-
--->: yunus emre divanları
--->: yunus emre divanları isimli konu Mumsema.com --->: yunus emre divanları Bana namaz kılmaz diyen ben kılarım namazımı
Kılar isem kılmaz isem ol Hak bilir niyazımı
Hak dan artık kimse bilmez kafir müselman kim durur
Ben kılarım namazımı Hak geçirirse nazımı
Ol nazı dergahda geçer mana şarabından içer
Hicabsız can gözün açar dost kendi siler gözünü
Dost bundadır belli beyan gördüm dost didarın ayan
Bu ilm i hikmeti duyan eder bana dek azimi
Gönül gözü bidar durur her kanda baksam yar durur
Kimde akıl fehim vardır ol bilir benim sözümü
Gizli sözü şerh eyleyip türlü nükteler söyleyip
Değme arif şerh etmeye bu benim gizli razımı
Sözüm manasına eren bi nişandan haber verin
Dertli aşıklara sorun bu benim dertd ü süzumu
Dert aşıklar dermanıdır dertli aşıklar ganidir
Kadir ü kudret ünüdür işiden der avazımı
Dost isteyen gelsin bana göstereyim dostu ona
Budur sözüm önden sona ben bilirim kendözümü
Yunus imdi söyle Hak ı münkir tutar sana dakı
Pişir kotar Hak hanını arifler tatsın tuzumu
Bidar = Uyanık
Dakı = Dahi , da , de
Dek = Kadar , a kadar
Fehim = Anlama , kavrama
Hicab = Örtü , perde , utanma hali
Kanda = Nerede
Raz = Gizli , sırlı , gizlenen şey
Süz = Yanıp , yakılma
Şerh = Açıklama , anlatma
-
--->: yunus emre divanları
Sanatın yiğreği çün namaz imiş hoş pişe
Namaz kılan kişide olmaz yavuz endişe
Tanlacak turu gelgil elini suya urgıl
Üç kez salavat vergil ondan bakgıl güneşe
Allah buyruğun tutgıl namazın kılıp gitgil
Namazın kılmayınca zinhar varmagıl işe
Evinde helaline beş vakt namaz öğretgil
Öğüdün tutmaz ise yazığı yoktur boşa
Namaz kılmaz kişinin kazandığı her haram
Bin kızılı var ise birisi gelmez işe
Namaz kılmayana sen müsülmandır demegil
Her dem müsülman olmaz bağrı dönmüştür taşa
Yunus imdi namazın komagıl sen kıla gör
Ansızın ecel erer ömür yetişir başa
Çün = Çünkü , madem ki , ne zaman ki
Pişe = Sanat , iş , meslek
Yiğrek = Daha iyi , üstün
-
--->: yunus emre divanları
Müsülmanam diyen kişi şartı nedir bilse gerek
Tanrı’nın buyruğun tutup beş vakt namaz kılsa gerek
Tanla durup başın kaldır ellerini suıya daldır
Hem şeytanın boynunu ur hem nefs dahi ölse gerek
Kılar isen tan namazın Hak’la ola hem niyazın
Ahırette izz ü nazın varıp anda bulsa gerek
Öğle namazın kılasın her ne dilersen bulasın
Tamudan azad olasın kullar azad olsa gerek
Ol ikindiyi kılanlar arı dirlik dirilenler
Olardır Hakk’a erenler her dem anlar erse gerek
Akşam durur üç fariza dağca günahın arıda
İyi amellerin sinde şem ü çerağ olsa gerek
Yatsı namazın ol hazır hazırları sever Kadir
İmanın eksiğin bitir iman pişrev olsa gerek
Her kim bu sözden almadı beş vakt namaz kılmadı
Bilin müsülman olmadı ol Tamuya girse gerek
Bildin ise cemaati hazır olanlar cenneti
Ger kahillik kılar isen münafıkan olsa gerek
Görmezmisin Mustafa’yı nice bekledi vefayı
Ümmetçün ol safayı ümmet ona erse gerek
Bekler isen din gayretin vermegil nefse muradın
Yunus Nebi salavatın aşk ile değürse gerek
Azad = Hür , serbest
Değürmek = Ulaştırmak , eriştirmek , bildirmek , duyurmak
Pişrev = Önden giden , lider , öncü
Şem = Mum , kandil
Çerağ = Çıra , ışık
Sin = Mezar , kabir
Tamu = Cehennem
-
--->: yunus emre divanları
Muhammed’e bir gece Çalab’dan indi Burak
Cebrail aydur hocam Mir’ac’a kığırdı Hak
Aç kendine cihanın Behişt ü didar senin
Seni okur Sübhan’ın ne yatarsın kıl yerağ
Durdu Mir’ac kastına yürüdü abdestine
Secde kıldı dostuna demedi yakın ırak
Gitti Cibril hazreti getirdi Burak atı
Nur’dan idi hil’ati gözü gevher yüzü ak
Kadem bir taşa bastı taş koptu bile vardı
Kalk ya mübarek dedi şöyle kaldı muallak
Taş aydur gelesini bir kadem basasını
Resül eydur gelirim buyurur ise ol Hak
Göklere haber oldu yer gök şadılık doldu
Aydurler Ahmed geldi bezendi sekiz uçmak
Gör Muhammed neyledi gökleri seyr eyledi
Ümmetini topladı Arş’a henüz varacak
Çün geçti felekleri ün geldi kim gel beri
Kaldırdım perdeleri heman cemalime bak
Didarım sana ayan gösterem belli beyan
İn Burak’dan ol yayan Arş’ıma bas bir ayak
Ferişteler geldiler Burak’dan indirdiler
Na’lini döndürdüler ol dem yürüdü yayak
Üveys yerinden durdu Arş’ta nalin döndürdü
Muhammed onu gördü visale döndü firak
Çün dost dosta kavuştu yüz bin kelam danıştı
Ümmetiyçün çalıştı oldur Resül-ü Mutlak
Mir’ac’dan döndü yine geri geldi evine
Geldi gördü kim döşeciği ısıcak
Nice bin yıllık yola bir demde vara gele
Yunus aydur kim ola Muhammed’dir o mutlak
Ümmete ümmet diyen ümmet kaydını yiyen
Eğer ümmeti isen de İslam dinine bak
Burak = Cennet bineği
Ferişte = Melek
Firak = Ayrılık , ayrılma
Hil’at = Eskiden devlet büyüklerinin hediye ettiği süslü elbise , kaftan
Kadem = Ayak , adım , uzunluk ölçüsü
Kayd = Endişe , telaş
Kığırmak = Çağırmak , davet etmek , okumak
Muallak = Havada duran , asılı , boşta
Şad = Sevinç
Üveys = Veysel Karani ( r
a )
Visal = Ulaşma , sevgiliye kavuşma
-
--->: yunus emre divanları
Müslümanlar zamane yatlu oldu
Helal yenmez haram kıymetli oldu
Okunan Kur’an ‘a kulak tutulmaz
Şeytanlar semirdi kuvvetli oldu
;
Haram ile hamır tuttu cihanı
Fesad işler eden hürmetli oldu
Kime kim Tanrı’dan haber verirsen
Kakır başın salar hüccedli oldu
Şakird üstad ile arbede kılar
Oğul ata ile izzetli oldu
Fakirler miskinlikten çekti elin
Gönüller yıkuban heybetli oldu
Tutulmaz oldu Peygamber hadisi
Halayık cümle Hak’dan utlu oldu
Yunus gel aşık isen tevbe eyle
Nasuha tevbe ucu kutlu oldu
Fesad = Kötü , fena , ara bozucu
Halayık = Yaratılmışlar , insanlar
Hamır = Şarap , içki
Nasuh = Bozulması imkansız , bozulmamak üzere yapılan tövbe
Şakird = Talebe , öğrenci
Utlu = Utanır , utangaç
Yatlu = Kötü , fena
-
--->: yunus emre divanları
İçin dışın murdar iken aşk neylesin senin ile
Gönlün gözü uyur iken aşk neylesin senin ile
Aşıklara yoldaş olup sadıklara yar olmadın
Ölmezden önce ölmedin aşk neylesin senin ile
Dünya gözün rüşen edip gönül gözün kör eyledin
Zulmet dolıcak gönlüne aşk neylesin senin ile
Bize gerçek derviş gerek cihan doldu dava ile
Yalan dava eder isen aşk neylesin senin ile
Dervişliği sanma hemen süret düzmek ile olur
Dilde ise senin işin aşk neylesin senin ile
Yunus Emre hoş dert ile süre gör gel devranını
Doğru yola gitmez isen aşk neylesin senin ile
-
--->: yunus emre divanları
Sualim var tapuna ey dervişler ecesi
Meşayıh ne buyurur yol haberi nicesi
Vergil suale cevap tutalım olsun sevab
Şule kime gösterir aşk evinin bacası
Evvel kapı şeriat emr ü nehyi bildirir
Yuya günahlarını her bir Kur’an hecesi
İkncisi tarikat kulluğa bel bağlaya
Yolu doğru varana yarlıgaya hocası
Üçüncüsü marifet can gözün gönül açar
Bak mana sarayına Arş’a değin yücesi
Dördüncüsü hakikat ere eksik bakmaya
Bayram ola gündüzü Kadir ola gecesi
Bu şeriat güç olur tarikat yokuş olur
Marifet sarplık durur hakikattır yücesi
Dervişin dört yanında dört ulu kapı gerek
Kancaru bakar ise gündüz ola gecesi
Ona eren dervişe iki cihan keşf olur
Onun sıfatın över ol hocalar hocası
Dört hal içinde derviş gerek siyaset çeke
Menzile ermez kalır yol eri yuvacası
Kırk kişi bir ağacı dağdan indiremeye
Ya bunca mürid muhib sırat nice geçesi
Küfür okun atarken imanın vurma sakın
Yelip sıyasın güçin sebl ola güvecesi
Dört kapıdır kırk makam yüz altmış menzili var
Ona erene açılır vilayet derecesi
Aşık Yunus sözlerin muhal diye söylemez
Mana yüzün gösterir bu şairler kocası
Arş = Göğün dokuzuncu katı , alemlerin en yüksek noktası
Kancaru = Nereye , ne tarafa
Meşayıh = Şeyhler
Muhib = Seven , sevgi besleyen
Mürid = Şeyhe bağlı derviş
Tapu = Huzur , makam , hazret
Vilayet = Tasavvufta sesli zikir yolu
Yalıganmak = Günahı bağışlanmak
-
--->: yunus emre divanları
Yar yüreğim yar gör ki neler var
Bu halk içinde bize güler var
Ko gülen gülsün Hak bizi bilsin
Gafil ne bilir Hakk’ı sever var
Bu yol uzaktır menzili çoktur
Geçidi yoktur derin sular var
Girdik bu yola aşk ile bile
Gurbetlik ile bizi salar var
Her kim merdane gelsin meydane
Kalmasın cana kimde hüner var
Gözleri giryan ciğeri biryan
Olmuşlar hayran divaneler var
Yunus sen bunda meydan isteme
Meydan içinde merdaneler var
Biryan = Yanmış , kızarmış
Divane = Perişan
Gafil = Gerçekten uzakta olan
Giryan = Ağlayan , ağlayıcı
Menzil = Konak , varılacak yer
Merdane = Yiğit , mert kişi
-
--->: yunus emre divanları
Aşıklar ortasında sofilik satmayalar
İhlas ile bu aşka riyayı katmayalar
Ya bildiğini eyit ya bir bilenden işit
Teslimlik ucunu tut sözü uzatmayalar
Kur’an kelamım dedi gönüle evim dedi
Gönül ev ıssın bilmez Adem’den tutmayalar
Gönül sındı buludu hem Hakk’a yakın idi
Yine dikerim diye bütünü yırtmayalar
Arif can verir duymaz yalancı mala kıymaz
Yalanıla gerçeği beraber tutmayalar
Kıymetin duyarısan neye değer iş bu dem
Erenlerin manasın almaza satmayalar
Miskin Adem yanıldı Uçmak’da buğday yedi
İşi Hak’dan bilenler şeytandan tutmayalar
Şirin hulklar eylegil tatlı sözler söylegil
Sohbetlerde Yunus’u hergiz unutmayalar
Eyit = Söyle , anlat
Hergiz = Her an
Issı = Sahibi
Şirin hulk = Güzel huy
Sınmak = Kırılmak
Uçmak = Cennet
-
--->: yunus emre divanları
Hakikatın manasın şerh ile bilmediler
Erenler bu dirliği riya dirilmediler
Hakikat bir denizdir şeriat tır gemisi
Çoklar gemiden çıkıp denize dalmadılar
Bular geldi tapuya şeriat tutdu durur
İçeri girübeni ne varın bilmediler
Şeriat oğlanları bahis dava kılarlar
Hakikat erenleri davaya kalmadılar
Dört kitabı şerh eden asidir hakikatte
Zira tefsir okuyup manasın bilmediler
Yunus ödünü sıdır bu yola geldin ise
Ödleri sıdmayanlar bu yola gelmediler
Asi = İsyan eden
Hakikat = Gerçek , Tasavvuf ta özün özü
Öd = Can
Sıdırmak = Kırdırmak
Şerh = Açıklama , anlatma
Etiketler: müslümanlar zamane yatlu oldu yunus emre şiir şerhi, yunus emre muslumanlar kim gormustur, dvn i aşik ynus emre