Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
İslam Alimleri Bölümü
> İslam Alimleri Alt başlıklar > Diğer İslam Alimleri
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 03-16-2007   #1
Bilgiler
mum
Administrator
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: filistin
Mesaj: 11,390
İtibar
Tecrübe Puanı: 122
Rep Puanı : 8104
Rep Derecesi :
mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.
mum RSS Feed
Arrow Raca İbn Hayve



RACA İBN HAYVE


Kinde'de üç kişi var ki Allah onlar sebebiyle rahmet indirir ve onlar sebebiyle düşmanları mağlup eder

Bunlardan birisi Raca İbn Hayve'dir [1]

Tabiîler asrında, zamanındakilerin eşini, benzerini tanımadıkları, görmedikleri üç kişi vardı

Sanki onlar bir buluşma yerinde buluşmuşlar, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye etmişler, hayır ve iyilik üzere sözleşmişlerdi

Onlar hayatlarını takva ve ilme vakfetmişlerdi Canlarını Allah'ın Resûlü'nün, müminlerin avam ve havassına hiz-mete adamışlardı Bunlar:

Irak'ta Muhammed İbn Şîrîn,

Hicaz'da el-Kasım İbn Muhammed İbn Ebî Bekr,

Şam'da Raca İbn Hayve'ydî

Geliniz, bu mübarek anları bu hayırlı ve sallhlerin üçüncüsü Raca İbn Hayve'yle birlikte geçirelim

Raca İbn Hayve Filistin topraklarındaki Bisan'da doğmuştu

Onun doğumu Hz Osman İbn Affan'ın halifeliğinin sonlarında

veya buna yakındı

O Arap kabilelerinden Kİnde'ye mensuptu ,

Buna rağmen Raca'nm vatanı Filistin, aslı Arap, kabilesi Kinde'ydi

Kindeli genç küçük yaşından itibaren Allah'a itaat içinde büyü-müştü Allah onu sevmiş ve yaratıklarına sevdirmişti

O küçüklüğünden itibaren ilim tahsiline yönelmişti

İÜrn onun kalbini taze, yumurek ve boş bulmuş, oraya girme im-kânı bulup yerleşmişti

En büyük merakı Allah'ın Kitabı'ndan ve Resûlöİİah'ın (sav) ha-disinden doya doya almaktı

Fikri Kur'an'ın nuruyla aydınlandı Görüşü peygamberin getirdikleriyle nurlandı Göğsü, öğüt ve hikmetle doldu Kime hikmet verilirse ona bir-çok iyilik verilmiş olurdu

Ona, Ebu Saîd el-Hudrî, Ebu'd-derda, Ebu Umame, Ubade İbnu Samit, Muaviye İbn Ebî Sufyan, Abdullah İbn Amr İbnîl-As, en-Nuvas İbn Seman gibi yüce sahabilerin büyük bir grubundan hadis almak nasip oldu

Onlar, onun için hidayet lâmbaları ve irfan meşaleleriydi

Şanslı delikanlı hayatı boyunca devamlı sarıldığı ve tekrar ettiği şu cümleleri kendine düstur edinmişti:

İmanın süslediği İslâm ne güzeldir Takvanın süslediği iman ne güzeldir İlmin süslediği takva ne güzeldir Amelin süslediği îiim ne güzeldir Yumuşaklığın süslediği amel ne güzeldir

Raca İbn Hayve, Abdülmelik İbn Mervan başta, sonuncusu da Ömer İbn Abdülaziz olmak üzere birçok Emevî halifesine vezir oldu

Fakat Süleyman İbn Abdülmelik ve Ömer İbn Abdülmelik'le olan ilgisi onlardan önceki halifelerle olan ilgisine üstün geldi

Onu, Emevî halifelerinin kalplerine, görüşündeki sağlamlık

Konuşmasındaki doğruluk;

Niyetîndeki samimiyet

İşleri halletmedeki hikmeti yaklaştırmıştı

Sonra bunların hepsine, başkalarının başına üşüştüğü dünya ma-lından uzak durmayı taç yaptı

Onun Emevî halifeleriyle ilgi kurması Allah'ın onlara en büyük rahmeti ve onlara en cömert ikramıydı

Raca onları hayra davet etmiş ve onlara hayrın yollarını göster-mişti

Onları kötülükten menetmiş ve onun kapılarını kapatmıştı

Onlara hakkı göstermiş ve onîar için hakka uymanın güzel birşey olduğunu açıklamıştı

Onlara bâttlı tarif etmiş ve onu yapmanın kötülük olduğunu bil-dirmişti

Allah için, Resulü için, müslümanların ileri gelenleri ve avamı için nasihatta bulunmuştu

Raca'nın, halifelerle bir arada bulunma konusundaki usulünü ay-dınlatan ve onların yanındaki görevini tarif eden bir hikâyesi vardı Bu hikâyeyi bizzat kendisi anlatmaktadır:

«Süleyman İbn Abdülmelik'le [2] birlikte halkın arasındaydık An-sızın kalabalığın ortasında bize doğru gelen bir adam gördüm

O adamın yüzü güzel ve saygı uyandıran bir tavrı vardı

Adam safları yarmaya devam etti Ben adamın halifeyi kastetti-ğinden şüphe etmiyordum Nihayet gelip yanımda durdu ve beni se-lâmladıktan sonra, halifeyi göstererek:

«Ya Raca!

Sen bu adam sebebiyle bir imtihandan geçirildin

Ona yakın olmakta birçok iyilik veya birçok kötülük vardır

Sen, ona olan yakınlığını kendin İçin, onun için ve halk için iyi-lik haline getir

Ey Raca! Bilki, kimin hükümdarın yanında bir İtibarı varsa ve o da derdini hükümdara ulaştıramayan zayıf bir kimsenin derdini ona ulaştırırsa, Allah'la buluşma gününde Allah onu karşılar ve onun he-sabını kolaylaştırır

Şunu da hatırla ki, kim müslüman kardeşinin ihtiyacını yerine ge-tirirse Allah da onun ihtiyacını yerine getirir

Ey Raca! Bil ki, Allah katında en sevimli amel-, müslüman bir kimsenin kalbine sevinci sokmaktır»

Ben onun sözlerini düşünüp daha çok söylemesini beklerken, ha-lîfe seslendi:

«Raca İbn Hayve nerede?»

Ona doğru yöneldim ve şöyle dedim:

«Burdayım müminlerin emîri!»

Halife bana birşey sordu, onun cevabını bitirir bitirmez, o adama döndüm ama bulamadım

Aradım, taradım, ne yazık halkın arasında onun izine rastlaya-madım»

Raca İbn Hayve'nîn Emevî halîfelerine karşı birçok doğru tavır-ları vardı Tarih onları parlak sayfalarında saklamakta ve onlar nesil-den nesile aktarılmaktadır

İşte bunlardan biri: Bir gün o Abdüimelik İbn Mervan'ın yanınday-dı Halifeye, Emevîlere karşı kötü düşünceler besleyen bir adamdan söz edildi ve ona şöyle denildi

O İbnu'z-Zübery'i [3] tutuyor, ona yardım ediyor Koğucu onun halifeyi kızdıracak hareketlerini sözlerini saydı»

Halife:

«Vallahi, Allah bana imkân verirse, ona şöyle şöyle yapacağım

Kılıcı mutlaka boynuna vuracağım» dedi

Uzun zaman geçmedi, Allah halifeye fırsat verdi ve o adam kar-şısına getirildi

Adamı görünce öfkeden yerinde duramaz oldu ve daha önceki sö-zünü hemen yerine getirmek istedi

Raca İbn Hayve kalkıp yanına gitti ve ona şöyle dedi:

«Ey müminlerin emîri!

Allah Taâlâ sana istediğin gücü verdi Sen de Allah için, onun İstediği affı ver»

Bunun üzerine Halife sakinleşip öfkesi gitti

Adamı affedip serbest bıraktı ve ona iyilikte bulundu

91 senesinde el-Velîd İbn Abdülmelık, Raca İbn Hayve'yle birlikte hacca gitti

Medine'ye varınca Ömer İbnu Abdüiaziz de yanlarında olduğu hal-de Hz Peygamberin mescidini ziyaret ettiler

Halife tek başına ve uzun uzun Peygamber Mescidi'ni seyretmek istedi

Çünkü eninin ve boyunun yüz arşın olması için onu genişletme-ye karar vermişti

Halifenin inceleme yapabilmesi için halk ınescidden çıkarıldı

Orada sadece Saîd İbnu'l-Müseyyeb kalmıştı, çünkü muhafızlar onu çıkarmaya cesaret edemediler,

O sırada Medine valisi olan Ömer İbnu Abdüiaziz ona birisini gön-derip şunları söylettirdi:

«Halkın çıktığı gibi sende mescidden çıksaydın»

Saîd şöyle cevap verdi:

«Ben mesGidden ancak, her gün oradan ayrılmaya alışık olduğum vakitte ayrılırım»

Ona şöyle denildi:

«Kalksaydın da müminlerin emirlne hoşgeldin deseydin»

O şöyle cevap verdi:

«Ben buraya ancak alemlerin Rabbi için ayağa kalkmaya geldim»

Ömer İbn Abdülaziz gönderdiği adamıyla Said İbnu'l-Müseyyeb arasında geçenleri öğrenince Halifeyi Saîd'in bulunduğu yerden uzak tutmaya başladı

Raca İbn Hayve Halifenin aşırı sertliğini bildiği için onu sözleriy-le oyalamağa başladı

El-Velîd onlara şöyle dedi:

«Bu şeyh kimdir?

Saîd İbnu'l-Müseyyeb değil mi?»

Onlar: «Saîd İbnu'l-Müseyyeb'tir» dediler

Onun dindarlığını, ilmini, faziletini ve birçok özelliğini anlatmaya

başladılar

Daha sonra şöyle söylediler:

«Eğer o, müminlerin emirinin yerini bilseydi, kalkıp yanma geliı ve ona hoş geldin derdi; fakat gözleri iyi görmemektedir»,

El-Velîd şöyle dedi:

«Ben onun durumunu sizin anlattığınız kadar biliyorum

Asıl bizim gelip ona hal hatır sormamız gerekir»

Daha sonra mescidin içinde dolaştıktan sonra ona gidip yanında durdu ve selâm verdi:

«Şeyh nasıldır?» dedi

Saîd yerinden kalkmadan:

«Allah'ın nimeti içindedir, Hamd ve şükür onadır

Müminlerin emiri nasıldır, onu sevdiği ve ondan hoşnut olduğu için Allah onu muvaffak kılsın»

El-Velîd şöyle diyerek ayrıldı:

«Bu insanların arta kalanıdır

Bu, bu ümmetin selefinin (öncekilerinin) arta kalanıdır»

Hilâfet Süleyman İbn Abdülmeiik'e geçince, Raca İbn Hayve'nin öncekilerin yanındaki önemli rolünü geçen bir rolü oldu

Süleyman ona çok güvenir, büyük ve küçük bütün işlerinde onun görüşünü almaya çok önem verirdi

Raca İbn Hayve'nin Süleyman İbn Abdülmeiik'e karşı da birçok enteresan davranışı vardır

Ancak bunların en önemlisi, İslâm ve müslümanlar için çok önem-li olan veliahdlık meselesindeki tutumu ve Ömer İbn Abdülaziz'e bi-atta ona uymasıdır

Raca İbn Hayve şöyle anlatır:

«99 senesi Safer ayının ilk cumasında, müminlerin emiri Süley-man İbn Abdülmelik'ie birlikte Dabık'taydık [4]

Kardeşi Mesleme İbn Abdülmelik komutasında ve onunla birlik-te oğlu Davud ve ailesinden birçok kişinin bulunduğu kalabalık bir or-duyu Kostantıniyye'ye (İstanbul) göndermişti

Kostantıniyye'yi fethedinceye veya ölünceye kadar mercidabık-tan ayrılmamaya yemin etmişti

Guma namazı vakti yaklaşınca halife abdest aldı, yeşil bir cübbe giydi, başına da yeşil bir sarık sardı

Kendini beğenip gençliğiyle böbürlenen bir kimse gibi aynaya baktı

Yaşı kırk civarındaydı

Daha sonra müslümanlara cuma namazını kıldırmaya çıktı Mes-cidden ancak hummaya, (sıtmaya) tutulmuş olarak döndü

Hastalığı gün gün ağırlaşmaya başladı Benden devamlı yanında bulunmamı istemişti iBir gün yanma girdiğimde onu mektup yazarken gördüm Müminlerin emiri! «Ne yapıyorsun?» dedim

Şöyle cevap verdi: «Halifeliği oğlum Eyyub'a bıraktığımı bildiren bir vasiyet yazıyorum»

Ben de şöyle dedim: «Ey müminlerin emiri!

Halife'nin halka iyi bir insanı halife olarak bırakması onu kabrin-de koruyan ve Rabbinin katındaki sözünü temize çıkaran şeylerdendir

Oğlun Eyyub daha erginlik çağına girmemiş bîr çocuktur Hem sen onun iyisini kötüsünden ayırdetmiş değilsin»

Biraz durakladıktan sonra şöyle dedi: «Bu ona yazdığım bîr mek-tuptur

Ben Allah'tan o konudahayır dilemek istiyordum

Ona karar vermiş değilim»

Daha sonra mektubu yırttı

Bundan sonra bir veya iki gün bekledi ve beni çağırıp:

«Ey Ebu'l-Mikdam (Raca)! Oğlum Davud hakkında ne düşünüyor-sun?» dedi

Ben de:

«O şu anda burada değil, müslüman ordularıyla birlikte Kostanti-niyye'dedir

Şu anda onun ölü veya diri olduğunu bilmiyorsun» dedim, O da şunu sordu: «Öyleyse kimi düşünüyorsun?» Raca: Ben de: «Karar sana ait, müminlerin emiri!» dedim

Söylediği kimseler hakkında görüşümü belirtmek istiyordum ki birer birer onları reddedeyim ve nihayet Ömer İbn Abdülaziz'i kabul

ettireyim

«Peki, Ömer İbn Abdülaziz'i nasıl görüyorsun?» dedi

Ben de: «Vallahi, ben onu sadece, faziletli, olgun, akıllı ve dinine bağlı birisi olarak görüyorum» dedim

O: «Doğrusun Gerçekten o öyledir

Fakat ben onu halife yapar, Abdülmelik'in çocuklarını [5] ihmal edersem mutlaka bir fitne çıkar ve ona asla vazife yaptırtmazlar» de-di

«Onlardan birini Ömer İbn Abdülaziz'le birlikte zikret ve onu Ömer'den sonra vazifelendir» dedim

Buna şöyle cevap verdi: «Doğrusun, bu onları yatıştırır ve onları razı eder»

Daha sonra mektubu aldı ve eliyle şöyle yazdı: «Rahman ve Rahim olan Allah'ın adiyle,

Bu, Allah'ın kulu, müminlerin emiri Süleyman İbn Abdülmelik'in Ömer İbn Abdülaziz'e mektubudur Benden sonra halifeliğe onu tayin ettim Ondan sonra da Yezîd İbn Abdülmelik'i tayin ettim

Onu dinleyiniz ve ona itaat ediniz Allah'tan korkunuz Anlaşmaz-lığa düşmeyin ki sizin kötülüğünüzü isteyenlere fırsat doğmasın»

Daha sonra mektubu mühürleyip bana verdi

Polis müdürü Ka'b İbn Hamiz'e birini göderdi ve ona şunları söy-ledi:

«Sülâlemi çağır, toplansınlar

Onlara, Raca İbn Hayve'nin elinde olan mektubun benim mektu-bum olduğunu bildir Onlara, mektubun içinde adı geçen kimselere biat etmelerini emret»

Raca anlatır:

«Onlar toplanınca şöyle konuştum:

«Bu müminlerin emirinin mektubudur, o mektupta kendisinden sonraki halîfeyi vasiyet etmiştir Tayin ettiği kimseler için sizden biat almamı bana emretti»

Onlar şöyle dediler:

«Müminlerin emirinin emrini duyduk ve ondan sonraki halifeye

itaat ettik»

Onlar, müminlerin emirinin yanına girip halini hatırını sormak için izin istediler

Ben de: «Tamam» dedim Yanına gelenlere şöyle dedi:

«Raca İbn Hayve'nin elinde olan bu mektup, bana aittir Onda ben-den sonra halifenin kim olacağına dair vasiyetim vardır Tayin ettiğim kimseye itaat ediniz- Bu mektupta adını verdiğim kimseye biat ediniz»

Onlar birer birer biat etmeye başladılar

Daha sonra içindekileri benden ve müminlerinin emirinden baş-ka hiç kimse bilmediği halde, mühürlü olarak mektubu çıkardım

Halk dağılınca Ömer İbn Abdülaziz bana gelip şöyle dedi:

«Ey Ebu'I-Mikdam!

Müminlerin emiri bana karşı hüsnüzannı olan bir kimsedir O, de-ğerli, iyiliğinden ve temiz sevgisinden bana çok şey veriyordu

Ben bu meselede bana bir görev vermiş olmasından korkuyorum Hürmet ve sevgimle senden, müminlerin emîrinin mektubunda benim-le ilgili birşey varsa bana bildirmeni istiyorum ki fırsat elden gitme-den o konuda affedilmemi dileyeyim»

Ona şu cevabı verdim:

«Hayır, Vallahi sorduğun konuda bir harf bile söyleyemem»

Öfkeli bîr halde yanımdan ayrıldı

Arkasından çok geçmedi, Hişam İbn Abdülmelik gelip şöyle dedi:

«Ey Ebu'l-Mikdam! Aramızda eski bir dostluk var Bana mümin-lerin emîri'nin mektubunda yazılı olanları söyle

Hilâfeti bana verdiyse susarım

Şayet benden başkasına verdiyse konuşurum

Kendisine bu iş (halifelik) verilmeyen kimse benim gibi değildir

Senin adını asla söylemiyeceğim söz veriyorum»

Ona da şu cevabı verdim:

«Hayır vallahi, müminlerin emirinin sır olarak verdiği şeylerin bir harfini bile söyleyemem»

O da el çirpa çırpa ve şöyle diyerek çekip gitti:

«Bana verilmezse bu iş kime verilecek ya?!

Vallahi, ben Abdülmelik'in çocuklarının gözü (en üstünü) yüm

Daha sonra Süleyman İbn Abdülmelik'in yanına girdim Baktım ki ölmek üzeredir, ölüm baygınlığı tutunca, onu Kıbleye doğru çevirme-ye başladım Hıçkırarak bana şöyle diyordu:

«Vakit henüz gelmedi, Raca!»

İki defa kıbleye çevirdim Üçüncüde:

«Raca! Şimdi Birşey yapmak istiyorsan onu yapabilirsin»

«Eşhedu en lâ ilahe illâ'l-lah ve eşhedu enne Muhammeden Re-sûlüllah» dedi

Onu kıbleye doğru çevirdim Az sonra ruhunu teslim etti

Hemen gözlerini kapatıp üzerine yeşil bir kadife örttüm, kapıyı kapattım ve dışarı çıktım

Hanımı bana onu sormak ve benden ona bakmamı istemek üze-re birisini gönderdi

Kapıyı aralayıp gönderdiği kişiye:

«Bak ona Uzun bir uykusuzluktan sonra şimdi uyudu, sız etmeyin» dedim

Onu rahat-

O dönüp hanımına durumu haber verdi Hanımı bunu kabul edip uyumakta olduğuna inandı

Sonra kapıyı iyice kapattım Kendisine güvendiğim bir muhafızı oraya oturttum ve ona ben dönünceye kadar yerinden ayrılmamasını, kim olursa olsun halifenin yanına kimseyi sokmamasını söyledim

Oradan ayrıldım Karşılaştığım kimseler sordular: «Müminler'in emiri nasıl?»

Ben de:

«Hasta olduğundan beri şu anki halinden rahat ve sakin bir hali olmadı» dedim

«Oh, el-hamdüliliah» dediler

Dsha sonra polis müdürü Ka'b İbn Hamiz'e haber gönderdim O, müminlerin emirinin bütün ailesini ve sülâlesini Dabık camiinde top-ladı

Ben: «Müminlerin emirinin mektubunda adı geçen kişiye biat edi-niz» dedim

«Bir defa biat ettik, bir daha mı edeceğiz» dediler

«Bu, müminlerin emirinin emridir

Onun emrettiği şeye

Bu mühürlü mektupta adını söylediği kimseye biat ediniz»

Birer birer biat ettiler

Meseleyi sağlamlaştırdığını] görünce şöyle dedim:

«Halife ölmüştür înna lîllah ve inna ileyhi raciun (Biz Allah'a aidiz ve biz ona döneceğiz)» [6] Onlara mektubu okudum Ömer İbn Abdülaziz'în adına gelince Hişam İbn Abdülmelik haykırdı:

«Ona asla biat etmeyiz»

Ben de şöyle dedim:

«O iıaide -vallahi- boynunu vururum

Kalk, biat et»

Ayaklarını sürüyerek kalktı Ömer'in yanına varınca şöyle dedi:

«İnna lillahi ve inna ileyhi raciun» (Bu cümleyi halifeliğin kendi-sine ve kardeşlerine değil de, Ömer'e gitmesinden dolayı söylüyordu)

Ömer de şöyle cevap verdi:

«İnna lillahi ve inna ileyhi raciun» (O da istemediği halde halife-liğin kendisine geçmesinden dolayı böyle söylüyordu)

Bu biat, Allah'ın İslâm'ın gençliğini yenilediği, dinin ışığını yük-selttiği bir biat oldu»

Müslümanların halifesi Süleyman İbn Abdülmelik'e ne mutlu

O, Allah'ın kendisine verdiği emaneti, salih bir kişiye teslim et-mekle vazifesini en güzel şekilde yerine getirmiştir

Doğruluğun veziri Raca İbn Hayve'ye tebrikler

O da Allah için, Resulü için ve müslümanların imamları (idareci-leri) için nasihat etmiştir

Allah iyi ve hayırlı ahbablara mükâfat ve ecir versin

O ahbablarm görüşleri ışığında şanslı idarecfler doğruyu bulur-lar [7]





--------------------------------------------------------------------------------

[1] Mesleme İbn Abdülmelik

[2] Süleyman İbn Abdülmelik, Emevî halifelerinin büyüklerindendir Filistin'deki or-Ramle şehrini kurmuş, Bizanslılarla savaşmış ve İstanbul'u kuşatmıştır

[3] İbnu'z-Zübeyr: Abdullah İbnu'z-Zübeyr'dir Halifelik için Abdüimelik İbn Mer-van'ia mücadele etmiştir

[4] Dabık: Suriye'de Haieb yakınında bir köydür, Emevîler, Bizanslılarla savaştık-Igrında orada konaklarlardı Süleyman İbn Abdülıneük'in kabri de oradadır

[5] Abdülmelik'in çocuklarıyla» kardeşlerini kastetmektedir

[6] Bu cümle ayet-i kerimedir Birisinin ölüm haberi duyulunca söylenir

[7] Raca İbn Hayve hakkında geniş bilgi için aşağıdaki eserlere bakınız:

1 İbn Sa'd, et-tabakatu'i-Kübra, V/335-333, 395, 407

2 İbnu'l-Cevzî, Sıfetu's-safve, İV/213

3 El-İsfehanî Hılyetu'l-evüya, V/315-316

4 El-Cahız, el-Beyan ve't-iebyin, i/397; 11/107, 322

5 İbn Hacer, Tehzîbu't-tehzlb, İM/265

6 İbn Cerir et-Toberî, Tarîhu't-Taberî, VI/365-370

7 İbn Hailikan, Vefeyatu'l-a'yan, j/430, 11/301-303, V/316

8 Torîhu Halife İbn Hayyat, 357 s

9 İbn Abdi Rabbih, el-İkdu'I-ferid, 11/50, 82, 235; 111/86, 105, 306; İV/156, 219; V/139, 166; Vll/96

10 Es-Seâlibi, et-Temsîl ve'i-muhazara, 171 s

Dr Abdurrahman Re’fet el-Bâşâ, Sahabe Hayatından Tablolar, Uysal Kitabevi: 2/231-243

 

mum isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 10-25-2008   #2
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Oct 2008
Mesaj: 4,763
İtibar
Tecrübe Puanı: 48
Rep Puanı : 195
Rep Derecesi :
*hayal* ... hakkında olaganüstü bir havası var.*hayal* ... hakkında olaganüstü bir havası var.
*hayal* RSS Feed
Standart --->: Raca İbn Hayve



Allah razı olsun

 

*hayal* isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308