Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Dini, Güzel Yazılar / Makaleler / Şiirler
> Dini, Güzel Yazılar / Makaleler
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et SiteMap

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 05-10-2007   #1
Bilgiler
Özel Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: May 2007
Mesaj: 27
İtibar
Tecrübe Puanı: 1
Rep Puanı : 182
Rep Derecesi :
Hasan ... hakkında olaganüstü bir havası var.Hasan ... hakkında olaganüstü bir havası var.
Hasan RSS Feed
Standart Sohbet Adabı



SOHBET ADABI

Sohbet kelimesinin lügat karşılığı, karşılıklı konuşmaktır Fakat bu kelime, fiilî konuşmanın ötesinde bir manaya sahiptir Sohbet, bir olmak, beraber olmaktır Arkadaş, dost olmaktır İrşad etmek, nasihat etmektir Yani sohbet, ayrıca kalbin bir fiilidir ve kalpten kalbe irtibatı da sağlar Şüphesiz böyle bir irtibat, sağlıklı sonuç verirse anlamlıdır Bunun için de sohbetin uyulması gereken bir adabı, kuralları var Hem sohbet edenler, hem dinleyenler için

Sohbet için bir araya gelen topluluk, rastgele toplanmış, şuursuz, gayesiz, sıradan bir topluluk değildir Aksine duygu ve düşünce birliği taşıyan, birbirlerinin sevinç ve kederlerine ortak olan, gözünü Allah rızasına dikmiş, yüce hedefli bir topluluktur Bu topluluğun sohbeti, dostluğu, “kişi sevdiğiyle beraberdir” (Buharî) hadis-i şerifinin sırrınca, öldükten sonra berzah aleminde ve cennette de devam eder

Sohbetle sahabi oldular

Kur'an-ı Kerim'de, Allah Rasulü sav'in cemaatine, bir gaye etrafında toplanıp sohbet edenler manasına gelen “ashab” kelimesiyle hitap edilmiş, Efendimiz sav de kendisini görüp, sohbetine katılan müminlere “ashabım” demiştir Hz Peygamber sav Efendimiz, mübarek hali, sözleri ve nazarlarıyla ashabını etkilemiş, onları sohbetle yetiştirmiştir Kısa bir süre O'nun sohbetinde bulunmak, senelerce seyr u sülukla elde edilemeyecek mertebelere ulaşmaya vesile olmuştur Efendimiz sav'den feyz almak isteyen Suffe Ashabı, gece gündüz Mescid-i Nebevî'de kalmışlardır

Tasavvuf erbabının sohbeti de böyle bir sohbettir Onlar, irşad olmak için kâmil mürşidin sohbetine giderler Kâmil mürşidler de onlara sohbet eder, ama bu sohbet çoğu kez sözle değil halle olur İlim ve marifetin zirvesinde olan bu mübarek zatların yaptıkları sohbet, mesafe tanımaksızın hükmünü icra eder Mıknatısın demiri çektiği gibi, dünyanın dört bir tarafından onların sessiz davetine koşan insanlar ıslah olup, hayata bakışları tamamen değişmiş olarak geri dönerler Kâmil mürşidden aldıkları feyiz ve bereketle de kendi aralarında sohbete devam ederler

Sohbet ile vaazın farkı

Dinî hakikatleri tesirli bir üslupla anlatma, cemaati kötülükten uzaklaştırıp iyiliğe sevk etmede vaaz ve sohbetin hedefi müşterektir Fakat sohbette vaazdan farklı bir takım hususiyetler vardır Bu hususiyetlerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

Sohbette sözlü eğitim ve öğretimin yanı sıra, hal eğitimi ve manevi yansıma da vardır Kâmil insanların lafızları kadar nazarları ve halleri de son derece etkilidir Sohbet vesilesiyle, onların ilâhi muhabbet ve marifetle dolu gönüllerinden ortaya çıkan üstün hal ve sıfatlar manen cemaate akseder Çoğu zaman salikler bu tesiri lâtifelerinde açıkça hissederler Böylece irşadın tesiri açıkça görülür

Sohbette belirli bir metod dahilinde Allah'a ulaşmanın en sağlam ve en kısa yolu anlatılır Bunun için daha ziyade nefs, zikir, rabıta gibi tasavvufî konular üzerinde durulur

Ayet ve hadislerin yanı sıra, büyüklerin menkıbelerinin anlatılmasına önem verilir Böylece muhabbet artar, ibret alınır ve anlatılanlar güzel örnekler olarak hatırda kalır

Sohbette, ayet ve hadislerin zahir manalarının yanı sıra iş'arî manalara da yer verilir Böylece dinleyenler tasavvuf alimlerinin Kur'an ve Sünnet'ten çıkardıkları gayet ince ve lâtif hikmetlerle, geniş bir tefekkür ufkuna yükselirler

Sohbet vesilesiyle cemaat birbirinden görerek, yaşayarak, edep, erkân öğrenir Dinî nezaket, sevgi, şefkat, hizmet, fedakârlık gibi olgun ahlâkî özellikleri içine sindirir Kardeşlik duygusu pekişir

Sohbet erbabının ilmî seviyesi

İnsanlara Allah yolunu gösterip, onları hak ve hakikate davet edecek olan sohbet erbabı, önce kendisini iyi yetiştirmelidir Dinî tahsil görmemiş olsa bile, kitap, dergi gibi, ama doğru şeyler söyleyen metinler okuyarak kendini yetiştirmelidir Bu sadece sohbet eden için değil, herkes için gereklidir Özellikle akaid ilmi çok iyi öğrenilmelidir Aksi halde din adına başkalarına bir şeyler anlatayım derken, hem kendisinin hem muhataplarının imanı tehlikeye girebilir

Bundan başka Arapça bilmese bile, Kur'an-ı Kerim'i düzgün bir şekilde mahreciyle okuyabilecek durumda olmalı, fıkıh ilmini asgari seviyede de olsa bilmelidir Bunlar aslında farz-ı ayın olan ilimlerdir Her müslümanın bilmesi gerekir

Tasavvufa gönül vermiş bir sohbet erbabının, tefsir, hadis, siyer, İslâm tarihi ile ilgili eserleri okuması; felsefe, mantık, sosyoloji, edebiyat gibi ilimlerden haberdar olması da faydalı olacaktır Hususen tasavvufla ilgili belli başlı kaynak eserlerden hiç değilse birkaçını bitirmiş olmalıdır Böylece kendi meselelerini kolaylıkla anlayacak ve anlatabilecek bir seviyeye ulaşmış olur

Hiç mektep-medrese bitirmeyen fakat düzenli olarak okuyan, sohbet dinleyen bir salik, ameli de ihmal etmemek kaydıyla, bir zaman sonra ilmî sohbetler yapmayı başarabilir Seyr u süluk hususunda da gayretli olursa, ondan gayet şevkli ve muhabbetli sohbetler zuhur eder Tahsil edilen ilim, ilâhi marifete, gönülde Allah sevgisini tutuşturmaya ve O'ndan korkmaya vesile oluyorsa gayesine ulaşmış demektir Aksi halde, Kur'an'ın ifadesiyle “kitap yüklü merkep” olmaktan öteye geçilemez

Sohbete hazırlık

Sohbet erbabı, İslâm'ın yüce hakikatlerini tebliğ etmekte ve aslında Allah ve Rasulü adına konuşmaktadır Bu sebeple ağızdan çıkan her kelimeye dikkat etmelidir Sözlerini Kur'an, Sünnet veya muteber Ehl-i Sünnet alimlerinin, sufilerin içtihatlarına dayandırmalı, kendi şahsi fikrine göre konuşmamalıdır Herhangi bir konu etrafında hazırlık yaparken muteber kaynaklar seçmeli, aynı konuyu birkaç kaynaktan araştırmalı ve notlar almalıdır Dinleyenler arasında tartışmaya, fitneye yol açabilecek mevzularda, iyice tetkik edip düşünmeden konuşmamalıdır

Hatip, sohbet esnasında kullanmak üzere şu unsurlardan faydalanır:

Ayet ve hadis: Anlattığı konuyla ilgili ayet(ler) varsa bir veya birkaç tane nakletmeli ve bunları da yerinde ifade etmelidir Ayrıca hadislerden de birkaç örnek nakletmelidir Ancak mevzu (uydurma) hadislerden şiddetle kaçınmalı, sufi alimlerin sözlerini de hadislerle karıştırmamalıdır Arapça bilmiyorsa, muteber meal ve hadis kitaplarından, tefsirlerden istifade etmelidir

Menkıbe: Sohbet esnasında menkıbe anlatarak konuya gerçek hayattan örnekler vermelidir Menkıbeler, muhabbetin temini ve manevi bir atmosferin oluşması için faydalıdır Kur'an ve Sünnet'te bu metod kullanılmış, geçmiş peygamberler ve ümmetlere dair birçok kıssa anlatılmıştır

Edebi eserler: Bostan ve Gülistan, Baharistan, Mesnevî gibi hikmet dolu eserlerde geçen hikayeler hitabet malzemesi olarak kullanılabilir Dinî, hikmetli, ahlâkî ve tasavvufî şiirler de faydalıdır Şiirler hatibe ilham, dinleyenlere heyecan kaynağı olur Fakat sohbetteki lâtife, hikaye ve şiirler yerli yerince ve yeterince olmalıdır

Şahsi tecrübeler: Hatip kendini açıkça veya ima ile metheden beyanlardan kaçınmak şartıyla, bizzat yaşadığı tecrübelerden ve müşahedelerden cemaatine bahsedebilir

Güncel konular: Hatip, zamanın mühim hadiselerinden, yaşanan hayattan habersiz kalamaz Aksi takdirde yaşanan gerçeklerle uyuşmayan, yol gösterici olmayan sözler sarfeder ki, bu da insanların işini zorlaştırmaktan başka bir şeye yaramaz

Görsel anlatım: Yeri geldiği zaman meselenin daha iyi anlaşılması için hatip, konuyu basit şekil ve grafiklerle izah etmeli, gerekiyorsa teknik imkanlardan da istifade etmelidir

Bir defasında Hz Peygamber sav de yerde doğru ve kalın bir hat çizmiş ve “işte Allah'ın yolu budur” buyurmuşlardır Sonra bu yolun sağını ve solunu eğik olarak kesen birçok çizgiler çizmiş, “bunlar da şeytanın yollarıdır, her yol ayrımına bir şeytan oturmuş insanları kendi yoluna davet ediyor” buyurmuşlardır (Ahmed b Hanbel)

Sohbete manevi hazırlık

Sohbet ve irşad erbabı olan hatip, her şeyden önce samimi olmalı, anlattıklarını yaşama gayreti içinde bulunmalıdır Samimiyet olmazsa, anlatmadaki debdebe ve ihtişam hiçbir fayda vermez Geçmişte ve günümüzde ateşli konuşan nice hatipler vardır ki, yaşayışları bozuk olduğu için insanlara tesir edememişlerdir

Kur'an-ı Kerim'de Şuayb Aleyhisselam'ın ağzından şu ifade nakledilir: “Ben sizi men ettiğim şeyde size muhalefet etmek istemiyorum” (Hûd, 88) Başkalarına haramdır dediği şeyi irtikap etmeyi düşünen, farzdır dediği ibadeti yapmayan bir kimsenin sözlerinin tesir etmesi mümkün değildir

Sohbet erbabı, vird ve nafile ibadetlerle, yakınlık ve mana derinliği elde etmeye, kalbinin Allahu Tealâ'ya dönmesine gayret etmelidir Hata ve günah işlediği zaman tövbe etmeli, himmet isteyip sağlam bir irtibatla sohbete başlamalıdır

Hiç şüphesiz, kemale ermeyen bir salik halen nefis erbabıdır Nefsin bütün hile ve desiselerinden kurtulması zordur Fakat muhakkak niyetini Allah için tutmaya gayret etmelidir Gurur, kibir ve çalımla hareket eden bir kimse belki her şey olabilir, fakat Allah dostu ve irşad erbabı olamaz O yüzden sohbet ettiği insanların en günahkârını dahi kendisinden üstün bilmeli, onların kurtuluşa daha yakın olduğunu düşünmelidir

Ayrıca sohbet veya irşad maksadıyla bir yere giden sufi, yaptığı kudsi hizmet karşılığında hiçbir ücret kabul etmemelidir Zira kabul edilen her türlü ücret, ihlâs ve samimiyete gölge düşürür İhlâs ve samimiyet zarar gördüğü zaman da yapılan sohbet veya irşadın tesiri kırılır Hususi muamele beklemek, kendisine karşı saygılı olunmasını istemek, yaptığı işten dolayı manevi haz ve zevkler beklemek de birer ücrettir; ihlâsı bozar

Kur'an-ı Kerim'de bütün peygamberlerin dilinden nakledilen şu ayete kulak vermeli ve ahirette alacağı büyük mükafatı, dünyevi bir menfaat karşılığında satmamalıdır: “Ben sizden bir ücret beklemiyorum Benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir” (Şuarâ, 109)

Sohbet ederken

Sohbet esnasında şu hususlara dikkat etmek gerekir:

Dil: Herkesin anlayacağı bir dille konuşmalı, şair ve ediplerce güzelleştirilen sade ve basit bir dil kullanmalıdır Ana dilde karşılığı bulunan Arapça, Farsça kelime ve terkipleri kullanmak doğru olmaz Bugünün insanları bu dili anlayamayabilir Bununla birlikte, din ilminin terim ve deyimlerini olduğu gibi muhafaza etmek gerekir Farz, vacip, helal, mekruh, inşallah, fena, beka, cezbe gibi dinî lisandan sayılan kelimelerin kullanılması, ortak bir dilin oluşup korunması için şarttır Bunlar olmadan dini anlayabilmek ve anlatabilmek mümkün değildir Gerektiğinde açıklaması yapılır, fakat başka bir dile çevrilmez

Üslup: Hatip, akıcı, cazip, etkili ve anlaşılır bir ifadeyle cemaate hitap etmelidir Konuşmalarında fesahat (mana ve ahenk mükemmeliği) ve belagata (düzgün ve tesirli ifade) önem vermelidir Hadis-i şerifte, “Şüphesiz ki, sihir tesiri yapan hitabet tarzı vardır” (Buharî) buyurulmuştur

Hatip, hitabetiyle cemaati duygulandıran, coşturan, kendinden geçiren kimsedir Konuşmayı yaşar, konuşmanın mevzusu olan havaya kendisini kaptırır, ağzından çıkan her kelime, kalbinde yaşadığı hislerin bir parçası olur Duygular kelimelere o kadar tesir eder ki, lafız kaybolur, yerini mana alır Ateşe sokulan demirin kızıllaştığı gibi, hatibin dilinde de sesler heyecan halini alır

Sohbet erbabı, dinleyenlere bir nevi cennet hayatını yaşatan, onları manevi, uhrevi bir havaya sokan kimsedir Böylesine halisane ve içten yapılan bir sohbet, büyüklerin nisbetini de celbeder ve ruhani bir derinliğe geçilir Hz Hanzele ra, Rasulullah sav Efendimiz'e, “Ya Rasulallah, yanında bulunduğumuz zaman bize cennet ve cehennemden bahsediyorsun, bunları gözümüzle görüyor gibi oluyoruz Huzurundan ayrıldıktan sonra, eş, dost ve evlatlarımızla uğraşıyor ve bunların çoğunu unutuyoruz” demiş, Hz Rasulullah sav de şöyle cevap vermiştir: “Vallahi buradaki halinizi muhafaza etseniz, melekler gelir, yataklarınızda iken ve yolda yürürken sizinle musafaha ederlerdi Fakat ey Hanzele, bu duygular zaman zaman olur” (Müslim)

Ses ve metod: Sohbet erbabı, sesini anlattığı mevzunun akışına bırakmalı, gereksiz yere sesini yükseltmemelidir Tane tane konuşmaya itina göstermeli, önemli kelime ve mevzuların üzerinde durarak dikkatleri o noktaya toplamalıdır

Konuya dikkat çekmek için, bazen cemaate soru sorulmasında fayda vardır Bu metodu Hz Peygamber sav Efendimiz sıkça uygulamıştır Öğreteceği hususu açıklamadan evvel önce cemaate sormuş, onların zihinlerini hazırlayıp, dikkatlerini çektikten sonra, sorduğu sorunun cevabını kendisi vermiştir

Sohbet erbabı, konuşurken ne kadar hisli ve heyecanlı mevzu anlatırsa anlatsın, akıl, mantık ve gerçeklerden uzaklaşmamalıdır Hitab ettiği kitlenin anlayış seviyelerinin altında kalmamaya gayret ettiği gibi üstüne de çıkmamalıdır İlme ters düşmeyip, her seviyeden insanın rahatlıkla anlayıp istifade edeceği tarzda konuşmalıdır Yapılan konuşmalarda cennetten, Allahu Tealâ'nın af ve rahmetinden bahsedildiği gibi, cehennemden ve azaptan da bahsederek, ümit ve korku dengelenmelidir

Ayrıca, hiç unutmamak gerekir ki, dinimiz itidal dinidir Sohbette de itidal gerekir Sohbette aşırılık, ölçüyü kaçırmak da, istenen faydanın elde edilmesini engeller, aksine konuların cazibesinin, tesirinin kaybolmasına sebep olur

Sohbet, müslümanların kalplerinin birbirine bağlanıp, feyzden, rahmetten faydalanmaları için önemli bir usüldür Bu nedenle, hem sohbet edenlerin, hem dinleyenlerin, edebine, adabına riayet ederek, sohbetin kıymetini korumaları gerekir

Hakkı, hakikati yaşayıp yaşatmalı, söze hayat vermelidir Bunun dışındaki her söz kuru bir laftır

Kaynak: Semerkand dergisi, 09/2004


 

Hasan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 05-10-2007   #2
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesaj: 69
İtibar
Tecrübe Puanı: 4
Rep Puanı : 3463
Rep Derecesi :
İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.İnşirah Çok ünlü.
İnşirah RSS Feed
Standart --->: Sohbet Adabı



Alıntı:
Easy´isimli üyeden Alıntı
sohbetin uyulması gereken bir adabı, kuralları var Hem sohbet edenler, hem dinleyenler için

Allah razı olsun
boşuna dememişler büyük zatlar:
Edeple gelen Lütufla Döner

 

İnşirah isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 02-10-2008   #3
Bilgiler
Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jul 2007
Nerden: Almanya
Mesaj: 9,113
İtibar
Tecrübe Puanı: 96
Rep Puanı : 4303
Rep Derecesi :
rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.
rana RSS Feed
Standart --->: Sohbet Adabı



Allah cc razi olsun kardesim

 

rana isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: ,

Herkesin Bir İsmail'i Var.. | İslâmî Şahsiyet

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Sohbet ve Musâhabe LeoparGS Sohbet & Muhabbet 3 bir Hafta önce 00:39 AM
Hac (vaaz-sohbet) mumsema Vaaz ve Sohbet Konuları 3 10-26-2008 16:39 PM
Sohbet-i Cânân LeoparGS Dini, Güzel Yazılar / Makaleler 3 07-11-2008 07:54 AM
mezardaki sohbet nursema Yaşanmış Öyküler & Nükteler 0 01-05-2008 17:22 PM
Cahİl İle Sohbet :) nurgulnaz Komik yazılar 2 01-04-2008 16:50 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya Yudumla TOPlist Saat 01:04 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291