Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
İslam Alimleri Bölümü
> İslam Alimleri Alt başlıklar > Diğer İslam Alimleri
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 05-19-2007   #1
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: İstanbul
Mesaj: 10,996
İtibar
Tecrübe Puanı: 113
Rep Puanı : 3961
Rep Derecesi :
LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.LeoparGS Çok ünlü.
LeoparGS RSS Feed
Standart Taberi



Taberi - ( 838 - 923M )


H III-IV (M9-10) asırlarda yetişmiş, fıkıh, hadis, tarih, dil, tefsir ve kırâat ilimlerinde otorite olmuş âlimTam adıyla Ebû Cafer Muhammed ibn Cerîr et-Taberî Taberistan'ın Âmul şehrinde 224/838 yılı sonlarında dünyaya geldi, ilk tahsilini burada yaptı Yedi yaşında hafız oldu, dokuz yaşında hadis ezberlemeye başladı

İlim tahsili için Rey, Basra, Kufe, Medine, Suriye ve Mısır gibi şehir ve ülkeleri dolaştıktan soma, hilafet merkezi olan Bağdad'a yerleşti Kaynaklar onun hocaları ve talebeleri için uzun bir liste vermektedir Zamanında hadis, fıkıh (Hanefi, Şafii ve Mâliki fıkıhları), kıraat, tarih ve edebiyat sahalarında meşhur olan birçok âlimden ders aldı, yetiştikten sonra da bütün bu ilimlerde eserler verdi Kırk sene süreyle, her gün kırk yaprak yazmak suretiyle, son derece hacimli eserler meydana getirdi

Zamanındaki birtakım mezhep mensuplarınca Râfızilik ve Şiilikle itham edilmiş olmakla birlikte, bu vasıfları yoktur Bunlar, müfrit ve mezheplerinde mutaassıp kimseler tarafından ortaya atılmış iddialar, hatta iftiralardır Çünkü, Taberî'nin eserlerinde onun, ne Râfızi ne de Şii olduğuna delalet edecek ifadeler ve bilgiler yer almaktadır

Fıkıhta önceleri Şafiî mezhebine mensup iken, sonradan mutlak müctehidlik mertebesine ulaşmıştır Kaynaklar onun, Ceririyye adında sonraları ortadan kalkmış olan bir mezhebin imamı olduğunu kaydeder Onu,Râfizîlikle itham edenler de Hanbelî mezhebi mensupları olup, bu düşmanlıkları, Taberî'nin, onların imamı Ahmed İbn Hanbel'i bir fıkıh imamı değil de hadis âlimi kabul etmesine kızdıklarından olmalıdır Kaynaklar Taberî'nin, Ahmed İbn Hanbel'den ilim almak üzere Bağdad'a geldiğini ve fakat ancak onun vefatından sonra Bağdad'a ulaşabildiğini, bunun üzerine memleketine dönmeyerek Basra'da tahsiline devam ettiğini belirtiyorlar Bu yüzden iki imam arasında herhangi bir husumet olmadığı gibi Taberî, İmam Ahmed İbn Hanbel'in değerini ve mertebesini inkâr etmiş de değildir

Taberî, 310/923 yılında Bağdad'da vefat etmiş ve muhaliflerinin çokluğu sebebiyle, ölümü gizli tutularak geceleyin vefat ettiği eve defnedilmiştir Kabrinin başka yerde olduğu (meselâ Mısır gibi) şeklindeki haberler ise sağlıklı değildir Taberî'ye ait olduğu iddia edilen kabirler ona ait olmayıp belki de onun adına kurulmuş ziyaret makamlarıdır

İmam Taberî'nin te'lif ettigi eserlerin birçoğu kaybolmuş ve zamanımıza kadar ulaşamamıştır Fakat bize kadar ulaşan eserlerinin bile bir ömre sığdırılması zordur ve Taberî'nin büyüklüğünün en büyük delilidir


TABERÎ'NİN ESERLERİNDEN BAZILARI ŞUNLARDIR

1- Târîhu'l-Ümem ve'l-Mülûk: Taberî'nin doğuda ve batıda haklı bir şöhrete ulaşmasına ve "Tarihin Babası" ünvanı verilmesine sebep olan genel tarihidir Taberî bu eserinde yaratılıştan kendi zamanına kadar olan olayları rivayet senedleriyle birlikte kaydetmiştir Tarih ilminde en önemli kaynaklardan biri olarak kabul edilir Daha sonra gelen tarihçiler onun verdigi bilgileri ya aynen almış, ya da özetleyerek vermişlerdir Birçok dile ve bu arada Türkçeye de tercüme edilmiştir Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Şark İslâm Klâsikleri serisi içinde neşrine başlanan Türkçe tercümesinin basımı henüz tamamlanamamıştır

2-İhtilâfu'l-Fukahâ: Bu eser İhtilâfu Ulemâi'I-Emsar fi Ahkâmi Şerâii'l- İslâm adıyla 1933'de yayımlanmıştır

3- Letâifu'l-Kavl fi Ahkâmi,Şerâii'l-İslâm: Usûl-i fıkha dair yazdığı bir eserdir

4- Kitâbu'l-Kırâât ve Tenzîlu'l- Kur'an

5-Kitâbu Şerhi's-Sûnne: Mezhebî ve itikâdî konuları ihtiva eden eser Mısır ve Bombay
(1321)'da basılmıştır
6- Kitâbu Âdâbi Menâsiki'l-Hacc

7- Kitâbu'l Mûciz fi'l-Usûl

8- Kitâbu'l-Garîb ve't-Tenzîl ve'l-Aded

9- Kitâbu Âdâbi'l-Kudât

10-Câmiu'l-Beyân an (fi) Te'vîli Âyati'l-Kur'ân: 270/883 yılında tamamladığı bu eseri Taberî Tefsiri olarak da bilinir Taberî, çok meşhur bir tarihçi olması kadar, "Rivâyet tefsirlerinin anası " olarak kabul edilen bu tefsiri ile de şöhret bulduğu için, bu tefsiri hakkında biraz daha geniş bilgi vereceğiz;
TABERÎ TEFSİRİ

Câmiu'lBeyân, rivâyet tefsirlerinin ilki ve en önemlisi sayılır Kendinden sonraki rivâyet tefsirlerinin kaynağı durumundadır Ancak dirayet tefsiri yönünden de küçümsenemeyecek derecede bilgiler ihtiva eder Subkî'nin et-Tabakâtu'l-Kubrâ'sında kaydettigine göre Taberî, bu tefsirini çok uzun kaleme almış ve fakat yine kendisi daha sonra kısaltarak bugünkü hacmine indirmiştir

Taberî bu tefsire bir mukaddime ile başlar Mukaddime'de Kur'ân ile ilgili bazı konulara yer verir Kur'ân'-in nâzil oldugu Arapça'nın özelliklerinden ve lehçelerinden söz eder Tefsir ve Te'vîli açıklar Kur'ân'ı, kendi re'yi ile tefsiri yasaklıyan hadisleri, peşinden de Kur'ân tefsirine teşvik eden hadisleri ve sahabeden Kur'ân-ı tefsir edenleri zikreder Tâbiinden Kur'ân tefsiri makbul olanlarla tefsiri kabul edilemeyecek derecede zayıf olanları sayar Daha sonra Kur'ân'ın isimlerinin, surelerinin ve âyetlerinin te'vîline geçer

Taberî, eserine "Tefsir" değil de "Te'vîl" adını vermiştir Âyetleri tefsire başlarken de aynı isimlendirmeyi sürdürür ve "el-kavlu fi te'vîli kavlihî Teâlâ" diyerek âyeti zikrederek,
sonra o âyeti tefsir eder O âyetin tefsiri ile ilgili olarak kendine ulaşan muhtelif rivâyetlerden birbirini destekleyenleri aynı anlamda olan veya birbirini tamamlayan rivâyetleri peş peşe senedlerini de zikrederek serdeder Bu rivâyetlerde "merfû, mevkûf, maktû hadis" (Hz Peygamber'den, sahâbeden, tâbiinden nakledilenler) sırasına riayet eder Eğer bu âyetin tefsirinde birden fazla görüş varsa, bu görüşleri ve delilleri olan rivâyetleri ayrı başlıklar altında verir Ancak o, tefsire dair rivâyetleri saymakla yetinmez; gerek rivâyetlerin senedlerini, gerekse metinlerini tenkide tabi tutar, zayıflık ve kuvvet nokta-i naıarından inceleyerek aralarında tercihler yapar

İhtiyaç duyduğu yerde âyetlerin gramer tahlillerine girişir, âyetlerden çıkarılacak fıkhî hükümlere, bu fıkhî hükümlerin dayandığı delillere temas eder, bu hükümlerden tercih ettiklerine ve tercihine sebep olan delillere işaret eder

Eserde yer yer kırâatlere, bunlardan şâzz olanlarına da işaret edilir Kırâat farklılıklarına göre âyetlerin kazandığı anlamlar da verilir Taberî tefsirinde yer yer İsrâiliyyât'a da rastlanır Bu konudaki rivâyetlerini daha ziyade Ka'bu'l-Ahbâr, Vehb İbn Münebbih, İbn Cüreyc ve Süddi'ye dayandırır Ancak İsrâiliyyât'a dair verdiği haberleri senedleri ile birlikte kaybettiği için bu haberlerin tahkiki ve araştırılması daima mümkündür

Taberî, özellikle kelime izahlarında, garib lâfızların tefsirinde eski Arap şiirinden büyük ölçüde istifade etmiş, izahlarına cahiliye devri şiirinden çokça deliller getirmiştir

Câmiu'l-Beyân'da kelâm ve akîde konularında da azımsanmayacak derecede bilgi vardır Müfessir, eserinden ehl-i sünnet ve'l-cemâat mezhebini destekler; Kaderiyye, Mu'tezile, Mücessime, Müşebbihe gibi ehl-i sünnete muârız mezheblerin görüşlerini reddeden açıklamalara ve te'villere yer verir

Özetle İbn Cerîr bu eserinde kendinden önceki müfessirlerin hemen bütün görüşlerini, o zamana kadar teşekkül etmiş olan Abdullah İbn Abbâs (öl 68/687-688), Abdullah İbn
Mes'ûd (öl 32/652), Ali İbn Tâlib (öl 40/660), Übeyy İbn Ka'b (öl19/640)'a dayanan tefsir ekollerinin müfessirlerinden ve diğer müstakil âlimlerden elde ettiği bütün rivâyetleri
toplamış, böylece büyük bir "Tefsir Ansiklopedisi" meydana getirmiştir Bu arada Mukâtil, İbn Bükeyr ve Kelbî gibi tefsirde zayıf kabul edilen âlimlerden nakilde bulunmamaya da dikat etmiştir

Câmiu'l-Beyân'ın muhtelif baskıları vardır En yaygın olan 30 cüz halinde ve kenarında Neysâbûrî (öl 728/1328)'nin "Ğarâibu'l-Kur'ân ve Rağaibu'l-Furkân" adli tefsiri bulunan baskısıdır

Mahmûd Muhammed Şâkir ve Ahmed Muhammed Şâkir eserin tahkikli neşrine başlamışlarsa da, Ahmed Muhammed Şâkir'in vefatı ile 16 cilde kalmıştır Tahkiki biten cildler Mısır'da Dâru'l-Maârifçe neşredilmiştir Camiu'l-Beyan'ın birçok yönü üzerinde çeşitli master ve doktora tezleri yapılmıştır Ayrıca Hasan Karakaya tarafından Türkçeye tercüme edilen eser
hisar yayınlarınca basılmıştır


(Şamil İslam Ansiklopedisi, Bedreddin ÇETİNER)

 

LeoparGS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags:

Kurtubi | Dehlevi

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Taberî mum S-T 0 03-21-2007 16:03 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 07:22 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308