İBN KAYYIM EL-CEVZİYYE 1292'de Şam civarında dünyaya geldi İbh Teymiyye başta olmak üzere döneminin ünlü alimle-rinden dersler aldı Tefsir, usûl, kelâm, fıkıh ve nahiv ilimlerinde derin bilgi sahibi olan Cevziyye 1323'te vefat etmiştir Velud bir ilim adamı olan Cevziyye'nin 50'nin üzerinde eseri vardır
Eserlerinden bazıları: Zadu'İ-Mead, İ'lamu'l-Muvakkiin, İfea-setü'l-Lehfân, Hadi'l-Ervah, Medaricü's-Sâlİkîn (yayınevimiz ta-rafından yayma hazırlanmaktadır), Şerhu Esmai Hüsna, Fazlul-îlmi, EI-Fevâid
Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla, Yalnız Allah'dan Yardım Dileriz
Hamd, çok sabreden, şükredenlere nîmetiyle karşılık veren, çok yüce, çok büyük, herşeyi hakkıyla işiten, herşeyi kemaliyle gören, herşeyi lâyıkıyla bilen ve kudreti sonsuz Allah'a mah-sustur Mahlukatınm bütün işleri, O'nun dilemesine bağlıdır, Al-lah Teala kıyamet gününde çağrısını kabirde bulunanlara işit-tirir Bütün mahlükatın mukadderatını ve ecellerini takdir etmiş, onların geride bıraktıkları eseıleri, amelleri yazmış, onlar ara-sında maişetlerini ve mallarını taksim etmiş, onların hangisinin daha güzel amel ve harekette bulunacağını imtihan etmek için, ölümü ve hayatı yaratmıştır O, mutlak galibtir, çok yargılayı-cıdır, eşsiz kahır ve kudret sahibidir, her güçlük O'na kolaydır O, mevladır, ne güzel mevla ve ne güzel yardımcıdır O Gökler-de ve yerde ne varsa (hepsi) O'nu teşbih (ve tenzih) eder Mülk ve tasarruf O'na aittir Bütün hamd O'na mahsustur O, herşeye hakkıyla kadirdir Sîzi yaratan O'dur, öyle iken kiminiz kâfir, kiminiz mü'minsiniz Allah ne yaparsanız hakkıyla görücüdür Gökleri ve yeri hakk ile yaratmış, size suret vermiş, suretlerinize de güzellik bahsetmiştir Dönüş ancak O'nadır Allah, ne gizler-seniz ve ne açıklarsanız (hepsini) bilir Çünkü O, sinelerin özü-nü bile hakkıyla bilendir Ben şehadet ederim ki, Allah'tan baş-ka ilah yoktur O birdir O'nun ortağı ve benzeri yoktur O, or-tak ve yardımcı edinmekten münezzehtir Mahlukata benzemek-en münezzeh olduğu gibi, sapkınların dediğinden de münezzeh-ır- O'nun (benzeri olmak şöyle dursun), benzeri gibisi (dahi) yoktur O, hakkıyla işiten, kemaliyle görendir Ben şehadet ede-ı~ım ki, şüphesiz Muhammed (s a v ) O'nun kulu ve resulü, mah-u«atın hayırlısı ve seçkini, vahyin emini, Allah ile kullan ara-nda elçi, Allah'ı en iyi bilen ve O'ndan en çok korkan, ümme-e en iyi nasihat eden, Allah'ın hükmüne en çok sabreden ve un nimetlerine en çok şükreden ve Allah'a en yakın olandır, "ku Allah katında mevkii ve makamı en yüce ve en büyük
olan odur Allah katında en büyült şefaat sahibi odur Allah Tea-la onu, imana ve cennete davet etmek için göndermiştir Allah rızası için çalışmış, iyilikleri emretmiş, kötülüklerden nehyetmiş, Rabbinin elçisi oluşunu tebliğ etmiş, Allah'ın emrini apaçık bil-dirmiş, Allah'ın rızası uğrunda hiçbir kimsenin katlanamayaca-ğı meşakkatlara katlanmış ve Allah'ın rızasına ulaşmak için sa-bır ve şükür ile hakkıyla kaim olmuş, sabredenlerden hiç birinin ulaşamayacağı, -sabır makamı»nda sabit olmuştur Bütün şükre-denlerin erişemeyeceği «şükür derecesi-ne yükselmiştir Allah Teala, melekler, peygamberler ve bütün mü'minler onu methet-miştir Bundan dolayı Livâü'1-hamd ismindeki sancak yalnız ona tahsis edilmiştir Hz Adem (a s ) ve diğer bütün peygamberler, onun sancağı altında toplanacaktır Allah Teala, -hankUi, pey-gamberimize indirdiği Kur'an-ı Kerim'in başında zikretmiştir Tevrat ve İncil'de de bu böyledir Peygamberimiz vesilesiyle hi-dayete ermiş olanların cennetteki son duaları da Allah'a hamd etmek olacaktır
Allah Teala, peygamberimizin ümmetini yaratmadan önce onlara, «hamdedenler» ismini vermiştir Çünkü, onlar Allah Tea-la'ya bollukta ve darlıkta hamdederler Onlar bütün ümmetler-den önce cennete gireceklerdir Mahlukatın Üvâ'ül-hamd'e en ya-kın olanları, Allah'ı en çok hamdeden ve zikredenlerdir Nitekim onların makam itibariyle en yükseği, en çok sabreden ve şükre-denleridir Allah Teala, melekleri, peygamberleri ve bütün mü' minler ona cok selât (ve tekrim) ederler Çünkü Allah'ı birleyen O'nu tanıtan ve O'na davet eden odur [1] Sabrın Fazileti
Bu girişten sonra bilmiş ol ki, Allah Teala sabrı, tökezlemi-yen bir at, körlenmeyen bir kılıç, bozguna uğramayan bir ordu, yıkılamayan, hatta gedik bile açılamayan muhkem bir kale kıl-mıştır Sabır ile nusret (zafere ulaşma) iki kardeştir, bunlar bir anadan süt emmiş ve hiçbir zaman birbirinden ayrılmayacakla-rına dair yemin etmişlerdir
Zafere ulaşmak, sabırdan sonra gelir, ferahlık ve sevinç üzüntüden sonra gelir, güçlük ve sıkıntıdan sonra kolaylık ge-lir Sabır, sahibine silahsız ve hazırlıksız bir ordudan daha çok yardımcıdır Sabrın zaferdeki yeri, vücuddaki baş gibidir
Allah Teala kitabında sabredenlere karşılıksız mükafat ve-receğini vadetmiş ve bir ayet-i kerimesinde de, -Sabredin, çünkü
Allah sabredenlerle beraberdir » (Enfal/46) buyurmuştur Yani ey iman edenler! Sabredin çünkü Allah'ın hidayeti, yardımı, açık zaferi sabredenlerle beraberdir İşte, bu beraberlik sayesinde sabredenler, Allah'ın gizli ve açık nimetlerini, dünya ve ahiret hayrını kazanırlar Allah Teala, din işlerinde imam (rehber) ol-mayı, sabra ve yakîne bağlamış ve ayet-i kerimesinde, «İçlerin-den de sabır (ve sebat) ettikleri zaman emirlerimizle doğru yola sevkedecek imamlar (rehberler) tayin etmiştik ve onlar, ayetle-rimizi çok iyi biliyorlardı » buyurmuştur (Secde/24) Allah Tea-la sabrın, sabredenler için en hayırlı şey olduğunu yeminle te' kid ederek «Sabrederseniz, andolsun ki, bu tahammül edenler için elbet daha hayırlıdır » (Nahl/126) buyurmuştur Allah Teala sabır ve takva sahibine düşmanın —ne kadar güçlü ve kuvvetli olursa olsun— hilesinin zarar veremeyeceğini haber vererek şöyle buyurmaktadır, Eğer siz, sabreder de korunursanız, onla-rın hileleri size hiçbir zarar vermez Şüphesiz ki, Allah, ilmiyle' onların yaptıklarını kuşatmıştır » (Al-i İmran/120) Allah Teala, Yusuf (a s )'den haber verirken de şöyle buyuruyor, -Kim (AI-lah'dan) korkar ve sabrederse, bilsin ki, Allah iyilik edenlerin mükafatını zayi etmez » (Yusuf/90) Yusuf (a s ) bu ayet-i keri-mede sabır ve takvanın kendisini en yüksek makama ulaştırdı-ğını ve kurtuluşun, sabır ve takvaya bağlı olduğunu haber ver-mektedir Mü'minler de bu ayet-i kerimeden, kurtuluşun sabret-mekle ve Allah'ın emrini tutup yasaklarından sakınmakla müm-kün olabileceğini anlamışlardır Nitekim Allah Teala: -Ey iman edenler! sabr(u sebat) edin, (düşmanlarımızla) sabır yarışı edin (onlara galebe çalın, sınırlarda) nöbet beklesin, Bu sayede kur-tuluşu umabilirsiniz » E Al-i İmran/200) Allah Teala, sabredenleri sevdiğini haber vererek şöyle buyuruyor: -Allah sabredenleri sever (Al-i İmran/146) Bu ayet-i kerimede Allah'ın kendilerini sevmesini arzu edenler için, sabretmeye büyük bir teşvik vardır Allah Teala, sabredenleri üç ayetle-müjdeledi ki bunlardan her ehlinin birbirlerini çekemeyerek uğrunda kan dök-
tükleri dünyadan ve dünya malından daha hayırlıdır Allah Tea-a, şöyle buyuruyor, «Sabredenleri müjdele ki, onlar başlarına bela geldiği zaman, 'Biz Allah'ın (dünyada takdirine teslim °emMş k«'lan)yız ve biz (ahirette de) yine O'na döneceğiz* der-işte onlara Rablarmdan mağfiret ve rahmet vardır ve İşte " *a,hİdayete erenlerin ta kendileridir - (Bakara/155, 156, 157) mu h Teala- kullarına, din ve dünya hususunda başlarına bir e geldiği zaman sabır ve dua ile yardım dilemelerini tav-
siye ederek buyuruyor, «Hem sabır (ve sebat) ile hem namazla AHah'dan yardım isteyin, gerçi bu, nefislere pek ağır gelirse de (Allah'a) saygısı olan kimselere ağır gelmez » (Bakara/45) 
Allah Teala cenneti kazanan ve cehennemden kurtulanların ancak sabredenler olacaklarını beyan ederek, «İşte onlara bugün sabretmelerine karşılık mükafatlarını verdim Onlar murada erenlerin ta kendileridir » (Mü'minun/111) buyurmaktadır Yi-ne Allah Teala dünyadan ve nimetinden yüz çevirip sevabı ar-zulayanların ancak sabırlı mü'minler olduğunu haber vererek buyuruyor, «Kendilerine ilim verilenler de (şöyle) dedi: Yazık-lar olsun size Allah'ın sevabı iman ve iyi amel eden kimseler için daha hayırlıdır Buna da sabır (ve sebat) edenlerden başkası kavuşturulmaz » (Kasas/80) Yüıe Allah Teala kötülüğe iyilikle engel olduğu vakit, kötü kimsenin adeta yakın bir dost gibi ola-cağını haber vererek buyuruyor, «İyilikle kötülük bir olamaz Sen kötülüğü, en güzel olan hareketle önle! o vakit göreceksin ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse yakın bir dost gibi olacaktır » (FussiIet/34) İşte bu rütbeye ancak sabredenler ka-vuşturulur, ancak büyük nasip sahihleri kavuşturulur Yine Al-lah Teala yeminle te'kid ederek buyuruyor, «Asra (devre) yemin ederim ki, muhakkak insan ziyandadır Ancak iman edenlerle güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar, bir de birbirlerine hak-kı tavsiye, sabrı tavsiye edenler böyle değil » (Asr/1-3) İnsan-lar sağcılar ve solcular olmak üzere iki kısımdır Sabır ve mer-hameti tavsiye edenler, Allah'ın ayetlerinden istifade ederek iman edenler, sabredenler ve şükredenler sağcılardır İşte bu va-sıflarla sağcılar, solculardan ayrılmaktadır Mü'minlerin vasıf-larından en büyükleri sabır ile şükürdür Nitekim Allah Teala Kur'an'ı Kerim'in dört yerinde, «Şüphesiz ki, bunda çok sabre-den, çok şükreden kimse için ibretler vardır » (İbrahim/5, Lok-man/31, Sebe,V19, Şûra/33) buyurmuştur Allah Teala, mağfireti ve mükafatı iyi amel ile sabıra bağlamıştır Allah sabrı kime kolaylaştınrsa ona kolay gelir Nitekim Allah Teala, «Sabredip güzel amel (ve hareketler) de bulunanlar böyle değil, onlar için bir mağfiret ve büyük bir ecir vardır - (Hud/11) buyurmuştur
Allah Teala, sabretmenin ve suçları bağışlamanın, asla za-rar etmeyecek bir ticaret sahihlerinin azmedecekleri işlerden olduğunu haber vererek buyuruyor: «Her kim de- sabreder ve suç bağışlarsa, işte bu, azmedilecek işlerdendir » (Şûra/43)
Allah Teala hükmüne sabretmesini peygamberine emret-miş, peygamberinin sabrının ancak Allah'ın yardımıyla olacağı ve böylece bütün musibetlerin kolay olacağım haber vererek aşağıdaki ayetlerde şöyle buyurmuştur, «Rabbinin hükmüne sab-ret çünkü sen, bizim nezaretimizdesin » (Tur/48), «Sabret, senin sabrın da ancak Allah'ın yardımı iledir Ve onlara karşı mah-zun olma Yaptıkları hileden telaşa da düşme Gerçekten Allah, takva sahipleriyle ve iyilik edenlerle beraberdir (Nahl/127-128) Sabır, mü'minin bağlanmış olduğu bir iptir, ondan kurtulamaz, imanm dayandığı bir temeldir, sabrı olmayanın imanı yoktur, olsa da son derece zayifdır, böyle bir iman sahibi, Allah Tealaya tek taraflı ibadet edenlerdendir, eğer kendisine bir nayır doku-nursa ona gönlü yatar, eğer bir bela gelirse gerisin geriye dö-nüverir (mürted olur), dünyada da ahirette de hüsrana uğramış ve bunlardan ziyandan başka bir şey kazanamamıştır Mesud ve bahtiyar insanlar sabırları sayesinde en güzel maişeti elde etmişler, şükürleri sayesinde de en yüce makamlara yükselmiş-ler, sabır ile şükrün kanatları arasında na'im cennetlerine ulaş-mışlardır Bu, Allah'ın lutfudur, onu dilediğine verir Allah bü-yük fazl ve ihsan sahibidir
Kitabın Konusu SABIR İLE ŞÜKÜRDÜR Çünkü iman iki smıfdır, bir sınıfı sabır, diğer sınıfı ise şükürdür Buna göre, nasihati kabul eden kurtulmayı arzu eden ve saadete er-mek isteyen kimsenin sabır ile şükrü ihmal etmemesi, bu iki yol-dan aynlmamasi, kıyamet gününde Allah Teala'nın onu iki fır-kadan (biri cennetlik, diğeri cehennemlik) hayırlı olanı ile be-raber kılması için bu ikisi ile Allah'a gitmesi gerekir
Bu kitap, sabırla şükürü açıklamak için yazılmıştır, çünkü dünya ve ahiretin saadeti bu ikisine bağlıdır O halde her müslüman bu kitaba sımsıkı sarılmalı ve devamlı okumalıdır Zira kitap okuyucusunu faydalandırır, üzüntülüğü teselli eder, tembelleri harekete geçirir, çalışkanları daha çok gayrete getirir kitap, asıl konusu olan sabır ile şükürden başka, Kur'an-ıerinVirı tefsirinden en güzel nükteleri (herkesin anhyamaya-
cağı ince manaları), senedleriyle Hadis-i şerifleri, selef-i salihinın eserlerini, delilleriyle açıklanmış güzel fıkıh meselelerindqgru yolda dikkatle gitmeyi de içine almıştır Bunlar, akıl verSahîPlerİne gİZİİ değiIdir- Yine bu kitapda sabrın kısımları, den Sebep ve neviIeri zikredilmiş, şükreden zengin ile sabre-dak- i irde" hangisinin daha faziletli ve üstün olduğu konusun-katrtışma Çözümlenmiştir Yine bu kitapta, dünyanın haki-buV h Tealanm- Resulünün ve selef-i salihinin misallerle Ufıyayı anlatmaları, bu misallerin gerçeğe uygun olması,bu dünyadan övülenler ve yerilenler, Allah'a yaklaştıran ve uzaklaştıranlar bu dünya sebebiyle bedbaht olanın nasıl bed baht olduğu mutlu olanın da nasıl mutlu olduğu zikredilmiş ve hiçbir kitapta bulunmayan bir çok faydalı meseleler anlatılmış-tır Bu, Allah Teala'nın kuluna bir ihsanı ve bağışlarından bir bağışıdır Bu kitap hükümdarlar ve emirlerin, zenginler ve fa-kirlerin sufiler ve fakihlerin vs istifade edeceği bir kitaptır Zi-ra bu kitap, yolcuya arkadaş olur, çalışanı maksadına ulaştırır, fakirin azığı, iflas etmiş olana güç verir (Müellif tevazu göste-rerek diyor ki), her ne kadar kendim hasta isem de, bu kitabım-da insanları hastalıktan korumaya çalıştım, kendim kullanama-dıysam da ilacını açıkladım, ben, ekrem-ül-ekremin ve erham-ür-rahimin olan Allah Teala'dan, mü'min kullarına nasihat et-mem sebebiyle günahlarımı affetmesini umarım Bu kitaptaki doğru olanlar Bir olan, kendisinden yardım istenilen Allah'dan-dır Hatalar ise benden ve şeytandandır Çünkü Allah Teala ve Resulü hatalardan beridir îşte bu, sana küçük bir kitabımdır, sana sunulan bir hediyemdir Bu kitabın faydası okuyucusuna, zararı ise banadır Bakire düşünceler sana takdim edilmekte-dir Eğer sen bu fikirleri iyi bulursan mutlu olursun, eğer bu düşünceleri iyi bulmazsan istifade edemezsin Bu kitabı yirmi altı bölüm ve bir hatimeden meydana getirdim [2] [1] İbn Kayyım El-Cevziyye, Sabredenler Ve Şükredenler, İnsan Yayınları: 7-8 [2] İbn Kayyım El-Cevziyye, Sabredenler Ve Şükredenler, İnsan Yayınları: 8-12 |