Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
İslam Alimleri Bölümü
> İslam Alimleri Alt başlıklar > Diğer İslam Alimleri
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 04-16-2008   #1
Bilgiler
Administrator
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: Türkiye
Mesaj: 13,058
İtibar
Tecrübe Puanı: 139
Rep Puanı : 8376
Rep Derecesi :
mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.mumsema Çok ünlü.
mumsema RSS Feed
Standart Şâmil’in Destansı Cihadı





Şâmil’in Destansı Cihadı

Kafkasya’da tüm şiddetiyle devam etmekte olan Rus zulmü ve soykırımına karşı, Çeçenlerin asırlar önce Şeyh Şâmil ile başlattıkları imanî şahlanış, insanlık tarihinin şahitlik ettiği en muhteşem istiklâl mücadelelerinin şüphesiz başında yer alır Çeçen mücâhitlerinin bu denli örnek bir direniş şaheseri sergilemelerinin temelinde yatan en müessir dinamiğin, Şâmil’in Kafkasya dağlarına yazdığı destansı mücâhede olduğuna ise kuşku yoktur Çeçenlerin hürriyet savaşının yegâne “sembol” ismi olan İmam Şâmil’in efsânevî cihadından, işte ibret dolu bazı can alıcı kesitler:

Ruslar, sıcak denizlere inmek amacıyla güneydeki İslâm topraklarına doğru yayılmaya başlayınca karşılarında Kafkasların kahraman milleti Çeçenleri bulmuştu “Kafkas Kartalı” Şâmil’in liderliğinde, Ruslara hiç ummadıkları azim bir darbe indiren Çeçenler, onları bir süreliğine durdurmaya muvaffak olmuşlardı İmam Şâmil, 1834’ten 1859’a kadar önderlik edeceği Çeçen direnişiyle Ruslara kök söktürmesini bilecekti

Şâmil ve nâipleri, Ahulgoh’ta imhâ edilmeye çalışıldıklarında, üç ay müddetle kale içinde, açlık ve susuzluk gibi en dayanılmaz ezâ ve cefâlara göğüs gererek Ruslara mukâvemet göstermişlerdi Şâmil, hanımı Cevharat şehit olduğu, kendisi de üç ağır yara aldığı hâlde Ahulgoh’tan ayrılırken, General Grabe’ye bıraktığı şu haysiyet mektubuyla Ruslara alenen meydan okumuştu: “Çarlık ölecektir Petrolarınız ve Katerinalarınız gibi Nikola’da gözleri arkasında gidecektir Fakat Kafkasya mutlaka kurtulacak, hür ve mesut olacaktır Allah, hak ve vatan uğrunda çarpışanlara yardımcı olsun!”

Şâmil, mücâhitlerin şevkini, şu sözlerle sürekli şekilde kamçılıyordu: “Vatanın hürriyetine, saâdetine, refahına ve servetine göz dikenlere, el uzatanlara aman vermeyiniz Sizi kovdukları ve geri sürdükleri bir karış yurt toprağını düşman elinde bırakmayınız Onları dâimâ geldikleri yere sürünüz Adam öldürmek ve Allah’ın binâsını yıkmak fenâ şeydir; fakat vatan uğruna ölmek veya öldürmek, Allah’ın kulları için mukaddes bir vazifedir

Şeyh Şâmil’in azim ve kararlılığını göstermesi bakımından şu hâdise çok mükemmel bir misâldir: Çarpışmaktan bîtap düşen Çeçenler, bir aralık annesi aracılığıyla Şâmil’e Ruslarla anlaşma yapması için teklifte bulunurlar Teklif karşısında İmam kaskatı kesilir ve yüzü bembeyaz olur Bir tarafta incitilmesi haram olan muazzez bir anne, diğer taraftaysa farz olan cihad ve istiklâl dâvâsı vardı Şâmil, derin üzüntü içinde annesine bakar ve sessizce odayı terk eder Büyük kararlar vereceği zaman dâimâ Allah’ın huzuruna koşardı Uzun zaman sesin duyulmadığı mescidin kapısı nihâyet üçüncü gün açılır ve İmam, ahaliye “anam cezasını çekecektir” der Yaşlı anne ileri atılıp diz çöker: “Oğul! Allah’ın adâletini yerine getirmekten bir lahza geri durursan sütüm haram olsun!” Şâmil, annesine sarılarak mücâhitlere şöyle seslenir: “Üzerimde büyük hakkı bulunan bu aziz kadın hakkındaki ağır hükmü tatbik etmek, Kafkasya’nın milyonlarca anasına kıymak demektir Anamın kalbi düştüğü hatanın cezasını çekti; cismanî kısmını ise her şeyine vâris olarak ben çekeceğim!” Sonra elbisesini çıkarıp eğilir, cezanın 100 kamçı olduğunu arz eder ve “Allah’ın emrini yerine getirmekte tereddüt edenlere lânet” diye haykırır Yüzüncü kamçı bitince “Allahuekber” der ve şu ibretli sözle taşı gediğine koyar: “Rus’a el uzatan Rus’tur!”

İmam önünde, mütemâdiyen hezimete uğrayan Çar I Nikola, tüm Kafkasya’yı istilâ edip Şâmil’i yok etmek için, Napolyon’u bile mağlup eden namlı komutanlarını görevlendirecekti 50 bin kişilik her bakımdan güçlü ve seçme bir orduyla saldırıya geçen Ruslar, bir avuç mücâhit karşısında yine bozguna uğramaktan kurtulamayacak; Avaristan tümüyle düşmandan temizlenecekti Yenilmez zannettiği ordularının, iman gücü karşısında eriyip tükendiğine hayretle şehâdet eden Nikola’nın bütün planları allak bullak olmuştu

Şeyh’in karşısına bu sefer, Kafkas orduları başkomutanlığına yükselttiği General Vorontsof’u dikmeye karar veren Nikola, Şâmil’i ele geçirmenin devleti hesabına ne kadar hayatî olduğunu ona şöyle izah edecekti: “Bütün ordularım bu uğurda fedâ olsun Hazinelerimin bütün kapıları, Kafkasya için ardına kadar açıktır Bunun karşılığında sizden İmam Şâmil’i ölü veya diri olarak ele geçirmenizi ve Dargo denilen yuvasını kasıp kavurarak çiğnemenizi istiyorum

İki ay süren amansız çarpışmada İmam Şâmil, birliklerinin ekseriyetini ve üç generalini kaybetmesine rağmen, General Vorontsof’un 60 bin kişilik ordusunu yenip Nikola’yı can evinden vurmayı başarmıştı Her çâreye mürâcaat etmesine karşın boyun büktüremediği Şâmil’i, Nikola bir kez de hileye başvurup sulh yoluyla ele geçirmeyi tasarlayacaktı 1836’da General Klug von Klugenav’ı Şâmil’e gönderen Nikola, Kafkasya’nın eşsiz servet ve kaynaklarıyla birlikte krallık tacını giydirme vaadi karşılığında, İmam’dan sadece sadâkât ve itaat bekliyordu Bu melûn yolla, Şâmil’i mücadelesinden alı koyabileceğini vehmeden Çar, o müthiş cevabı almakta gecikmeyecekti: “Nikola’ya git, de ki; eğer şu an kendisi karşımda bulunmuş olsa ve bu sefil teklifleri bana bizzat yapmak cesâretinde bulunsaydı; ona ilk ve son cevabımı, şu kırbacım verirdi!

Kafkas orduları başkomutanı General Feze’yi kendisine tekrar gönderen Çar’a, Şâmil’in verdiği, çok daha muhteşem olan cevap önünde tarihin tâzimle eğileceğine eminiz: “Ben, Kafkas Müslümanlarının hürriyete kavuşmaları için silaha sarılan gâzilerin en aşağısı Şâmil! Allahu Teâlâ’nın himâyesini, Çar’ın efendiliğine fedâ etmemeye yemin eden, özü sözü doğru bir Müslüman’ım Son nefesimi verinceye kadar sizinle savaşacağım Nikola’yı tanımıyorum Son cevabım budur

Entrika ile yola getiremediği İmam’ı, yeniden kuvvete başvurarak alt etmeyi planlayan Nikola, bu defâ ki hedefini şöyle tâyin etmişti: “Bu bir haçlı savaşıdır Haç Hilâl’i mağlup etmeli, Çin sınırından Türkiye’ye kadar uzanan coğrafyada Rusya gâlip gelmelidir!” Üç ay süren zorlu muhasaradan kurtulmayı başararak Rus ordularının yarısını yine mahveden Şâmil, başına konan büyük vaatler karşısında ise General Grabe’ye şu yazıyı gönderecekti: “Fâni başıma biçtiğin pahadan, şahsıma verdiğin kıymet ve ehemmiyetten dolayı ne kadar iftihâr etsem azdır Fakat yazık ki; buna mukâbil ben senin başına değil, Çarının taçlı kellesine bile tek bir metelik vericilerden değilim! Grabe’nin Kafkasya’yı havaya uçurma tehdidine karşı da İmam, şöyle haykıracaktı: “Nikola size, gökyüzünden ayı tutup, yeryüzüne indiririm derse inanın, fakat; Dargo Mescidi’nin minâresindeki hilâle elimi sürebilirim derse sakın inanmayın!”

Nikola’nın yerine Çar olan 2 Aleksandr, Şâmil meselesini kökten halletmek amacıyla, Prens Baryatinski öncülüğünde 50 bin kişiden müteşekkil beş büyük ordu tertip edecekti 45 gün süreyle, 5 bin süvariden arta kalan son 500 fedâiyle kahramanca çarpışan Şâmil, daha fazla tutunamayıp Gunip Dağı’na çekilecekti Gıda ve cephane yetersizliğine, çocuk ve kadınların perişanlığına rağmen örnek bir direniş sergileyen İmam, barış tekliflerini kabule bir türlü yanaşmıyordu Ancak, İmam Şâmil’in şehit olmasıyla istiklâl dâvâsının akâmete uğrayabileceği endişesinin etkisiyle, ailesi ve askerleri anlaşma şartıyla teslimi kabul etmesi için ona âdetâ yalvaracaklardı Sonunda 1859’da, Ruslarla şu anlaşma imzalanacaktı: “Türklerin dinlerine karışılmayacak, onlardan asker alınmayacak, vergi toplanmayacak, Türkler içişlerinde serbest bir devlet olup, idârecilerini kendileri seçeceklerdir Şeyh Şâmil aile efrâdı ve mevcut kırk kadar askeri ile silahları dâhi ellerinden alınmadan Türkiye’ye gidebilecektir

Şâmil, Baryatinski’nin çadırına girdiğinde ise, kendisine, anlaşma şartlarının geçersiz olduğu ve ailesiyle beraber Çarın esiri ve misafiri muamelesi göreceği bildirilmişti Büyük nezâket ve hürmetle karşılanan İmam, muazzam bir merâsim eşliğinde Petersburg’a götürülecek ve Aleksandr, onun şerefine göz kamaştırıcı bir balo düzenleyecekti Hattâ Çarın baloyu nasıl bulduğu suâline Şâmil, şu muazzam cevabı verecekti: “Çar hazretlerine meçhûl değildir ki Cenâb-ı Hak dünyayı Hıristiyanlara ve âhireti Müslümanlara vaat buyurmuşlar O ilahî Cennete gidemeyeceğinize göre dünyayı Cennete çevirmekte çok isâbet buyurmuşsunuz” Baloda, İmam ile Çar arasında şöyle bir anekdot da yaşanmıştır: Şâmil, önüne konan tepeleme bir pilav ve kızarmış kuzuyu büyük bir iştahla yerken, Çar, onu şişman bir komutanına gösterip; “İştahı hayli yerinde!” der General de: “Haşmetmeab, beni bile yemesinden korkarım!” diye karşılık verir Konuşmalar kendisine tercüme edildiğinde İmam, hiç istifini bozmadan lafı kondurur: “Bu hususta endişe duymayın; Çünkü Müslüman’a domuz eti haramdır!

Petersburg’tan Kaluba’ya götürüldüğünde, Çarın kendisini sarayında ağırlamaktan onur duyacağını beyân etmesine Şâmil’in verdiği cevap nükte doludur: “Eğer ben sizi Ahulgo’da ağırlayabilseydim, çok daha büyük şeref duyardım” Şâmil’in esâretinin Kafkasya’ya bedeli çok ağır olmuş; Ruslar bölge halkını zorla göçe tâbî tutarak yerlerine Rusları iskân etmişlerdi

Çar Aleksandr, Şeyh Şâmil’e bir konak ve hizmetçiler tahsis etmişti İmam da, esâretin hâsıl ettiği ruh ve moral çöküntüsünden bir nebze olsun sıyrılmak için kendisini ilme ve kitaplara vermişti Nitekim bu kasvet ve kederli hâle daha fazla katlanamayacak ve Çardan hac fârizesi için izin isteyecekti Aleksandr da oğullarının rehin kalması şartıyla bu müsaadeyi ona tanıyacaktı

1870’de İmam Şâmil İstanbul’a geldiğinde âdetâ yer yerinden oynamış; vapur Dolmabahçe önüne demirlediğinde, sâhili hınca hınç dolduran halk, onu gözyaşları içinde coşkun bir tezâhüratla karşılamıştı Şâmil’i saray kapısında karşılayan Sultan Abdülaziz, derin hürmet hissiyle ona şöyle iltifat etmişti: “Yâ Şâmil, şu an babam mezarından çıksa, seni gördüğüm kadar sevinmezdim!” İmam da aynı güzellik ve çarpıcılıkla mukâbele etmişti: “Sultanım eğer sizi ve ordunuzu dağlarımda görseydim; Cennete girmiş kadar olurdum!”

Sarayda dillere destan bir izzet, ikram ve ihtimamla ağırlanan Şâmil, aradan az zaman geçince Abdülaziz’den son bir istekte bulunacaktı: “Pâdişahım! Hayatımın şu son günlerini aşkıyla yandığım sevgili Peygamber’imin (sav) huzur u şeriflerinde geçirmek istiyorum Bunun teminini zât-ı âlinizden istirham ediyorum” Pâdişah, Kafkasya’nın bu mübârek misafirinin son büyük arzusunu, Aleksandr’ın onayını alarak yerine getirecekti

Abdüaziz Han’ın hazırlattığı vapurla kutsal yolculuğa başlayan Şeyh Şâmil, uğradığı her yerde eşsiz bir heyecan ve nümâyişle karşılanıyordu Mekke’ye vâsıl olduğunda ise Emir Şerif Abdullah tarafından sınırsız bir alâka ve saygıya gark olmuştu Halkın kendisini görmek iştiyâkıyla izdiham yapması üzerine, Kâbe’ye çıkarak onları selamlayacaktı Hac görevini ifâ ettikten sonra Hz Muhammed’e (sav) sonsuz hürmet ve muhabbetini arzetmek için Medine’nin nurlu yolunu tutacaktı

Resûlullah’a kavuşmanın sonsuz heyecanıyla duyguları lerzeye gelip gözyaşlarına boğulan Şeyh Şâmil, O’nun huzuruna sürünerek gelmiş ve kabrinin kıble tarafına geçerek mübarek ayak uçlarından derûnî bir vecd ile selam vermişti Kutsal topraklarda hasret giderdikten bir müddet sonra ağır hastalığa yakalanan Şeyh Şâmil, Kur’an tilâvetleri arasında kelime-i şehâdet getirerek 75 yaşında Peygamber Efendimiz’e komşu olarak Hakkın rahmetine kavuşacaktı Gasledilirken vücudunda cihad meydanlarından kalma tam 120 yara izi tespit edilmişti

Son söz olarak konuyu, Karl Marks’ın şu övgü dolu sözleriyle bağlamak sanırım yerinde olacak: “Hürriyetin nasıl elde edilmesi lazım geldiğini Kafkasya dağlarından ibretle öğreniniz Hür yaşamak isteyenlerin nelere muktedir olduğunu görünüz Milletler, onlardan ders alınız!
---------------------------
Kaynakça:
Ahmet Özdemir, İmam Şamil’in Hâtıratı, Ank2000, Semerkand Yay; Tarık Mümtaz Göztepe, İmam Şamil, İst1985, Sebil Yay; John F Baddeley, Rusların Kafkasya’yı İstilası ve Şeyh Şamil, Tercüme: Sedat Özden, İst1989; İbrahim Refik, Efsane Soluklar, İzmir 1992; İsmail Çolak, “Şeyh Şâmil Efsanesi”, Yeni Dünya Dergisi, Ocak 2003 Sayısı; İsmail Çolak, “Kafkasya’nın Efsane Kahramanı: Şeyh Şâmil”, Diyanet Avrupa Dergisi, Ekim 2003 Sayısı
İsmail Çolak

 

mumsema isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 04-16-2008   #2
Bilgiler
Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesaj: 10
İtibar
Tecrübe Puanı: 1
Rep Puanı : 15
Rep Derecesi :
müfessir Seçkin bir yolda.
müfessir RSS Feed
Standart --->: Şâmil’in Destansı Cihadı



Gerçekten tüm islam alemi için örnek bir direniş mücadelesi Allah hepimize böyle iman ve imam nasip etsin Allah bize hem müslüman hemde mücahid olmamız gerektiğini unutturmasın Amin!

 

müfessir isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 04-16-2008   #3
Bilgiler
Süper Moderator
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Apr 2007
Mesaj: 4,237
İtibar
Tecrübe Puanı: 44
Rep Puanı : 1978
Rep Derecesi :
sahra Mükemmel bir geleceğe sahip.sahra Mükemmel bir geleceğe sahip.sahra Mükemmel bir geleceğe sahip.sahra Mükemmel bir geleceğe sahip.sahra Mükemmel bir geleceğe sahip.sahra Mükemmel bir geleceğe sahip.sahra Mükemmel bir geleceğe sahip.sahra Mükemmel bir geleceğe sahip.sahra Mükemmel bir geleceğe sahip.sahra Mükemmel bir geleceğe sahip.sahra Mükemmel bir geleceğe sahip.
sahra RSS Feed
Standart --->: Şâmil’in Destansı Cihadı



Allah razı olsun verdiğiniz bilgiler için

 

sahra isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , ,

Seyhu'l Islâm Ibn-i Kemal | Dünyaya ışık tutan İlk'lerden Bazıları

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Varliğın Sahibine ‘’hamd’’ Etmek! bumerank Dini, Güzel Yazılar / Makaleler 4 bir Hafta önce 08:22 AM
Kur’ân’in Allah Kelamı Olduğunu İspatta Bediüzzaman Said Nursi’nin Orijinal Bir Usûlü İnşirah Risale-i Nur 2 2 Hafta önce 14:22 PM
ABD İsrail’i İran’dan Korumak İçin Hayfa’ya Füze Gönderdi rana İslam Ülkelerinden haberler 0 02-05-2008 20:40 PM
imam şamil......! ebuturab Diğer İslam Alimleri 1 01-10-2008 09:41 AM
Şamil Basayev 'den bir anı İnşirah Yaşanmış Öyküler & Nükteler 0 05-11-2007 11:58 AM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 07:33 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308