Mumsema islam Arsivi

Geri git   Mumsema islam Arsivi > İman Bölümü > İman Bölümü > iman ve önemi

Forum Alev


İmanı Koruma Yolları ile ilgili Benzer Konular
2498 Kez Görüntülendi

Virüs koruma programı hakkında?
İmani Koruma DuÂsi
Cizye can ve mallarını koruma bedeli
Çocuklarımızı Koruma Vazifesi!
Kalp İstikametini Koruma
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 22-05-2007   #1
 
Standart İmanı Koruma Yolları


İmanı Koruma Yolları Mumsema İslam Arşivi İmanı Koruma Yolları
İmanı Koruma Yolları



İman, HzMuhammed'in (sa) Yüce Allah'tan bildirdiklerinin hak olduğunu kalple tasdik, dille ikrar etmektir Bunun tamamlayıcı unsuru ise, inandıklarının gereğini yapmaktır

İman, Yüce Allah'ın inançlı kullarına en büyük armağanıdır Bu ilâhî armağan, üstüne titizlenip korunması gereken değerli bir varlıktır Din dilinde buna "iman selâmeti" denmektedir İman selâmeti, imanın, tanımına uygun bir biçimde inanmak ve davranmak suretiyle korunmasıdır

İmanın korunması yollarını; imanda şüphe etmemek, iman esaslarını bilmek, imanda sebat edip ümitsizliğe düşmemek ve imanı olgunlaştıracak işler yapmak şeklinde belirtebiliriz

İmanda Şüphe Etmemek


İmanın temeli, kesin kabul ve tasdiktir Bu yüzden, şüphe ve tereddüt, gerçek imana yakışmayan tutumlardır İmanın şüphe ve tereddüdü kaldırmadığı, iman-teslimiyet (boyun eğme) karşılaştırması çerçevesinde şöylece belirtilir: "Bedevîler 'İman ettik' dediler De ki: 'İman etmediniz (Öyle ise, "iman ettik" demeyin) 'Fakat boyun eğdik' deyin Henüz iman kalplerinize girmedi Eğer Allah'a ve Peygamberine itaat ederseniz, yaptıklarınızdan hiçbir şeyi eksiltmez Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir' İman edenler ancak, Allah'a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir İşte onlar doğru (imanlarında sâdık) kimselerin ta kendileridir" (Hucurat, 49/14-15)

İman yalnızca bir teslimiyet değildir, ayrıca imanın kalbe girip iyice yerleşmesi için hiçbir şüphenin olmaması da gerekir Böyle bir iman, Allah yolunda malıyla ve canıyla fedakârlık göstermeyi de içerir Sâdık mü'min olmanın yolu, işte böyle bir çizgi izler (teslimiyet>Allah'a ve peygamberine iman + şüpheye düşmemek + Allah yolunda malıyla ve canıyla cihad > sâdık mü'min)

İmanın, gerçek bir iman olabilmesi için, zor altında ve sonucunda değil, gönülden olması gerekir Bu gerçeği, Yüce Allah, şöyle belirtir: "Azabımızı gördükleri zaman, 'Yalnız Allah'a inandık; O'na ortak koşmakta olduğumuz şeyleri inkâr ettik' dediler Fakat, azâbımızı gördükleri zaman inanmaları, kendilerine fayda vermedi Bu, Allah'ın, kulları hakkında, eskiden beri yürürlükte olan kanunudur İşte orada inkârcılar, hüsrana uğradılar" (Mü'min, 40/84-85) Bu, son nefeste imanı korumak değil, çaresizlik içinde imana yönelmektir ki iş işten geçtiği için, hiçbir değeri yoktur İman, her şeyden önce gönül ve rıza işidir Çaresizliğin çırpınışı içinde, gönül ve rıza olmaz

Bir de "belâya düşüp imana sarılanlar" vardır Bunlar, tam bir çıkarcı ve fırsatçı mantıkla, kısa vadeli düşünen kıt akıllılardır Yüce Allah, böylelerinin çıkarcı ve fırsatçı tutumlarını, belâya uğrayanlar ve denizde fırtınaya yakalananlar meselleriyle, tam bir yalınlıkla şöylece belirtir:

Belâya Uğrayanlar Meseli: "İnsana bir sıkıntı dokundu mu, gerek yan üstü yatarken, gerek otururken, gerekse ayakta iken (her halinde bu sıkıntıdan kurtulmak için), bize dua eder Ama biz onun bu sıkıntısını ondan kaldırdık mı, sanki kendisine dokunan bir sıkıntı için bize hiç yalvarmamış gibi geçer gider İşte o haddi aşanlara, yapmakta oldukları şeyler, böylece süslenmiş(hoş gösterilmiş)tir" (Yunus,10/12)

Denizde Fırtınaya Yakalananlar Meseli: "O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin, içindekilerle birlikte uygun bir rüzgârla seyrettiği, yolcuların da bununla sevindikleri bir sırada, ona şiddetli bir fırtına gelip çatar ve her taraftan dalgalar onlara hücum eder de çepeçevre kuşatıldıklarını (batıp boğulacaklarını) anlayınca, dini Allah'a has kılarak 'Andolsun, eğer bizi bundan kurtarırsan, mutlaka şükredenlerden olacağız' diye Allah'a yalvarırlar Fakat onları kurtarınca, bir de bakarsın ki yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapıyorlar Ey İnsanlar! Sizin taşkınlığınız, sırf kendi aleyhinizedir (Bununla) sadece dünya hayatının yararını elde edersiniz Sonunda dönüşünüz bizedir (Biz de) bütün yaptıklarınızı size haber vereceğiz" (Yunus, 10/22-23)

Mü'minlerin her cuma gecesi ve başka zamanlarda da sık sık tekrar ettikleri dualardan birisi de, "son nefeste iman selâmeti"dir Bu duanın, yukarıdaki çaresizlik zorlamalarıyla hiçbir ilgisi yoktur Tam tersine, hayatı boyunca imanını korumuş olan mü'minin, hayatının son demlerinde şeytanın iğvalarına kapılıp imanını kaybetmekten kaygı duymasıyla ilgilidir

İman Esaslarını Bilmek


Gerçek mü'minin görevlerinden birisi de, imanını "tahkik" (gerçeğini/özünü kavrama) derecesine yükseltmektir Böyle bir sonuç ise, kendiliğinden doğmaz İmanın "tahkik" mertebesine yükselmesi için, iman esaslarının (âmentü) ne olduğunu öğrenmeye çalışmak gerekir

İman esaslarının neler olduğu, Amene'r-Rasûlü diye bilinen, özellikle yatsı namazlarından sonra "aşır/mihrabiye" olarak okunan ve son bölümleri her zaman yapılacak dualardan olan, Bakara Sûresi'nin son âyetlerinde topluca belirtilmiştir: "Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü'minler de (iman ettiler) Her biri; Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: 'Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz' Şöyle de dediler: 'İşittik ve itaat ettik Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz Sonunda dönüş yalnız sanadır' Allah bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır (Şöyle diyerek dua ediniz): "Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi, ağır yük yükleme Ey Rabbimiz! Bize, gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen, bizim Mevlâmızsın Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et" (Bakara, 2/285-6)

İman esaslarını bilmenin doğal uzantısı, bu esasları bir bütün olarak kabul etmek, herhangi birini ayırıp inkâr yoluna sapmamaktır Yüce Allah, iman esaslarını ayırıcı tutumun küfür/inkârcılık olduğunu şöylece belirtir: "Şüphesiz, Allah'ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah'a inanıp peygamberlerine inanmayarak ayrım yapmak isteyenler, '(Peygamberlerin) kimine inanırız, kimini inkâr ederiz' diyenler ve böylece bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isteyenler var ya; işte onlar gerçekten kâfirlerdir Biz de kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır Allah'a ve peygamberlerine iman edenlere ve onlardan hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara gelince, işte onlara Allah mükâfatlarını verecektir Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir" (Nisa, 4/150-2)

İmanda Sebat Etmek,Ümitsizliğe Düşmemek


İman ile ümitsizlik, asla yan yana duramaz Biri varsa, öteki olmaz Gerçek bir imanın gereklerinden biri, her türlü sıkıntılara rağmen imanda sebat gösterip, belâ ve sıkıntılara yenilerek ümitsizliğe düşmemektir İman, bir anlamda güvende olmak demektir İmanın sağladığı güven, belâ ve sıkıntılarla sarsılırsa "imanda fütur getirme/gevreme" denilen durum ortaya çıkar Her şey Allah'tan olduğuna göre, iyilikler de, kötülükler de Allah'tandır Sıkıntılı durumlarda iman sahibine düşen, sabır göstermektir Allah, sabredenlerle beraberdir

Allah'ın rahmetinden ümit kesmenin, kâfirlere yakışan bir tutum olduğu, HzYusuf (as) kıssasında şöylece dile getirilir: "Ey oğullarım! Gidin Yûsuf'u ve kardeşini araştırın Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin Çünkü kâfirler topluluğundan başkası, Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez" (Yusuf, 12/87)

Ümitsizlik durumunu ortaya çıkaran şeyler arasında günah batağına dalmak da vardır Allah'ın rahmet ve affedicilik sıfatları, içten tövbe edip kendini düzeltenler için imdada yetişir: "De ki: Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder Çünkü O, çok bağışlayan ve çok merhamet edendir" (Zümer, 39/53)

Zor ve baskı altında kalıp da kalbi iman doluyken diliyle inkâr etmek, imanda sebatsızlık olarak değerlendirilemez Nitekim Yüce Allah, baskı altındaki inkârın durumunu "kalbi imanla dolu"-"göğsünü küfre açmış" karşılaştırması yaparak, şöylece belirtir: "Kalbi imanla dolu olduğu halde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah'ı inkâr eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah'tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır Bu, onların dünya hayatını sevip âhirete tercih etmelerinden ve Allah'ın kâfirler topluluğunu asla doğru yola iletmeyeceğindendir İşte onlar, Allah'ın; kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir İşte onlar gâfillerin ta kendileridir Hiç şüphesiz onlar, âhirette ziyana uğrayanların da ta kendileridir" (Nahl, 16/106-8)

İmanı Olgunlaştıracak İşler Yapmak


İmanı koruma yollarından bir başkası, inandığını uygulamaya koyarak günlük hayatına yansıtmaktır Allah'a kulluk, Allah ve peygamber sevgisi, Allah'ı zikir ve tefekkür, Allah'ın azabından korkmak ve mağfiretine sığınmak, sadakat ve ihlas üzre olmak, riya ve gösterişten kaçınmak, küçük bile olsa günah işlemekten kaçınmak, küfre düşüren söz ve işlerden kaçınmak, gaybı ancak Allah'ın bildiğine inanmak, âhireti dünyaya tercih etmek ve amel-i sâlih işlemek gibi inanç, tutum ve davranışlar, imanı olgunlaştıracak başlıca işlerdir Bunlar, ayrıntılı biçimde ele alınmayı gerektiren çok önemli konular İnşallah fırsat düşünce, her birini ele almaya çalışacağız

Vecdi Akyüz

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 24-05-2007   #2
 
Standart İmani Koruma DuÂsi


İMANI KORUMA DUÂSI

Hayatın gayesi, imanlı olarak yaşamak, imanlı olarak da ölmektir İmanlı olarak yaşanmış, imanlı olarak da âhirete göçülmüşse hayat gayesini bulmuş, hedefine varmış demektir Ancak, iman boş lâfla, kuru sözle korunmaz İmanı koruyup hayatı gayesine erdirebilmek için imanî bilgileri çok kuvvetli almak, şöyle, böyle lâflarla imanda şüpheye düşmeyecek seviyeye çıkmak lâzımdır Bunun için de imanî eserleri devamlı okuyarak imanı taklidden tahkike yükseltmek, yanlış yazı ve beyânla sarsılmayacak hâle getirmek gerekir
İslâm büyükleri hayatları boyunca imanı kuvvetlendirme gayret ve azminde olmuşlar, inancı sarsacak günahlardan, söz ve hareketlerden şiddetle uzak kalmışlar, bütün gayret ve azimlerini imanı kuvvetlendirecek şeylere tahsis etmişlerdir Dinî kitapları bunun için çok okumuşlar, dindar insanlarla bunun için yakınlık kurmuşlardır
İmanı kuvvetlendirme gayret ve azmine bir başka ibâdet usulünü de ilâve eden mâneviyat büyükleri, akşamla yatsı arasında iki rekât namaz kılmayı da âdet edinmişlerdir Her rekâtta Fâtiha’dan sonra Âyete’l-Kürsî’yi, (Kul yâ Eyyühelkâfirun) sûresiyle yedişer (İhlâs), birer (Kul eûzü bi-rabbi’l-felâk) ve (Nâs) sûrelerini okumuşlar Namazın sonunda da şu duâ ile imanı muhafaza için Allah’a yalvarmışlardır
“Allahümme innî estevdiuke dinî ve imanî Fahfazhü aleyye fî hayatî ve inde vefatî ba’de mematî Birahmetike yâ erhamerrâhimîn

“Yâ Rab, dinimi, imanımı sana emanet ediyorum Sen hayatımda, hayatımın bitimi ânında ve bitiminden sonra da imanımı muhafaza eyle, rahmetinle himayene al Sen merhametlilerin merhametlisisin Allah’ım

AŞahin

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 24-05-2007   #3
 
Standart Tahkiki imana nasıl ulaşabiliriz?


İmanı koruma ve takviye etmek bir müminin en önemli meselesidir Öncelikle imanı korumak için takvaya önem vermek gerekir İman takva kalesinde korunur Takva olmazsa iman yıkılma tehlikesiyle karşı karşıyadır İmanı takviye etmek için imani eserleri bolca okumak ve mütalaa etmek gerekir İlim ile gelen mesail-i imaniye akıl odasından geçmeden insanın latifelerine sirayet etmez Önce akılın tatmini gerekir

Tefekkür çok önemlidir İbrahim aleyhisselamın tefekkür vasıtasıyla aya ve yıldızlara bakarak Rabbini bulması Kuran-ı Kerim'de anlatılmaktadır Tefekkür ile iman inkişaf eder Bu sebebtendir ki hadis-i şerifte "bir saat tefekkür bir yıl nafile ibadetten üstündür" denilmiş

Çevrenin insan üzerinde çok büyük etkisi vardır Günahlar insan üzerinde imansızlık telkini yapar Telkinin insan üzerinde çok büyük etkisi vardır Farkında olmadan insanın şuur altında imansızlık aşılar Bu sebebten günahlı ortamlardan elden geldiği kadar uzak kalınmalıdır Dışarıda serbestçe pervasızca işlenen günahlar adeta ahiretin olmadığını ve cezanın olmadığını telkin ederler Bu telkinin kötü etkilerinden korunmak için elden geldiği kadar günahlı ortamlardan uzak kalınmalı ve her yerde elden geldiğince emr-i bil maruf nehy-i anil münker (iyiliği emredip, kötülükten sakındırma) yapmaya çalışmalıyız Maruz kalınan kötü telkinin zararlarını telafi etmek için imani meseleri bolca mütalaa etmek ve tebliğe önem vermek gerekir Amel-i salihe önem veren takva dairesinde yaşayan insanlarla birlikteliği arttırmak gerekir Bu yönüyle de cemaatin önemi daha belirgin olarak görülmektedir Günahlar nasıl imansızlık telkini yapıyorsa öyle de amel-i salih de iman telkini yapar

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 04-09-2007   #4
 
Standart --->: İmanı Koruma Yolları


iMAN Nedir?inanmak ve güvenmekİnandıgı degerler sisteminin insanlık için daha iyi senaryo üretecegine güvenmezse imanda ciddiyetsizlik ortaya çıkarİman etmek gök olugunun altına başı tutmaktırO oluktan ne akarsa kabul etmektirimanı korumak için imanı yaşamak lazımİman etmek kayıtsız,şartsız Allah'a teslim olmaktırpaylaşımınız için aro

 

Zahid isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 05-09-2007   #5
 
Standart --->: İmanı Koruma Yolları


aro aro

 

MeZaR isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 05-09-2007   #6
 
Standart --->: İmanı Koruma Yolları


aroİmanlı olan için imandan söz etmek kolaydır Kendini kaybetmiş biçare için olaydır RABBİM bizi O zavallı biçarelerden eylemesin paylaşım için teşekürler

 

cennetim isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 16-01-2008   #7
 
Standart --->: İmanı Koruma Yolları


Allah cümlemizden razı olsun

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: imani, koruma, yollari

Amentu.. arapça ve türkçe okunuşu ve anlamı (dinleme imkanı) | İslam’ın Rükûnları

Konu Araçları


İmanı Koruma Yolları ile ilgili Benzer Konular
2498 Kez Görüntülendi

Virüs koruma programı hakkında?
İmani Koruma DuÂsi
Cizye can ve mallarını koruma bedeli
Çocuklarımızı Koruma Vazifesi!
Kalp İstikametini Koruma

Powered by vBulletin® Version 3.6.11 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forumacil | Forumalev | Dantel | Rüyatadı | Mumine | Örgü | Netalemi | Google | Şiirler | validator.w3 |

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369