Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Sorular ve Cevaplar Bölümü
> Sorular ve Cevaplar Alt Başlıklar > Diğer Soru ve cevaplar (kategorilerin dışında kalanları bu bölüme açalım)
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et SiteMap

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 03-17-2008   #1
Bilgiler
Özel Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Sep 2007
Mesaj: 478
İtibar
Tecrübe Puanı: 5
Rep Puanı : 408
Rep Derecesi :
Nursedaa Gerçekten çok hoş.Nursedaa Gerçekten çok hoş.Nursedaa Gerçekten çok hoş.Nursedaa Gerçekten çok hoş.Nursedaa Gerçekten çok hoş.
Nursedaa RSS Feed
Standart Hz. Adem ve Hz. Havva'nın yeryüzüne indirilişi nasıl olmuştur, üzerlerini nasıl örttü



Hz Adem ve Hz Havva'nın yeryüzüne indirilişi nasıl olmuştur, üzerlerini nasıl örttüler tesettür o zaman var mıydı?

Soru
Hz Adem ve HzHavva yı incir yaprağına sarılmış olarak gösteren resimler var bunlar sahih (doğru) mudur? HzAdem ve HzHavva dünyaya indiklerinde incir yaprağına sarılı inmişler midir? Allah (cc) Onlara kıyafet yapma İlmi vermemiş miydi? HzHavva bugünkü İslam tesettürü gibi mi giyiniyordu?

Cevabımız

Değerli Kardeşimiz;

Allah insanlığa medeniyeti Peygamberler vasıtası ile bildirmiştir Bu noktada insanlık tarihinde umumi bir vahşilik yaşanmamıştır Peygamberlerin bulunduğu yerlerde medeniyet – kendi zamanlarına göre – vardı Peygamberlerin bulunmadığı yerlerde ise, insanların vahşi ve kaba olduğunu biliyoruz Tarih kitapları da hep insanlığın vahşet tarafını göstermeye çalışmıştır Bunda bazı sebepler vardır:

Bunların başında, bazı dinsiz gurupların, insanları İslam dininden ve Allah’a imandan uzaklaştırmaya çalışmaları gelmektedir Nasıl ki, bilimsel alanda insanları evrim safsatası ile aldatıp “ mü’minlerin inandığı Allah – haşa – yoktur Her şey kendi kendine olmuştur İlim ve bilim de böyle söylemektedir” diye yaygara kopardıkları gibi, bu fikrin uzantısı olan “ evrimleşen insan önce yarı maymun, sonra insan oldu Fakat ilk insanında tamamıyla bedevi ve okuma, yazma, konuşma bilmeyen cahil bir şekildeydi” fikri her tarafa yayıldı Böylece bu kirli ideolojiye Tarih bilimini de alet etmiş oldular Oysa her peygamber, bir medeniyet getirmiş ve ilk insan da Hz Adem’dir ve peygamberdir Dolayısıyla Hz Adem (as) ile başlayan insanlık, kendi zaman ve zeminine göre medeni idi, vahşi değildi Şimdiki zamanda bile, okuma yazma bilmeyen ve vahşi olarak yaşayan insanlar olduğu gibi, o zamanda daha fazla bedeviyet ve vahşet hakimdi Ama bu durum başta söylediğimiz gibi umumi değildi

Ayrıca Allah Kuranı Kerimde Hz Adem’e her şeyin ismini, anlamını ve niçin yaratıldığını öğrettiğini, imtihanda Hz Adem’in meleklere üstün geldiğini bildiriyor Bu nedenle ilk insanın bugünkü anlamda bir konuşmayı bildiği ve seslerle anlaştıkları net bir şekilde ortaya çıkmaktadır

İnsanların ilk devri, vahşet değil, belki ilk medeniyetti Bu ilk medeniyet dersini de insanlara hak peygamberler vermişti İnsanlara ilk din dersini verenler (yani tek Allah inancını öğretenler), nasıl ilahi peygamberler olduysa, ilk medeniyet dersini de insanlara, bu peygamberler vermişlerdi

Şu kadar var ki, ilahi peygamberlerden bu ilk medeniyet dersini almış bulunan insanlar, sonra bu medeniyetten uzaklaşa uzaklaşa ilk dersi unutarak vahşi olmuşlar, daha sonra tekrar medeniyete girmişlerdir Şu halde insanlar, vahşet devri, medeniyet devri olmak üzere iki medeniyet safhası değil, belki ilk medeniyet, vahşet, ikinci medeniyet olarak üç devir geçirmişler; vahşilik, insanlar için ilk devir değil, iki medeniyet arasında geçici bir basamak sayılmıştı

Hz Adem ve Hz Havva'nın örtünmeleri konusunda Kuran-ı Kerim’de şöyle bahsedilmektedir:

- Fakat o Şeytan onlara, gözlerinden gizlenmiş olan edep yerlerini açığa çıkarmak için vesvese verdi Onlara şöyle telkinde bulundu: "Rabbinizin size bu ağacın meyvesini yasaklamasının tek sebebi, sizin meleklerden veya ölümsüz hayata nail olanlardan olmanızı önlemektir" diyerek, kendisinin onların iyiliğini istediğine dair yemin üstüne yemin etti

- Böylece onları aldatarak mevkilerinden düşürdü Şöyle ki: O ağacın meyvesini tadar tadmaz, edep yerlerinin açık olduğunu fark ettiler Derhal, buldukları cennet yapraklarıyla edep yerlerini örtmeye başladılar Onların Rabbi ise nida edip buyurdu: "Ben sizi o ağaçtan menetmedim mi? Ben Şeytanın sizin besbelli düşmanınız olduğunu söylemedim mi? Niçin Beni dinlemediniz de bu perişan duruma düştünüz?"

- "Ey bizim Rabbimiz, kendimize yazık ettik Şayet Sen kusurumuzu örtüp, bize merhamet buyurmazsan, en büyük kayba uğrayanlardan oluruz" diye yalvarıp yakardılar

- Buyurdu ki: "Birbirinize düşman olarak inin! Size dünyada bir süreye kadar kalma ve yararlanma imkânı veriyorum: Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve yine oradan diriltilip mezardan çıkarılacaksınız" (Araf Suresi, 20-25)

Örtülmesi gereken yerleri örtmek, namusu korumanın ilk şartıdır Çıplaklık, övünülecek bir ilerilik değil, ilkellik ve Cahiliyeye dönüştür, irticadır Cahiliye dönemi arapları, erkeği kadını Kâbeyi çırıl çıplak tavaf ediyorlar, bunu faziletli bir iş tarzında yapıyorlardı Çıplaklığı yaymak Şeytanın teşviki ile olunca, Allah Teala, örtünmenin ve elbisenin insanın maddî ve manevî süsü olduğunu, şeytana uyup avret yerlerini açmamak gerektiğini hatırlatıyor Allahın hikmeti, diğer birçok canlı mahlukun fıtratına, haya ve örtünme duygusu koymayıp sağlam, güzel ve tabiî bir elbise vermiştir Haya duygusu verdiği insanı, yalnız onu çıplak yaratmıştır Böylece insan, hem örtünme emrini tutmanın sevabına ermekte, hem de dünyadaki halifelik görevini ispatlamaktadır Çünkü bütün yeryüzüne yayılan hayvan ve bitkilerden ve diğer maddelerden elde ettiği giyeceklerle, bütün yaratıklar üzerindeki tasarruf ve yönetme gücünü, halifeliğinin tezahürlerinden birini göstermektedir

Dikkat edilirse ayetlerde Hz Adem ve Hz Havvanın önce edep yerlerinin gizli olduğu sonradan şeytanın aldatmasıyla edep yerlerinin açıldığı, fakat derhal kapatttıkları anlatılmaktadır Demekki, edep yerlerin kapanması gerektiğini bilmekteler

İşte bu nedenle bir sonraki ayette edep yerleri örtmenin gerekliliği ve Adem babamızın edep yerlerini örttüğü şöyle açıklanır:

- Ey Âdem'in evlatları! Bakın size edep yerlerinizi örteceğiniz giysi, süsleneceğiniz elbise indirdik Fakat unutmayın ki en güzel elbise, takva elbisesidir İşte bunlar Allah’ın ayetlerindendir Olur ki insanlar düşünür de ders alırlar (Araf Suresi, 26)

Sonuç olarak Adem aleyhisselamın edep yerlerin örtülmesi gerktiğini bildiğini ve Allah’ın emriyle edep yerlerini ilk örten kimse olduğunu söyleyebiliriz Havva annemiz için o şartlarda kendisine namahrem olan kimse olmadığından erkeklerin hepsi kendi çocuğu ve torunları olduğundan bu günkü gibi el ve yüz hariç her yerini örttü diyemeyiz Bu konuda kesin bir bilgi olmamakla birlikte örtünmenin ilk insandan itibaren var olduğu muhakkaktır

Araf suresi, 19-25 ayetlerin tefsiri:

19- (Sonra Allah, Âdem'e hitab etti): "Ey Âdem! Sen ve eşin cennette durun, dilediğiniz yerden yeyin; fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz"

20- Derken onların, kendilerinden gizli kalan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: "Rabbiniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek ya da ebedî kalıcılardan olursunuz diye sizi şu ağaçtan men etti" dedi

21- Ve onlara: "Elbette ben size öğüt verenlerdenim" diye de yemin etti

22- Böylece onları aldatarak aşağı sarkıttı (önceki mevkilerinden indirdi) Ağacı(n meyvesini) tadınca, çirkin yerleri kendilerine göründü ve cennet yapraklarını üst üste yamayıp üzerlerini örtmeğe başladılar Rableri onlara seslendi: "Ben sizi o ağaçtan men etmedim mi ve şeytan size apaçık düşmandır, demedim mi?"

23- Dediler ki: "Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize rahmetinle muamele etmezsen muhakkak ziyana uğrayacaklardan oluruz!"

24- (Allah) buyurdu: "Birbirinize düşman olarak inin, sizin yeryüzünde bir süreye kadar kalıp geçinmeniz gerekmektedir"

25- "Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve yine oradan (dirilip) çıkarılacaksınız!" dedi

Şeytan, Âdem'e ve Havva'ya böyle bir vesvese verdi ve dedi ki: Rabbiniz sizi bu ağaçtan başka bir sebeple değil ancak iki melek olacağınızdan veya ebedî kalacağınızdan dolayı men etti Yani bundan yerseniz, ya yemek içmek ihtiyacından melekler gibi müstağnî olursunuz (ihtiyaç duymazsınız), yahut ölüm yüzü görmez, ebedî kalırsınız, diye bir taraftan onları Âdem'e secde ile emredilmiş olan meleklere imrendirmek, bir taraftan da maddî sebebin, ilâhî takdiri değiştirebileceği şüphesiyle ne olursa olsun bir sonsuzluk ve devamlılık sevdasına düşürmek istedi Burada meşhur bir suâl vardır: Şeytan cennetten kovulup çıkarılmış olduğu halde cennetteki Âdem ve Havva'ya nasıl vesvese verebilmiştir? Buna karşı, bir yılan aracılığıyla girdi diye bir kıssa nakli şöhret bulmuş ise de, bunu büyük tefsirciler uygun görmemişler ve başlıca üç şekilde cevap vermişlerdir:

1- Hasan Basrî hazretleri demiştir ki: Yüce Allah'ın vermiş olduğu bir kuvvet ile, yerden göğe veya cennete vesvese ulaştırabilmiştir Bu mânâya göre "hayye" (yılan) tabirinin, insan için yılan gibi zehirli bir hayatî kuvvetten kinâye olması söylenebilir

2- Ebû Müslim İsfehânî: Bu cennetin, yeryüzü cennetlerinden biri olduğu görüşünde olduğu için, Âdem ve İblis ikisi de cennette idi demiş Ancak bunun suâle uygun olmadığı açıktır

3- Diğer bir takım tefsirciler de demişlerdir ki: "Âdem ve Havva, bazan cennetin kapısına yakın gelirler, İblis de dışardan gözetir, yaklaşırdı; vesvese bu şekilde meydana geldi" Âyetlerin delaletine bakarak, İblis'in kovulması ve çıkarılmasının, dört yönden vesvese vermesi imkânını yok eder bir şekilde olmadığı anlaşılıyor Bunun için vesveseye imkân bulup o maksatla öyle yaptı

21- Ve inanınız ben sizin öğütçülerinizden, iyiliğinizi isteyenlerdenim, diye yeminleşti Yani yemin etti de

22- ikisini de aldatarak sarkıttı Âdem ve Havva, hiçbir kimse yalan yere Allah'a yemin etmez sandılar, aldandılar

Şu halde ne zaman ki o ağacı tattılar, kendilerine kötü yerleri beliriverdi İsyanın uğursuzluğu yüz gösterdi, kapalı ve gizli olan cinsel yerleri açılıverdi, bunun üzerine utançlarından derhal üzerlerine cennet yaprağından yamalar yamamaya başladılar Denilmiş ki bu yaprak incir yaprağı idi Rabb'leri yüce Allah da kendilerine şöyle seslendi: Ben sizi o ağaçtan men etmedim miydi? Ve mutlaka şeytan size açık bir düşmandır, demedim miydi? Ki birincisi yasağa karşı gelmekten dolayı, ikincisi de düşman sözüne aldanmalarından dolayı darılma ve azarlamadır Şeytanın düşman olduğunun hatırlatılması, bu sûrede açıkça geçmemiş ise de bu sorunun gereğine ve Tâhâ Sûresi'nde "Bu senin ve eşinin düşmanıdır" (Tâhâ, 20/117) âyetinin belirttiğine göre, demek bu hatırlatma da yapılmıştı

23-Bu azarlamağa karşı Âdem ve Havva bakınız ne dediler: Ey Rabbiniz, biz nefsimize zulm ettik, kendimize yazık ettik Ve eğer sen bize mağfiret ve rahmet etmezsen, hüsrana uğrayanlardan olacağımız şüphesizdir, dediler Derhal durumu anlayıp hatalarını itiraf ve tevbe ve istiğfara teşebbüs ederek ilâhî rahmete sığındılar ki, bu yalvarış kelimeleri Bakara Sûresi'nde "Âdem Rabbinden birtakım kelimeler aldı (tevbe etti) bunun üzerine (Allah)

Onun tevbesini kabul etti" (Bakara, 2/37) âyetinde işaret olunan kelimelerdir İlâhî suale karşı İblis'in sözü geçen cevabıyla, Âdem ve Havva'nın bu cevaplarını mukayese etmeli (karşılaştırmalı) de bu kelimelerin derhal Âdem'in kalbine gelmesi ne büyük ilâhî bir lütuf olduğunu ve Âdem'in mizacı ile İblis'in içyüzü arasında ne büyük bir fark bulunduğunu anlamalı ki, İblis'in ateş ve çamur kıyaslamasındaki cehaletinin sırrı bu noktada açıkça görülmektedir Denilmiştir ki, Âdem beş şey ile bahtiyar (mutlu) oldu Emre karşı gelmeyi itiraf etmek, pişmanlık duymak, nefsini kötülemek, tevbeye teşebbüs etmek ve rahmetten ümidi kesmemek, İblis de beş şeyle bedbaht (mutsuz) oldu Günahını kabul etmedi, pişmanlık duymadı, kendini kınamayıp azgınlığını Allah'a bağladı ve rahmetten ümidini kesti Bununla beraber ilâhî emir ve yasaklara karşı gelmekle işlenen herhangi bir günah affedilmiş bile olsa, günahı işleyeni nezâhet-i mutlaka (mutlak temizlik) mertebesinden indirmeğe sebep olacak demektir

24-Çünkü bu tevbe ve yakarış üzerine Allah buyurdu ki: İniniz, bazınız bazınıza düşmansınız Ve size yeryüzünde bir vakte kadar bir yerleşme ve yararlanma var

25-Yani Allah dedi ki: Onda, o yeryüzünde yaşayacaksınız, ve orda öleceksiniz, ve yine ordan çıkarılacaksınız, öldükten sonra diriltilip toplanacaksınız İşte Allah, siz insan cinsini yeryüzünde böyle yerleştirdi Şimdi:

Meâl-i Şerifi

26- Ey Âdemoğulları, size çirkin yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik Hayırlı olan, takva elbisesidir İşte bu(nlar), Allah'ın âyetlerindendir, belki düşünüp öğüt alırlar

27- Ey Âdemoğulları Şeytan, ana babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de (şaşırtıp) bir belaya düşürmesin! Çünkü o ve kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler Biz, şeytanları, inanmayanların dostu yaptık

28- Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: "Babalarımızı bu yolda bulduk, bunu bize Allah emretti" derler De ki: "Allah kötülüğü emretmez Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"

29- De ki: "Rabbim bana adaleti emretti Her mescidde yüzünüzü O'na doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na yalvarın İlkin sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz"

30- (O) bir topluluğu doğru yola iletti, bir topluluğa da sapıklık hak oldu Çünkü onlar, şeytanları Allah'tan başka dostlar tuttular ve kendilerinin de doğru yolda olduklarını sanıyorlar

26- Ey Âdemoğulları, muhakkak ki biz üzerinize çirkin yerlerinizi örter, avret yerlerini örter bir elbise, bir de rîş (yani güzellik ve öğünmek giysisi yahut servet ve refah) indirdik Yerle, gökle, içle, dışla, ferdle, toplumla, tabiatla, sanatla ilgili sebepleri yaratıp ihsan ettik

Âdem ve Havva cennette saklı ve gizli otururlarken ayıpları açılarak yeryüzüne gelmiş oldukları gibi, Âdemoğullarından her biri de ana karnında "döl yatağı" içinde saklı ve gizli olarak rızıklanıp dururken çırılçıplak yeryüzüne indiler Sonra da ayıplarını örtecek veya giyinip kuşanıp süslenecek şekilde fakirce veya zengince iki çeşit elbise ile korunmaya ve örtünmeye ve hatta güzelleşme ve süslenmeye imkân buldular

Bu arada, takva elbisesi takva hissi veya takva duygusu ile giyim yani hayâ, utanma duygusu ve Allah korkusu ile giyilen ve Allah'ın izniyle maddî manevî ayıptan, çirkinlikten, zarar ve tehlikeden koruyacak olan korunma elbisesi yok mu, bu, mutlak hayırdır Sırf faydadır Elbise nimetinden faydalanma ve istifade asıl bununladır

Zira takva duygusu, korkusu ve imanı, hayâ ve irfanı olanlar zorunlu olarak çıplak bile kalsalar en az Âdem ve Havva'nın yapraklarla örtündükleri gibi ayıp ve örtülmesi gereken yerlerini örter ve muhafaza ederler Fakat takva duygusu olmayan günahkârlar ne kadar giyinseler yine kıçları, açılmaktan kurtulamazlar

Çünkü bunlar, elbise nimetinin ayıp ve örtülmesi gerekeni örtmek; sıcak, soğuk ve rahatsız edici çirkinliklerden, hastalık sebeplerinden korunmak, düşmandan sakınmak ve nihayet güzel bakışı cezbedecek ve kötü bakışı defedecek, hiç kimsenin ne şehvetinin heyecanına ve ne nefretinin gelişmesine sebep olmayacak faydalı bir sima, edeb ve vakar rahatlığı ile güzelleşme gibi gerçek fayda ve güzel maksatlarını düşünemezler

Şehvet, kibir ve gururla süslü püslü giysiler içinde kibrini ilan etmek isterken, bir taraftan en kötü yerini açar, hatır ve hayale gelmez zarar ve edepsizliğe düşerler Bunun için süslü elbise, giysi, şeref ve ihtişam dahi hadd-i zatında ilâhî bir nimet olmakla beraber, birçoklarının gözlerini kamaştıran görünür çekiciliğine rağmen hayır ve mutlak fayda değil, bir gurur metâıdır Asıl hayır, takva giysisidir ki, örtülmesi gerekli yerlerin örtülmesi (setr-i avret), namusu korumanın ilk şartını teşkil eder

Bu, yani elbise indirilmesi, Allah'ın âyetlerindendir İnsanlığa olan lütuf ve yardımını, bağış ve rahmetini gösteren delillerinden ve alametlerindendir Umulur ki bunu düşünürler Bundaki delalet vecihlerini, rabbânî hikmeti düşünür Allah'ın nimetlerini hatırlar, tanır veya uslanıp çirkinliklerden sakınırlar Rivayet ediliyor ki, cahiliyye Araplarından bir takımları, bu cümleden olarak Humus'tan olmayan A'rab yani bedevîler Kâbe'yi çıplak oldukları halde tavaf ederler ve içinde Allah'a isyan ettiğimiz giysilerimizle tavaf etmeyiz, derlerdi Çoğunlukla erkekler gündüz, kadınlar gece tavaf ederler, kadınların gündüz tavaf ettikleri de olurdu Kadın bütün göğüslerini ve göğüslerindekileri açar ve hatta büsbütün çırılçıplak olur, ancak cinsel organına şarap üstüne sinek konmuş gibi hafif, seyrek bir paçavra kor, "tavaf ederken beni kim ayıplar", der ve şu:

"Bugün bunun bir kısmı veya hepsi açılır, açılanını da helâl etmem" beytini söylerdi İşte bu âyetler bu sebeple nazil olmuştur

KURAN'I KERİM TEFSİRİ
(ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR)


Selam ve dua ile
Sorularla İslamiyet Editör

 

Nursedaa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 03-18-2008   #2
Bilgiler
Co-Administrators
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesaj: 3,043
İtibar
Tecrübe Puanı: 32
Rep Puanı : 1084
Rep Derecesi :
Sedanur Gururlanmaya değer.Sedanur Gururlanmaya değer.Sedanur Gururlanmaya değer.Sedanur Gururlanmaya değer.Sedanur Gururlanmaya değer.Sedanur Gururlanmaya değer.Sedanur Gururlanmaya değer.Sedanur Gururlanmaya değer.
Sedanur RSS Feed
Standart --->: Hz. Adem ve Hz. Havva'nın yeryüzüne indirilişi nasıl olmuştur, üzerlerini nasıl



Allah cc razı olsun Nursedaa

 

Sedanur isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 06-03-2008   #3
Bilgiler
forumun prensesi
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: May 2008
Nerden: YALAN DÜNYA
Mesaj: 873
İtibar
Tecrübe Puanı: 9
Rep Puanı : 256
Rep Derecesi :
kaser Pürüzler içinde bir mücevher.kaser Pürüzler içinde bir mücevher.kaser Pürüzler içinde bir mücevher.
kaser RSS Feed
Standart --->: Hz. Adem ve Hz. Havva'nın yeryüzüne indirilişi nasıl olmuştur, üzerlerini nasıl



Allah Sizi Cennetin En Mükemmel Yerine Koysun çok Güzel Bir Konu

 

kaser isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 06-03-2008   #4
Bilgiler
Özel Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesaj: 6,595
İtibar
Tecrübe Puanı: 68
Rep Puanı : 2644
Rep Derecesi :
ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.ßaran Çok ünlü.
ßaran RSS Feed
Standart --->: Hz. Adem ve Hz. Havva'nın yeryüzüne indirilişi nasıl olmuştur, üzerlerini nasıl



Allah cc Razı oLsun

 

ßaran isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 06-04-2008   #5
Bilgiler
Özel Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Sep 2007
Mesaj: 478
İtibar
Tecrübe Puanı: 5
Rep Puanı : 408
Rep Derecesi :
Nursedaa Gerçekten çok hoş.Nursedaa Gerçekten çok hoş.Nursedaa Gerçekten çok hoş.Nursedaa Gerçekten çok hoş.Nursedaa Gerçekten çok hoş.
Nursedaa RSS Feed
Standart --->: Hz. Adem ve Hz. Havva'nın yeryüzüne indirilişi nasıl olmuştur, üzerlerini nasıl



Alıntı:
kaser´isimli üyeden Alıntı
Allah Sizi Cennetin En Mükemmel Yerine Koysun çok Güzel Bir Konu
Amin cümlemizi
Allah cc sizlerdende razı olsun

 

Nursedaa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 08-09-2008   #6
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: May 2008
Nerden: Belcika
Mesaj: 543
İtibar
Tecrübe Puanı: 6
Rep Puanı : 121
Rep Derecesi :
fatmac Yakında ünlü olacaktır.fatmac Yakında ünlü olacaktır.
fatmac RSS Feed
Standart --->: Hz. Adem ve Hz. Havva'nın yeryüzüne indirilişi nasıl olmuştur, üzerlerini nasıl



Allah Razı Olsu Cok Guzel

 

fatmac isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , , , , , , ,

Tevrat ve İncil Değiştirilmişmidir | Chat yapmak caiz midir, zararları nelerdir?

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Kadının yaratılışı nasıl olmuştur ? mumsema İslamda Kadın 8 09-11-2008 08:34 AM
Mirac Nedir, Nasıl Olmuştur ? LeoparGS itikat / İman soru ve cevapları 5 07-29-2008 08:36 AM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya Yudumla TOPlist Saat 12:19 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292