Mumsema islam Arsivi

Geri git   Mumsema islam Arsivi > Peygamber Kıssaları & Hikayeler > Dini Hikayeler & Nükteler > Dini Hikayeler

Forum Alev


Hayat Hanım ile Kaim Bey ile ilgili Benzer Konular
224 Kez Görüntülendi

Karma Hayat Karmaşa Hayat
Mars Gezegeni'nde hayat olup olmadığı araştırılıyor. Marsta hayat varmı?
Hanım Hanım Bi kEdi
Sıkıntılı Hayat veya Gülistanlık İçinde Hayat
Mütevazı hayat mı hayırlı, müsrif hayat mı?
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 22-10-2008   #1
mum
 
Standart Hayat Hanım ile Kaim Bey


Hayat Hanım ile Kaim Bey Mumsema İslam Arşivi Hayat Hanım ile Kaim Bey
Hayat Hanım ile Kaim Bey
Hayat Hanım ile Kaim Bey


DAHA DÜN GİBİYDİ Kaim Bey’le karşılaşmaları. İki derenin birleşmesi gibi birleşivermişti hayatları. Derelerin nasıl elinde değildiyse bu vuslat, her şeye inat visale ermişti Hayat ile Kaim. Beraber akmışlardı hayatın içinden. Yokuşlar da vardı, inişler de, düzler de. Kaim Bey şefkatli bir adamdı, hem de dağ gibiydi Hayat için. Sırtını yasladığı, zor zamanlarında hep yanında olan.
Hayat’la Kaim çok severlerdi birbirlerini. Hayat, “hayatım seninle kaim” diye seslenirdi. Fazla mı güvenip dayanıyordu Kaim’e? Kaim ki fani olan bütün yaratılmışlar gibi acizdi hem de. Bir insan hayatı daim ve de kaim kılabilir miydi? Elbette yapamazdı. Hayatı kim vermişse devam ettiren de O’ydu. Bir insanın kalbini ancak Rabbi bilirdi. İnsan ancak Rabbine dayanırsa, güvenirse mutlu olurdu şu fani dünyada. Bütün bunları düşününce kendine kızar tövbe ederdi. Ama insan bu; nisyanla malûldü. Hemen unutuverir tövbesini, yine yaslanıverirdi Kaim’e.
Kaim hiç üzmez miydi Hayat’ı? Çook… Ama Hayat hemen affediverirdi. Bütün latifeleriyle yine dönerdi Kaim’ine.
Hayat bu inişli çıkışlıydı işte.. “Hayat imtihanla geçiyor” bir şarkının sözlerinde rastlamıştı, kendi imtihanlarını düşündürtmüştü şarkı Hayat’a. Nicesiyle sınanmıştı. Kaim’le de. Ki zaten bir sınav değil miydi insan için eşler, çocuklar ve dahi mallar, Yüce Kelam’da bildirilen.
Hayat hastaydı. Hastalıkla imtihanı ağırdı. Ama O’nu üzen hasta oluşundan ziyade Kaim Bey’in halleriydi. Hastalık dünyalarına gireli beri, o sevdiği, dayandığı adam gitmiş, yerine kendisiyle ilgilenmeyen bir adam gelmişti. Konuşamıyorlardı eskisi gibi. Hayat yalnızdı evde, hastanede. Akşamları sofrada çocuklarıyla mahzun kalıyorlardı. Neler oluyordu? Başkalarından duymuştu: Aileden biri hasta olunca, yakınları bir yabancılaşma yaşıyor, ziyaret bile edemiyorlardı. Donuyordu sanki yürekleri, hastaya birşey diyemez oluyordu dilleri. Kaim Bey Hayat’ın hasta olduğunu duyunca çok üzülmüş ve ne yapacağını bilemez olmuştu. Bu durum uzaklaşmasına sebep olmuş, Hayat’ı da üzmüştü.
Hayat’ı kaybetmekten ölesiye korkuyor ama birşey de gelmiyordu elinden. Tıpkı anacığının kaybında olduğu gibi. “Çocuklukta alınan yaralar mevsimler gibi kendilerini tekrar ederler.” Bir dergide okumuştu bu sözü. Doğruydu, Kaim’in yaraları da depreşmişti yeniden. Hayat’ın da annesi gibi gideceği fikri tersyüz ediyordu Kaim’i.
Bütün bu yaşananlar bomba olup patlamıştı da savuruvermişti onları. Fitne, sınanma buydu işte. Nasıl çıkacaklardı işin içinden? Hayat’a hep doğruyu tarif eden Kaim sürükleniyorken yanlışa doğru, Hayat bir karar verdi: Çekip alacaktı Kaim’i düştüğü kuyudan. Nasıl yapacaksa yapacaktı bunu. Konuştu dili döndüğünce, gitmesin yürüdüğü yanlışta diye. Fakat Kaim dinlemiyordu. Olsun; yine de vazgeçmeyecekti. Kurtaracaktı Kaim’ini. Kaim dinlemedikçe, üzüldü. Üzüldükçe, kızgınlığı arttı. Kızgınlık arttıkça, aralarındaki ilişki iyice bozuldu. Artık Hayat, “hayatım seninle kaim” diyemiyordu.
DERENİN ortasındaki taşın büyüklüğü nisbetinde dere iki kola ayrılıp taşı geçer ya. Hayat ile Kaim de öyleydi şimdi. Çözülüvermişti elleri. Bu fitneyle sanki ikiye ayrılmıştı hayatları, hayatta akışları.
Hayat imtihanını düşünürken, bir şeyi farketti: Kaim bey kendisi karar vermedikçe yanlışıyla yüzleşemeyecekti. Peki Hayat ne yapıyordu? Tutup yakasından Kaim’i oradan çıkarmaya çalışıyordu. Niye? Memnun değildi yaşananlardan. İstiyordu ki, hayat çizgileri kendi arzuları doğrultusunda gitsin. Hayat ve Kaim üzülmesin. Pürüzler yaşanmasın.
Birden anladı ki, kendini Kaim’in tanrısı gibi görüyordu. Evirip çeviren. Bir zamanlar Kaim’e verdiği rolü kendisi icra ediyordu Kaim’in üzerinde. “Estağfirullah” dedi. “Ne yapıyorum ben? Nasıl bir yanlışa sürüklemiş nefsim beni? Rabbim döndür beni bu yoldan. Nefsimin firavunlaşmasından kurtar beni!” diyerek huzura durdu Hayat. Kaim’in ilgisizliğinden şikayet ederken, şefkatini beklerken, şefkati Kaim’den bildiğinin farkına varamamıştı. Değildi işte! Kaim şefkat ediyor olsaydı, yaşanır mıydı bunlar? “Elhamdülillah” dedi. Asıl şefkat edeni, hayatı vereni, ve hayatı devam ettireni bulmuştu. Kaim bey ismi gibi kaim değildi. Kendinin bile sahibi değildi. Nihayet anlamıştı Hayat.
İmtihan devam ediyordu. Hayat’ın farkındalığının artmasıyla kolay eylenmişti imtihanı kendisine. Kaim de artık dönmeye başlamıştı yanlışından. Hayat memnundu hayatından. Derken, hastalığının son safhasına geldiğini öğrendi. Ne kadar ömrü kalmıştı bilmiyordu. Ama şunu farketmişti ki, yaşadığı son şeylerle temizleniyordu Hayat. Zorluklarla, sınanmalarla sanki manen tertemiz kılınıyordu. Kışa gelmişti Hayat’ın ömrü. Pencereden bakıyordu. Ağaçları gördü. Ağaçlar da yapraklarını dökmüşlerdi. Tıpkı saçları kirpikleri dökülen Hayat gibi. Pencerenin önündeki incir ağacına benzetti halini. Yapraksız, çıplak, soğukta... Aklına o türkü takıldı incir ağacını görünce:
Hastane önünde incir ağacı / Doktor bulmadı bana ilacı.

DEVAM EDEMEDİ. Gözyaşları inci gibi dökülüverdi. Boğazı kurudu birden. Dudaklarından sessiz duaları döküldü: “Rabbim, nasıl kıştan sonra baharı verirsin. Benim de kışımı bahara döndür. Üşümemi Sana dönmeme, Senin rahmetinden ümit etme sıcaklığına çevir. İçim ısınsın ümidinle. Dünyam aydınlansın rahmetinle. Ben Senin rahmetinin ve katından göndereceğin hayrın fakiriyim. Üşümem o yüzden. Musibetimi rahmete kalb et. Sen ki kalpleri evirip çevirirsin. Kalbimi Sana çevir. Kalbimi ve aklımı nurunla ihya eyle, tenvir et, irşad et, hidayet et. Senden başka sığınacak, sığınıp ısınacak kimsesi olmayan kuluna merhamet et.”
Kaim bey girdi odaya. Farketmemişti Hayat Kaim’in girdiğini. Geldi. Karısının belinden sarılıverdi. Beraber seyrettiler kışı ve şehri. Sanki içinden geçenleri okuyordu Kaim. Sessiz dualarına “amin” diyordu. İçinden geçenleri okudukça da daha sıkı sarılıyordu Hayat’a.
Gün akşamlıdır, hemen akşama devriliverir koca gün. Hayatın da akşamı geliverdi. Onca ömür, yaşanmışlıklar bitiverdi. Acıları da, sevinçleri de, imtihanları da. Kaim bey Hayat hanımı ölüm kardeşinin kucağına verdi büyük bir teslimiyetle. Ta ki Hayat hanım gözlerini sonsuzluk aleminde açabilsin, yoluna devam edebilsin diye. Evet, hayat ve ölüm kardeştir demişti Yüce Peygamber (a.s.m.). Kaim Bey de Hayat’ını ölüm kardeşe teslim etmişti.
S:Demirci

 

mum isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 22-10-2008   #2
 
Standart --->: Hayat Hanım ile Kaim Bey


harika paylasimdi Allah razi olsunrabbim hayirli hayirhah esler nasip etsin kimsyei esiyle imtihan etmesin edersede sabrini versin insallah

 

hasene isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 22-10-2008   #3
 
Standart --->: Hayat Hanım ile Kaim Bey


“Rabbim, nasıl kıştan sonra baharı verirsin Benim de kışımı bahara döndür Üşümemi Sana dönmeme, Senin rahmetinden ümit etme sıcaklığına çevir İçim ısınsın ümidinle Dünyam aydınlansın rahmetinle Ben Senin rahmetinin ve katından göndereceğin hayrın fakiriyim Üşümem o yüzden Musibetimi rahmete kalb et Sen ki kalpleri evirip çevirirsin Kalbimi Sana çevir Kalbimi ve aklımı nurunla ihya eyle, tenvir et, irşad et, hidayet et Senden başka sığınacak, sığınıp ısınacak kimsesi olmayan kuluna merhamet et


amin amin amin

çok duygulandım, Allah razı olsun

 

BouGie isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 15-03-2010   #4
 
Standart --->: Hayat Hanım ile Kaim Bey


Alıntı:
“Rabbim, nasıl kıştan sonra baharı verirsin Benim de kışımı bahara döndür Üşümemi Sana dönmeme, Senin rahmetinden ümit etme sıcaklığına çevir İçim ısınsın ümidinle Dünyam aydınlansın rahmetinle Ben Senin rahmetinin ve katından göndereceğin hayrın fakiriyim Üşümem o yüzden Musibetimi rahmete kalb et Sen ki kalpleri evirip çevirirsin Kalbimi Sana çevir Kalbimi ve aklımı nurunla ihya eyle, tenvir et, irşad et, hidayet et Senden başka sığınacak, sığınıp ısınacak kimsesi olmayan kuluna merhamet et
Çok güzel paylaşım ve harika bir dua

Allah cc razı olsun

 

DZALBAY isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 15-03-2010   #5
 
Standart --->: Hayat Hanım ile Kaim Bey


Alıntı:
“Rabbim, nasıl kıştan sonra baharı verirsin Benim de kışımı bahara döndür Üşümemi Sana dönmeme, Senin rahmetinden ümit etme sıcaklığına çevir İçim ısınsın ümidinle Dünyam aydınlansın rahmetinle Ben Senin rahmetinin ve katından göndereceğin hayrın fakiriyim Üşümem o yüzden Musibetimi rahmete kalb et Sen ki kalpleri evirip çevirirsin Kalbimi Sana çevir Kalbimi ve aklımı nurunla ihya eyle, tenvir et, irşad et, hidayet et Senden başka sığınacak, sığınıp ısınacak kimsesi olmayan kuluna merhamet et
rabbim bizlerde merhamet eyle ne güzel bir dua
Allah cc razı olsun hocam

 

meryemgül1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 15-03-2010   #6
 
Standart --->: Hayat Hanım ile Kaim Bey


[QUOTE]Birden anladı ki, kendini Kaim’in tanrısı gibi görüyordu Evirip çeviren Bir zamanlar Kaim’e verdiği rolü kendisi icra ediyordu Kaim’in üzerinde “Estağfirullah” dedi “Ne yapıyorum ben? Nasıl bir yanlışa sürüklemiş nefsim beni? Rabbim döndür beni bu yoldan Nefsimin firavunlaşmasından kurtar beni!” diyerek huzura durdu Hayat Kaim’in ilgisizliğinden şikayet ederken, şefkatini beklerken, şefkati Kaim’den bildiğinin farkına varamamıştı Değildi işte! Kaim şefkat ediyor olsaydı, yaşanır mıydı bunlar? “Elhamdülillah” dedi Asıl şefkat edeni, hayatı vereni, ve hayatı devam ettireni bulmuştu Kaim bey ismi gibi kaim değildi Kendinin bile sahibi değildi Nihayet anlamıştı Hayat[/QUOTE]

Çok güzel bir paylaşımdı, emeğinize sağlık hocam

 

Arsoy isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
HİÇ Hayallerİnİzden Sifir Aldiniz Mi ? | Niçin kabul etmiyormuş?

Konu Araçları


Hayat Hanım ile Kaim Bey ile ilgili Benzer Konular
224 Kez Görüntülendi

Karma Hayat Karmaşa Hayat
Mars Gezegeni'nde hayat olup olmadığı araştırılıyor. Marsta hayat varmı?
Hanım Hanım Bi kEdi
Sıkıntılı Hayat veya Gülistanlık İçinde Hayat
Mütevazı hayat mı hayırlı, müsrif hayat mı?

Powered by vBulletin® Version 3.6.11 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forumacil | Forumalev | Dantel | Rüyatadı | Mumine | Örgü | Netalemi | Google | Şiirler | Örgüler | Kalite | indir | validator.w3 |

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385