Mumsema islam Arsivi

Geri git   Mumsema islam Arsivi > Dini, Güzel Yazılar / Makaleler / Şiirler > Dini, Güzel Yazılar / Makaleler

Forum Alev


Gönülleri Imanla Pekiştirlimiş Gençler ile ilgili Benzer Konular
161 Kez Görüntülendi

imanla ilgili güzel sözler
O zamanlar gafil olmak yakarmış gönülleri...
Gönülleri Fethetmenin Fıtrî Yolu İyilik
Muhabbeti imanla beslemeli
O zamanlar gafil olmak yakarmış gönülleri
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 22-06-2008   #1
 
Standart Gönülleri Imanla Pekiştirlimiş Gençler


Gönülleri Imanla Pekiştirlimiş Gençler Mumsema İslam Arşivi Gönülleri Imanla Pekiştirlimiş Gençler

Gönülleri Imanla Pekiştirlimiş Gençler
GÖNÜLLERİ İMANLA PEKİŞTİRLİMİŞ GENÇLER

“…hakikaten onlar Rablerine iman etmiş gençlerdi Biz de onların hidayetini artırdık Onların kalplerini metin kıldık O yiğitler (o yerin hükümdarı karşısında) ayağa kalkarak dediler ki: ‘Bizim rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir Biz, ondan başkasına ilah demeyiz Yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz” (Kehf: 13-14)

Zikrettiğimiz ayetlerde “Fityetün / gençler” diye anılan yiğitler, Ashab-ı Kehf diye maruf ve meşhur olmuş gençlerdir Bu gençler, -meşhur olan görüşe göre- Hz İsa(as)’dan sonra ve tarihe, “Dakyanus” diye geçmiş zalim ve müstebit bir hükümdar döneminde yaşamış, idari sistem içerisinde en üst tepelere çıkmış saygın ve üstün değere sahip kimselerdi Bulundukları mevki itibariyle –günün şartları içinde- en elit ve aristokrat takımından idiler Her türlü imkân ve şatafata sahip kimselerdi

İmana ve İslam’a karşı örülen onca sağlam kaleler, fitne tuzakları, zulüm ve cebirler, bu yiğit gençlerin iman etmelerine ve imanlarında sebat etmelerine mani olmamıştı Allah (cc), bir kimsenin hidayetini diledikten sonra, O’nun meşietinin önünü tıkayacak ve engel olacak hiçbir güç yoktur İman da bir kalbe yerleşti mi, o imanın dışa yansımasına ve amellerde belirmesine hiçbir şey -mevki, makam, dünyanın şatafatı vs- engel olamaz Bu hakikat, iman olgusunun belirgin özelliği ve değişmez tabiatıdır Hakiki bir imanın kalplerde saklı tutulması ve orada hapsedilmesi mümkün değildir O, mutlaka sahibini harekete geçirip, rolünü icra ettirecektir

O günün şartlarında Müslümanlar büyük baskı altında idiler Müslümanlara her türlü zulüm ve eziyeti reva görüyorlardı İmanlarını izhar edenleri vahşi işkencelerle katlediyorlardı İşte zulüm bulutlarının bu denli kesifleştiği, Müslümanlar’ın boynundan keskin kılıçların inmediği tarihin bu zaman kesitinde, o günkü bürokrasinin en tepesinde olan bu gençler, “…Bizim rabbimiz, göklerin ve yerin rabbidir Biz, O’ndan başkasına ilah demeyiz Yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz!” deyip, iman etmişlerdi Hem öyle iman etmişlerdi ki, kalplerin en derinliklerini bilen ve katında hiçbir şeyin gizli kalmadığı latif ve habir olan Allah (cc): “…Hakikaten onlar rablerine iman etmiş gençlerdi…” buyurup, onların hakiki bir imana sahip olduklarını te’yid edecekti…

Allah (cc), yüce zatına ihlâsla ve samimi bir teslimiyetle yönelen, inkiyad eden kullarının bu samimi yönelişlerine elbette karşılık verecekti O, kullarının hiçbir samimi ve ihlâslı yönelişlerini ve teslimiyetlerini karşılıksız bırakmaz, mutlaka büyük lütuf ve keremiyle karşılık verecektir İşte o yiğit ve civanmert gençlerin bu imanlarına karşılık rabbi zül celalin karşılığı: “…Biz de onların hidayetini artırdık Onların kalplerini metin kıldık!” Bu, Allah (cc)’ın kullarına olan en büyük lütuf ve keremidir Bu yüce zatına iman edip, imanlarında samimi olan kullarına karşı değişmez sünneti ve tağyir olmaz kaziyesidir: “Hidayetlerini artırır ve kalplerini metin kılar” Bu ilahi lütfa mazhar olan Müminlere, şeytanın hiçbir tasallutu ve etkileyici gücü olmayacağı gibi, onun ins ve cinlerden olan avanesinin de hiçbir zararı ve etkisi olmaz Üstad Bediüzzaman’ın: “Hakiki imana sahip olan dünyaya meydan okur” dediği kimseler işte bunlardır Yeryüzünde hiçbir zorba güç, bu te’yid edilmiş ve kalpte tahkim kılınmış imana zarar veremediği gibi, bu güçlü ve sağlam imana sahip Müminlere karşı da hiçbir güç duramaz İnsanlık tarihi bu denli örneklerle ve tarihi misallerle doludur

İşte bunun canlı örneği, burada zikrettiğimiz kahramanların ta kendileridir Bu hakiki ve güçlü imana sahip gençler, o günün en zorba ve zalim hükümdarına karşı ayağa kalkıp imanlarını alenen izhar ettiler:

“…O yiğitler (o yerin hükümdarı karşısında) ayağa kalkarak: ‘Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir…” dediler” Evet, bu haykırış ve ilanlarını, azgın ve ceberrut olan Dakyanus’a karşı icra ettiler O Dakyanus ki, iman etmiş olanları en vahşi canavarlar gibi parçalayan bir zalim ve taği idi Ama onlar buna aldırış etmediler Hem de idareci kadronun toplandığı, hükümdarın ileri gelenlerinin tümünün bulunduğu bir topluluk içerisinde, onun o necis ve mülevves yüzüne karşı imanlarını en güçlü bir şekilde izhar edip, davetin ve tebliğin en güzelini ve en mükemmelini icra ettiler Onları ve onların ilahlarını mahkûm ettiler ve tek ilah’ın, göklerin ve yerin sahibi olan Allah (cc) olduğunu haykırdılar Ölümleri pahasına, vahşi ve canavarca parçalanmaları pahasına bu ilahi daveti yaptılar…

Hiçbir tereddüt yaşamadan, en küçük bir korku ve endişe emaresi göstermeden, cesaretin ve şecaatin en büyüğünü göstererek adeta dünya istikbarına ve zorbalarına karşı meydan okudular İşte davet budur, işte örnek tebliğ budur Ölümlere, eziyetlere, işkencelere göğüs gererek, zalimlere ve tağutlara karşı meydan okuyarak yapılan tebliğdir makbul ve mebrur olan tebliğ Rabbimizin istediği tebliğ de kuşkusuz bu tebliğdir! Müslümanların izzetine, onuruna ve şerefine yakışır tebliğ; evirip çevirmeden, ıkınıp durmadan, net, açık ve sarih bir şekilde yapılan tebliğdi bu tebliğ

Bu gençler bu imani haykırışı öyle zalim birine karşı yapıyorlardı ki, işte o gençlerin kendi ifadeleriyle, iman edenlere karşı yaptığı zulüm:

“Şüphesiz onlar eğer size muttali olurlarsa, ya sizi taşlayarak öldürürler veya kendi dinlerine çevirirler ki, o zaman ebediyen iflah olmazsınız ” (Kehf: 20)

İşte böylesi zalim ve azgın bir tağuta karşı, Allah (cc)’ın ilahlığını ve birliğini haykırıp, onun ilahlarını tahkir etmek ve zorba sistemine karşı baş kaldırmak… Bu duruşu ve bu imani çıkışı ancak Allah (cc)’ın “hidayetini artırdığı ve kalplerini metin kıldığı” gençler yapabilir

İmanın ve İslam’ın tarihine baktığımızda, bu iman ve İslam yükünü ve ilahi emaneti hep bu imanlı ve ihlâslı gençlerin omuzladığı ve bunların sahiplendiğini görürüz Bu uğurda akan kanlar hep bu civanmert gençlerin pak ve temiz kanı olmuştur Bedenlerin kurban verilmesi gerekiyorsa yine onların o tertemiz bedenlerinin kurban verildiğini görüyoruz Birilerinin öne atılması gerekiyorsa, yine öne atılanların onlar olduğunu görüyoruz Talim ve tedrisatta onlar, davet ve tebliğde onlar, cehd, gayret ve fedakârlıkta yine onlar, cihad ve kital meydanlarında, hem de en ön saflarda, düşmanların üzerine –avını parçalamak için hamle üstüne hamle yapan aslanlar misali- darbeler indiren yine onlar olmuşlardır

Bir bakıyoruz, elinde baltası, zamanın en zalim ve diktatörü Nemrut’un putlarına karşı hamle üstüne hamle yapan ve onları yere seren “İbrahim diye anılan genç” karşımıza çıkıyor:

“Sonunda İbrahim onları paramparça etti… ‘Bunu ilahlarımıza kim yaptı Muhakkak o zalimlerden biridir’ dediler” “Bunları diline dolayan bir genç duyduk, kendisine İbrahim denilirmiş” dediler “Eğer iş yapacaksanız, yakın onu da ilahlarınıza yardım edin!” dediler” (Enbiya: 58-60, 68)

Yine kendi döneminin en büyük zalimi, en acımasız diktatörü ve tağutu olan Firavun ve onun zulüm sistemine karşı meydan okuyan, yine Musa kelimullah ve beraberindeki kavmin gençleri idi


“Firavun ve kavminin kendilerine işkence etmesinden korkuya düştükleri için kavminden bir grup gençten başka kimse Musa’ya iman etmedi Çünkü Firavun yeryüzünde ululuk taslayan ve haddi aşanlardandı” (Yunus: 83)

Mekkeli zalim müşriklere karşı Hz Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın etrafında etten duvarlar oluşturan, Taif’te atılan taşlara siper olan, Uhud’ta yağmur gibi yağan oklara karşı siper olan yine yiğit gençlerdi Mus’ablardı, Alilerdi, Zeydlerdi, Ebu Talhalardı, Ebu Düccanelerdi, Nesibelerdi…

Bu silsile, bu iman kervanının salikleri, cihad meydanının yiğit cengâverleri ve tebliğ vazifesinin yılmaz önderleri, günümüze dek hiç değişmedi ve bundan sonra da değişmeyecek Bugün de safların en sağlam ve sarsılmaz erleri, şehadetin âşıkları, izzet, şeref ve haysiyet nümuneleri, İslam ümmetinin göz bebeği, ezilenlerin, mahrumların ve mustazafların biricik umudu, insanlığın kurtuluş muştusu yine “Fityetün / yiğit gençler”dir! Dakyanus’a karşı dikilip, Allah (cc)’ın birliğini haykıran o yiğit gençleri örnek alan ve “İbrahim diye anılan genç”i rehber edinen, Firavun zorbasına ve o azgın tağuta karşı meydan okuyan Musa ve beraberindeki gençlerin izinden giden, Muhammed (asm) ve etrafında kurşundan saflar oluşturan o güzidin genç ashabı, yıldızlar misali yol gösterici ve önlerini aydınlatan bir nur olarak gören zamanımızın imanlı gençleri ve İslam davasının yiğit bahadırları…

Genç olmak, aziz İslam davasının yılmaz ve sarsılmaz bir neferi olmak, İslam davetinin bir tebliğcisi olmak, insanlara yol gösterici olmak, hidayet rehberi ve aydınlığın öncüsü olmak, küfre, zulme ve tuğyana boyun eğen değil, boyun eğdiren olmak, kâfirlerden, zalimlerden, mürtedlerden korkan değil onların kalplerine korkular salan olmak… Yani imanlı, ihlâslı, muttaki, üstün ahlaklı, İslami şahsiyetli, cihad ve şehadet aşığı bir genç olmak… Ve neticede Enbiyanın, Sıddikinin, Şühedanın ve Salihinin gözdesi olmak, komşusu olmak, dost ve arkadaşı olmak…

“İşte çalışanlar bunun için çalışsınlar!”

Bugün yaşadığımız toplumda eğitim çağında olan yaklaşık on beş milyon genç var Allah (cc)’ın izniyle bu gençlerin tümü, yukarıda vasıflarını zikretmeye çalıştığımız imanlı gençler gibi olmaya potansiyel aday gençlerdir İşte bu kitle Davetçi ve tebliğci Müslümanların iştahını kabartmalı, uykularını ve rahatlarını kaçırmalı ve onları ciddi bir gayrete ve büyük bir fedakârlığa itmelidir Bu kocaman potansiyel ve bu büyük ilahi hazine karşısında dava sahibi ve iman ehli Müslümanlar pasif kalamazlar Gecelerini gündüzlerine katarak, genç-yaşlı, kadın-erkek demeden, bela, musibet ve zahmetlere aldırış etmeden bu gençlere –imanda ve İslam’da öncülük yapmaya aday- bu filizlere şefkat ve merhamet kucaklarını açmak durumundadırlar Onları selamet yurduna, güvenli ve emniyetli iklime, İslam’ın rahmet cemaatinin kurtuluş yollarına taşımak zorundadırlar O zaman şu mukadderatı ilahinin nasıl tecelli ettiğini göreceğiz

“Zalimlere bir gün dedirir kudret-i Mevla, “tallahi le-ked asereke’llahu aleyna!” (Allah’a andolsun, gerçekten Allah seni bize üstün kıldı –Yusuf: 91-)


Faruk Hamza

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 22-06-2008   #2
 
Standart --->: Gönülleri Imanla Pekiştirlimiş Gençler


inşallah o gençlerden oluruz
ALLAh ccrazı olsun

 

Hesna isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Kudüssüz Bir Aşk Yarım Kalmıştır | Dizüstü "Yalnızlık"

Konu Araçları


Gönülleri Imanla Pekiştirlimiş Gençler ile ilgili Benzer Konular
161 Kez Görüntülendi

imanla ilgili güzel sözler
O zamanlar gafil olmak yakarmış gönülleri...
Gönülleri Fethetmenin Fıtrî Yolu İyilik
Muhabbeti imanla beslemeli
O zamanlar gafil olmak yakarmış gönülleri

Powered by vBulletin® Version 3.6.11 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forumacil | Forumalev | Dantel | Rüyatadı | Mumine | Örgü | Netalemi | Google | Şiirler | Örgüler | Kalite | indir | validator.w3 |

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385