Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Dini, Güzel Yazılar / Makaleler / Şiirler
> Dini, Güzel Yazılar / Makaleler
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et SiteMap

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 07-30-2007   #1
Bilgiler
Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jul 2007
Nerden: Almanya
Mesaj: 9,113
İtibar
Tecrübe Puanı: 96
Rep Puanı : 4303
Rep Derecesi :
rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.rana Çok ünlü.
rana RSS Feed
Standart Ney Olup AĞlamaktir En GÜzel Duamiz…



Dinle neyden ki hikâye etmede, Hep ayrılıktan şikâyet etmede Mevlâna’nın mesel dünyasında, ney insanı temsil eder İnsan da, tıpkı ney gibi, içinde nefes saklamaktadır İnsanın her sözü, bir özleyişin ve bir ayrılığın ifadesidir İnsanın iç çekişleri, aslından ayrı olmanın hüznünü, yuvadan uzak olmanın sancısını yansıtır Kamışlıktan kopardıklarından beri beni, Feryadım ağlatır her kadını ve erkeği Kamışlık neyin anayurdu ve evidir İnsan da tıpkı ney gibi cennetten, yani yuvasından ayrılmıştır Kalbinin ebedî muhabbetle doyduğu
Kamışlık neyin anayurdu ve evidir İnsan da tıpkı ney gibi cennetten, yani yuvasından ayrılmıştır Kalbinin ebedî muhabbetle doyduğu cennetten dünya gurbetine sürülmüştür İnsan kalbi, tıpkı ney gibi, fena ve zevalin, ayrılık ve yokluğun yaşandığı bu dünyada, inceden inceye feryad etmektedir İnsan ruhu olması gereken yerde değildir; geçmişe ait hüzünler ve geleceğe ait kaygılar, aslında hep bu uzaklığın sözsüz ve sessiz ağlayışından ibarettir

Ayrılık parça parça eyledi sinemi,

Anlaşılır eyleyeyim diye aşk derdini

İnsan duyguları göğsünde açılan yaralar gibidir Tıpkı neyin göğsündeki deliklere benzer duygular İnsana üflenen ruh da, bu deliklerle ifade eder kendini Evden uzak kalmanın derdi, Ebedî Sevgili'den ayrı düşmenin sızısı, insanın kalbinden dışa doğru açılan duygularla sese gelir, söze dökülür


Her kim ki, aslından uzak ve ayrı kalırsa,

Kavuşma zamanını bekler durur ya


İnsan, En Sevgili'den uzak olup asıl yurdundan ayrı kaldıkça, kalbi hep bir buluşmanın ardı sıra koşar Kalbi gurbete razı olmaz, ruhu ayrılığa dayanamaz Dünyaya razı değildir; sevince ebediyen sevecekmiş gibi sever insan Sevdiğini, hiç ölmeyecekmiş farz edip öyle sever Sınırlı bir zamanda sevmek, ölünceye kadar sevmek insan kalbinin işi değildir Ölümlü dünyada her aşk yarım kalmıştır, belki hiç başlamamıştır insan için Bir başka yerde, hiç ayrılmamak üzere kavuşacağı zamanı bekler durur Çünkü onun yurdu burada değil ötelerdedir


Ben ki her cemiyetin ağlayanıyım,

İyilerin de kötülerin de yârânıyım


İnsan, dünyada tamamlanmamışlık hissiyle yaşar, her daim eksiği vardır Eksikliğini çektiği şeyler sayısınca özlemleri vardır Erişmek istediği ufuklar kadar geniş idealleri vardır Her nerede olursa olsun ağlar haldedir insan İyiler de kötüler de aynı hal içredirler ki, hepsine sırdaştır neyin ağlayışı


Herkes kendince bana dost olmaya bakar,

Sohbetimden sırlar öğrenmeye yol arar


Her insan, adını ne koyarsa koysun, bu derin ayrılığın sancısını çeker Dile gelen her şikâyet, kalbe düşen her hüzün, bu ayrılıktan kaynaklanır Ayrılığın farkına varmayacak denli gafil olanlar da, ayrılığı inkâr edip bu dünyaya razı olanlar da, başlarını kalplerini bu ayrılık sızısından kurtaramazlar İnsanlığın temel acıları değişmez; ama bu acıların sırrı da herkese açık değildir


Sırrım ağlayışımdan uzak değil gerçi,

Ancak her göz ve kulağa âşinâ değil ki


Aşkın sırrı, ötelere aşina olanların kârıdır Gördüğünü gördüğünden ibaret bilen, duyduğunu duyduğundan ibaret bilen gözler ve kulaklar öteleri görmeye hazır değildir İnsanın ağlayışının sırrını, insanın tamamlanmamışlığının hikmetini, ancak gördüğüne razı olmayan gözler görebilir, duyduğundan ötesini duymak isteyen kulaklar işitir Feryat herkesin kulağına erişiyor, ağlamanın gözyaşı herkesin gözüne değiyor ama sır gözün gördüğünden ve kulağın duyduğundan ötededir


Can ile ten gizli değil birbirinden,

Lâkin canı görmeye izin yok tenden


Bu âlem ruh ile cesedin birlikte olduğu, mana ile maddenin eş olduğu bir âlemdir Görünmeyen gayb âlemi görünen şehadet âlemine komşudur Ancak âlemdeki her şeyi bir başkasını gösterir bir harf olarak görmeyen için gaybı görmeye izin yoktur Oysa görünen âlem görünmeyene şahit olmak için yaratılmıştır Ancak tende kalıp canı aramayan, görünen âlemin şahitliğine perde olmaktadır


Neyin sedâsı ateştir hava sanma,

Kimde bu ateş yoksa yazık ona


Ney, ayrılığın acısını seslendirmededir; o halde ona söylettiren hava değil ayrılığın ateşidir Bu ateş olmasaydı, ney böylesine ağlamazdı Gurbette olduğunu fark etmeyen için de ayrılık ateşi diye bir şey yoktur; sılayı özlemeyenin sesi sedâsı çıkmaz Sevgili'den ayrılık derdi olmayanın diline yakarış değmez Sürgün olduğunu bilmeyen ateşsiz ve heyecansızdır; onun dudağına aşkın sözü erişmez, onun kalbine aşkın ateşi düşmez


Neyin tesiri aşk ateşinden,

Şarabın hâli aşk cilvesinden


Şarab, yaratılışı temsil eder Mevlânâ'nın mesel dünyasında Serap gibi aldatıcı değildir şarab Yokluk acısı serap gibi ümitsiz bir acı verir Varlık ise, Sevgili'ye yakınlığı haber veren ümit dolu bir hüzün verir Zaten bütün bir alemin coşkusu, zerre zerre hareket etmesi de, Sevgili'ye erişmenin, O'na dönmenin cilvesindendir O'ndan gelip O'na gitmenin heyecanıdır kâinatı velveleye veren İnsana bu heyecandan daha fazlası düşmüştür; onun kalbinde aşkın heyecanından fazlası, yani aşkın ateşi vardır Cilveyi besleyen ateştir, hareketi sağlayan ateştir


Yârden ayrılmışın derdiyle dertlendi ney,

Kavuşmanın önündeki perdeleri parçaladı ney


Ayrılık derdinin kendisi, kavuşmanın devasıdır Çünkü aramadıkça bulunmaz Bizi dertsiz eyleyen her türlü rahatlık, bize ayrılığın acısını unutturan her türlü gaflet, asıl derdimizdir bizim Ağlayışımız ve yakarışımız, özlemlerimiz ve arzularımız yaramıza devadır Derdimiz devamınızın kendisidir Dertsizliğimiz en büyük derdimizdir Neyin ayrılık derdiyle dertlenmesi, Sevgili'yi gizleyen perdeleri yırtıp parçalıyor; duamızı dillendirdiğimiz anda gözümüze ve gönlümüze pencereler açılıyor


Ney gibi zehir ve tiryak olamaz,

Ney gibi dost ve müştak olamaz



İnsanın ney gibi ağlayışı ve inleyişi, görünüşte bir zehirdir ama çareye götürdüğü için en güzel ilaç ve tiryaktır Neyin inleyişine benzeyen dualarımız ve yakarışlarımız sayesinde Sevgili'nin yoluna düşeriz ki, yakarışlarımızın ne kadar dost ve müştak olduğunu gösterir


Ney kana bulanmış yoldan söz açar,

Mecnun'un kıssasını anlatıp açıklar


Neyin sızısı kanlı gözyaşlarına konu olmuş bir aşk yolunun habercisidir İnsan da, Sevgili'ye ulaşmak için kanlı gözyaşlarını dökmelidir Mecnun gibi, Leylâ'nın yolunda çöllere düşüp, başka her şeyi yok bilmedikçe, bu aşkın hakkını vermiş olamayız Şükür ki, bize düşen Leylâ değildir sadece Leylâ'dan Mevlâ'ya yol vardır ki, Mevlâ'ya götüren Leylâ'lar da bizim çölümüzdür Bu yüzden, Mecnun'dan çok daha fazlası beklenir Mevlâ'nın yoluna düşmüş olandan


Leylâ'ların hepsine 'Lâ ilâhe' demeli ki, Mevlâ için 'İllallah' diyebilsin


Senai Demirci

 

rana isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 11-17-2007   #2
Bilgiler
Kıdemli Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesaj: 1,076
İtibar
Tecrübe Puanı: 11
Rep Puanı : 373
Rep Derecesi :
neva Gerçekten çok hoş.neva Gerçekten çok hoş.neva Gerçekten çok hoş.neva Gerçekten çok hoş.
neva RSS Feed
Standart Ney olup ağlamaktır en güzel duamız



Dinle neyden duy neler söyler sana, sızlanır hep ayrı ılıklardan yana





Sızlanır hep ayrılıklardan yana
Kestiler sazlık içre der beni
Dinler ağlar hem kadın hem er beni
Dinle neyden ki hikâye etmede, Hep ayrılıktan şikayet etmede
Mevlânâ'nın mesel dünyasında, ney insanı temsil eder İnsan da, tıpkı ney gibi, içinde nefes saklamaktadır İnsanın her sözü, bir özleyişin ve bir ayrılığın ifadesidir İnsanın iç çekişleri, aslından ayrı olmanın hüznünü, yuvadan uzak olmanın sancısını yansıtır

Kamışlıktan kopardıklarından beri beni, Feryadım ağlatır her kadını ve erkeği Kamışlık neyin anayurdu ve evidir İnsan da tıpkı ney gibi cennetten, yani yuvasından ayrılmıştır Kalbinin ebedî muhabbetle doyduğu cennetten dünya gurbetine sürülmüştür İnsan kalbi, tıpkı ney gibi, fena ve zevalin, ayrılık ve yokluğun yaşandığı bu dünyada, inceden inceye feryad etmektedir İnsan ruhu olması gereken yerde değildir; geçmişe ait hüzünler ve geleceğe ait kaygılar, aslında hep bu uzaklığın sözsüz ve sessiz ağlayışından ibarettir

Ayrılık parça parça eyledi sinemi, Anlaşılır eyleyeyim diye aşk derdini
İnsan duyguları göğsünde açılan yaralar gibidir Tıpkı neyin göğsündeki deliklere benzer duygular İnsana üflenen ruh da, bu deliklerle ifade eder kendini Evden uzak kalmanın derdi, Ebedî Sevgili'den ayrı düşmenin sızısı, insanın kalbinden dışa doğru açılan duygularla sese gelir, söze dökülür

Her kim ki, aslından uzak ve ayrı kalırsa, Kavuşma zamanını bekler durur ya
İnsan, En Sevgili'den uzak olup asıl yurdundan ayrı kaldıkça, kalbi hep bir buluşmanın ardı sıra koşar Kalbi gurbete razı olmaz, ruhu ayrılığa dayanamaz Dünyaya razı değildir; sevince ebediyen sevecekmiş gibi sever insan Sevdiğini, hiç ölmeyecekmiş farzedip öyle sever Sınırlı bir zamanda sevmek, ölünceye kadar sevmek insan kalbinin işi değildir Ölümlü dünyada her aşk yarım kalmıştır, belki hiç başlamamıştır insan için Bir başka yerde, hiç ayrılmamak üzere kavuşacağı zamanı bekler durur Çünkü onun yurdu burada değil ötelerdedir

Ben ki her cemiyetin ağlayanıyım, İyilerin de kötülerin de yârânıyım
İnsan, dünyada tamamlanmamışlı k hissiyle yaşar, her daim eksiği vardır Eksikliğini çektiği şeyler sayısınca özlemleri vardır Erişmek istediği ufuklar kadar geniş idealleri vardır Her nerede olursa olsun ağlar haldedir insan İyiler de kötüler de aynı hal içredirler ki, hepsine sırdaştır neyin ağlayışı

Herkes kendince bana dost olmaya bakar, Sohbetimden sırlar öğrenmeye yol arar
Her insan, adını ne koyarsa koysun, bu derin ayrılığın sancısını çeker Dile gelen her şikayet, kalbe düşen her hüzün, bu ayrılıktan kaynaklanır Ayrılığın farkına varmayacak denli gafil olanlar da, ayrılığı inkâr edip bu dünyaya razı olanlar da, başlarını kalplerini bu ayrılık sızısından kurtaramazlar İnsanlığın temel acıları değişmez; ama bu acıların sırrı da herkese açık değildir

Sırrım ağlayışımdan uzak değil gerçi, Ancak her göz ve kulağa âşinâ değil ki
Aşkın sırrı, ötelere aşina olanların kârıdır Gördüğünü gördüğünden ibaret bilen, duyduğunu duyduğundan ibaret bilen gözler ve kulaklar öteleri görmeye hazır değildir İnsanın ağlayışının sırrını, insanın tamamlanmamışlığının hikmetini, ancak gördüğüne razı olmayan gözler görebilir, duyduğundan ötesini duymak isteyen kulaklar işitir Feryat herkesin kulağına erişiyor, ağlamanın göz yaşı herkesin gözüne değiyor ama sır gözün gördüğünden ve kulağın duyduğundan ötededir

Can ile ten gizli değil birbirinden, Lâkin canı görmeye izin yok tenden
Bu âlem ruh ile cesedin birlikte olduğu, mânâ ile maddenin eş olduğu bir âlemdir Görünmeyen gayb âlemi görünen şehadet âlemine komşudur Ancak alemdeki her şeyi bir başkasını gösterir bir harf olarak görmeyen için gaybı görmeye izin yoktur Oysa, görünen alem görünmeyene şahit olmak için yaratılmıştır Ancak tende kalıp canı aramayan, görünen alemin şahitliğine perde olmaktadır

Neyin sadâsı ateştir hava sanma, Kimde bu ateş yoksa yazık ona
Ney, ayrılığın acısını seslendirmededir; o halde ona söylettiren hava değil ayrılığın ateşidir Bu ateş olmasaydı, ney böylesine ağlamazdı Gurbette olduğunu farketmeyen için de ayrılık ateşi diye bir şey yoktur; sılayı özlemeyenin sesi sedâsı çıkmaz Sevgili'den ayrılık derdi olmayanın diline yakarış değmez Sürgün olduğunu bilmeyen ateşsiz ve heyecansızdır; onun dudağına aşkın sözü erişmez, onun kalbine aşkın ateşi düşmez

Neyin tesiri aşk ateşinden, Şarabın hâli aşk cilvesinden
Şarab, yaratılışı temsil eder Mevlânâ'nın mesel dünyasında Serap gibi aldatıcı değildir şarab Yokluk acısı serap gibi ümitsiz bir acı verir Varlık ise, Sevgili'ye yakınlığı haber veren ümit dolu bir hüzün verir Zaten bütün bir alemin coşkusu, zerre zerre hareket etmesi de, Sevgili'ye erişmenin, O'na dönmenin cilvesindendir O'ndan gelip O'na gitmenin heyecanıdır kâinatı velveleye veren İnsana bu heyecandan daha fazlası düşmüştür; onun kalbinde aşkın heyecanından fazlası, yani aşkın ateşi vardır Cilveyi besleyen ateştir, hareketi sağlayan ateştir

Yârden ayrılmışın derdiyle dertlendi ney, Kavuşmanın önündeki perdeleri parçaladı ney Ayrılık derdinin kendisi, kavuşmanın devasıdır Çünkü aramadıkça bulunmaz
Bizi dertsiz eyleyen her türlü rahatlık, bize ayrılığın acısını unutturan her türlü gaflet, asıl derdimizdir bizim

Ağlayışımız ve yakarışımız, özlemlerimiz ve arzularımız yaramıza devadır Derdimiz devamınızın kendisidir Dertsizliğimiz en büyük derdimizdir Neyin ayrılık derdiyle dertlenmesi, Sevgili'yi gizleyen perdeleri yırtıp parçalıyor; duamızı dillendirdiğimiz anda gözümüze ve gönlümüze pencereler açılıyor

Ney gibi zehir ve tiryak olamaz, Ney gibi dost ve müştak olamaz
İnsanın ney gibi ağlayışı ve inleyişi, görünüşte bir zehirdir ama çareye götürdüğü için en güzel ilaç ve tiryaktır Neyin inleyişine benzeyen dualarımız ve yakarışlarımız sayesinde Sevgili'nin yoluna düşeriz ki, yakarışlarımızın ne kadar dost ve müştak olduğunu gösterir

Ney kana bulanmış yoldan söz açar, Mecnun'un kıssasını anlatıp açıklar
Neyin sızısı kanlı gözyaşlarına konu olmuş bir aşk yolunun habercisidir İnsan da, Sevgili'ye ulaşmak için kanlı gözyaşlarını dökmelidir Mecnun gibi, Leylâ'nın yolunda çöllere düşüp, başka her şeyi yok bilmedikçe, bu aşkın hakkını vermiş olamayız Şükür ki, bize düşen Leylâ değildir sadece Leylâ'dan Mevlâ'ya yol vardır ki, Mevlâ'ya götüren Leylâ'lar da bizim çölümüzdür Bu yüzden, Mecnun'dan çok daha fazlası beklenir Mevlâ'nın yoluna düşmüş olandan


Leylâ'ların hepsine "Lâ ilâhe" demeli ki, Mevlâ için "İllallah" diyebilsin
SENAİ DEMİRCİ


--




<IMG height=1 width=1>
__,__,___

 

neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , , , ,

Yorgunluğumuz | Ornek Topluluk Olmak

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Mûte Günü ………….asr-i Saadet’ten Tablolar…….. mumsema Peygamberimizin Hayatı 3 10-25-2008 13:03 PM
Kur'ân Mucizesi …….Rahle-i Edeb……. mumsema Kur'an ile ilgi yazılar & Makaleler 4 10-25-2008 12:55 PM
--------ler…irz Düşmanlari….hakettiklerini Bulmuşlar…. neva Konu Dışı Başlıklar 7 09-17-2008 07:24 AM
Güzel… kaars Dini, Güzel Yazılar / Makaleler 0 12-26-2007 23:46 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya Yudumla TOPlist Saat 00:40 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291