Mumsema islam Arsivi

Geri git   Mumsema islam Arsivi > Edebiyat Bölümü > Edebiyat Bölümü > Deneme

Forum Alev


Veda İle Dokunmak Hayata ile ilgili Benzer Konular
302 Kez Görüntülendi

Zülfüyâre dokunmak
Hayata Dair / Son Veda
Veda Hutbesi Hz Peygamber'in, hicri 10 yılda yaptığı Veda
Bir Kalbe Dokunmak
ucu dokunmak
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 05-04-2009   #1
 
Standart Veda İle Dokunmak Hayata


Veda İle Dokunmak Hayata Mumsema İslam Arşivi Veda İle Dokunmak Hayata
“Hayat; çizilmiş sınırlar arasındaysa,
Özgürlük tutkusu kaçınılmazdır…”

Bazıları vardır; hayatları belli bir yaşa gelinceye kadar anne ve babalarının çizdiği sınırların arasında geçer Annesinin dizinin dibinde, aile sıcaklığında yaşarlar uzunca bir süre… “ Ana kuzusu” denilen tipe karşılık gelen yüzlerdir… Çevrelerinde örülü bir duvar, belirlenen çizginin ötesine çıkmadan yaşanan bir hayat… Dışarıda akıp giden yaşamdan bihaber, hayatın bol ışıklı, karmaşalı, kalabalıklarla örülü yanlarını uzaktan, çevrelerinde örülü duvarların ardından izlerler Hayat monotondur; böyleleri için… Her yeni gün bir önceki günün kopyalanmış görüntüsü gibi akar… Yenilikten, değişiklikten uzak, coşkudan heyecandan uzak, korku ve endişelerden uzak, oldukça sıradan zevksiz ve renksiz, siyah ile beyaz karışımından ibaret olan bir yaşam…

Dışarıdaki hayatın kışkırtıcılığını sezen kişi bu yaşama bir noktaya kadar tahammül edebilir Dışarıda akıp giden yaşamların, sayısız hikayenin, birbiri ile iç içe geçen ve yoğun yaşanan duyguların baş döndürücülüğüne uzun süre karşı koyamaz… Acı ve tatlı yönleriyle, iyi ve kötü anlarıyla dokunarak, hissedilerek yaşanan hayat daima kışkırtıcıdır Her şeye rağmen içinde olup yaşamaya değer olandır Monotonluktan iyice sıkılan, dört bir yanında uzayan duvarlardan önünü dahi görememeye başlayan kişi çevresini saran bu duvarları yıkıp bilmediği fakat dokunarak bilmek istediği hayata karışma arzusu ile yanıp tutuşur

Bach’in martısı gibi… Alışık olduğu dairenin dışındaki hayatlara merak salar Yara alma ihtimaline karşın karışmak ister hayata, dokunmak ister bildiğinin dışındaki başka yaşamlara… Dışında kaldığı ve yalnız dışarıdan seyretmekle yetindiği hayatın içine olmak ister Duyarak değil dokunarak öğrenmek… Anlamak ve dahası derinden hissedişlerle uyarılmak ister

An akıp gider, an’lar an içinde yiter, zaman geçer ve nihayet an dört gözle beklenen an’a kavuşur Yuvadan uçma vaktidir Baba ocağının kuşatan sıcağından, anne kucağının sarıp sarmalayan koruyuculuğundan ayrılma zamanı gelmiştir Biraz üzülse, hüzün dolsa göz pınarlarına başını yaslayabildiği anne göğsünden; azıcık zora düşse, yardım gerekse hemen ardında boy veren baba sığınağından engin denizlere yelken açma vakti gelmiştir

Hayata karışma arzusuna candan öte bilinenlerden ayrılma acısı katılır Bu karmaşa acıtır, bu karmaşa yorar, içten içe yer bitirir Zira bir yanda güvenlikli ada vardır, bilindik mekanlar, umut saçan yüzler, tanıdık kokular vardır; diğer yanda derin bir bilinmezlik, ürkütücü bir karanlık, önü muammadan ibaret olan bir gelecek…

Dışarının kışkırtıcılığına yenik düşüp hayata karışma kararı ile yola hazırlanan kişinin iç dünyasında kopan sessiz çığlıkları kaleme alan yazar Nihat Dağlı’nın soruları denk düşer, öylesi anların hissedişlerine…

Gitmek, yani; “Bir mekanı soyunmak,çıplak kalmak nasıl bir şeydir? Giyileceği düşünülen yeni mekanın belirsizliği adamın içini oymaz mı? Giden, umduğunu bulabilecek mi acaba? Varacağı istasyon da üzerine gelecekler arasında tarihinden izler taşıyan bir şeyler görmediğinde, o yabancılıkta ne yapacak? Vardığı mekanı giyindiğinde, giydiği şey üzerine oturacak mı? Sarkmayacak mı bir tarafından?” İnsanın içini kemiren sorular ve kişinin bu sorulara kendisince verdiği cevaplar ne kadar tatmin edicidir, bilinmeden; ortalığa bırakılan sözcükler ve giyinilen tedirginlik… Zordur gitmek; uzun bir yaşanmışlığı soyunup bir çırpıda, üzere geçirilen belirsizlikle yollara dökülmek Dört bir yanını saran duvardan tuğlaları düşürüp açılan boşluktan dışarıya süzülmek…

Gitmek yani bir anlamda firar etmek yazarın dediği gibi:Giden bir anlamda ‘ şimdi’ den ‘ gelecek’ e firar etmiştir Firariyi kuşatan iki şey olur Firar ettiği yer yani firarinin tarihi onun peşinden gelir, her daim onu taciz eder Giden tarihinin bu taciziyle uğraşırken gideceği yerin belirsizliği ile de dövülür Ruhu arada kalır, a’rafta… Giden dünyaya açılmıştır, dışarıdaki belirsizliğe kapalı içinin kilitlerini çözmüştür Bütünüyle bir belirsizlik olan dünya ormanında karşısına neyin çıkacağı bilinmez Merakı dirilir, her bir şeye dokunur, her bir şey gelip tarihinin üzerine oturur” (ND)

Ardından yaşlı gözlerle sallanan eller yakasına yapışıp geriye çeker insanı Yüzü ileriye dönük olsa da adımlar geri geri gitmeye başlar Zordur ayrılmak sevilenlerden ve zordur önde uzayan belirsizliğe yelken açmak Güvenli kıyılardan kopup dalgaların haşinliğine sürüklenmek ve karanlık suların ürkütücülüğüne yüzmek… Sırtını dayadığı dağdan ayrılıp bilinmeyene kanat çırpmak… Güvenden soyunup güvensizliği giyinmek zordur… Geride kalanlardan kopmanın hüznü gözlere hücum eder Sağanak yağar gönüllere ve damlalar elbiseleri sırılsıklam edene değin akar Yüreğini bırakır giden, hasretini doldurup bavula… Sevdiklerini bırakır giden, özlemi vurup sırtına…

Tarihidir geride bıraktığı, uzunca bir yaşanmışlığı Çocukluğu, iyi ve kötü anları… Masumiyeti ve hırçınlıkları… Neşeli kahkahaları, ufak ayrıntılara takılı kalan acıları… Sayfalarca dolusu anıları ve bölük pörçük hatıraları asılır yakasından… Önünde aldığı karar ardında vazgeçmenin acısıyla kavruldukları… Yollar uzar da uzar önünde… Yeniliklere aşina olmayan gözler uğradığı sel taşkınlarından geçtiği yolları fark edemez bir süre… Ettiği zaman ise bilindik mekanlar, alışılmış yüzler artık çok gerilerde kalmıştır

Bilmedikleri ile tanışmak heyecan vericidir önce… Her yeni yüz, yeni bir hikayeyi sunar cömertçe… Dinledikçe çoğaldığını hisseder insan, dokundukça hayata, yenilendiğini ve çok şeyi öğrendiğini… Öğrendikleri artılar katar kendini bulma çabasına…

Yara almaz mı hiç? Hayata açık duran uçlar yara alır elbet! Dokundukça acıtan an’ları yaşar bazen… Canı yanar, içi kanar… Canı yandığında hemen ardında biten baba koruyuculuğunu arar, bulamaz Sarılıp ağlamak istediği anne kucağını özler, kavuşamaz Açılan yaraları tek başına sarmaya çabalar Acılarını yardım almaksızın tedaviye kalkışır Dalgaların sert vuruşları ile sendeleyen gemiyi batmadan kıyıya ulaştırmak için gece gündüz demeksizin çırpınır Bu yorar lakin güç de katar Sarılan her yaranın ardından insan daha güçlü olmayı öğrenir Güvenilenin ardına sığınıp, kendi kuytularına saklanıp, zayıf ve cansız hayattan öne çıkmış, düştüğü yerden tek başına doğrulmayı öğrenmeye başlamıştır Her yıkım daha güçlü doğrulmayı getirir, her acı yüreği katmer katmer örten gücü arttırır

Anlama(k)tan soyunmuş yüzlerin orta yerinde hayata dokundukça canı yanan insan huzuru arar Huzur; yani dinginlik hali… Öyle her sorundan arınmışlık, hayatın toz pembe olmuş hali değil… İçte, ta derinde oluşan güven ve rahatlık hali… Tüm dünya üzerine gelse de aradığını bulmuş, hakiki aşka kavuşmuş insanlar gibi hiçbir şeyi umursamadan kendini güvenilene teslim etme hali… Bu olduğu zamanda hayata dokundukça açılan yaralar en emin, en güvenilir olanın yardımı ile tükenmişlikten arınarak kapanır

Sınırlarını aşıp, duvarlarını yıkıp hayata karışmanın bedeli olarak alınan yaralar kişiyi her geçen gün daha güçlü kılar Vedaların sızılarını göğüsleyip hayata dokunmak bazen yaralasa da, kişiliğe eksilerin yanında çok fazla artı değerlerde katar Kişinin kendini tanıma, “ben” ini kurma noktasında gereksinim duyduklarının hepsi hayata uzayan dokunuşlarda saklıdır…


Hilal Acar

 

eylül_05 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 07-04-2009   #2
 
Standart --->: Veda İle Dokunmak Hayata


Allah razı olsun paylaşım için

 

sahra isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 14-04-2009   #3
 
Standart --->: Veda İle Dokunmak Hayata


Amin Hepimizden razı olsun inşa'Allah

 

eylül_05 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 20-04-2009   #4
 
Standart --->: Veda İle Dokunmak Hayata


Alıntı:
“Hayat; çizilmiş sınırlar arasındaysa,
Özgürlük tutkusu kaçınılmazdır…”
Güzel yazıydı yüreğine sağlık olsun

 

aylin00 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 23-04-2009   #5
 
Standart --->: Veda İle Dokunmak Hayata


yorumlar için teşekkürler

 

eylül_05 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: dokunmak, hayata, ile, veda

SARDUNYA | Zamanın Tatları

Konu Araçları


Veda İle Dokunmak Hayata ile ilgili Benzer Konular
302 Kez Görüntülendi

Zülfüyâre dokunmak
Hayata Dair / Son Veda
Veda Hutbesi Hz Peygamber'in, hicri 10 yılda yaptığı Veda
Bir Kalbe Dokunmak
ucu dokunmak

Powered by vBulletin® Version 3.6.11 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forumacil | Forumalev | Dantel | Rüyatadı | Mumine | Örgü | Netalemi | Google | Şiirler | validator.w3 |

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369