giden kimseler de olabilir Fakat en kısa zamanda gerçek çehresini herkes tanır ve topluma rezil olur Tıpkı bundan önce Nübüvvet iddiasında bulunanların yalanlarının ortaya çıktığı gibi

32 O, -Sallallahu Aleyhi Vesellem-, bütün insanlara ve cinlere Hak ile, hidayet ile, aydınlık ile gönderilmiş bir Nebî’dir

ŞERH


Rasûlullah -Sallallahu Aleyhi Vesellem-, Rasûllerin en yücelerindendir O’nun mesajı hem insanlara, hem de cinleredir O’ndan önceki Peygamberlerin mesajları sadece kavimlerine yönelik idi Ama O, hem cinlere, hem de insanlara Rasûl olarak gönderildi Allahu Teâla’nın da buyurduğu gibi;
“Biz seni âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik…” (el-Enbiya: 21/107)
Allah Rasûlü -Sallallahu Aleyhi Vesellem- şöyle buyurmuştur:
“Benden önce gönderilen Nebiler sadece kendi kavimlerine gönderilirlerdi Ben ise tüm insanlara gönderildim[12]
Allahu Teâla Kitab’ında şöyle buyuruyor:
“Müşrikler hoş görmeseler bile, dinini bütün dinlere üstün kılmak için, Rasûlünü hidayetle ve hak dinle gönderen O’dur(es-Saff: 61/9)
Allah O’nu, aydınlık ve doğru yol ile, Hak yola davet etmek için gönderdi Allahu Teâla Kitab’ında şöyle buyuruyor:
“Size Allah’tan hakiki bir nûr ve apaçık bir Kitab gelmiştir(Maide: 5/15)
Kur’an doğru yola götüren ışıktır O hem nur, hem de gönüllere şifadır

Özet


Muhammed -Sallallahu Aleyhi Vesellem- Nebi’mizdir O, Allah’ın seçilmiş kuludur Hem cinlere, hem de insanlara hidayet ve hak din ile gönderilmiş Allah elçisidir Nebi’lerin sonuncusudur; ondan sonra Nebi de yoktur Ehl-i Sünnet’in özet akîdesi budur Bunu inkâr edip yeni bir Nebî bekleyen, icma ile kâfir olur

Konunun Anlaşılması İçin Sorular


1– Rasûlullah -Sallallahu Aleyhi Vesellem- bütün cin ve insanlara mı, yoksa sadece kavmine mi Nebi olarak gönderilmişti?
2- Rasûlullah’tan sonra Nebi’lik iddia edenin hükmü nedir?
3– Rasûlullah’ın şemâilinden neler biliyorsunuz?

 

Şem'a isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: akaid, dersleri, serhi, tahavi

Iman Zayıflığının Neticesi | İman ve İmanın İnsan Hayatı Üzerindeki Etkileri

Konu Araçları


Akaid dersleri (Tahavi şerhi) ile ilgili Benzer Konular
3652 Kez Görüntülendi

Esma- i Hüsna Şerhi
hadislerle islam fıkhı(imam tahavi)7cilt
Ali küçük hadis dersleri tefsir dersleri kaçırmayın....
Akaid-i Nesefi
Akaid İlmi

Powered by vBulletin® Version 3.6.11 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forumacil | Forumalev | Dantel | Rüyatadı | Mumine | Örgü | Netalemi | Google | Şiirler | validator.w3 |

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369