Mumsema islam Arsivi

Geri git   Mumsema islam Arsivi > İman Bölümü > İman Bölümü > El Esmaül Hüsna (Allah'ın Güzel İsimleri)

Forum Alev


Esma-ül Hüsna ve açıklamaları ile ilgili Benzer Konular
4335 Kez Görüntülendi

Esma-i Hüsna Esma-i Nabi ve Makbul Dualar
Esma- i Hüsna Şerhi
Esma el Hüsna Albümü
ESMA-İ HÜSNA: el-Mukallib
El-Esmaül Hüsna açıklamaları
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 19-04-2007   #8
 
Standart --->: Esma-ül Hüsna ve anlamları


--->: Esma-ül Hüsna ve anlamları isimli yazı www.Mumsema.com--->: Esma-ül Hüsna ve anlamları
El-Müheymin (cc)
(Gözetici ve koruyucu)
Allahu teâlâ Müheymin'dir Rabbü'l-âlemîndir Bütün varlığı görüp gözeten, yetiştirip varacağı noktaya ulaştıran ancak O'dur Hiç bir zerre, hiç bir lâhza O'nun bu lûtuf ve âtfetinden boş değildir
Bu ism-i şerîf, Mü'temenün aleyh diye de tefsir edilmiştir Kendisine emniyet olunan demektir Meselâ, buyruk tutup güzel işler yapan kullarının yaptıkları iyi işlerden hiç birini saklamaz, inkâr etmez, istihkak kazandıkları sevaptan bir zerresini eksiltmez Yâhut kulları iyilik yapmakta birbiriyle yarış edercesine faaliyet gösterseler "Artık yeter, ben bunların karşılığını veremem" demez, bilâkis onların güzel işler yapmakta birbirlerini geçmeye çalışmalarından hoşnut olur, vaad ettiği sevâbı kat kat artırır Buyruk tanımıyan âsilerin de cür'et ettikleri kötü işleri bir zerre arttırmaz, ne yapmışlarsa odur Görecekleri cezâ da santimi santimine odur İstihkaklarından bir zerre fazla cezâ vermez
KULA GEREKEN ŞEY:
İşlerini ve huylarını, yâni yapıp ettiklerini gözetmekte mümkün olduğu kadar uyanık davranmak ve bu hallerde eğriliğe kaymaktan kendini korumaktır

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 19-04-2007   #9
 
Standart --->: Esma-ül Hüsna ve anlamları


El-Aziz (cc)
(Mağlûb edilmesi mümkün olamayan gâlip)
Bu ism-i şerîf, kuvvet ve galebe sahibi olmak manâsına izzet'dendir Allahu teâlâ mutlak sûrette kuvvet ve galebe sâhibidir Emir ve irâdesine karşı bütün bu kâinâtın hiç hükmü yoktur O, murâdına karşı aslâ mağlûb edilmezİsterse bir sâniyenin binde biri kadar kısa bir zamanda bu muazzam varlık hemen sönüverir
İzzet sıfatı Kur'ân'da bir çok yerlerde azap âyetleri yerinde gelmiştir Fakat bu ism-i şerîfin yine bir çok defa Hakîm ism-i şerifi ile birleştiği görülür Bunun ma'nâsı, Allahu teâlâ'nın kudreti gâliptir; fakat hikmeti ile kötülerin cezâsını te'hîr eder, kötülük edip durmakta olan insanları cezâlandırmakta isti'câl etmez demektir
Hani aramızda bâzı büyük adamlar vardır ki, kuvvetlerini gösterirler de kullanmazlar Böyle adamların bu hâli bu ism-i şerîfin mazhandır Onlar, Allah'ın bu ahlâkından nasîb almış insanlardır Allahu teâlâ'nın İzzet ve İntikam sıfatlarının birleştiği azdır, yoksa insanların dünya yüzünde ettiklerine göre eğer Cenâb-ı Hak, Hikmeti ile İzzetinin tecellîsini geri bırakmamış olsa çoktan her şey alt üst olurdu
BU TEFSîRE GÖRE KULA GEREKEN ŞEY:
Bütün heveslerine hâkim ve gâlip olmağa çalışmak, isteklerini, arzularını temiz, dürüst ve helâl yollardan te'min etmesini bilmek, her işinde, her sözünde akıl ve basiretin icap ettirdiği hudûdu aşmamağa gayret etmektir

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 19-04-2007   #10
 
Standart --->: Esma-ül Hüsna ve anlamları


El-Cebbâr (cc)
(Kırılanları onaran, eksikleri tamamlayan, dilediğini zorla yaptırmağa muktedir olan)
İsm-i şerîf cebir maddesindendir Cebir, kırık kemiği sarıp bitiştirmek, eksiği bütünlemek ma'nâsına geldiği gibi, icbar etmek, yâni zorla iş gördürmek ma'nâsına da gelir
Allahu teâlâ Câbirdir, Cebbârdır, kırılanları onarır, eksikleri tamamlar, her türlü perişanlıkları düzeltir, yoluna kor Bu ma'nâdan olmak üzere Hazret-i Ali'nin (radiyallâhu anh) münâcâtında: Ey her kırığı kaynaştırıp birleştiren ve her zorluğu kolaylaştıran ma'nâsına:
"Yâ Câbire külli kesîrin ve yâ müsehhile külli asîr" kelimâtı gelmiştir İkinci ma'nâya göre Allahu teâlâ Cebbârdır, ceberut sâhibidir Kâinâtın her noktasında ve her şey üzerinde dilediğini dilediği gibi yaptırmağa muktedirdir Hüküm ve irâdesine karşı gelinmek ihtimâli yoktur
Her şey üzerinde Allahu teâlâ'nın cebbâriyeti hâkimdir Önünden sonuna kadar yaratacağı bütün mahlûkat, bunların cinsleri, nevi'leri, sınırları ve her sınıf efradının varlığa çıkış sırası, varlığı, müddeti ve bu müddet içinde görüp geçireceği bütün ahval, bütün safahat üzerinde Allah'ın cebbâriyeti, emir ve irâdesi hâkimdir Her mahlûkun hayat şartları ve bu âlemde göreceği iş, yapacağı vazife Allahu teâlâ tarafından tâyin edilmiş, sınırları çizilmiştir Her mahlûk ister istemez bu sınırlar içinde yürümek ve bu vazifeleri yapmak mecburiyetindedir Meselâ: Arz "Ben artık dönemiyeceğim", güneş, "Ben artık doğamıyacağım" diyemez İlk kumanda ile başlamış olan bu muttarit devran son kumandaya kadar devam edip gidecektir
Allah teâlâ yalnız teşrîî hükümlerinde insanları serbest bırakmıştır Allahu teâlâ'nın teşrîî yâni insanları vazifelendiren dinî bir takım hükümleri ve emirleri vardır ki, bunların üstünde cebbâriyetini kaldırmış ve bu emirlerin yapılıp yapılmaması ve bu hükümlerin yerine getirilip getirilmemesi hususunda insanları mecbûrî değil, muhayyer bırakmıştır Bir insan isterse dîne uyar dindar olur; dînin hükümlerine göre yaşar; isterse dînsiz ve îmânsız olur Tamâmen serbesttir Gerçi Allahu teâlâ insanları, kendini bilsinler ve kendine kulluk etsinler diye yaratmıştır; fakat bu teklifi icbar yolu ile değil, ihtiyar yolu ile yapmış ve tamamen kendi arzularına bırakmıştır Eğer Allah, diğer hususlarda olduğu gibi bu hususta da cebretmiş olsaydı, insanlar içinde Allâh'tan başkasına ibâdet eden bir fert bulunmazdı Halbuki Allah'ın insanlara ve ibâdetlerine ihtiyâcı yoktur Ulu Tanrı kendisine intisap ve kulluk şerefini, kullarının isteklerine bağlamıştır İsteyen Allah'a kul olur, rızâsını bulur İsteyen hevâ ve hevesine köle olur, kahr görür ve bu takdirde kendinden başka kimseye bir şey demeğe hakkı olmaz
İSM-İ ŞERÎF HÜKMÜNCE KUL İÇİN GEREKEN ŞEY:
Kırılan ümitlerin canlanması, şaşırtıcı perişanlıkların iyi bir hâle ve yola konması için biricik mercî Allahu teâlâ olduğunu bilerek yanlış kapıya müracaat etmemek Bu hususta Allah'ın yarattığı sebeplere tutunmağı kâfi görüp gayr-i meşrû olarak yüz suyu dökmemek
Bir de Allah'a âsi vaziyette olanlar, Allah'ın azap ve ukûbeti kendilerine gelip kuşatmadan derhal Onun afv ve mağfiretine, rahmet ve re'fetine sığınmalıdır Çünkü vakti gelince ukûbet onları ister istemez saracaktır Sonra bunu önliyecek bir kuvvet ve ondan saklıyacak bir sığınak da bulamayacaklardır
Allah'ın intikamına karşı tek çâre: O intikam gelip çatmadan yine Allah'a sığınmaktır

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 19-04-2007   #11
 
Standart --->: Esma-ül Hüsna ve anlamları







El-Mutekebbir (cc)



(Her şeyde ve her hâdisede büyüklüğünü gösteren)
Büyüklük ve ululuk, ancak Allah'a mahsustur, varlığı ile yokluğu Allah'ın bir tek emrine ve irâdesine bağlı bulunan kâinattan hiçbir şey bu sıfatı takınamaz Yaradılmışlar içinde ilk defa kendini büyük gören İblis olmuştur İblis'in izince giden, İblis tabiatlı insanlar da vardır ki, muvakkat bir zaman için Allah'ın kendisine âriyet olarak ihsan ettiği varlık, zekâ, bilgi, servet veya mevkii kendinin sanır da kibirlenir, varlık satar Vah vah! Ne çirkin şey! Ah zavallı! Sen kendine ne kadar kıymet vermişsin Halbuki kendi önünü, sonunu düşünen bir insan kibir yapamaz
Sen de önünü sonunu şöyle bir düşün
Önün, idrar yolundan gelmiş bir damla murdar su; sonun da, iğrenç bir gövde Seni sevenler, senin için can, baş fedâ edenler bile bu gövdeye tahammül edemezler ve hemen toprağa atarlar Sonra hayatının her lâhzasında yemeğe, içmeğe, teneffüs etmeye, uykuya, istirahate ve daha başka bir çok şeylere ihtiyacın var Allah, senin muhtaç olduğun bu şeyleri kesiverse, bunları kimden dileneceksin? Ve sen bunları dilenebilecek vaziyette iken, sana büyük görünmek aslâ yaraşmıyor, seni gülünç bir vaziyete düşürüyor
ESKİ İNSANLARIN DİLLERİ ÜSTÜNE YOLLAR YAPILDI:
Geçmiş insanlar arasında da büyüklük taslayanlar vardı Şimdi onlar ne halde? Bugün onların dilleri üstüne yollar yapılmış olduğunda şüphe yoktur Düşünecek olursak ayaklarımızın altında çiğnediğimiz topraklar, çok eski devirlerde yaşamış insanlardır Meselâ: Bu topraklar vaktiyle kolu bükülmeyen pehlivanların pazusu, yâhut bir gülümsemesine binlerce kurban verilen dilberlerin yanağı, yâhut yüzlerine bakılmağa cesaret edilemeyen taçlı hükümdarların azametle sallanan başlarıdır
BU İSM-İ ŞERÎF HÜKMÜNCE KUL İÇİN GEREKEN ŞEY:
İnsan çalışıp çabalamalı Büyük bir adam olmalı, fakat hiç bir zaman büyük görünmemeli Kendini bilen büyüklenmez Büyüklük ancak Allah'ın şânıdır O'nun sıfatını mahlûk takınamaz, haddini aşmış olur Böylelerinin cezâsı da çetin olur Bu hikmetten ötürü kibrin hasmı Allah'tır Kibirlenenleri hor ve hakir, rezil ve rüsvay bir hale indirir Haddini gözebir şey ilâve olunmamıştır ve yarattığından dolayı da kudretinden bir zerre eksilmiş değildir Allah'ın varlığı, ekmel bir varlık olduğundan, kendisinde tamamlanmasını beklediği her hangi bir eksiklik bulunması imkânsızdır Her yaptığı işte, her verdiği emirde ancak yaratılmışlar için menfaatlar, düşünenleri hayran eden hikmetler vardır
İNSANLARA GEREKEN ŞEY:
Bu menfaatları bulup onlarla faydalanmak ve bu hikmetleri sezip onlarla ruhlarını ferahlandırmaktır
KULA GEREKEN ŞEY:
Hilkatin bu kânununu örnek tutarak kendisine bağışlanan kuvvetleri yerli yerinde ve yaradılış i'tibâriyle vazifesine uygun olarak kullanmak, bunun hilâfına hareketten sakınmak-? tır Meselâ: Allah'ı bilmek için verilen akıl ve fikri, O'nu inkâr yolunda kullanmak tamamiyle çarpık ve ters bir muâmeledir Umumî âhenge aykırı bir yoldur

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 19-04-2007   #12
 
Standart --->: Esma-ül Hüsna ve anlamları



El-Hâlik (cc)

(Her şeyin varlığını ve varlığı boyunca görüp geçireceği halleri, hâdiseleri tâyin ve tesbît eden
ve ona göre yaratan, yoktan var eden)
İsm-i şerîfin ma'nâsı şu iki şeyden ibâret: Birincisi bir şeyin nasıl olacağını tâyin ve takdir etmek, ikincisi o takdire uygun olarak o şeyi îcâd etmektir
Allah Vardı, Beraberinde Hiçbir Şey Yoktu:
Ucu, bucağı, sınırı ve sonu nerededir? Allah'tan başkasına ma'lûm olmayan şu feza (boşluk) içinde rasat âletleriyle görebildiğimiz ve adına Kâinat dediğimiz bütün yaratılmışların ve bütün hâdislerin umumî bir yekûnundan ibâret olan meveûdâtın cinsi, nev'i, sınıfı, ferdi, zerresi, mayası, anâsırı, arzı, semâsı, yıldızı velhâsıl hiçbir şeyi, hiçbir zerresi yoktu Allah-u Teâlâ bu kâinatı yaratmayı diledi, eğer dilemeseydi her şey yoklukla kalır, hiçbir zerre varlığa çıkamazdı Her şeyin ömrünü, erzâkını, şeklini, sûretini, soyunu sopunu, doğum ve ölüm yerlerini ve zamanlarını ve daha her lâhza görüp geçireceği bütün hâdiseleri de tâyin buyurdu Her şey hayr ve hikmet yolu ile ve muntazam kanunlarla sırasını, yolunu şaşırmadan akıp gitmektedir Kâinatta hiçbir şeyin oluşu körü körüne ve rastgele kabîlinden değildir
Allah-u Teâlâ'nın kâinatı yaratması her hangi bir ihtiyaçtan ileri gelmiş değildir Allah-u Teâlâ yaptığı her işte zât-ı ülûhiyyetine âit bir menfaat gözetmekleri veya her hangi bir ihtiyâcı karşılamaktan münezzeh ve mukaddestir Kâinatı yarattı, fakat yaratılmışlara muhtaç olduğu için değil, belki onları yaratmak hususundaki ezelî irâdesini tahakkuk ettirmek ve onlara azamet ve kudretini göstermek, cemâl ve kemâlini sezdirmek ve sayısız ni'metlerinden onları faydalandırmak gibi lûtuf ve keremiyle yarattı Allah'ın, kâinatı yaratmazdan önce hiç bir noksanı yoklu; yarattığı zaman da hakikatine hiçbir şey ilâve olunmamıştır ve yarattığından dolayı da kudretinden bir zerre eksilmiş değildir Allah'ın varlığı, ekmel bir varlık olduğundan, kendisinde tamamlanmasını beklediği her hangi bir eksiklik bulunması imkânsızdır Her yaptığı işte, her verdiği emirde ancak yaratılmışlar için menfaatlar, düşünenleri hayran eden hikmetler vardır
İnsanlara Gereken Şey:
Bu menfaatları bulup onlarla faydalanmak ve bu hikmetleri sezip onlarla ruhlarını ferahlandırmaktır

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 19-04-2007   #13
 
Standart --->: Esma-ül Hüsna ve anlamları




El-Bâri (cc)

(Eşyâyı ve her şeyin âzâ ve cihazını birbirine uygun ve mülâyim bir halde yaratan)
Her şeyin vücûdu mütenâsip, yâni âzâsı, hayat cihazları ve anâsırı keyfiyet i'tibâriyle birbirine uygun ve yaraşık olarak yaratıldığı gibi, her şeyin hizmeti ve faydası umumî ahenge uygun yaratılmıştır Öyle ki, bütün eşya birbirine lâzım ve mülâyim ve bu nâmütenahi âlemler gûyâ ki, bir tek makina imiş gibi her şey, bir şey için ve bir şey, her şey içindir

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 19-04-2007   #14
 
Standart --->: Esma-ül Hüsna ve anlamları




El-Musavvir (cc)

(Tasvir eden, her şeye bir şekil ve husûsiyet veren)
Allahu teâlâ her şeye bir sûret, bir husûsiyet vermiştir Her şeyin kendine göre bir şekli, dıştan görünüşü vardır ki, başkalarına benzemez Meselâ insanlar, tamamiyle birbirinin ayni iki insan yoktur Bir çok yerleri birbirine benzese bile, mutlaka benzemeyen tarafları da bulunur İnsanların yüzlerindeki alâmetler hep birbirinin ayni olduğu halde, tıpkı tıpkısına iki insan görülmez Bundan daha garibi, parmak uçlarındaki çizgilerdir Bu çizgiler, insanların sayısı kadar değişip gidiyor ve hiç biri ötekine uymuyor Şu halde insanın hiç taklit olunamıyacak imzâsı bastığı parmaktır
Bu ism-i şerîf hükmünce eşya biribirinden temayüz etmiş, seçilmiştir Bunlar Allahu teâlâ'nın ne büyük rahmet ve hikmetidir Eşyayı biribirinden ayıran husûsiyetler olmasaydı ve meselâ hayvanlar ve insanlar birbirinden seçilmemiş olsaydı, ne fâcialar olurdu
YARATMAK KELİMESİNİN HAKİKÎ MA'NÂSI:
Bu üç ism-i şerîf Allahu teâlâ'nın yaratıcılık sıfatını ifade ediyor Allahu teâlâ bu sıfatının en canlı ve açık izlerini, nişanlarını insanlarda yaratmıştır Allahu teâlâ'nın verdiği kudret ve bilgi ile insanlar birçok şeyler icat ediyor, meydana koyuyorlar Ancak ellerindeki bu kudretin hakikî kıymet ve ölçüsünü tâyin edemediklerinden, onu yaratıcı bir kudret sanıyorlar Halbuki bu yaratıcı bir kudret değildir Bunu izah için, insan kudreti ile yapılmış bir misâl alalım: Diyelim ki şurası boş, pis, ıssız ve korkunç bir arsa idi, üzerine bir fabrika kuruldu, şimdi orada yepyeni bir hayat dirildi Etraf tertemiz Fabrikanın içi dışı pırıl pırıl yanıyor Makinalar harıl, harıl çalışıyor Diyelim ki, bir un fabrikası Bir taraftan çuval çuval buğday giriyor, öbür taraftan çuval çuval un çıkıyor En son bilgilere göre yapılmıştır Siyah renkli elbisenizle, fabrikanın altını üstünü her tarafını gezip dolaştığınız halde üzerinizde bir toz zerresi görülmüyor Evvelce yokken var olan ve bugün mahsul veren bu fabrika nasıl vücûda gelmiştir, ne gibi safhalar geçirmiştir, ne kadar insan emeği sarfedilmiştir? Şunları kısaca bir düşünsek; evvelâ mühendisler gelmiş, arsa üzerinde kurulacak fabrikanın eb'âdını, temel yerlerini, duvarlarını, kapısını, penceresini, irtifâını, çatısını, bacasını, hulâsa bütün tereffuatını ölçmüşler, biçmişler, hesaplamışlar, krokisini çizmişler, plânını yapmışlar, kâğıt üzerinde gölgesini, alçıdan resmini hazırlamışlar Sonra malzeme yığılmıştır İşçiler, ustalar, mimarlar gelmiş Hazırlanan plân uyarınca yerleri düzeltilmiş, temelleri açmış, aylarca ve belki de senelerce çalışarak arsa üzerine fabrikanın asıl gövdesini kurmuşlardır Daha sonra sıvacı gelmiş sıvamış, boyacı gelmiş boyamış, her iş bitmiş Fabrika kendine mahsus olarak evvelce hazırlanmış olan şeklini temâmiyle almıştır Bundan sonra açılış merâsimi ve faaliyet
Demek ki, insanlar bir şey yapmak için her türlü bilgiden sonra, malzemeye, zamâna, işçiye, yardımcıya, bir takım âlet ve edevâta muhtaçtırlar Yapacakları herhangi bir şey için, bol malzeme, bol zaman, sonra çeşitli ihtisas sâhibi mühendisler, ustalar, işçiler İşte insanlarda bir şey yapmak kudreti böyle bir takım şartlara bağlıdır Bu şartlar tamamlanmayınca hiçbir şey yapamazlar Onun için bu kudrete yaratıcı denmez Yaratıcı kudret hiçbir kayda, hiçbir şarta tâbi değildir
Allahu teâlâ bir şeyi yaratırken örneğe, maddeye, müddete, yardımcıya, âlet ve edevâta muhtaç değildir O, bir işi yapmak isteyince sadece ona "Ol!" der O da hemen oluverir Başka hiçbir şeye muhtaç olmaz Yerleri, gökleri her şeyi yalnız bir istemesiyle, sade bir "Ol!" demekle yaratmıştır Milyonlarca esbâbın, asırlarca zamanın yapamadığı muazzam şeyler, Allah'ın bir tek irâdesi ile "Kün!" emri ile oluverir Kün, ol mânasına emir sîgası bir kelimedir Onun için (Allah'ın hazînesi kâf ile nun arasındadır) derler İşte yaratıcı kudret budur İnsanlardaki kudretin bir kıymeti varsa, o da, asıl yaratıcı kudreti izleyip, arayanlara rehberlik yapması, onları hakikî yaratıcı kudret sâhibi bulunan Allahu teâlâ'yı bilip öğrenmeğe sevk etmesidir
KULA GEREKEN ŞEY:
Yaratmak kelimesinin hakikî ma'nâsını bilmek, yaratıcı kudretin Allahu teâlâ'ya mahsus olduğunu tasdik etmek, bunca yaradılmışları görüp dururken yaratıcı kudreti inkâr edenlerle fikir birliği yapmaktan son derece sakınmaktır Öyle ya; bir makineyi yapıp işletmek için ilim ve fen kudreti icab edeceği ve bu kudrete sâhip olduklarından dolayı mûcitlere, muhterilere saygı ve sevgi gösterilmesi bir vazife, hattâ bir medeniyet borcu olarak kabul edildiği halde, o mûcit ve muhterilerin bizzat kendilerini, zekâlarını, îcat ve ihtirâ ettikleri şeylerin maddelerini yaratan, velhasıl bütün kâinat makinasını kurup işleten ve onun her zerresini her an yenileyip duran Allahu teâlâ nasıl inkâr edilir ve buyrukları ne cesaretle hiçe sayılabilir?

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: aciklamalari, esmaul, husna

esmaul husna flash (swf) izle | ALLAH ın 99 isminin kısaca anlamları Esma'ül Hüsna

Konu Araçları


Esma-ül Hüsna ve açıklamaları ile ilgili Benzer Konular
4335 Kez Görüntülendi

Esma-i Hüsna Esma-i Nabi ve Makbul Dualar
Esma- i Hüsna Şerhi
Esma el Hüsna Albümü
ESMA-İ HÜSNA: el-Mukallib
El-Esmaül Hüsna açıklamaları

Powered by vBulletin® Version 3.6.11 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forumacil | Forumalev | Dantel | Rüyatadı | Mumine | Örgü | Netalemi | Google | Şiirler | validator.w3 |

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369