Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Dini, Güzel Yazılar / Makaleler / Şiirler
> Dini, Güzel Yazılar / Makaleler
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 11-02-2007   #1
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: İstanbul
Mesaj: 11,019
İtibar
Tecrübe Puanı: 114
Rep Puanı : 3961
Rep Derecesi :
LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.
LeoparGS RSS Feed
Ampul Esrâr-ı Hadisât



Esrâr-ı Hadisât



Hak Teâlâ, bir gergef gibi hadiseleri hikmetlerle örgülemiştir Kâinatta cereyan eden hiçbir hadise yoktur ki, kendi kendine, tesadüflerin ağında meydana gelsin Her ne olur ise, bizce bilinebileni ile, bilenemiyeni ile pekçok hikmetle olur Bazan olup bitenlerin taşıdığı manalar çok açık, bazan da erbabının bilebileceği şekilde kapalı olur Bazıları da tamamen bize kapalı kalır

Kainatı bir kitap, olup biten hadiseleri de bu kitabın içindeki temessüller olarak mütalaa eden, yani hadiseleri de o kitabın bir parçası olarak görebilenler her şeyden ders çıkarmasını bilir İbrahim Hakkı Hazretleri, Cenâb-ı Hakk’ı anlattığı yerde O’nun icraatlarının hepsinde bir hikmet bulunduğunu, boş ve manasız hiçbir işinin olmadığını ifade sadedinde “Abes fiil işlemez Allah” der Olup bitenlere bu nazarla bakanlar, asla isyana ve şikayete girmez Dâim, şükranla dolar boşalır Gördüğü, anlayabildiği hikmetler karşısında hayret ve hayranlıkla “Sübhânellah” der, anlayamadığı zaman da “tevekkeltü alallâh” diyerek Hakk’ın takdirine teslimiyetini ifade eder Kur’an, Hz Musa’nın Hz Hızır ile olan seyahatini anlatırken, bize her işin bir perde arkasının olduğunu, her olup bitenle binbir türlü hikmetlerin icra edildiğini ders verir Bizim hayatımızın içinde de bu kabil şeyler sürekli cereyan eder

Meselâ, bir dostum bir vakit başından geçen manidar bir hadiseyi aktarmıştı: Bir gün bir arkadaşımla caddenin kenarından, kaldırımdan yürüyoruz Biraz da yokuş aşağı olan yolun yukarısından bir araba sesi geliyor ama gelişinden sürücünün dengesiz bir şoför olduğunu sezdim Çok süratli geliyordu Her nasıl oldu ise, hızla geldi kaldırıma çıktı ve bizi altına aldı Yaklaşık altmış metre sürüklemiş Ben birşey hatırlamıyorum Günlerce komada kalmışım Kafamda onlarca dikiş, yüzüm perişan olmuş Ailem günlerce gözyaşı dökmüşler Artık ölümümü beklerken Allah inayet etmiş ve hamdolsun şifa buldum Bana henüz 19-20 yaşlarında bir genç vurmuş Kaza anında aşırı alkollü imiş Pek yakında da askere gidecekmiş Babası biraz tanınmış bir insan olduğu için, ben hastanede iken sık sık gelmiş “ne olur davacı olmayın” diye aileme yalvarmış Ben olanları duyunca, onu Allah’a havale ettim Ne yapayım, artık bana olan olmuş Aradan birkaç ay geçti ve Allah’ın inayeti ile ben iyileştim Kısa bir süre sonra da yedek subay olarak askere gittim Ayağa kalktığım ve asreke gittiğim için ailem bayram ediyordu Kader bu ya, bana vuran genç de benim askerlik yaptığım birliğe askere gelmiş Ben onu çok görmedim Daha sonra öğrendim Teröristlerle bir çatışma olmuş ve sağ ayağından vurulmuş Belki de bundan sonra hiçbir zaman o sağ ayağını eskisi gibi kullanamayacak

Bir başka dostum da başından geçen bir başka hadiseyi şöyle aktarıyor: İzmir Karşıyaka tarafında yaşıyordum Bir gün tekerlekli sandalyede birisini gördüm Mahallenin serserileri ona laf atıyor, eğleniyorlardı Biraz daha yaklaştım Tekerlekli sandalyede oturan kimsenin iki ayağının kesik ve gözlerinin kör olduğunu farkettim Eli yüzü pislik içinde idi İçim sızladı Gençlere “ayıp değil mi yaptığınız, yaşlı ve muhtaç birine ne diye böyle eziyet ediyorsunuz” diye haykırdım Adamcağızın yanına gittim, elini yüzünü sildim “Bir yere gideceksen götüreyim” dedim “Filan çay bahçesine gitmek istiyorum” dedi “Zaten yolumun üzeri, ben sizi bırakayım” dedim Adamcağızı arabama bindirdim Çay bahçesine götürdüm Bir simit aldım, bir de çay söyledim Adam, “çok teşekkür ederim, kâfi, sağolun” dedi Oradan ayrıldıktan yaklaşık 10-15 dakika sonra büyük bir hadise oldu Ben normal şekilde arabamla seyrederken, birden sağ taraftan bir yük kamyonu önüme fırladı Ani bir refleksle sağa kırdım, yüksek kaldırıma çıktım, kamyonu sıyırdım ve tekrar yola indim Yola indiğimde ilk aklıma gelen birkaç dakika önce karşılaştığım o muhtaç adam oldu Az önce nerde ise mutlak bir ölümden dönmüştüm Fakat inayet-i ilâhîye ile atlatmıştım Ondan sonra şunu düşündüm, “nasıl oldu da bu yüksek kaldırıma çıkabildim ben Herhalde ne teker kalmıştır ne tampon, arabanın altı mahvolmuştur” Arabayı sağa çektim ve indim Bir de ne göreyim, arabamda en ufak bir darbe izi dahi yoktu

Mehmet Kırkıncı Hocaefendi’nin bizzat yaşadığı bir hadise anlatılır Bir gün kendileri medresesinde kitap okurken derdest edilip hapse atılır Medrese-i Yusufiye kabul ettiği hapishanede mahkumlara iman hakikatlerini anlatıp, ders yaparken şu satırlar mahkumlardan birinin dikkatini çeker:

"Hakim seni hırsızlıkla suçlar, hapse atar Halbuki sen hırsız değilsin Fakat kimse bilmez ki gizli bir katlin var İşte İlahi kader seni o gizli katlin için mahkum eder, adalet eder Hakim ise yapmadığın suçtan dolayı hapse atar, zulmeder Bu şekilde kader adil, kul zalim olur"

Bu orjinal nükteyi dinleyen o mahkum başına gelenleri, hapishaneye niçin düştüğünü şöyle anlatır:

"Gençliğimde bir ara komşumla kavga etmiş, kanlı bıçaklı olmuştum Daha sonra ben askere gittim Bir tatil gününde askeri birliğimden kaçıp gizlice köyüme geldim ve kavgalı olduğumuz komşumu öldürüp kaçtım Kimse farkına varmadan da, yine bölüğüme iltihak ettim Kimse bu cinayeti benim işlediğimi aklına getirmedi; çünkü askerdeydim

Aradan yıllar geçti Erzurum-Pasinler arasındaki bir yolculukta asker ve polis beni çevirdi Soyulurken öldürülen bir adamın katili olduğum suçuyla beni derdest ettiler

Ne kadar anlattıysam da izah edemedim Çünkü benim hemen önümden giden katil kaçmış ve adamın eşkâli de bana benziyormuş O adam kayboldu, ben mahkeme sonunda işte böyle 24 yıla mahküm oldum

Böylece işlemediğim suçtan hüküm giydim Ama kader yıllar önce işlediğim suçtan dolayı beni mahkum etti anlaşılan Siz bu satırları okuyunca anlamış oldum durumu" Evet, kader bir kulun intikamını bir başka kul ile alır Bilmeyen cahil, onu kul kendi yaptı sanır

Evet, her yaşanan hadise bir çok sır ve hikmetle vucûda gelir Yani bizler sırların ağında bir hayat yaşarız Hz Hakîm, bu esrâra dilediklerini vakıf kılar, dilediklerini ise vakıf kılmaz Her sırrı, her hikmeti bilmek bizim için mümkün olmadığı gibi murad da edilmeyebilir Ancak, ehl-i idrâk ve ehl-i irfânın esrarı bilmeleri hep onların marifetlerini, Rabbilerine teslimiyetlerini ve Hakk’a niyazlarını artırır Lüzûmu miktarınca ve hayra vesile olacak kısmıyla Mevlâm bizleri yaşadığımız hadisatın esrarına vakıf eylesin



Ali Ünsal

 

LeoparGS isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Cevapla
Tags: ,

Günahına Ağlamak | Şefkatli küçük azaplar

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Mi’rac Gecesi ve Ondaki İlahî Esrâr elif07 Hayırlı gün ve geceler & Kandiller 5 08-10-2007 21:21 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 23:46 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308