Mumsema islam Arsivi

Geri git   Mumsema islam Arsivi > Dini, Güzel Yazılar / Makaleler / Şiirler > Dini, Güzel Yazılar / Makaleler

Forum Alev


ilk Günkü Gibi Olsa ile ilgili Benzer Konular
209 Kez Görüntülendi

anket: Bir kızınız olsa ve dindar ama maddiyatı olmayan biri talip olsa verirmiydiniz
Camiler Arkadaşlar için randevu yeri gibi olsa
İlk günkü gibi
Hayat bir MSN gibi bir sey olsa, hayatinizi nasil düzenlerdiniz ?
ilk günkü gibi olsa
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 23-08-2007   #1
 
Standart ilk Günkü Gibi Olsa


ilk Günkü Gibi Olsa Mumsema İslam Arşivi ilk Günkü Gibi Olsa

ilk Günkü Gibi Olsa İLK GÜNKÜ GİBİ OLSA

Fulten Oursler "Güneş yüzyılda bir doğsaydı doğuşunu seyretmek için hiç kimse uyumazdı" diyor Bu sözü duyunca Senaryosu, Endülüslü İslam felsefecisi İbn-i Tufeyl'in Hay bin Yakzan isimli romanından alınan Hay isimli eğitici çizgi film aklıma geldi Filmde ileride tahtına rakip olabilecek bütün erkek bebekleri öldürmek isteyen zalim bir kraldan kaçan Hay’ın annesi bebeğini bir sepete koyup denize bırakıyor Kimsenin yaşamadığı ıssız bir adaya gelen Hay’ı yavrusunu yeni kaybetmiş bir anne Ceylan buluyor ve büyütüyor Filmde dünyadan habersiz ıssız bir adada Hay’ın nasıl Allah’ın varlığını bulabildiği ve ilk kez karşılaştığı olaylar karşısındaki merak ve ilgisi konu ediliyor Çizgi Film kahramanımız Hay’ın ateşle ilk karşılaşması, onu hayatında ilk kez görüyor olması ve tepkileri çok ilginçti Başında öylece bekledi sabaha kadar ve şaşkın ama heyecanlı bakışlarla saatlerce onu izledi Sonra sürekli gördüğü ateşe karşı ilgisi azaldı İlk kez tanıştığı, farkına vardığı şeylerden heyecanı geçince, faydalanabileceği, hayatını kolaylaştıracak etmenlere dönüştürmeye başladı Öyle anlaşılıyorki sürekli gördüğümüz, yanı başında bulunduğumuz şeyler zamanla sıradanlaşıyor İnsanın sürekli yol alabiliyor olması merak ve heyecanıyla yakından ilgilidir Hepimizin hayatında ilkler söz konusu olmuştur Bir şeyleri elde etmiş olmak, elde ettiğimiz bize ait olan şeylerin yok olmayacağını düşünmek hayatımızda soluk bir etkiye sebebiyet vermiştir O halde sürekli aynı şekilde gördüğümüz, her zaman yaşantımızın içinde etkisiz duran şeylerden sıkılıyoruz Halbuki ilk kez karşılaştığımız şeyleri şöyle bir düşünün, nasıl tatlı bir heyecan duymuştuk değil mi? Sorunlarımızı bir an için düşünmeden ilk kez Allah’ın mesajlarıyla gerçek manada tanıştığımız o andaki mutluluğumuzu, ilk kez farklı ama candan sevebileceğimizi düşündüğümüz kardeşlerimize duyduğumuz sevgimizi düşünelim Zaman hızla geçti ve bakışımız sürekli yanımızda gördüğümüz kardeşlerimize karşı çok sıradanlaştı Cahili bir hayattan bu hayatın oluşturduğu kötü alışkanlık ve arkadaşlarımızdan ayrılıp, güzel ahlaki yapılarından, karşılıksız sevgilerinden etkilendiğimiz kardeşlerimizle birlikte olduk Ama zaman geçti ve ilişkilerimizdeki yaşanılan o güzel şeyler sıradan şeyler haline geldi Öyle ki birbirimiz için yaptığımız karşılıksız yardımlaşmalar, birbirimizin üzüntülerini dert edinmemiz, sevinçlerimize ortak olmamız bile artık herkesin yapabildiği eylemlermiş gibi algılanmaya başlandı Hatta kendimize yetebileceğimizi, dinimizi kendi başımıza da yaşayabileceğimizi düşünmüşüzdür Ama dışarıdaki hayat hiçbir zaman bizlerin düşündüğü o öngörüyü doğrulamamıştır
Hayatın acımasızlığı karşısında İslami hayattan sessizce uzaklaşmışızdır Kardeşlerimizden neden sıkıldık, çünkü sürekli yanı başımızda idiler özlem duymaya bile hiç fırsatımız olmadı Her zaman gördüğümüz gökyüzündeki güneşe, karşımızdaki dağlara, ay ve yıldızlara, nefes alıp verdiğimiz havaya, içtiğimiz suya özlem duymadığımız gibi Hiç bunlardan da usanıp onların olmadığı yerlere gitmeyi düşündünüz mü? Ya da onların sizi terk edip gitmesini ister miydiniz? "Ama onlar bizimle konuşamazlar ne sorunumuz olabilir ki" diye düşünmeyin Bizlere kızdıklarında bazen sel oluyorlar bazen kasırga, bazen kızdığında yağmur hiç yağmıyor, şiddetli yer sarsıntılarının oluşturduğu depremler her şeyimizi alıp götürüyor Peki, yine de kızabiliyormuyuz yağmura, nehirlere, dağlara? Kızmak bir yana Rabbimizin uyarıları gereği hal ve hareketlerimize çeki düzen veriyoruz, yaptığımız kötü şeylerden pişmanlık duyuyor bir daha yapmayacağımıza dair söz veriyoruz Zaten bu İslami hareketin kusursuz elemanlarından ayrılmamız mümkün de değildir Çünkü onlar olmazsa yaşayamayız İşte kardeşlerimizle Allah’ın sözleri noktasındaki yürüyüşümüzün sürekliliği içinde bir arada olmak bizler için aynı hayati öneme sahiptir Kardeşlerimiz olmadan bu dünyadaki sınavımızda başarılı olmamız söz konusu değildir Hatta tıpkı yukarıdaki sorunlar gibi kırılganlıklarımız olsa bile bunlar kardeşlerimizle ilişkilerimizi noktalayacağımız bir anlayışa taşınmamalıdır Bu sorunları yaşıyor olmamızda yukarıda anlattığımız depremler, seller gibi Rabbimizin bizleri uyarı biçimi olarak algılanmalı, küskünlüklere sebebiyet verecek davranışlara dönüştürülmemelidir Doğal afetlerdeki süreçte mallarımız, dünya hayatındaki yaşantımız zarar görürken kardeşlik ilişkilerimizdeki kötü sonuçlarda ise öte dünyadaki cennete dair hesaplarımız olumsuz manada zarar görecektir ve buradaki zarar geri dönüşü olmayan telafi edilemeyecek bir zarardır
Öyle ise tıpkı güneşe, aya, yıldızlara gösterdiğimiz anlayışı kardeşlerimize de göstermeli, kardeşlerimizin her zaman yanımızda olmalarını arzulamalı bize düşen fedakârlıklardan kaçmamalıyız Çünkü onlar olmadan İslami yaşantımızı sürdürmemiz, İslam adına hayatta kalmamız mümkün değildir Yoksa bu ayrılıklar nefes alamadığımız dini yaşantımızda hepimizin sonu olacaktır O halde ilk günkü heyecanımızı yakalayabilmek için azık olarak aldığımız bilgilere ruh/canlılık katabilmeli, hayatımızda uygulanabiliyor olmasına dikkat etmeliyiz Ayrıca yapmak istediğimiz şeylerin frekansını yakalayabilmemiz gerekmektedir Yoksa alıcılarımız sürekli yol almamızı sağlayacak, o heyecanı çekmeyecektir Ünlü ressam Van Gogh, resimlerine anlam ve ruh katabilmek için resimlerini yapmadan önce resim boya ve kumaşının parasını dilenerek kazanıyor Yanlış duymadınız maddi sorunları falan yok Güzel resim yapabilmek için o ruhu, heyecanı yakalamaya çalışıyor Tren banliyölerinde yatıp kalkıyor, dileniyor ve elde ettiği parayla resim kumaşı ve boya alıyor Yaptığı resimlerse dünyanın en güzel resimleri oluyor Şimdi ben bunu bizimle ilişkilendiriyorum Rabbimiz diyor ya; Doğru olduğu kuşkusuz olan bu kitap, takva sahipleri için hidayet kaynağıdır(Bakara–2) Hidayet Allah’ın dinini titreyen bir kalple yaşayan takva sahipleri içindir Van Gogh ne yapıyordu yapmak istediği resmi uzaktan seyredip fırçasını ona dokundurmak yerine yapmak istediği şeyin öznesi olmayı, içinde yer alıp o heyecanı yansıtmayı tercih ediyordu Kumaşı, fırçayı, boyayı hissediyor kendini onlarla özdeşleştiriyor İşte ayetlerin frekansı da o ayetlerin içinde yer almak anlatılan şeyi yaşamakla anlaşılacak bir şeydir İşte bu takva biçimi bizleri Kur’an'ı gerçek manada anlayan bireylere dönüştürecektir Yani Kur’an'ı gerçek manada anlamamız için onun sözlerini yaşıyor olmamız gerekiyor Aksi halde ayetleri yaşamımıza aktarmaz isek hayatında hiç namaz kılmayan birinin ‘’namazlarını dosdoğru kılarlar’’ayetinden ne anlayabilmişse bizim de ayetleri o kadar anlayabildiğimiz sonucunu ortaya çıkarır Böylelikle her şeyin neden bu kadar çabuk sıradanlaştığını, heyecanlarımızın kaybolduğunu ve yürüyüşümüzü sürdüremeyip yarı yolda kaldığımızı anlayabiliriz Kur’an'ı okurken ona ruh katamıyoruz, duygu yükleyemiyoruz, yalın okuyoruz Allahın sözlerine de yalın bakıyoruz Bizzat içinde yer almayı, öznesi olmaya başaramıyoruz Yaptığımız ibadetlerin, öğrendiğimiz ayetlerin hayatımızda bir etkisi, bir uygulama alanı olmuyor Hiçbir şey yapmadan sadece öte dünyadaki kurtuluşumuzla alakalı şeyler düşünüyoruz Halbuki Kuran'ın öğretileri bu dünyada yapıp ettiklerimizin / amellerimizin öte dünyadaki kurtuluşumuz olduğunu söylüyor [Bu dünyada] arınmayı başaran ise, [öteki dünyada] mutluluğa ulaşır,(Al’a–14)
Heyecanımızı kaybetmemek hayret ve merak etme duyularımızı canlı tutmakla mümkündür Bu da ne kadar biliyor olmamızla alakalıdır Öyle ki Profesör Einstein’ın gökyüzüne baktığında anladığı ve duyduğu merakla bizimki bir değildir Bulutların nasıl yağmura dönüştüğü bilincinin harika bir donanım olduğu bilgisi onu hayrete düşürüp hayatına anlam katabilmekte, yaşantısını ve yürüyüşünü sürdürmesine yardımcı olmaktadır Bizim için ise bulut sadece buluttur Bazen de bu bulutlardan yağmur yağar Bu bilgi bizlerde tabii ki heyecan uyandırmaz Yürümemizi kolaylaştırmaz ve farklı duygular yaşatmaz O halde bilgiyi daha içsel ve derinlikli alıp buna ruh katar, aksiyoner bir tarza dönüştürürsek hayatımızdaki sıradanlıklar kırılacaktır Görünmeyene ilgi duymak, bunu görmeye çaba sarf etmek zorundayız Ayrıca hayret ve ilgi mekanizmamızı da harekete geçirmeliyiz
O halde anlamamız gereken şey birbirimizi sürekli görüyor olmamızdan, aynı şeyleri sürekli yapıyor olmaktan duyduğumuz sıkıntıların ayrılıklara dönüştürülerek adımlarımızı yavaşlatmaması, vahyin dışında bir arayışa dönüşmemesi, kendi bulunduğumuz konum içerisinde bunların çözülmesi gerektiğidir Birbirimizden kısa süreli de olsa uzaklaşmak özlem duymamıza katkı tanıyacaktır Öyleyse giriş bölümünde geçen Fulten Oursler’in sözünü "Müslümanlar birbirlerini yılda bir sefer görseydi ertesi gün birbirlerini görmek için o gece hiç uyumazlardı” Olarak da anlayabiliriz
Selam ve dua ile
Hikmet ERTÜRK wwwtevhidedogrucom

 

fadlan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 16-03-2008   #2
 
Standart --->: ilk Günkü Gibi Olsa


"Müslümanlar birbirlerini yılda bir sefer görseydi ertesi gün birbirlerini görmek için o gece hiç uyumazlardı”

 

maximilian isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Firak vurdu can evımden!! | insanın Allah'tan uzaklaşması

Konu Araçları


ilk Günkü Gibi Olsa ile ilgili Benzer Konular
209 Kez Görüntülendi

anket: Bir kızınız olsa ve dindar ama maddiyatı olmayan biri talip olsa verirmiydiniz
Camiler Arkadaşlar için randevu yeri gibi olsa
İlk günkü gibi
Hayat bir MSN gibi bir sey olsa, hayatinizi nasil düzenlerdiniz ?
ilk günkü gibi olsa

Powered by vBulletin® Version 3.6.11 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forumacil | Forumalev | Dantel | Rüyatadı | Mumine | Örgü | Netalemi | Google | Şiirler | Örgüler | Kalite | indir | validator.w3 |

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385