Mumsema islam Arsivi

Geri git   Mumsema islam Arsivi > Dini, Güzel Yazılar / Makaleler / Şiirler > Dini, Güzel Yazılar / Makaleler

Forum Alev


Kulluk Yolu İmtihanlarla Doludur ile ilgili Benzer Konular
172 Kez Görüntülendi

kulluk ve ıbadet
evlilik! evlilik hayatı heyecean doludur
KULLUK
Kulluk ve şirk
Kulluk yolu imtihanlarla doludur
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 24-05-2007   #1
 
Ampul Kulluk Yolu İmtihanlarla Doludur


Kulluk Yolu İmtihanlarla Doludur Mumsema İslam Arşivi Kulluk Yolu İmtihanlarla Doludur
Kulluk Yolu İmtihanlarla Doludur


Kulluk, bir irade işidir İnsanın, isteme-dileme, arzu ve isteklerinin gerçekleştirilip ortaya konma yeteneği veya onun, iki şeyden birini tercih etmesi manalarına gelen irade, bizim beşerî boşluklarımızı dolduran önemli bir dinamiktir İrade insanı ise, bu dinamiği en güzel şekilde kullanan, düşünceleri dupduru ve pürüzsüz, yaşatma arzusuyla maddî-manevî bütün füyûzat hislerinden vazgeçmeye kararlı, şöhret, makam-mansıp arzusu, ikbal hırsı ve istikbal endişesi gibi insan ruhunu felç eden marazlardan uzak bir yiğittir İçtimaî ruhu uyan-dıran ve kitleleri irşad edip insanlığa yükselten irade insanı hiç sürçmez demek değildir Zaman zaman, en cins atlarda bile görüldüğü gibi onun da tökezlediği olur Tökezleten sebeplerin başlıcalarını şöyle sıralayabiliriz:

1- RAHATA DÜŞKÜNLÜK
Tökezleme sebeplerinin başında gelir rahata düşkünlük (tenperverlik) Akyolun yolcusu irade insanı, niyetinde sadece Allah rızası olan ve rahat ve rehavete karşı kararlı bulunan bir bahtiyardır ve bu talihlilerin başında da hiç şüphesiz Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) gelmektedir Aişe validemiz'in (radiyallâhu anha), ifade ettiği şu sözler, kâinât yüzü suyu hürmetine yaratılan O zatın yaşadığı hayatı aksettirme adına çok önemlidir: "Bazen 2-3 gün geçerdi de evimizdeki ocak yanmaz ve su kaynamazdı Bir gün kız kardeşimin oğlu Urve İbn Zübeyr, "Halacığım! Ne yiyip, ne içiyordunuz?" dedi Ben de, "İki siyah; bir su, bir de hurma" dedim" Evet, Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) hiçbir zaman tene ve tenperverliğe takılıp kalmamış, açlıktan bayılırken, dudakları susuzluktan kavrulurken bile, önüne çıkan bütün sıkıntıları iradesiyle aşmış ve Allah'ın inayet ve keremiyle hedeflediği noktaya ulaşmıştır Nebiler Serveri'nin arkadaşları da hep O'nun yolundan yürümüş, her zaman rahat ve rehavetten uzak durmuş ve davaları uğrunda, sahip oldukları maddi-manevi bütün varlıklarını feda etmişlerdi İşte o Sahabilerden birisi de hiç şüphesiz şairin "Dini omuzları üzerinde kurdu ve yükseltti ha yükseltti; sonra da İslam Müslümanların yüzüne gülmeden çekip gitti" ifadeleriyle destanlaştırdığı Hz Mus'ab bin Umeyr'dir Hz Mus'ab, Mekke'nin en zengin ailelerinden birinin çocuğuydu İslam'ı seçtiğinde on yedi yaşlarındaydı O, sokaklardan geçerken genç kızlar pencerelere üşüşür ve ona mendil sallarlardı İşte bu görkemli ve gökçek yüzlü delikanlı, bir gün Habbab bin Eret vesilesiyle hakikate gözlerini açtı ve birden bire değişiverdi Bu temiz fıtrat, gençlik duygularının en hararetli olduğu bir dönemde, dünyanın bütün cazibedar güzelliklerini elinin tersiyle itmiş; annesi, dayısı tarafından türlü türlü eza ve cefalara maruz kaldığı halde, Uhud'da şehit düşeceği ana kadar bir lahza olsun Efendimiz'in yanından ayrılmamıştı Evet Mus'ab, "çetin olma ve aşılamayan tepe" manasına gelen ismiyle müsemma bir şahsiyet olarak, önüne çıkan bütün engelleri aşmış ve bu uğurda hiçbir şeye takılmadan hayatını şehadetle noktalamıştı

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 24-05-2007   #2
 
Standart --->: Kulluk Yolu İmtihanlarla Doludur


2- ŞÖHRET TUTKUSU

Hubb-u cah; makam arzusu ve şöhret düşkünlüğü demektir ve kalbin üzerine zift çekip, ruhu felç eden kötü hasletlerdendir Bediüzzaman Hazretleri, gönlüne böyle bir virüs bulaştırmış talihsizlere şöyle seslenir: "Şöhret, zehirli bala benzer Eğer o belaya düşersen 'Biz Allah'tan geldik ve yine O'na döneceğiz' (Bakara Sûresi, 2/156) de ve kurtul" Evet, Hz Ömer'in ifadesiyle, "Allah, bizi diniyle şerefli kılmıştır" Bunun dışında başka bir şeref aramak beyhudedir Zaten irade insanları, Allah'a intisap etmenin dışında herhangi bir şan u şerefe de iltifat etmezler Hz Ebu Bekir yurdunu, yuvasını terk ederek Medine'ye gelmiş, burada şehrin içinde oturabileceği bir arsa bulamamış ve "Sunh" isimli bir kenar mahallede oturmuştur Dahası o, tam on yıl izzet, gurur, şan ve şeref demeden komşularının koyunlarını sağarak geçimini temin etmiştir Efendimiz'den sonra halife olarak seçilmiş; bugünkü Türkiye'nin dört-beş katı büyüklüğünde bir ülkeyi çok iyi yönetmiş, bunu yaparken de yine Sunh'daki evinde kalmış ve belli bir süre daha komşularının koyunlarını sağmaya devam etmiştir Hz Ebu Bekir, Allah Resûlü'nün halifesiydi ve o, gerçek izzet ü şerefi, geçimini el emeğiyle kazanarak sürdürmekte görüyordu

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 24-05-2007   #3
 
Standart --->: Kulluk Yolu İmtihanlarla Doludur


3- İZZET VE GURUR

İrade insanını tehdit eden diğer bir mânia ise izzet ve gururdur İnsanlar içine "örnek bir insan" modeli olarak gönderilen peygamberler ve onların izinden giden irade kahramanları "onurum ve şerefim" dememiş ve hiçbir zaman şahsî izzetlerine, gururlarına takılmamışlardır Nebiler Serveri'ne: "Sen bizim seyyidimizsin" diyenlere karşı O, "Hayır Bizim seyyidimiz Hz İbrahim'dir" buyurmuş ve öyle bir pâyeden hep uzak durmuştur Aslında O'nun , efendiler efendisidir ve bütün enbiyanın yanında, Hz İbrahim'in de seyyididir Zira Hz İbrahim, Allah Resûlü'nün çekirdeğidir Efendimiz, o çekirdeğin ağacının meyvesidir Ancak O'nun, Hz İbrahim'in (aleyhisselam) söz konusu edildiği yerde, edeb ve terbiyesinin gereği kendisine "seyyid" dedirtmemiştir Hz İbrahim'in görmediği hakaret, çekmediği meşakkat, uğramadığı bela ve musibet kalmamış; ateşler içine atılmış, ne hakaretlere maruz kalmış, zevcesine el uzatılmak istenmiş; ama o büyük nebi, "izzetime dokundu" dememiş ve yüce davasını tebliğden bir an olsun geri durmamıştır Evet, Nebiler Serveri, insanlığı ateşten kurtarmak için gelmiş ve bu en yüce duyguyla kendi ailesine iftira edenlerin cenazelerine dahi iştirak etmiş ve "Allah, 70 defa istiğfar etsen de onu affetmeyeceğini ferman ediyor Ben 70 defayla onun affedileceğini bilsem, ona 70 defa ve ondan da fazla istiğfar ederdim" demiş, o hoşgörü ve müsamaha ile çarpan engin sinesini herkese açtığını bir defa daha göstermiştir

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 24-05-2007   #4
 
Standart --->: Kulluk Yolu İmtihanlarla Doludur


4- DOYMAK BİLMEYEN ARZULAR

İrade insanının önünü kesen manialardan biri de hiç şüphesiz yeme-içme ve bedenin istekleri karşısında dize gelme gibi şehevânî arzu ve isteklerdir Din davası Hak davasıdır ve hiçbir şeye feda edilmemelidir Tarih boyunca bu davaya sahip çıkanlar yer yer bazı geçici zevklere takılsalar da, bütün bütün dökülmemişlerdir İnşaallah, bugünkü altın nesil de midesinin altında kalıp ezilmeyecek ve cesedine yenik düşerek cismaniyeti karşısında iki büklüm olmayacaktır Yine bu altın nesil, iradesiyle bakırı altın, toprağı polat haline getirecek ve en değersiz şeyleri en değerli cevherler gibi değerlendirecektir Şimdi müsadenizle, yeniden böyle bir ufkun zirvede temsil edildiği saadet asrına dönelim:
Damad-ı Nebi, Haydar-ı Kerrar Hz Ali (radiyallâhu anh) halife olduğu dönemde İslam devleti, şimdiki Türkiye'nin otuz katı büyüklüğündedir İslam orduları bir taraftan Mâverâünnehir'de, diğer yandan Çin seddine ulaşmış; beri taraftan da tâ Cebelitârık'a dayanmışlardı Sınırları böylesine geniş ve adeta o zamanın süper devleti sayılan bu büyük gücün başında bulunan Hz Ali , kış gününde yazlık elbise giyiyor ve bunun sebebi sorulunca da: "Ben, kendi imkanlarımla ancak bu kadarını temin edebiliyorum" cevabını veriyordu İşte içtimaî adalet; işte yüksek insan ruhu; işte toplumla bütünleşme, herkesi kendine tercih etme veya başkaları için yaşama diyeceğimiz gerçek adalet düşüncesi!
Hz Ömer (radiyallâhu anh) devrinde, devamlı mescide gelip giden, ibadet ü taatında derin mi derin, başını yere koyunca güller açan ve seccadesini gözyaşlarıyla ıslatmadan mescidden ayrılmayan bir genç vardır Bu gencin, birden bire mescitten kesildiğini farkeden Fâruk-u Âzam, gencin nerede olduğunu sorunca, onun vefat ettiğini söylerler Evine gelip giderken bu gence nasılsa kötü duygulu bir kadın musallat olur; ona takılır ve onu ağına çekmek ister Genç, bu fettana tam takılmak üzere iken, birden diline "Takvâya erenler var ya, onlara şeytan tarafından bir vesvese dokunduğunda (Allah'ın emir ve yasaklarını) hatırlayıp hemen gerçeği görürler" (A'raf Sûresi, 7/201) ayetinin takıldığını ve bu ayeti tekrar ettiğini hisseder ve böyle bir ihsasın vermiş olduğu heyecan ve hacalet içinde kalbi durur ve oracığa yıkılıverir Hz Ömer, gencin ölüm sebebini anlayınca hemen gömüldüğü yere gider ve orada ona şöyle seslenir: "'Rabbinin huzurunda durmaktan korkan kimselere iki cennet vardır' (Rahman Sûresi, 55/46) Şimdi sen istediğine girebilirsin" Hz Ömer sözlerini bitirdikten sonra herkesin duyacağı şekilde mezardan şöyle bir ses yükselir: "Ya Emire'l-Müminîn! Allah bana onun iki katını verdi"

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 24-05-2007   #5
 
Standart --->: Kulluk Yolu İmtihanlarla Doludur


5- KORKU HİSSİ

İrade insanını tehdit eden sebeplerden biri de insandaki korku hissidir Evet, iradenin zafer duygusunu felç eden bir his varsa o da korkudur Ehl-i dünya, müminlerin bu damarından her zaman istifade etmiştir/etmektedir Bediüzzaman "İnsanda en mühim ve esaslı bir his, hiss-i havftır Dessas zalimler, bu korku damarından çok istifade etmektedirler ve onunla korkakları gemlendiriyorlar Evet, bunlar avamın ve bilhassa ulemanın bu damarından çok istifade ediyorlar, onları korkutuyorlar ve evhamlarını tahrik ediyorlar" diyerek bu hakikate işaret eder İrade insanı, bu tür bir tehdide takılıp kalmadan, Allah'a teslim ve tevekkül içinde, iradesindeki teslim gücüyle mutlaka onu aşmalıdır
Efendimiz Bedir öncesi, Ashabını maddi ve manevi yönden çok iyi motive etmişti Gözü dönmüş müşrikler, yürüdüğü yolda hep O'nun önünü kesmiş ve kalplere iman taşımasına müsaade etmemişlerdi Bu sebeple Allah Resûlü ve Ashab'ı, kendilerinden birkaç kat daha büyük bir orduyla savaşmak mecburiyetinde kalmışlardı Böyle bir muharebe için Muhacirinin gerilimi tam ve yerindeydi Efendimiz , Ensar'ın da bu mevzuda kanaatini öğrenmek için onlara, "Bana bir işaret ve yol gösterin Ne yapayım?" demiş; bunun üzerine Ensar'ın ileri gelenlerinden Sa'd İbni Muaz ileri atılarak şunları söylemişti: "Bana öyle geliyor ki bizi kastettin Ya Resûlallah Biz, İsrailoğulları'nın peygamberlerine dediği gibi "Sen ve Rabbin gidin savaşın; biz burada oturuyoruz" (Mâide Sûresi, 5/24) demeyeceğiz Biz, sizinle beraber düşmanla yaka paça olup, göğüs göğüse kavga edeceğiz Ey Allah'ın Resûlü! Sen, Allah'ın dediğine bak ve yolunda yürü, biz Sana tabiyiz İstediğinle sıla-i rahim yapıp bütünleş İstediğinle istediğin gibi alakanı kes İstediğinle sulh ol, istediğine karşı düşmanlık ilan et Malımızdan istediğini al ve istediğin yere infak eyle Biz hep Seninle beraber olacağız" Allah Resûlü , Sa'd İbni Muaz'ın bu yürekli tavrı ve bu cesaret dolu sözleri üzerine memnuniyetini izhar sadedinde tebessüm etmişti Bu tebessüm, aynı zamanda Bedir zaferini muştulayan bir tebessümdü

MFethullah Gülen

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 29-03-2009   #6
 
Standart --->: Kulluk Yolu İmtihanlarla Doludur


paylaşım için teşekkürler

 

Hasret Rüzgarı isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: doludur, imtihanlarla, kulluk, yolu

Veyl Olsun!... | Tevhid Nazarı ve Sağlıklı Toplum

Konu Araçları


Kulluk Yolu İmtihanlarla Doludur ile ilgili Benzer Konular
172 Kez Görüntülendi

kulluk ve ıbadet
evlilik! evlilik hayatı heyecean doludur
KULLUK
Kulluk ve şirk
Kulluk yolu imtihanlarla doludur

Powered by vBulletin® Version 3.6.11 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forumacil | Forumalev | Dantel | Rüyatadı | Mumine | Örgü | Netalemi | Google | Şiirler | validator.w3 |

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369