|
| | #1 |
| | ![]() HAC YOLUNDA Bir kıssa anlatılır; Topal karınca Hacc’a niyet etmiş ve o mübarek yolculuğa çıkmış… Görenler, “Ya hu, sen bu halinle oraya varamazsın! ![]() ” demişler![]() ![]() O da cevaben ; “Varamazsam da, hiç olmazsa o yolda ölürüm!” demiş… Takva ehli bir insan, İslam’ın şartlarından birini, örneğin namaz kılmayı ihmal eder, keza oruc tutmaz, veya Hacc’a gitmekten sakınır ise, ahıret yaşamında başına ne iş geleceğini çok iyi bilir Dolayısıyla üzerine düşeni yapar ve tedbirini alır Esasen anlatılanlar her müslüman için geçerlidir “Henüz daha çok gencim, yaşlanıp dünya hayatından elimi eteğimi çeker öyle giderim Zira dönüşte “Hacı”lık misyonuna ters bir harekette bulunmak istemem Önce beğendiğim arabayı alayım, veya başımı sokacak bir evim yok, şu çocuğu da baş göz etsek sıra ona gelir, Allah nasib ederse…” gibi Hacc’a gitmeye mani olabilecek bahaneler “şeytani bir ilka” dan başka bir şey değildir![]()
|
| |
| | #2 |
| Administrator ![]() | ![]() KABE'YE GİTMEDEN Hüccetü'l-İslâm İmam Gazalî'nin meşhur 'İhyau Ulûmi'd Din' adlı eserinde naklettiği olay şöyle: 'Adamın biri nafile olarak hacca gitmek üzere hazırlanır Zamanın alim ve sofilerinden olan Bişr b Hâris ( 769)'e gelir ve :-Ben hacca gidiyorum, bir emriniz olur mu? diye sorar, Bişr: -Ne kadar paran var? der Adam:-İki bin dirhem param var, diye cevap verir Bişr:-Hacca gitmekle zühd mü, yoksa Kâbe'ye olan aşkını mı, yoksa Allah rızasını mı kastediyorsun? diye sorar Adam:-Allah rızasını kastediyorum, diye cevap verir Bunun üzerine Bişr:-O halde evinde otururken Allah rızasını kazandıracak bir şeyi tavsiye edersem yapar mısın? diye sorar Adam: Evet yaparım, deyince, Bişr şöyle der:-Şimdi sen bu iki bin dirhem, borcunu ödeyemeyen bir fakire, yiyeceği olmayan bir yoksula, nüfusu kalabalık geçimi dar olan bir aileye, bir yetim bakıcısına ve bunlar gibi on kişiye ikiyüzer dirhem ve hatta istersen bunların hepsini bu sayılanlardan birine ver Zira müslümanı sevindirmek, düşkünlere el uzatmak, darda olanların sıkıntılarını gidermek ve zayıflara yardım etmek nafile olarak yapılan yüz hacdan daha sevaptır Şimdi kalk, dediğim gibi yap Şayet böyle yapmak istemiyorsan asıl kalbinde olanı bana söyle, dedi Adam:-Doğrusu kalbimde hacca gitme tarafı ağır basıyor, dedi Bu cevap üzerine Bişr; gülümseyerek:-Evet, servet şüpheli şeylerden kazanıldığı takdirde nefis kendi arzularının yerine getirilmesini ve iyi ameller yaptığını göstermek ister Halbuki yüce Allah yalnız muttakilerin amelini kabul eder, dedi![]()
|
| |
| | #3 |
| Administrator ![]() | ![]() TAKDİRDEN ÖTESİ YOK ![]() ![]() NASİPTEN ÖTESİ YOK ![]() ![]() ![]() Gencin birisi Kâbe'de hep, "Ey doğruların yardımcısı olan Allahım, ey haramdan sakınanların yardımcısı olan Allahım, sana hamdü sena ederim" diye dua eder ![]() Bu durum herkesin dikkatini çeker Birisi, (Neden hep aynı duayı yapıyorsun, başka bir şey bilmiyor musun?) der O da anlatır: 7-8 sene önce yine Kâbe'de iken içi altın dolu bir torba buldum Tam 1000 altın vardı İçimden bir ses (Bu altınlarla, şunları şunları yaparsın) diyordu Hayır dedim kendi kendime, bu benim değil, başkasının malı, kullanmam haram olur dedim![]() Bu sırada birisi, "Şöyle bir torba bulan var mı?" diye bağırıyordu Çağırdım onu, nasıl bir torbaydı, içinde ne vardı diye sordum ![]() Torbayı tarif etti ve içinde 1000 altın vardı dedi Al öyleyse torbanı diyerek verdim Adam torbayı açıp içinden bana 30 altın verdi Pazara gittim Temiz yüzlü genç bir esiri överek satıyorlardı Gencin temizliği dikkatimi çekti Yanlarına gittim, bu köle için ne istiyorsunuz dedim 30 altın dediler Adamdan aldığım 30 altını verip genci satın aldım Bir iki yıl geçti Genç çok çalışkan, çok edepli idi Onu aldığıma çok memnun olmuştum Bir gün onunla giderken karşıdan iki üç kişi geliyordu Genç bana dedi ki, -Efendim, ben Fas emirinin oğluyum Bu gelenler babamın adamları![]() Beni buldular Senden beni satın almak isterler Sen iyi bir insansın, onlara 30 bin altından aşağıya satma) dedi O kişiler yanıma geldi, bu esiri bize satar mısın dediler Satarım dedim 60 altın verelim dediler Olmaz dedim İyi ama sen bunu 30 altına almadın mı? Biz sana iki mislini veriyoruz dediler Öyleyse gidin pazardan alın dedim Artıra artıra 20 bin altına kadar çıktılar 30 binden aşağı olmaz dedim Çaresiz kabul ettiler Altınları verip, genci alıp gittiler Ben o 30 bin altınla işyerleri açtım, ticaret yaptım, daha çok zengin oldum Bir gün bana arkadaşlar, "çok zengin bir ailenin iyi bir kızı var Babası yeni vefat etti Onunla seni evlendirelim" dediler Ben de "olur" dedim Nikah kıyıldı Deve yükleri çeyizini getirdiler Çeyiz arasında bir torba dikkatimi çekti Kıza, "bu nedir" dedim İçinde 970 altın var, babam Kâbe'de bunu kaybetmiş, bulan gence 30 unu vermiş Kalanını da bana hediye etti, çeyizine koyarsın dedi" Demek ki bulduğum altınlar benim rızkım imiş, vermese idim haram yoldan gelecekti, şimdi helal yoldan yine bana geldi Bana yardım edip haramlardan koruyan, nice nimetler ihsan eden yüce Rabbime hamd ederim ![]() Takdirden ötesi yok ![]() ![]() Nasipten ötesi yok![]() ![]() ![]()
|
| |
| | #4 |
| Administrator ![]() | ![]() TEMİZ KALPLİ FAKİRİN HACCI Vaktiyle Bağdad şehrinin hâli vakti yerinde olanları hacca gitmek niyyetiyle hazırlığa başladılar Şehirde fakir fakat tevekkül sahibi sâlih ya'nî haramlardan kaçan dinin emirlerine tam uyan bir kimse vardı Bu kimse kendi kendine:•Onların malı mülkü varsa benim de Allahü teâlâya ve Ha-bîbine çok muhabbetim var Bu muhabbetin hürmetine Rabbim beni yolda bırakmaz, diyerek onlarla beraber yola çıktı![]() Hac kafilesinde olanlar, bu zâtın bineksiz, azıksız olarak hac yolculuğuna çıktığını görünce şaşırdılar Bir komşusu dedi ki:•Hayrola komşu, yolculuk nereye? •Allah nasîb ederse hacca gidiyorum ![]() •Bak herkesin bineği var, yol parası ve azıkları var senin bir şeyin yok böyle uzun yola nasıl çıktın? •Allahü teâlâ Razzâk-ı âlemdir, yarattıklarının rızıklarını ve*ıklanna kefil olmuştur Rabbim beni yolda koymaz![]() Komşusu, fakirin bu sözlerine gülüp alaylı bir şekilde kendisine bakıp birşey söylemeden oradan ayrıldı Bir daha da hiç karşılaşmadılar![]() Fakir kimse, Allahü teâlâya tam tevekkülü sebebiyle sağ-, salim, Mekke'ye vardı Tavafım yaptıktan sonra, geri döndü Yolda, aynı komşusu ile karşılaştı Komşusu sordu:•Kâ'be-i şerifi tavaf yapabildin mi? •Elhamdülillah Rabbim bana bu ni'meti nasîb etti ![]() Komşusu bu saf kalbli fakir ile alay etmek istedi ![]() •Peki, sana berât verildi mi? Ya'nî Allahü teâlâ senin günahlarını affettiğine ve haccını kabul ettiğine dâir senet verdi mi? •Hayır, bu söylediğin nasıl bir şeydir? Alaycı kimse cebinden rastgele bir kâğıt parçası çıkartarak fakire gösterdi: •İşte böyle bir senet Burada günahlarımızın affedildiği yazılıdır![]() Fakir, buna kanıp ağlıyarak geri döndü Yolda karşılaştığı kimselere de niçin geri döndüğünü anlattı Herkes hâline gülüp geçti![]() Fakir, uzun yolculuktan sonra Kâ'be-i şerîfe varıp, ağlıyarak hâlini bildirdi: •Ey âlemlerin Rabbi olan Al-lahım! Sen herşeye Kadirsin Diğer hacılara Cehennemden azâd edildiklerine dâir berât vermişsin! Benim berâtım verilmedi Yâ Rabbî beni bundan mahrum etme!Bu şekilde sel gibi akan gözyaşı ile yalvardı Sonunda bitkin hâle düşüp, kendinden geçti Sonra bir kişi gelip dedi ki:Kaldır başını, ey Allanın temiz kalbli kulu Al şu berâtını da arkadaşlarına yetiş!Fakir berâtını aldığı gibi sevinçle koşarak yola koyuldu Allahü teâlânm izniyle, kısa zamanda arkadaşlarına yetişti Komşusu yine alaylı bir şekilde sordu:- Berâtını aldın mı? - Evet aldım ![]()
|
| |
| | #5 |
| Administrator ![]() | ![]() GERÇEK HAC Şayet nefahat-ül Üns isimli eser sizde mevcut ise, evliyaullah’dan Cüneyd-i Bağdadi'nin talebesi Ebu Bekr Şibli'nin hayat hikayesini mutlaka okumuşsunuzdur Şibli’ye atfen şöyle bir kıssa anlatılır; Bir adam adı geçen zata gitmiş Şibli ona; - Nereye gidiyorsun ? - Hacc’a - Öyle ise iki çuval götür, onlara orada rahmet doldur ve onları giy, bize getir ki, hacc’dan nasibimiz olsun, kalana onu verelim, ziyaret edeni onunla ağırlayalım Adam dedi ki "Huzurundan vedalaşıp çıktım, döndüğüm zaman Şibli bana sordu" - Haccettin mi? - Evet - Haccetmek için ne amel yaptın? - Guslettim, ihrama girdim, iki rekat namaz kıldım ve telbiye (hacıların "lebbeyk allahümme lebbeyk" demesi) ettim - Bununla haccı akdettin mi? (İhrama girmişsen önceki akitlerini bozdun mu) - Evet - Peki yaratıldığından beri bu akdine muhalif bütün akitleri bozdun mu? - Hayır - Sen akdetmemişsin (bağlanma) - Sonra elbiseni çıkardın mı? - Evet - Yaptığın her işten de soyundun mu? - Hayır - Sen elbiseni çıkarmamışsın - Sonra temizlendin mi? - Evet - Bu temizlenmenle sende bulunan her illeti giderdin mi? - Hayır - Sen temizlenmemişsin - Sonra sen telbiye ettin mi? (buyur geldim dedin mi) - Evet - Aynen telbiyenin cevabını aldın mı? (cevap; Hakk’ın o şuurun sende olması) - Hayır - Sen telbiye etmemişsin - Sonra sen Harem'e girdin mi? - Evet - Hareme girmekle her haramı terketmeye ahdettin mi? (Harem, korunan yer anlamındadır Yasak bölge, korunmuş yer) - Hayır - Sen hareme girmemişsin - Sonra Mekke'yi gördün mü? - Evet - Mekke'yi görmekle Allah’dan sana bir hal geldi mi? (Mekke, emin belde) - Hayır - Sen Mekke'yi görmemişsin - Kabe'yi gördün mü? - Evet - Allah için kastettiğin gayeye erdin mi? - Hayır - Sen Kabe'yi görmemişsin - Hacer'i Musafaha (el sıkışma) ettin mi? - Evet - Hani denilir ki Hacer'i musafaha eden Hakk'ı musafaha eder Hakkı musafaha eden de güven mahallindedir Binaenaleyh sende güven alameti gördün mü? - Hayır - Sen Hacer'i musafaha etmemişsin -İki rekat namaz kıldın mı? - Evet - Allah Azze ve Celle'nin önünde durur gibi, olduğun yerde durup niyetini O'na gösterdin mi? - Hayır - Sen Namaz kılmamışsın - Safa'ya çıkıp orada durdun mu? (halka nisbet edilen sıfatlardan soyunma) - Evet - Ne amel ettin - Orada tekbir ettim - Safa'ya çıkmakla sırrın saflaştı mı? Rabbını tekbir etmekle ekvan (varlıklar, alemler) gözünde küçüldü mü? - Hayır - Sen Safa'ya çıkmamışsın ve tekbir de etmemişsin (Kabe’yi selamlama) - Sa'yinde hervele (koşma) ettin mi? - Evet - O'ndan O'na kaçtın mı? - Hayır - Sen Hervele (iki yeşil ışık arasında koşma) ve Sa'y (yürüme) etmemişsin - Merve'de durdun mu? - Evet - Merve'de iken üzerine huzurun indiğini gördün mü? (ilahi isim ve sıfat kadehlerinden doya doya içmek) - Hayır - Sen Merve'de durmamışsın - Arafat'a çıktın mı? (hak makamında bulunmak) - Evet - Halk edildiğin ve varacağın yeri bildin mi? Bildin mi ki Rabbın kimdir ve inkar etmekte olduğun o Zatı Kibriya kimdir? Ve Hak sana, havassı aşina kıldığı bir hal gösterdi mi? (men arefe sırrına işaret) - Hayır - Sen Arafat'a çıkmamışsın - Şeytana taş attın mı? - Evet - Sendeki cehaleti attın mı ve bu suretle sende ilim zuhur etti mi? - Hayır - Sen taş atmamışsın - Ziyaret ettin mi? (Hacc ettin mi) - Evet -Sana Hakikatten bir şey keşfedildi mi? Yahut ziyaret sebebiyle ikramların arttığını gördün mü? Çünkü Peygamber (S A V ) şöyle buyurmuştur; "Hacılar ve Umre yapanlar, Allah’ın ziyaretçileridir Ziyaret edilenin kendisini ziyaret edene ikram etmesi bir Hak'dır " - Hayır - Sen ziyaret etmemişsin -ihlal (bozma, sakatlama) ettin mi? - Evet - Helal yemeğe azmettin mi? - Hayır - Sen ihlal etmemişsin - Ved'a ettin mi? - Evet - Nefsinden ve Ruhundan Bil-külliye çıktın mı? - Hayır - Sen Ved'a etmemişsin, Hacc da etmemişsin ![]()
|
| |
| | #6 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Allah razı olsun mumsema
|
| |
![]() |
| Tags: 246ykuleri, hac |
| Konu Araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | son Mesaj |
| mumsema nin en' leri... | suara | Konu Dışı Başlıklar | 128 | bir Hafta önce 01:07 AM |
| Kandil sms leri | simsek | Karışık Güzel Sözler | 4 | 09-27-2008 01:59 AM |
| öğretmen msn leri | yaren | Komik yazılar | 8 | 08-27-2008 19:37 PM |
| seyyid muhammed raşid erol hz.leri | YA_GAVS | Türk İslam Alimleri | 44 | 08-18-2008 14:31 PM |