Mumsema islam Arsivi

Geri git   Mumsema islam Arsivi > Fıkhi Mezhepler Bölümü > Hanefi mezhebi

Forum Alev


Hac Nedir? ile ilgili Benzer Konular
2592 Kez Görüntülendi

Ölümü hatırlamanın fazileti nedir? Ölüm nedir, ölümden korkmalı mıdır?
İsm-i Celal nedir, Lafza-i Celal nedir, aralarındaki fark nedir?
müslümana cehennemlik ol demenin hükmü nedir? diyenin cezası nedir ?
Tekçi parlamanterizm nedir? Türkiye'deki durumu nedir? Sorunlu unsurlar taşımakta mıd
Soru ! Ahirete iman nedir? Kabir hayati nedir? Ruh göcü ve Islam'daki
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 21-04-2007   #1
 
Standart Hac Nedir?


Hac Nedir? Mumsema İslam Arşivi Hac Nedir?
Hac Nedir ?
Hac Nedir?
Hac, İslâm’ın beş esasından birisidir Hem malî ve hem de bedenî bir ibadettir Hac, kelime olarak, "yönelmek, kasdetmek, bir kimseyi ya da bir yeri çokça ziyaret etmek" anlamlarına gelir Dini bir terim olarak hac, "Belirli bir zamanda usulüne uygun olarak ihrama girdikten sonra Arafat’ta vakfe yapmak, Kâbe’yi tavaf ederek ziyaret etmek ve diğer bazı dini görevleri yerine getirmek" suretiyle yapılan ibadeti ifade eder Bu ibadeti yerine getirene hacı denir Hac, hicretin IX yılında farz kılınmıştır Haccın farz olduğu hükmü, Kur’an ve Sünnette bildirilmiştir Bu konuda tüm müslümanlar görüş birliği içerisindedirler Kur’an-ı Kerîm’de, "Gitmeye gücü yetenlerin Kâbe’yi haccetmeleri insanlar üzerinde Allah’ın bir hakkıdır"(1) buyurulmuştur Hz Peygamber de, “İslâm beş temel esas üzerine kurulmuştur Bunlar, Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın peygamberi olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, Kâbe’yi haccetmek ve Ramazan orucunu tutmaktır”(2) buyurmaktadır Hac, bilindiği şekliyle Hzİbrahim’e kadar uzanan bir ibadettir Kur’an ve hadisler bize, Hzİbrahim’in haccından, insanları hacca çağırmasından bahsetmekte, (Hac 22/27-28) Kâbe’nin ve hac menasikinin tarihçesine işaret etmektedir

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 21-04-2007   #2
 
Standart Hac Kimlere Farzdır?


Hac Kimlere Farzdır ?

Erkek olsun, kadın olsun şartlarını taşıyan her müslümana, ömründe bir defa haccetmek farzdır Üzerine hac farz olan kimse, bu ibadeti geciktirmeden bir an önce yerine getirmelidir Üzerine farz olduğu halde bir takım gerekçelerle bu önemli ibadeti yerine getirmeyip ileri yaşlara ertelemek dinen uygun değildir Bu şekilde haccını erteleyip daha sonra bizzat hac yapamayacak duruma düşen kimse, yerine bedel (vekil) göndermek zorunda kalır Bir kimsenin hac ibadetiyle yükümlü sayılması için; müslüman, akıllı, erginlik çağına ulaşmış, hür, hac için yeterli malî imkâna sahip ve bu ibadeti yerine getirecek vakte erişmiş olması şarttır Bu şartlardan birini taşımayan kimseye hac farz olmaz Kendisine hac farz olan kimsenin, haccını bizzat eda etmekle yükümlü sayılması için de, sağlıklı olması, tutukluluk veya yurtdışına çıkma yasağı gibi bir engelinin bulunmaması ve yolun güvenli olması şarttır Ayrıca boşanma veya ölüm iddeti beklemekte olan kadının, beklemesi gereken süreyi tamamlamış olması lazımdır Hac yolculuğuna katlanamayacak, ya da fiilen haccedemeyecek derecede hasta olanlar ile, yaşlılar, tutuklular, yurtdışına çıkışları yasaklanmış olanlar ve iddet beklemekte olan kadınlar, hac kendilerine farz olsa bile, eda ile yükümlü değildirler Bu durumda olanlar şartları oluştuğu takdirde bizzat haccederler

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 21-04-2007   #3
 
Standart Haccın Fazileti


Haccın Fazileti

Dünya ve ahiret hayatı açısından önemli bir dönüm noktası olan hac, samimi ve ihlâslı bir şekilde yerine getirildiği zaman, müslümanı günahlarından arındırır, onun Allah katındaki derecesini yükseltir, cenneti kazanmasına vesile olur ve kişiyi ahlâken olgunlaştırır Gücü yetenlerin farz olarak ömürlerinde bir defa yapacakları bu ibadetin fazileti gerçekten büyüktür “Kim Allah için hacceder de kötü söz ve davranışlardan sakınır ve günahlara sapmazsa – kul hakları hariç - annesinin onu doğurduğu günkü gibi günahlardan arınmış olarak döner”(3) hadisi şerifi, haccın ne derece faziletli bir ibadet olduğunu anlatmaya yeter Bununla birlikte haccın fazileti konusunda birkaç hadis-i şerif daha zikretmek yararlı olacaktır Peygamber Efendimiz (SAS) şöyle buyurmuştur: "Makbul haccın karşılığı Cennetten başka bir şey değildir Umre de diğer bir umre ile arasındaki günahları siler"(4) Amellerin hangisi daha faziletlidir? şeklindeki bir soruya Peygamberimiz: "Allah ve Rasûlüne iman" şeklinde cevap vermiş; sonra hangisi ? diye sorulunca; "Allah yolunda cihad" buyurmuş, sonra hangisi? denince; "Makbul hac" diye cevap vermiştir(5) Hacceden kimselerin Allah katındaki değeri çok yüksektir Bu sebeple Yüce Allah onların içtenlikle yapacakları duaları geri çevirmez Peygamber Efendimiz; "Haccedenler ve umre yapanlar Allah’ın misafirleridir Kendisine dua ederlerse, dualarını kabul eder, Bağışlanma dilerlerse onları bağışlar"(6) buyurmaktadır Konuyla ilgili bir diğer hadis-i şerif de şöyledir: "Hac ve umreyi art arda yapınız Çünkü bu ikisi, körüğün demir, altın ve gümüşün pasını giderdiği gibi fakirliği ve günahları yok eder"(7) Bir hadis-i şerifte de hac ve umre normalde gaza yoluyla yapılan cihada katılmayan yaşlılar, küçükler, güçsüzler ve kadınların cihadı olarak nitelendirilmiştir(8) ki, bu da haccın ne derece faziletli bir ibadet olduğunu göstermektedir Yüce Allah’ın kullarını en çok affettiği gün olan Arafe gününde(9) saçı başı dağılmış, toza toprağa belenmiş bir vaziyette el açıp Allah’a yalvaran kullarını Cenab-ı Hak mutlaka affeder Önemli olan böylesine üstün bir ibadeti, gereği gibi yerine getirerek onun faziletinden yararlanmaktır

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 21-04-2007   #4
 
Standart Haccın Hikmetleri


Haccın Hikmetleri

Allah’ın emrettiği her şeyde şüphesiz insanların dünya ve ahiret hayatı için pek çok hikmetler vardır Bu şaşmaz gerçeğe göre haccın da pek çok hikmetleri bulunmaktadır Bunlardan bazıları şöyle sıralanabilir: Her insan yaratılışı gereği Yüce Allah’a karşı kulluğunu ortaya koymak ihtiyacındadır Hac, kula, en belirgin bir şekilde Yüce Allah karşısında aczini ortaya koyma, kulluğunu ifade etme ve onun verdiği nimetlere şükretme imkanı veren bir ibadettir Çünkü hacı, mal, mülk, makam ve mevki gibi dünyevi unsurlardan sıyrılarak Allah’a yönelir Sonsuz güç ve kudret sahibinin karşısında teslimiyetini ve bağlılığını ifade eder Bu durum kendisine Allah’a kul olma zevkini tattırır Hac; renk, dil, ırk, ülke, kültür, makam ve mevki farkı gözetmeksizin aynı amaç ve gayeleri taşıyan milyonlarca müslümanı bir araya getirerek eşitlik ve kardeşliğin çok canlı bir tablosunu oluşturur Bu, lafta kalan kuru bir iddiadan ibaret değildir Zenginiyle, fakiriyle, güçlüsüyle, güçsüzüyle bütün hacılar aynı kıyafetler içinde, aynı mahrumiyetleri yaşayarak, aynı güçlüklere katlanarak, aynı şartlarda hareket ederek fiili bir eşitlik ve kardeşlik eğitiminden geçerler Trilyonlara hükmeden bir zenginle geçimini zor karşılayan bir fakire aynı kıyafet içinde Arafat’ta beraberce el açıp dua ettiren ve Kâbe’nin etrafında yan yana tavaf ettiren hac ibadeti, insanlara makam, mevki, mal mülkle böbürlenmemeyi, İslâm kardeşliği içinde tanışıp kaynaşmayı ve mahşeri unutmamayı öğretir İslâm Dininin doğup yayıldığı, vahyin indiği, Hz Peygamber ve Ashabının bin bir güçlük ve sıkıntılar içinde mücadeleler verdiği ve Hz Adem’den beri bazı peygamberlerin uğrak yeri olmuş kutsal toprakları görmek, müminlerin dini duygularını güçlendirir, İslâm’a bağlılıklarını artırır Dünyanın dört bir tarafından gelen, renkleri, dilleri, ülkeleri ve kültürleri farklı, fakat hedef ve gayeleri aynı binlerce müslümanın birbirleriyle kaynaşması ve görüşmesi sağlanmış olur Bu durum müslümanların birbiriyle irtibat kurmalarına, birbirlerinin dertlerinden haberdar olmalarına ve hatta ticari bağlantılar kurmalarına imkan sağlar Hac ibadetiyle müslüman, Yüce Allah’ın kendisine lütfettiği sağlık, yetenek, mal ve mülk gibi dünyevi nimetlerin şükrünü eda etmiş olur Hac yapan müslümanlar sabır, tahammül, sıkıntılara katlanma, güçlüklere göğüs gerebilme, büyük kalabalıklarla aynı anda hareket ederek aynı şeyleri yapabilme, yardımlaşma, dayanışma ve belli kurallara adapte olabilme gibi ahlaki özelliklerini geliştirirler Hac, müslümanlarda ömür boyu silinmeyecek derin hatıralar bırakır Bu hatıralar; müminin hacdan sonraki yaşamında istikametini kaybetmemesine hizmet eder Hac, müminin hayatında adeta bir dönüm noktası oluşturur Arafat gibi mahşerin örneğini oluşturan bir yerde Allah’a el açıp yalvaran ve günahlarından sıyrılan bir müslüman bir daha kolay kolay eski işlediği günahlara dönmek istemez Bu yönüyle hac, günahkar müslümanlar için bir arındırma ve iyileştirme işlemi görür Hac sayesinde müslümanlar arasında güzel etkileşimler meydana gelir Müminler birbirlerinden güzel hasletler alırlar Fikirlerinde müspet anlamda önemli değişmeler olur İnsanları birbirinden uzaklaştıran ırkçılık gibi olumsuz düşüncelerin törpülenmesi sağlanır Kısaca haccın, başka ibadetlerde olmayan kendine özgü pek çok hikmetleri, ahlâkî, sosyal, ekonomik ve psikolojik yararları vardır Yukarıda yalnızca bunlardan bazıları zikredilebilmiştir

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 21-04-2007   #5
 
Standart Umre Nedir ?


Umre Nedir ?

Umre, belirli bir vakte bağlı olmaksızın usulüne göre ihrama girdikten sonra, tavaf ederek Kâbe’yi ziyaret etmek ve diğer bazı dini görevleri yerine getirmek suretiyle yapılan ibadettir Hacca "Hacc-ı Ekber" (büyük hac) , umreye de "Hacc-ı Asgar" (küçük hac) denir(10)

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 21-04-2007   #6
 
Standart Kabe


Kabe

Haccın sebebi ve namazlarda kıblegâhımız olan Kâbe, yeryüzünde alemlere bereket ve hidayet kaynağı olarak insanlar için kurulan ilk binadır Allah'ın emriyle Hz İbrahim ve oğlu Hz İsmail tarafından Mekke'de yapılmıştır(11) 1 Kâbe Haccın sebebi ve namazlarda kıblegâhımız olan Kâbe, yeryüzünde alemlere bereket ve hidayet kaynağı olarak insanlar için kurulan ilk binadır Allah’ın emriyle Hz İbrahim ve oğlu Hz İsmail tarafından Mekke’de yapılmıştır(11) "Mescid-i Haram" denilen mabedin ortasında bulunan Kâbe, kuzeydoğu duvarı 1263; kuzeybatı duvarı 1103; güneybatı duvarı 1310; güneydoğu duvarı 1122 ve yüksekliği 13 m olan 145 m2 alan üzerine kurulmuş taş bir binadır Üzeri siyah bir örtü ile örtülüdür Örtüsü her sene hac mevsiminde yenilenmektedir Kâbe’nin köşeleri yaklaşık olarak dört ana yönü gösterir Köşelerden her birinin ayrı ismi vardır Doğu köşesine "Hacer-i Esved" veya "Şarki", kuzey köşesine "Irakî", batı köşesine "Şâmî" ve güney köşesine de "Yemânî" denir Şekil-1 Kâbe ölçüleri ve köşeleri "Hacer-i Esved", Kâbe’nin doğu köşesinde yerden 15 m yükseklikte bulunmaktadır "Hacer-i Esved" siyah taş demektir Hz İbrahim tarafından tavafa başlanacak yere işaret olmak üzere konulmuştur Başlangıçta çevresi 18-19 cm olan bu taş, çeşitli yıkımlar sebebiyle birkaç defa kırılmıştır Şimdi, ilk olarak konulduğu köşede, gümüş muhafazalı kurşun içine gömülü yedi parça halinde bulunmaktadır Kâbe’nin, kuzeydoğu duvarında (Hacer-i Esved ile Irakî köşeleri arasında) Hacer-i Esved köşesine yakın ve yerden 197 m kadar yükseklikte bulunan altın kaplı bir kapısı vardır Kapı 18 x 35 m boyutlarındadır Kapı ile Hacer-i Esved köşesi arasında kalan bölüme "Mültezem" denir Kâbe’nin kuzeybatı duvarının (Irakî ile Şamî köşelerinin) karşısında, yerden 125 m yükseklikte yarım daire şeklinde bir duvar bulunur Bu duvara "Hatim" denir Tavaf bu duvarın dışından yapılır Bu duvar ile Kâbe arasında kalan boşluğa da "Hicr-i Kâbe", "Hicr-i İsmail" veya "Hatîra" denir Bu boşlukta Kâbe’ye yönelerek namaz kılınabilir, dua edilebilir Ancak Kâbe’ye yönelindiği gibi buraya yönelip namaz kılınmaz Kâbe’nin "Hatîm"’e bakan duvarının üst ortasında altından yapılmış bir oluk bulunmaktadır Halk arasında "Altın Oluk" diye bilinen bu oluğa "Mizab-ı Kâbe" denir

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 21-04-2007   #7
 
Standart Mescidi Haram


Mescidi Haram

Mescid-i Haram", Mekke’de ortasında Kâbe’nin bulunduğu büyük bir mabettir Buna "Harem-i Şerif" de denir Mescid-i Haram, Hz Peygamber döneminde, Kâbe’nin etrafındaki küçük bir alandan ibaret iken ilk olarak Hz Ömer tarafından genişletilmiş ve etrafı bir duvarla çevrilmiştir Daha sonraları Mescid-i Haram günümüze kadar pek çok defa genişletilmiştir Bugün Mescid-i Haram, yüz binlerce insanın içinde ibadet edebileceği genişlikte bir alana sahiptir Resim-1 Bugünkü Mescid-i Haram’dan bir görünüş Mescid-i Haram’ın içinde, Kâbe’den başka "Makam-ı İbrahim" ve "Zemzem" kuyusu bulunmaktadır "Makam-ı İbrahim", yaygın görüşe göre, Hz İbrahim’in Kâbe’yi inşa ederken iskele olarak kullandığı ya da insanları hacca çağırırken üzerine çıktığı taşın bulunduğu yerdir Burası "Kâbe Kapısı" nın bulunduğu duvarın karşısında Kâbe’ye yakın bir yerde bulunmaktadır "Zemzem", Allah’ın Hz Hacer ve oğlu Hz İsmail’e ihsan ettiği suyun adıdır Zemzem suyunun ortaya çıkışı şöyle olmuştur: Hz İbrahim, Allah’ın emriyle eşi Hacer ve süt emmekte olan oğlu İsmail’i zemzemin bugünkü yerinde bulunan büyük bir ağacın altına yerleştirmişti O sırada Kâbe yapılmamış ve Mekke şehri kurulmamıştı Etrafta ne bir insan, ne su, ne de bir hayat belirtisi vardı Bu şartlar altında yaşamaya devam eden Hacer, nihayet su ve yiyeceği bitince çaresiz kalmış, bir can yoldaşı görebilmek ve birkaç yudum su bulabilmek umuduyla önce "Safa Tepesi" ne, sonra da "Merve Tepesi" ne çıkmış ve bunu yedi defa tekrarlamış(12) Merve Tepesi’ne son gelişinde oğlunu bıraktığı taraftan bir ses duymuş Oğlunun yanına geldiğinde orada Cebrâil tarafından zemzem suyunun çıkarılmış olduğunu görmüş Yeryüzündeki suların en üstünü olan "Zemzem", halen Kâbe’nin 20 m kadar doğusunda, "Makam-ı İbrahim" e yakın bir yerde bulunan kuyudan çıkmaktadır Bu kuyu tavaf alanının altındadır Kuyuya biri bayanlara diğeri erkeklere ait olmak üzere iki ayrı yerden merdivenlerle inilmektedir Zemzem suyu, içildiği gibi abdest ve gusülde de kullanılabilir Hz Peygamber zemzem hakkında şöyle buyurmuştur: "Zemzem hangi niyet için içilirse o niyet içindir"(13) Bu itibarla zemzem içerken dilek ve niyeti belirterek içmek uygundur Zemzem içerken, "Allah’ım! Senden yararlı ilim, bol rızık ve her türlü dert için şifa istiyorum" diye dua edilir Mescid-i Haram, yeryüzündeki tüm mescidlerden üstündür Burada kılınan namaz da diğer mescidlerde kılınan namazlardan fazilet bakımından kat kat üstündür(14) Şekil-2 Kâbe Şekil-3 Mescid-i Haram, Kâbe, Safa ve Merve tepelerinin üstten görünüşü

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: hac, nedir

Gayr-i meşru yolla elde dilen kazançla yapılan hac geçerli midir? | Yolculuğun Sona Erip Ermemesi

Konu Araçları


Hac Nedir? ile ilgili Benzer Konular
2592 Kez Görüntülendi

Ölümü hatırlamanın fazileti nedir? Ölüm nedir, ölümden korkmalı mıdır?
İsm-i Celal nedir, Lafza-i Celal nedir, aralarındaki fark nedir?
müslümana cehennemlik ol demenin hükmü nedir? diyenin cezası nedir ?
Tekçi parlamanterizm nedir? Türkiye'deki durumu nedir? Sorunlu unsurlar taşımakta mıd
Soru ! Ahirete iman nedir? Kabir hayati nedir? Ruh göcü ve Islam'daki

Powered by vBulletin® Version 3.6.11 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forumacil | Forumalev | Dantel | Rüyatadı | Mumine | Örgü | Netalemi | Google | Şiirler | validator.w3 |

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369