Mumsema islam Arsivi

Geri git   Mumsema islam Arsivi > İman Bölümü > İman Bölümü > İman etmeyenlere cevaplar

Forum Alev


Gayb'a dair -1- ile ilgili Benzer Konular
126 Kez Görüntülendi

Zamana Dair
Beş Vakte Dair
Modernite: Bugüne Dair Hastalığımız, Yenilenme: Bugüne Dair Sorumluluğumuz
sefaatine Dair
ask'a dair
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 29-04-2009   #1
 
Standart Gayb'a dair -1-


Gayb'a dair -1- Mumsema İslam Arşivi Gayb'a dair -1-
Bu bölümde insaAllah " NUR " eksenli yazilarimiz devam edecektir


Insan kücük bir kainat ve kainat koca bir insan

Birinin varligi digerini gerekli kildigi gibi, bir digerinin yok oldugunu düsünmek, yine digerinin varligini anlamsizlastiriyor

Kainat nicin var, diye bir soru tevcih edildiginde verilecek cevab "insan" icindir olsa gerekir

Insan, kainati okuyarak hem kendi varligini kesfedecek, hem de varliginin asil sahibi olan Yüce Yezdani bilecek

Kainat ise bir nizam ve intizam icinde kendisine yüklenmis olan manevi programi icra edecektir

Her ikisinin varligi birbirine muhtac oldugu kadar, kaim ve daim olabilmeleri de yine karsilikli ihtiyactan dogmaktadir

Insan kainati okuyacak, kainat'da sahifeleri acildikca insana o engin ve dipsiz alemlerinden "O'nu" (Celle Celaluhu) tanitacaktir

Su an icinde bulundugumuz mekani söyle bir gözümüzle teftis edelim Kimler var kimler yok

Varligindan haberdar oldugumuz lakin göremedigimiz esya ve insanlar suhudi alemde gayb misali gibi yok hükmündedirler Ancak varliklarindan haberdar olmamiz onlarin tamamen yok olduklari hükmünü ortadan kaldiriyorlar

Ne zaman ki birebir temas ve alaka kuruyoruz, müsahede aleminde onlarin mevcudiyetini kabul ediyoruz Uzak ve yakin fark etmiyor

Mesela; Amerika gibi devasa bir devletin varligini biliriz Bu bize egitim, ögretim, okuma veya nesir yollari ile tanitilir ve biz onlarin varligindan haberdar oluruz Buna ilme'l yakin de diyebiliriz

Bir de o ülkeyi ziyaretimiz vardir ki bizzat görmüs olmakla ayne'l yakin derecesine ulasiriz

Orada yasamamiz, nefes almamiz, örf ve adetlerini ögrenmek, kültürü ile hemhal olmak ve icice yasayarak o ülke hakkinda her türlü malumat sahibi olup iyisini kullanma ve kötüsünden kacinma ve uzak durma gibi bir durumumuz olur ki bunu da Hakke'l yakin olarak vasiflandirabiliriz

Bir anlamda bizim icin gayb hükmünde olan bu ülke bizim icin müsahede aleminde var olma decesine cikmis olup artik O'nun varligindan asla süphe etmeyiz Hem ilme'l yakin, hem ayne'l yakin ve hem de hakke'l yakin sahibi olmus olarak

Lakin bu maddi alemle ilgili olan bölümdür

Bu; gayb aleminin suhudi boyut'da "asikar" olma derecesine yükselmesidir

Iman eksenli insanlar icin gayb aleminin asli ise gizli ve görünmeyen kisminda olan gerceklerdir

"Onlar ki; gayb'a inanirlar, namazlarini dosdogru kilarlar, kendilerine verdigimiz rizik'dan infak ederler"
EL- Bakara, 2

Bu anlamda imani esaslarimizin alti maddesini teskil eden asillar akla gelmektedir

Lakin bu da bizim icin yok hükmünde degildir Zira birinci derecede imanimiz vardir ve bizler inandigimiz degerler ölcüsünde bunlarin varligina ilme'l yakin inaniriz

Bu mana da imanimiz henüz ayne'l yakin derecesinde degildir Bunun icin belirli merhalelerin katedilmesi gerekmektedir Bu da insanin yine kendisini bu yolda birtakim fedakarlik ve zorluklari gögüsleyerek yol almasi ile mümkündür

Insanoglu icin gecerli olan düsüncelerden biri de, hic süphesiz ebedi bir hayat sahibi olabilmek, hic yaslanmamak ve hatta mümkünü olsa ölmemektir Bu duygu bir gercegin sessizce tezahür edilisidir Lakin cogumuz bunu düsünmeye firsat bulamayiz

Karni acikan bir insan icin ilk akla gelen acligini yatistirmaktir yani yemek yemesi gerekmektedir Keza susayan bir insan icin de susuzlugunu tatmin etmek ilk akla gelen hadisedir Uykusu gelen icin uyku, Üsüyen icin sicaklik, aglayan icin gülmek, dertli icin derman vesaire

Anlasilan odur ki insan icgüdüleri ile bir seylere ihtiyac duyuyor Ihtiyac ise karsiligi olmadigi zaman manasizlasiyor Kalem denilince yazi akla gelisi gibi

Yoklugu izah etmeye calisirken deginmeye gayret ettigimiz gibi varligindan haberdar olmadigimiz hic bir seyi insan olarak istememiz, arzu etmemiz mümkün degildir Yani, yemegin varliginda acligimiz tatmin oluyor, suyun varliginda susuzlugumuz

Ayni sekilde ölmek istememiz ve ebedi bir hayat sahibi olmayi arzu etmemiz dahi ebedi bir hayatin varligindan bize haber veriyor Yoksa insan böyle bir duyguya nasil sahib olabilir?

Olmayan bir sey arzu edilebilir mi?

Olmayanin hayali bile mümkün degilken insan icin son derece ehemmiyetli ve bir o kadarda hayati bir özellik tasiyan bu duygulara sahib olmasi nereden cikabilir

Böyle bir sey olmasa idi herhalde bu duyguya ilk sahib olan veya bu duyguyu ilk kesfeden insan bir "Mucid" edasiyla insanligin karsisina cikardi

Demek oluyor ki; Rabbimiz vermek istiyor ve biz diliyoruz "Var" denilen sey olmasa bu mümkün olamayacagi gibi olmayan seyleri istemek dahi mümkün olmazdi

Bu örnek dahi bize gayb olarak bildigimiz varliklarin mevcudiyetinden haber verirken halen "görmedigime" inanmam demenin de bir manasi kalmiyor

Lakin imtihan geregi bir Cilve-i Rabbaniyye olan bu meselelerin kapisini aralayabilmek de "Iman" dedigimiz kapi anahtarina sahip olmakla mümkün oluyor

Mümkün'ü imkan daire'sine cekebilmek "gören kör, duyan sagir, anlamayan akil" ile gerceklesmez!


selam ve hürmetlerimle

 

esenbey isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 06-05-2009   #2
 
Standart --->: Gayb'a dair -1-


Allah cc razı olsun Paylaşım için Teşekkürler

 

ßaran isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 07-05-2009   #3
 
Standart --->: Gayb'a dair -1-


Gayb'a dair -2-


Resim sergilerine gidermisiniz!

Sergiler nicin kurulur, bunu biliyoruz

Bir ressam el emegi ve alinteri ile fircasindan dökülen o güzelim cizgileri, düsünce ve duygulari ile birlestirerek güzel bir manzara sergiler, resmeder

Bazen öyle güzel resimler vardir ki, insan seyrederken ayri bir haz alir

Bakmaya doyulmaz

Ancak insanin seyrederken aldigi haz veya tadi, duygulari ve düsünceleri elle tutulmayan, dil ile tadilmayan türdendir Bu eylem bize ruhumuzun varligindan haber verir

Ruh nedir?, diye soruldugunda O'nun da "bilinmez" lerden! oldugu gercegi ile karsi karsiya kaliriz

Bu alanda ehil olan insanlar dahi ne suretinden, ne de hakikatinden "budur" denilebilecek aciklamalarda bulunmaktan acizlerdir Tüm aciklamalar mahiyet ve vasiflarda takili kalir

" Sana ruh'tan soruyorlar De ki Ruh Rabbimin emirlerinden biridir ve onun hakkinda size cok az bilgi verilmistir:" El- Isra, 85

Bir elektronik esya aldiginizi düsününüz Bir bilgisayar Ne muhtesem bir alet Dünyamizi "kücük bir köy" haline ceviren bu alet "internet" araciligi ile bütün evleri, haneleri evimizin icine tasiyor

Kullanim kilavuzu olmayan alet yok gibidir Hic bir bilgimiz olmadan sadece okuyarak dahi alinan bir aletin nasil kullanilacagina dair bilgi edinilebiliyor

Bir arabayi ele aliniz Her sene modeli degisen ve yenilenen arabalari gördükce icimiz gidiklaniyor Ve bazen," bizim de olsa " diye gayr-i ihtiyari bir sekilde icimizden gecirdigimiz oluyor

Güzel Tek kelimeyle harika

Ancak bu noktada da unuttugumuz bir hakikat ve gercek var

Bu aletlerin güzelligine kimsenin bir diyecegi yok Zaten insan olarak hep objektif düsünürüz ve bir türlü subjektif olamayiz Yani meseleleri zahiren degerlendirir batini yönüne egilmeyiz Kimbilir belkide beceremedigimizdendir

Ressam'dan bahsettik Bir ressam bir resmi cizerken bütün benligini, duygularini ve becerilerini ortaya döker ve neticede hayran oldugumuz bir eser meydana cikar

Eser güzeldir ve biz isin zahirine yönelerek "ne muhtesem bir resim" demekten kendimizi alamayiz Lakin resim icinde o resmi cizen, sekillendiren ve tüm duygu, düsünce ve maharetini ortaya sergileyen bir müessirin varligini düsünmez, idrak edemeyiz

Resmin kendiliginden oldugunu söylediginiz anda düsünceler birden ressama kayar

Resmi güzel kilan müthis bir akil, bir müessir vardir ortada, resim icinde göremedigimiz Bize göre gayb'dir lakin varligini inkar edemeyiz

Resim kendiliginden olamayacagina göre bunun arkasinda mutlaka bir müsebbib vardir

Birimiz kalksa ve " Ey resim seni kim yapti, kim cizdi" diye bir soru yöneltse, bu konusmayi hazir bulunupta duyanlar herhalde o insanin aklindan süphe ederler veya en azindan o kimsenin saglikli bir yapiya sahip olmadigi kanaatine varirlar

Halbuki hic bir eser sahibini anlatmaz, anlatamaz Eser baska, müessir baska

Eser meydana gelmezden evvel yani gayb iken, var olmasi ile müsahede alemine intikal etmistir Ancak eser var olmadan evvelde müessirin düsüncesinde vardi Olmadan böyle bir eseri durduk yerde meydana getirmesi mümkün olamazdi Önce plan ve program sonrasinda uygulama

Hic bir sanatkar bir eserini kapali kapilar arkasinda cürümeye terk etmek icin yapmaz Bilakis Onu teshir eder ve bilinsin ister Böylece maharetini herkese tanitmak ister

" Bilinmek ve taninmak istedim" buyurulur bir Kuds-i Hadis'de!***

Ne güzel bir tevafuk Düsünebilenler buyurunuz

Insan icin en önemli unsur hic süphesiz aklidir Akli olmayanin düsünme diye bir kabiliyetinden bahsetmekte herhalde gülünc olurdu

Ancak bizim icin "akil" kistas degildir

Insan kücük bir kainat ve kainat koca bir insan

Insan ürünü olan bir eser dahi sahipsiz, akilsiz olmazken nasil olurda kainat'in kücük örnegi olan bir insan akilsiz, sahipsiz ve varligi olmayan biri tarafindan meydana getirilebilir

Ve nasil olur da bu Sani'i Zu'l Celal inkar edilebilir

Ve yine; nasil olur da akilli gecinen bir insan "bana sahibini göster" diyebilir

"Evet, bir tarlaya tohum ekilmesinden anlaşılıyor ki, o tarla tohum sahibinin mülküdür Ve o tohum da, o tarla sahibinin malıdır Yani o buna, bu da ona şehadet ediyorlar" Yirmiikinci Söz'ün -Dokuzuncu Lem'asi- Bediuzzaman (Ra)

Görmedigime inanmam hezeyani ile gecistirilebilir diyorsak "Ey resim bana sahibini göster" diyenin haline düseriz Belki dûnuna

Zira bu insanlar yine akilli olarak kabul edilirler Dünyamizda bu hezeyani hergün milyonlarca defa agzindan cikaran sözüm ona akillilar! var Fakat hic kimse kalkipta "ne oluyorsunuz" demez, diyemez

Demek dahi suc oluyor, bazen

Resimden eser sahibi görünmez lakin okunur "Muhtesem" bir eser derken aslinda sunu da söylemis oluyoruz Bunu yapan sanatci ne kadar güzel ve akilli bir kimse olmali ki, böylesine muhtesem bir eseri meydana getirmistir

Ressamin ruh alemiyle mesgul olmaya kalkar, kendimizi onunla degerlendiririz Fakat ifade etmeye calistigimiz gibi, hic bir zaman eser ile müessiri kiyaslayamayiz

Zira eser baska, müessir baska ve fakat ikisi de bir bütünün parcalari

Görememek veya görmemek bir seyin olmamasina delil degildir

Görmek istememiz bile görülmesi gerekenin varligina bir delil degil midir?

" And olsun biz insanlarin cogunu cehennem icin yaratmisizdir Onlarin kalblari vardir anlamazlar, gözleri vardir göremezler, kulaklari vardir isitemezler Iste onlar hayvanlar gibidirler, hatta daha sakin (asagi) dirlar Iste asil gafil onlardir" El A'raf, 179



( *** Bu hadisi kudsi muhaddislerimizce kaynak noktasinda sikintili oldugu kabul edilir YAni sihhat noktasinda sahih olmadigi ifade edilir)


selam ve hürmetlerimle

 

esenbey isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 14-05-2009   #4
 
Standart --->: Gayb'a dair -1-


Her sey’de üstün bir Irade mevcuttur

" And olsun, biz insani, camurdan yarattik

Sonra onu saglam bir karargahta nutfe haline getirdik

Sonra nutfeyi alaka (asilanmis yumurta) yaptik Pesinden alakayi bir parcacik et haline soktuk; bu bir parcacik eti kemiklere (iskelete) cevirdik; bu kemikleri etle kapladik

Sonra onu baska bir yaratilisla insan haline getirdik Yaratanlarin en güzelini yapan ALLAH pek yücedir"

EL- Mu'minun 12-14


Alemler

Gercekten müthis varliklar Belki aklimiza sigmiyor veya bilgimiz o sirlari icermiyor, lakin degil mi ki, Yüce Rabbimiz halk etti ve degil mi ki, Yüce Rabbimiz her seyi noksansiz, kusursuz ve mükemmel yaratir, o halde tek kelimeyle müthis ve

SUBHANALLAH


Hayvanlara bakiniz Her biri ayri bir alem Hepsi birbirinden tür olarak ayriliyor

Baliklar bir baska alem kuslar bir baska, sürüngenler bir baska alem, memeliler bir baska, iki ayaklilar bir baska alem dört ayaklilar yine bir baska

Muhtesem bir manzara ile karsi karsiyayiz Her birinin ayri bir görevi ve islevi var Ve bu alem cogumuza yabanci

Arilar; hic bir uzmanin yapamayacagi güzellikte bir recel sunuyor bizlere,
Koyunlar, keciler ve inekler, hic bir ciftcinin veya makinenin üretemeyecegi güzelliklte saf ve bembeyaz süt iciriyorlar bize Ve Sütden elde edilen mamuller

Meseleyi köylü Hasan emmi'nin ahirinda olan veya bir köye münhasir davar sürüsünden ibaret olarak degil, dünya kapasitesinde düsününüz

Ve daha niceleri

Ancak herhangi bir sorumluluklari yok Akil denilen o muazzam nimet ile techiz edilmemisler Lakin Rabbimizin emri altinda, hem de hic aksatmadan görevlerini yerine getiriyorlar Ne Keci süt vermem diyor, ne de koyun yünümü alamazsin Bittikce yenilenme, sagdikca tasmalar

Canlilarin üc türlü oldugunu biliyoruz

Insan, hayvan ve melekler

Birinin akli var nefsi yok

Birinin nefsi var akli yok

Digerinin ise hem akli var hem de nefsi

Hayvanlarin akilsiz oldugunu biliyoruz Tamamen nefis donanimlidirlar Adetleri geregi de bunu uygularlar

Yüksek degerde bir para icin insanlar birbirini yerken hayvanlar koklamaktan veya üzerini pislemekten baska bir is yapmazlar

Dolayisiyla akil olmadigi icin sorumluluklari da yoktur Onlarin görevi Esref-i Mahluk olan insana hizmettir

Melekler; nefis sahibi olmadiklari icin isyan etmek veya emirlerin disina cikmak gibi bir problemleri yoktur

Onlar adeta programli birer yaratiktir

Rabbimiz Zu'l Celal (tabir yerinde ise) onlari kiyamete kadar yapacaklari isleri ile ilgili olarak sifrelemis ve onlarda bunun disina cikamamaktadirlar

Insanlar ise; hem akli olan hem de nefsi olan varliklardir Diger bir deyim ile iyi ve kötü donanimli, secme hakkina sahip, irade-i cüziyye dogrultusunda hareket eden varliktir

Buna binaen imtihan sözkonusudur Kim aklini kullanir nefsiné uymaz melekler ve üstü, kim de nefsine uyar aklini kullanmaz ise hayvanlar ve daha asagisi bir konuma düser

O halde insanin kendisine lutfedilen bu ilahi ihsani iyi kullanmasi ve ona göre hareket etmesi gerekmektedir


selam ve hürmetlerimle

 

esenbey isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 18-05-2009   #5
 
Standart --->: Gayb'a dair -1-


Akil ve Fikir…

Kainatin düzenine bakiniz

Nakis nakis islenmis ve herbir nakis ayri bir güzellikte

Günes, asil olan Görevi ise dünyamizi aydinlatmak ve isitmak Diger görevleri konumuz disinda

Asil olmadan teferruat olmuyor

Dünyamiza yüzelli milyon kilometrelik bir mesafeden sadece sekiz dakikalik bir zaman diliminde gülümsüyor ve o sicacik kucaklayisini bizlere ikram ediyor

Yildizlarin mesafesini hesablamak mümkün degil Rakamlar veriliyor lakin henüz sabit bir tesbit yok Tahmini rakamlar var

Hepsi ayri bir güzellikte Kandil kandil ve göz kirpar gibi bize sanki bir seyler söyleme niyetindeler

Ucsuz bucaksiz kainat, Yildizlar, galaksiler ve Samanyolu Bos bir kulvarda ve fakat emir geregi yerlerinde duruyorlar

Dünyamiza uzaydan bakildiginda yuvarlak bir futbol topunu andiran bir haliyle kendi etrafinda dönüyor Ne direk var ne tavan

Bizim aklimiza göre böyle olmamasi gerekir zira aklin görevi düsünmek, fikir üretmek
Beseri bir boyut'da bir noktaya kilitleniyourz Akli esas aliyoruz Halbuki akil düsünmeden, fikir yürütmeden edebilir mi?

Aklimizla bu alemin bos olmadigini, bosuna olmadigini anliyoruz Her baktigimiz esya, nesne ve canlilar bize ondan haber veriyor

Her akillinin bunu basaramadigi da bir gercek Biz burada inananlar acisindan konuyu degerlendiriyoruz

Ibrahim -as-i düsününüz Lütf-u ilahi geregi aklinin asil fonksiyonu olan düsünmek ve fikretmek konusunda bize nice dersler vermis

Salt bir akil'la bunu basarabilir miydi?

Aklin asil fonksiyonu olan ki, bizim dilimize düsünme olarak aktarilmis ve fakat karsiligi olarak yetersiz kalmis "fikr" kavramini "tefekkür" boyutunda en iyi sekilde kullanarak asil sahibine ulasmistir

Yine salt ve yalin aklimizla meseleleri tahlil'e kalkistigimizda bugün dünyanin en önde gelen bilimadamlari gibi düsünür ve fakat asil fikredilmesi ve ulasilmasi gereken mevkiye erisemeyiz

Bunun böyle olmasi, insan icin asil yol göstericinin "akil" olmadigini isbat eder Bunun icinde bir "rehber"'e ihtiyaci vardir

Bir araba düsününüz Akil arabanin insani bir yerden baska bir yere tasimasi gerektigini ve kullanim araci oldugunu anlatirken, tefekkür yani fikrimizle bu islem'in nasil olmasi gerektigini arastirir ve ona göre hareket ederiz

Yalniz fikir deyince bunu da ikiye ayirmakta faide vardir

Bugün dünyamizin vazgecilmez bir parcasi haline gelmis olan cereyani fikrediniz, düsününüz

Efendimiz- Sav- " Bir hayira vesile olan, O hayir islendigi müddetce hanesine sevab kaydedilir" buyururken, "hayir" iman kapisindan gecmemis ise bunun o insana ne kadar faidesi olabilir

Aklin geregi düsünmek, tefekkür etmek gerekir

Zira "Musavvir-i Zu'l Celal" ona bu görevi, bu programi yüklemistir Düsünmeyen, fikredemeyen, fikhetmeyen aklin ne gibi bir özelligi olabilir

Bir lambayi ele alalim Lamba objektif manada bir esyadir lakin subjektif manada ise asil görevi aydinlatmaktir Fikretmektir

Karanlik bir oda ve lambali Akil onun yanmasi gerektigini bilir ve tefekkür ise onun icinden gecen cereyan akimini düsünür Akil sartel'e basilmasi gerektigini ilham eder ve düsüncemizle meselenin dogruluguna karar veriririz

Biri olmadan digerinin varligi pek ise yaramaz gibidir

Unutulmamasi gerekir ki akli kullanmak, düsünmek her insan icin gecerli olan bir hadisedir lakin her insan aklin kendisine yüklenmis asil vazifesini icra edemez

Dünyevi maksat ve gaye'ye matuf düsünmeler, Uhrevi anlamda kendisine faideli olmayacaktir

Thomas Alver Edison elektrigi bulmus, isim yapmis ve adi tarih'den silinmemistir Ancak Uhrevi Boyut'da bu ona pek faide saglamayacaktir Allah en iyisini bilir

"Fikr"; karsiligi, düsünmek, ferdin bir mesele üzerine aklen yogunlasmasi olarak lügatlerimizn genelinde tercüme edilir Lakin bu yetersizdir

En azindan meseleyi manevi boyutla ele alirsak bu böyledir Zira meselenin tefekkür boyutu vardir ki bu apayri bir güzellik ve bu konu üzerine egilen insanlar icin lutfedilmis bir güzelliktir

Akil asil ise; fikir teferruatdir'da diyebiliriz Her ikisi de birbirine muhtac

Asil olmadan teferruat yani detay olmayacagi gibi detay'in olusabilmesi icin aslin olmasi gerekir ki üzerinde gayret gösterilsin

" Gayb'in anahtarlari ALLAH indindedir Siz bilmezsiniz, ancak O -cc - bilir " En'am,59

Akil gayb'in varligini bildirir Fikir yani tefekkür ise bu alem-i gayb'in kapilarini aramaya malzeme hazirlar

"Hala düsünüp anlamiyor musunuz" emr-i ilahisi aklimizadir lakin bu yolu aralayacak olan düsüncelerimizdir, tefekkürlerimizdir

Ve düsüncelerimizle ya dogruya ya da yanlisa ulasiriz

Bilindigi üzere hayvanlar yukarida ifade etmeye gayret ettigimiz düsünme ve fikretme unsurlarindan mahrumdurlar

Yüce Rabb'imiz onlari adeta manevi bir programla mücehhez kilarak sadece bu dogrultuda hareket etmelerini saglamistir

Bu anlamda onlar icin "akil ve fikir" fonksiyonlarinin bir anlami da yoktur

Ancak her canli gibi birtakim fitri özelliklerde ortak yönlerimiz vardir Yeme, icme, uyuma, dinlenme, kosma, üzülme, üreme vesaire gibi

Insan ve hayvan karsilastirmasinda en büyük özellik "akil" unsurudur

Ve halen sasirir ve derim ki; akli olmayan bir varlik nasil olur da evrim gecirerek akillilar sinifina dahil olabilir!



selam ve hürmetlerimle

 

esenbey isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 20-05-2009   #6
 
Standart --->: Gayb'a dair -1-


Kainat Kitabi

Kainat koca bir kitab

Kaleme alinmaya kalksa elimizde mevcut kitablarin milyon kere milyon kere milyon ve namütenahi sahifelerini kaplardi

Her sey onu zikrediyor ve anlatiyor

Bir kitab'in neler anlattigini düsünmek insani deruni alemlere seyyah misali daldiriyor

Tefekkür aleminin ucsuz bucaksiz iklimlerinde tevhid suur ve buud'unun en derin manalarini haber veriyor

Bir kitabi idrak etmek kolay mI?

Harfler sira sira dizilmis bir kelimeyi olusturmuslar ve karsimiza bir mana cikiyor

Aklimiz düsünce ufkunda hemen harekete gecerek zihnimize sinyaller gönderiyor ve onu kayit merkezimize naksediyor ve bizlere bir ders veriyor

Kelimeler yine sira sira dizili bir cümle olustururken bazen bize insanligimizi hatirlatiyor ve bazen insanligimizdan ediyor Ve yine ayni islem

Cümleler satirlari, satirlar bölümleri, bölümlerde sahifeleri doldurmus ve her gecen kelime ve cümle zihnimizde kivilcimlarin parlamasina vesile oluyor

Nasibi olanlar ise alinmasi gereken dersi aliyor

Bazen öyle güzel eserler okuruz ki hayran kalir yine okur yine okur ve bununla da yetinmeyerek arkadaslarimiza ve dostlarimiza tavsiyelerde bulunuruz

Neden! Hic düsündünüz mü?

Bir zamanlar "Ben bir yerde para verdigim zaman karsiligini alir ve onun zevkini cikaririm" ifadesinde bulunan bir kardesimizle sohbet etme firsatimiz olmustu

Söyle diyordu:" Görmeden bilmeden nasil bilinir ve zevk alinir Yaptigin isin karsiligi olmali Parayi ver al Bu kadar basit!"

Ah zavalli kardesim, nasilda yakalanmis Materyalizmin tuzagina!

Her seyi akilla sinirlayan pozitivist-materyalistler belli ki, iyi calisma yapiyorlar

Kendisine su soruyu yöneltmistim: "Sen hic Sinema'ya gidermisin?"

-" Elbette!"

-" Peki bir filmi bir kac defa izledigin oldu mu?"

Cevabi yine ayniydi Ve yine sordum: " Neden?"

- " Süperdi Izlerken heyecan ve zevk vardi!"

-" Sen insan yapisi bir filmi izlerken ki, o sadece duvara yansiyan ve yenilmeyen, icilmeyen, tadilmayan bir yapi olmasina ragmen zevk aliyor ve defalarca izliyorsun da, ALLAH'a inanan bir insan her gün onun huzuruna yine defalarca cikmaktan zevk alamaz mi?
Sen meseleleri maddi anlamda degerlendirirken, inanan insan manevi gözü ile degerlendiremez mi?"

-" Bak orasini hic düsünmemistim!"

Evet, düsünmemisti ve düsündürmediler


Harika dedigimiz bir film veya kitabi izlerken ve okurken zevk aliyoruz da o eserleri meydana getirenlerin üstün zekalarini hesaba katmiyoruz

Bir film veya eser kendiliginden olmadigina göre mutlaka bir sahibi olmali degil midir?

Birimiz kalksa ve bu eserlere; " Bana sahibini göster!" dese ve bunu akil tezgahimizda degerlendirsek sonucu ne olabilir?

Insan yapisi olan bu eserlere hayran kalirken tüm canlilarin en sereflisi olan ve esi benzeri bulunmayan bir saheser olan insani seyrederken onun asil sahibini göremiyorsak bu; O'nun -cc- yok olduguna degil bilakis
kainati maddi ölcülerle degerlendirmemiz neticesinde
göremedigimizden ve idrak edemedigimizdendir

Hasr Suresinin son ayet-i kerimesinde Yüce Rabbimiz: "

Yeryüzünde ve gökyüzünde her ne varsa O'nu -cc- tesbih eder " buyururken bizlerin aslinda sahibini idrak konusunda en aciz varliklar oldugumuzu da ayni
zamanda ihtar buyuruyor

Zira tüm canlilar O'nun emri ile hareket ediyorlar ve insan haric yine tüm canlilar O'nun -cc- zikrinden ve
tesbihinden gafil degillerdir

Bu özellik biz Insanogluna mahsus oldugu icindir ki hesabimizda ona muvafik olacaktir


selam ve hürmetlerimle

 

esenbey isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 22-05-2009   #7
 
Standart --->: Gayb'a dair -1-


"Imkan" ve "Mumkin"

Mümkin; var olmasi da yoklukta kalmasi da imkan dairesinde olan demektir

Bir insan kitab okumasini isteyebilir bu mümkündür lakin okuyup okumama arasinda bulunmasina "imkan" i vardir Karar verme kendi iradesine birakilir

Meseleyi "mümkün" olmaktan "imkan" dairesine cekerek islem yapabilir, eylemde bulunabilir

Inanip inanmama olayina da bir nebze olarak bu gözle bakilabilir Iman etmesi mümkün iken bu imkani kullanmayabilir veya kullanamaz

Bu anlamda "mümkün" olanin "imkan" olmasi icin "iradesinin" devreye girmesi gerekir

Bu mümkündür lakin imkanli olmayabilir Imkani kullanmayi istemesi ile birlikte mümkün gözüken bu eylem bu icraat yine mümteni'dir Yani gerceklesmesi imkansizdir

Zira icinde bulundugu yasam kosullari buna müsaade etmeyebilir

"Allah'in kalblerini mühürledigi kimseler" bu sinifa dahil edilebilir

Mümkün olan, imkan dairesinde bulunmasina ragmen elinden alinmistir



selam ve hürmetlerimle

 

esenbey isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: dair, gayba

Ateistle 10 Dakika | Allah niye biz ve o diyor..

Konu Araçları


Gayb'a dair -1- ile ilgili Benzer Konular
126 Kez Görüntülendi

Zamana Dair
Beş Vakte Dair
Modernite: Bugüne Dair Hastalığımız, Yenilenme: Bugüne Dair Sorumluluğumuz
sefaatine Dair
ask'a dair

Powered by vBulletin® Version 3.6.11 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forumacil | Forumalev | Dantel | Rüyatadı | Mumine | Örgü | Netalemi | Google | Şiirler | validator.w3 |

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369