![]() |
| | Konu Araçları |
| | #1 |
| | ![]() Geceleri balkonda ışığın etrafını alan pervane böceklerini fark etmiş miydik hiç? Bir Aşk Hikayesi Ya onların aşk uğruna yaşadıklarını bilir miyiz? Yani pervanenin mum ışığıyla yaşadığı aşkın hikayesini… Aşk bir farkına varış, bir idrak seviyesidir… ‘Aşk odu önce ma’şuka, andan âşıka düşer ’ derler, malum Yani aşk ateşi önce sevilene ondan sonra sevene düşer Önce sevilende bir ateş yanmalı ki pervane onun etrafında dönsün, pervane o ateşi görsün, sonra aşkının farkına varsın… Pervane aşkını ispat edebilmek için gördüğü anda ışığı, etrafında dönmeye başlar Bir cezbedir bu Bu cezbenin gittikçe daralan bir çemberi vardır Işığın etrafında döner, döndükçe biraz daha yakından dönmek ister Işığı gördüğü anda aşkı ilmel yakin olarak tanıyan pervane, onu aynel yakin bilmek istediği için gittikçe mumun etrafındaki çemberi daraltıyor Çember daraldıkça pervanenin aşkı artıyor, şevki artıyor, coşkusu artıyor Coşkusu arttıkça da cesareti artıyor Aşk cesaret işidir, neticede Ve pervane cesaretle kanadını şöyle bir değdirir ateşe İlk lezzettir işte o acı Acı verir, yakar içini Ama ona verdiği acı o kadar hoşuna gider ki, daha fazla dönmeye başlar Acı ve lezzet… Birbirine zıt bu iki duygunun bir arada olması nasıl mümkün… İşte bu noktada, azabın ve acının lezzet olmasındaki sırrı yakalamak gerek![]() Azap kelimesi azp kelimesinden türüyor Azp lezzet demek Azabın ne olduğunu buna göre ölçün ve düşünün İşte kanadının ucunu bir defa yaktığı zaman pervane ilk azabı duyar; fakat öyle bir lezzettir ki o azap… Bu azap ve ondan alınan lezzet, insanı yavaş yavaş nefsinden sıyırıp vuslatı mümkün kılar Bu sefer daha büyük bir cesaretle kendini ateşe atarcasına gider ışığı kucaklar![]() Ve burada ateş pervaneyi yakar kavurur Bir buğday tanesi gibi toparlayıp yere düşürür Artık pervane ‘hakkal yakin’ biliyordur vuslatı Bu fenadır Bu canını verdiği noktadır Mumun bundan haberi bile yoktur belki Olmasına da gerek yoktur Bu pervanenin aşkıdır çünkü Aşkı uğruna can veren pervanenin aşkı Ama öbür taraftan mum da yanar Onun aşkı da, acısı da kendincedir Önce can ipliğine bir ateş düşer ve yanmaya başlar mum… Sonra içindeki o yangını söndürmek için gözyaşı döker Ateşi su söndürür çünkü Ama mumun gözyaşları onun ateşine daha da bir güç verir, elemi arttıkça artar Ve erir can ipi, sevgilinin yolunda yok olana dek…İskender Pala Bütün aşk hikâyelerinin en unutulmaz en heyecan verici sahnesi, sevenin sevgiliye ilk baktığı andır şüphesiz Daha doğrusu, onun yüzünü ilk gördüğü vakit Âşıktaki içsel değişimin başladığı an, gözün sevgiliye ilk takıldığı saniye dilimidir ve aşığın bütün biyografisi, bu “ilk bakışın öncesi ve sonrası”ndan ibarettir Kalpte ateşin yükselmesi, aklın ve sabrın ateşe düşmesi o ilk bakış ile başlar Kılıcın kınından sıyrılması yahut okun yaydan fırlamasıdır bu Sevgilinin yüzü kınında bir kılıç yahut sadakta bir yay gibidir; bakış onu kınından ve sadağından çıkarır Sevgili’nin yüzümü; aşk yangınını alevlendiren ilk kıvılcımdır![]() Aşığın kalbi mi, ilk bakıştan sonra suda titreyen bir mehtap ![]() Göz… Savaşı başlatan haberci ![]() Bakış… Elde olmayan kader; ilahi kaza ![]() Ve aşk… Kalp ile göz arasındaki kutlu bir hadise ![]() Çok sonraları kalp göze diyecektir ki, “Ben bu onulmaz derde iten sensin Safayı sen sürdün, acıyı ben çektim Nimet senin, zahmet benim oldu Sen sevinirken, kaygılanan ben oldum Bakışlarını arttırdıkça sen, dertlerimi çoğalttın benim Zafere eren sen, hezimete uğrayan ben Sen emirlere itaat edilen hükümdar oldun, ben senin peşinde koşan tebaan Sen emir ben esir Sonra devam eder:- Ey göz! Sen ikisin ben birim İki kişinin bir ferde saldırıp onu öldürmesi zulüm değil de nedir?… Şimdi ağla o halde; etiğin zulmün cezasını çek bakalım![]() Göz buna karşılık ayet-i kerime ile cevap verir: “Gerçek şu ki; gözler kör olmaz, ancak sinelerdeki kalpler kör olur” (Hacc 46) Göz görünce bir kez geriye ne kalır?
|
| |
| İstediğini Bulamadıysanız Üye Olmadan
BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz. |
| | #2 |
| | ![]() ![]() Bir Aşk Hikayesi Geceleri balkonda ışığın etrafını alan pervane böceklerini fark etmiş miydik hiç? Ya onların aşk uğruna yaşadıklarını bilir miyiz? Yani pervanenin mum ışığıyla yaşadığı aşkın hikayesini… Aşk bir farkına varış, bir idrak seviyesidir… 'Aşk odu önce ma'şuka, andan âşıka düşer ' derler, malum Yani aşk ateşi önce sevilene ondan sonra sevene düşer Önce sevilende bir ateş yanmalı ki pervane onun etrafında dönsün, pervane o ateşi görsün, sonra aşkının farkına varsın… Pervane aşkını ispat edebilmek için gördüğü anda ışığı, etrafında dönmeye başlar Bir cezbedir bu Bu cezbenin gittikçe daralan bir çemberi vardır Işığın etrafında döner, döndükçe biraz daha yakından dönmek ister Işığı gördüğü anda aşkı ilmel yakin olarak tanıyan pervane, onu aynel yakin bilmek istediği için gittikçe mumun etrafındaki çemberi daraltıyor Çember daraldıkça pervanenin aşkı artıyor, şevki artıyor, coşkusu artıyor Coşkusu arttıkça da cesareti artıyor Aşk cesaret işidir, neticede Ve pervane cesaretle kanadını şöyle bir değdirir ateşe İlk lezzettir işte o acı Acı verir, yakar içini Ama ona verdiği acı o kadar hoşuna gider ki, daha fazla dönmeye başlar Acı ve lezzet… Birbirine zıt bu iki duygunun bir arada olması nasıl mümkün… İşte bu noktada, azabın ve acının lezzet olmasındaki sırrı yakalamak gerek![]() Azap kelimesi azp kelimesinden türüyor Azp lezzet demek Azabın ne olduğunu buna göre ölçün ve düşünün İşte kanadının ucunu bir defa yaktığı zaman pervane ilk azabı duyar; fakat öyle bir lezzettir ki o azap… Bu azap ve ondan alınan lezzet, insanı yavaş yavaş nefsinden sıyırıp vuslatı mümkün kılar Bu sefer daha büyük bir cesaretle kendini ateşe atarcasına gider ışığı kucaklar![]() Ve burada ateş pervaneyi yakar kavurur Bir buğday tanesi gibi toparlayıp yere düşürür Artık pervane 'hakkal yakin' biliyordur vuslatı Bu fenadır Bu canını verdiği noktadır Mumun bundan haberi bile yoktur belki Olmasına da gerek yoktur Bu pervanenin aşkıdır çünkü Aşkı uğruna can veren pervanenin aşkı Ama öbür taraftan mum da yanar Onun aşkı da, acısı da kendincedir Önce can ipliğine bir ateş düşer ve yanmaya başlar mum… Sonra içindeki o yangını söndürmek için gözyaşı döker Ateşi su söndürür çünkü Ama mumun gözyaşları onun ateşine daha da bir güç verir, elemi arttıkça artar Ve erir can ipi, sevgilinin yolunda yok olana dek…İskender Pala
|
| |
| | #3 |
| | ![]() BİR AŞK HİKAYESİ Geceleri balkonda ışığın etrafını alan pervane böceklerini fark etmiş miydik hiç? Ya onların aşk uğruna yaşadıklarını bilir miyiz? Yani pervanenin mum ışığıyla yaşadığı aşkın hikayesini ![]() ![]() ![]() Aşk bir farkına varış, bir idrak seviyesidir ![]() ![]() 'Aşk odu önce ma'şuka, andan âşıka düşer ' derler, malum Yani aşk ateşi önce sevilene ondan sonra sevene düşer Önce sevilende bir ateş yanmalı ki pervane onun etrafında dönsün, pervane o ateşi görsün, sonra aşkının farkına varsın![]() ![]() Pervane aşkını ispat edebilmek için gördüğü anda ışığı, etrafında dönmeye başlar Bir cezbedir bu Bu cezbenin gittikçe daralan bir çemberi vardır Işığın etrafında döner, döndükçe biraz daha yakından dönmek ister Işığı gördüğü anda aşkı ilmel yakin olarak tanıyan pervane, onu aynel yakin bilmek istediği için gittikçe mumun etrafındaki çemberi daraltıyor Çember daraldıkça pervanenin aşkı artıyor, şevki artıyor, coşkusu artıyor Coşkusu arttıkça da cesareti artıyor Aşk cesaret işidir, neticede Ve pervane cesaretle kanadını şöyle bir değdirir ateşe İlk lezzettir işte o acı Acı verir, yakar içini Ama ona verdiği acı o kadar hoşuna gider ki, daha fazla dönmeye başlar Acı ve lezzet![]() ![]() Birbirine zıt bu iki duygunun bir arada olması nasıl mümkün![]() ![]() İşte bu noktada, azabın ve acının lezzet olmasındaki sırrı yakalamak gerek![]() Azap kelimesi azp kelimesinden türüyor Azp lezzet demek Azabın ne olduğunu buna göre ölçün ve düşünün İşte kanadının ucunu bir defa yaktığı zaman pervane ilk azabı duyar; fakat öyle bir lezzettir ki o azap![]() ![]() Bu azap ve ondan alınan lezzet, insanı yavaş yavaş nefsinden sıyırıp vuslatı mümkün kılar Bu sefer daha büyük bir cesaretle kendini ateşe atarcasına gider ışığı kucaklar ![]() Ve burada ateş pervaneyi yakar kavurur Bir buğday tanesi gibi toparlayıp yere düşürür Artık pervane 'hakkal yakin' biliyordur vuslatı Bu fenadır Bu canını verdiği noktadır Mumun bundan haberi bile yoktur belki Olmasına da gerek yoktur Bu pervanenin aşkıdır çünkü![]() Aşkı uğruna can veren pervanenin aşkı Ama öbür taraftan mum da yanar Onun aşkı da, acısı da kendincedir Önce can ipliğine bir ateş düşer ve yanmaya başlar mum![]() ![]() Sonra içindeki o yangını söndürmek için gözyaşı döker Ateşi su söndürür çünkü Ama mumun gözyaşları onun ateşine daha da bir güç verir, elemi arttıkça artar Ve erir can ipi, sevgilinin yolunda yok olana dek![]() ![]() (İSKENDER PALA)
|
| |
| | #4 |
| | ![]() Allah razı olsun Baran
|
| |
| | #5 |
| | ![]() Allah cc razı olsun ![]() ![]() ![]()
|
| |
| | #6 |
| | ![]() ALLAH (c c) razı olsun![]() ![]() ![]()
|
| |
| | #7 |
| | ![]() daha önce de okumustum cok güseldir ![]() ![]() iskender pala kalemi kuvvetli aşkıda iyi idrak etmiş bir yazar zannımca ![]()
|
| |
![]() |
| Tags: ask, bir, hikayesi |
| Konu Araçları | |
| |