Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
Edebiyat Bölümü
> Edebiyat Bölümü Alt Başlıklar > Deneme
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 11-28-2008   #1
Bilgiler
Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesaj: 82
İtibar
Tecrübe Puanı: 1
Rep Puanı : 21
Rep Derecesi :
Bİtakat Seçkin bir yolda.
Bİtakat RSS Feed
Standart Bİ'takat düşmek



Bir semt pazarına doğru; güneşin cemalini göstermeye başladığı bir anda yola çıkmak sonra bir pazar yerinde bir aşağı bir yukarı yüzlerce defa gidip gelmek Sırtında bir boş kefenin eşliğinde Pazarın bir başından diğerbaşına doğru giderken sebze , meyve ve diğer pazar ahalisinin çalışmasına şahitlik etmek Bir attar tezgahını baştan aşağı süzmek Sonra bir kadının aldığı eşyayı tarif ettiği yere kadar kaç paraya taşıyacağı soruya vereceği cevabın anlam derinliğinde kaybolmak Sırtındaki kefe ve içindeki aşyaların agırlığından ziyade istediği paranın hak ile zulmet safları arasında hangi safta olduğunun muhakemesi ile kendinden geçmek Bazen hakkın saffında olmuş olmanın sevinci ile coşmak hemen ardından ya değilse diye nefsi ile kavgaya tutuşmak

Sonra tekrardan pazar yerinde bir aşağı bir yukarı onlarca defa gidip gelmek Bir baş sogan ve iki sıcak ekmek ile bir domatesi alıp herdefasında başka birisi ile karnını doyurmaya çalışmak ve her defasında onlarla konuşup bir bahane bulup dertlerini dinlemek sonra bir aşağı bir yukarı doğru pazar içinde giderken o dertlerin ağırlığına omuz vermek Akşamın olması ile pazar tezgahlarının altında kalmış üç beş ezik domatesi toplayan insanların fakirliği ile kahrolmak Ve gecenin ilerleyen anlarında yanlız yaşadığı evde sabahlara kadar dinlediği dertlerle bir o derde bir bu derde omuz vermek Sonra o dertlerin ağırlığı ile Bİ'takat düşmek

Sonra yolda karşılaştığı sarı saçlı, çakır gözlü ,yanagı gamzeli; henüz üç dört yaşında saçları tel tel örülü bir kız çocuğunun bir pazar yerinde gördüğü o kumaştan yapılmış bebeğe içten en samimi hissiyatlarla arzuladığını gözlemelemek Ayağında derisi soluk bir çift yırtık papucuna gözlerinin takılıp kalmasına şahit olmak

Sonra yanına yaklaşıp küçük adın ne sualine verdiği cevap

-Benim adım "SILA" sözcüğü ile belki latin harflerinin tarifte acziyete düşeceği kaç bin yıllık bir hasretin vuslatı misali ;kulağın içinde kaç yıllardır bir çocuğun çığlığına hasret duran bir çekicin örsün özengiyi kucakladığına şahit olmak Sonra küçük çok mu begendin o bebeği sorusuna içinin en ücra köşesinde duran bir ahın ardından gelene ile başlayan bir sözcüğün kısık bir ses ile ifşası

Ve sonra "babana dersin alır küçük, üzülme" sözüne verdiği cevap ;belki memleketim bitlisin türünlerinin hepsinin bir araya gelip sarılacağı bir ciğaranın ulaşabileceği ciğerin en ucra köşesinden fersah fersah ötesinden gelen bir ahın ardına saklanmış babam yok ki kelamı ile perişanlık kelamının yanında ağrı dağı kesileceği belki denklemlerin veya enigma şifrelerinin yakınından geçemeyeceği bir bilinmezlik



Belki akşama değin sırtında bulunan kefe ile pazarın bir başından diğer başına kaç yüz defa içini tıka basa doldurupta taşıdığın yüklerin altında yorulan bir bedenin yüz binlerce defa böyle bir iş fiiliyle ulaşamayacağı bir yorgunluğun yüreğinin bir anda beyin kas hücrelerinin algılaması ile düştüğü bir perişanlık ve yorgunluk Bazen bir elifin yanlızlığına omuz verirken bazen sol ayağı topal bir karıncanın haca varma arzusu ile yola çıktığının bilinci ve yolda giderken o topal ayağının kızgın güneş altında yerde sürmesi ile beliren izin düşünceleriyle Bİ'takat düşmek

Sonra sırtındaki kefe ile yola ilk çıktığın Ankara koca tepe camisi avlusundan içeriye girmek Sonra kıyamdan rukuya , rukudan secdeye degin uzanan bir yolun sonu olan secdede göz yaşları ile ıslanmış bir halı motifine başkoymak Bir büyük davaya baş koymak
Bir annenin tek yavrusunun şahadetinin acısına omuz verirken ağlamak Belki uzak bir dağ köyünde bir gaz lambasının titrek alevinin mahsumluğuna kederine omuz vermek Bir elifin mahsumluğuna yanlızlığına omuz verirken kahrolmak Bir yetim çocuğum garipliğine omuz vermişken Kalbinin bu yükün altında ezildiğine şahit olup kendinden geçmek Sonra tekrardan kendine gelmek bir kaç dakika sonra Bir aşığın maşuğuna olan Hasret'iM'e omuz vermek ve bu yükün ağırlığı ile Bİ'takat düşüp kendinden geçmek


Sonra kendine tekrardan gelip yollara düşmek Belki dünyadan güneşe kadar uzanacak bir yolda dur durak bilmeden kafanın içinde bir birinden farklı yüz milyarlarca insanın yüz milyarlarca derdine bir nebbze olsun omuz vermenin arzusu ve düşünceleri ile yürümek
Sonra bir hiçlik kavramının büyüklüğü , ihtişamı önünde el pençe divan durmak Sonra vardığı pazar yerinde Göz ferleri uykunun hasreti zirvelerde kapanması ile vuslatın olacağı bir on onbirinde bir çocuğun fakirlikten fukaralıktan bir pazar yerinde domates limon veya maydanoz diye bağırdığına şahit olmak

Belki yol ustünde bir demirci ustasının yanında bir araba tamircisinin yanında üstü başı kir pas içinde ellerine vede tırnak arasına bulaşan kirlerden zerre kadarının dahi ulaşmadığı bir küçücülk bir yüreğin çalıştığına şahit olmak ve bu mahsum ve fakirliğe bazen dalıp gittiği o herhangi bir düşün ağırlığına omuz vermek ve kendinden geçirecek kadar Bİ'takat düşmekYürümek dur durak bilmeden yürümek sonra Bir dağ köyüne varmak

Memleketim bitlisin o teknolojik hizmetlerinden mahrum bırakılmış mutki ilçesindeki herhangi bir köye gitmek Hizmetten yoksun olan bir beldeye varırken sıcak temmuz ayında topraktan fışkıran hakkın bir rahmet deryasının buz gibi suyundan kana kana içmek sonra çeşmeye doğru yönelen bir cobanın sürüsünü otlatışını temaşe etmek Yaklaştıkça beliren bir yüzün uzamış ve biri birine girmiş saç sakal ile arakası yırtık bir kara lastik ayakkabı motifini süsleyen yakasındaki bit ile omuz verilecek bir biçareliğe omuz verme siluleti karşında iken istanbulun metropolinde Ak merkezli , istinye parlı , cevahirli, kanyonlu onlarca alış veriş merkezi içersindeki insanlık rasındaki bir Bahtsızlığın hor görülmenin ve mahrumyetin altında inleyen insanların iniltilerinin sızısına kalbinin dayanamayıp kendinden geçmesine şahit olmak

Sonra bayıldığını fark edipte "bir şey" !!!!! olmuş olmanın telaşesi ile garip bir cobanın köy ahalisine telaşlı telaşlı bir lisan ile bağırdığına şahit olmak Sonra o fekir vede fukara köylülerin evlerinde bulunan mevcut üç şey ile bana doğru koşmasına şahit olmak Kimisi evinde bulunan o üç şeyden biri olan yavan ekmek ile bir diğeri Bir avuç tuz ile bir diğeri Katıksız bir testi süt ile yardım telaşesine düştüğüne şahit olmak

Ve her birisinin getirdiği ortak şeyin büyüklüğü ile kendinden geçmek Herbirisinin diğerinin getirdiğinden haberi olmadan getirdiği gögüslerinin çeperinde sakladıkları o muazzam içten samimi yardım etme arzusu insani erdemler ve Hz Adem as Hz Muhammed (sav) efendimize ki canı cananımızın yoluna feda olacağı o yer ile göğün yaradılışına sebebiyet arz eden o kutlu kişinin emaneti ve islamın ruhunda var olan yardım kelamının fiiliyatı ve bu fiilyatın dağlar gibi burada dik durduğunu fark edip bu kervanın bir neferi olma sevdasına düşmeyi arzularken bu aziz insanlardan sadece biri olma cüretinde bulunmuş olmanın agır yükünü düşlerken Bİ'takat düşmek

Belki bir pazar yerinde satılan onlarca eşya ve nesne arasında her birisinden gizli alınan o herbir derde omuz verip bu ırak bir dağ köyünde baş etmeyi düşlerken Hakkın kudreti ile bir birinden tamamen ayrı bir boyutun kapısının aralanması ile bir başka derde kedere omuz vermeyi nasiplenme Şükür ve tevazu lafzının devleştiği mana derinliğinin hakkına bir nebze kavuşmaya yaklaştığı bir köyde o insanlar arasında biraz daha durup kirli nefesi ile tenefüs edip bu büyük insanlık anıtları önünde ders almak

Sonra kaf dağı arasında aradığı omuz verilecek her bir derdin ve kederin mihenk taşı olacak bir acziyetin kendi benliğinde olduğunun farkındalığına varmak sonra acziyeti ile Bİ'takat düşmek Susuzluktan çatlamış bir tarlayı süren bir ırgatın alın terini silerken şükür edişine şahit olmak Tütün demetlerinin her birisini kuruması için örüp astıkları o kamışın her bir örgüsünde hakkı zikredildiğine şahit olup Şatafat ve gösteriş kelamlarının karşılıksız kadığı bir beldede olmanın masut ve bahtiyarlığı ile şükür secdesine kapanmak

Sonra ilk köye girildiğinde omuz verilecek dertler, acılara omuz vermek arayışı içinde iken uzaklarda aradığı bir garipliği benliğinde taşıdığının farkındalığına varmak Koca bir ömürü bunu fark edemeden geçirmiş olmanın kederi ile Bİ'takat düşmek
Sonra tekrardan şehri istanbula dönmek

BE'dualarınızda ve nefret hissiyatlarınızda olmamak ümidi ve arzusu ile
Şemsettin tan

 


Konu Bİtakat tarafından (3 Hafta önce Saat 17:57 PM ) değiştirilmiştir..
Bİtakat isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 3 Hafta önce   #2
Bilgiler
Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesaj: 82
İtibar
Tecrübe Puanı: 1
Rep Puanı : 21
Rep Derecesi :
Bİtakat Seçkin bir yolda.
Bİtakat RSS Feed
Standart --->: Bİ'takat düşmek



Umarım beğeni anlayışınız ile örtüşür

 

Bİtakat isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 2 Hafta önce   #3
Bilgiler
Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesaj: 82
İtibar
Tecrübe Puanı: 1
Rep Puanı : 21
Rep Derecesi :
Bİtakat Seçkin bir yolda.
Bİtakat RSS Feed
Standart --->: Bİ'takat düşmek



2 kısım

Kalbinin ilk günden beri nizamsız olan halinin en zirvelerini yaşadığı bir anda hayata veda etmek yanında taşıdığın o defterinde omuz vermiş olduğun her bir derdin tanımına ait bir cümle ve her birisinde olan ortak kelime olan hasret ve dağların özğürlüğünü sembolize eden kır çiçeklerinin solgun ve bir okadar mahçup resmi
Kimi zaman hayata duyulan ince bir sitemin ikrarı Kimi yerde insanlığa duyulan acıma hissiyatının aksi Belki en çok hakkın kulu olma şerefi Ama her halde zalime olan öfke ve nefretten bir kaç satırda bulunur

son kelam "Benim mundarlığım senin acziyetin ve kedinin iftirasından ibarettir" Şemsettin tan Sonra bir mahşer meydanında kızgın güneşin altında mahkeme olmak Utanılacak hiç bir şeyi yapmayışın hakkı ile başlar dikVe dünyada omuz vermil olduğun bir bin derdin desteği arkanda iken mahkeme olmak

Hani cennete veya cehennemde olmak için değil doğru olduğu için bu dertlere omuz vermiş olmak
Sonra belki o kulagın içinde kaç bin yıldır bir çocuğun çığlığına hasret duran çekicin örsün özenginin belki hakkın rahmettinin tecelisi ile o sımsıcak mahşer meydanında henüz 7-8 yaşlarında bir saçları tel tel örülü bır kız çocuğunun ellinde bir testi su ile bana doğru yürüdüğünü farkl ederken ya rab bir daha şu mahşer meydanında alda kurtar canımı diye dua ederken içinden küçügün bir bardak suyu bana uzattığını fark etmek susuzluktan her bir hücren kavrulmuşken O saçları tel tel örülü kız çocuğuna küçük yanlış getirdin annene babana vermelisin derken
Küçüğün cc senin dünyada iken bir cocuga olan özlemine mukabil bu dünyada beni senin cocuğun kıldı demesiyle kalbinin bu kelimelere dayanamayıp mahşer meydanında kalbinin çat diye çatlamasına şahit olup Bİ'takat düşmek Sonra kendine gelip baş ucunda mahsun garip bir şekilde bekleyen o saçları tel tel örülü kız çocuğunun elindeki testi ile yanı başımda durduğuna şahit olmak

O çocuğun içinde yanıp tutuşan baba özlemlerini fark edip bir yetimin mahsumluğuna çaresizliğine omuz verme derdi ile Bitakat düşüşün ödülünün hakkın mahşer meydanında susuzluktan insanların inim inim inlerken sadece küçükken bu dünyadan göçmüş çocukların anne ve babalarına mahşer meydanında su taşıdığı bir diyarda hakkın o mahsumların gariliğine omuz verişin mükafatını görüp Bİtakat düşmek


Şemsettin tan

 

Bİtakat isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: ,

Ve sıra ayrılıkta | SARDUNYA

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
İşi düşmek mum Deyimler, özdeyişler ve Anlamları 0 10-05-2008 13:59 PM
Not düşmek Gülehasret Deyimler, özdeyişler ve Anlamları 0 10-05-2008 13:12 PM
Derdine düşmek dilek Deyimler, özdeyişler ve Anlamları 0 10-04-2008 20:05 PM
Öne düşmek Yusuf Deyimler, özdeyişler ve Anlamları 0 10-04-2008 18:39 PM
Can kaygısına düşmek dilek Deyimler, özdeyişler ve Anlamları 0 10-04-2008 15:38 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 06:58 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308