Ayrıntılarıyla Resulullah ın Gözünden Cehennem Azabı
Resulullah(s.a.v.) anlatıyor: Bunun üzerineişaret ettim; kapı açıldı. Nazar eyledim; gördüm ki: Demirden büyük birminber var. O minberin altı yüz bin ayağı vardı. Onun üzerinde çokheybetli ateşten yaratılmış bir melek oturuyordu. Ateşten iplerbüküyor; ateşten zincirler ve bukağılar yapıyordu. Gayet şiddetli vekorkunç yüzlü idi. Pençesi kuvvetli ve öfkesi belli idi. Başını önüneeğmiş şu teşbihi okuyordu:Güçlüsultan olduğu halde, zulmetmeyen o Yüce Zat noksan sıfatlardanmünezzehtir. Düşmanlarından intikam alan Yüce Zat noksan sıfatlardanmünezzehtir. Dilediğine bol ihsanda bulunan Yüce Zat noksan sıfatlardanmünezzehtir. Kendisine bir benzer olmayan Yüce Zat noksan sıfatlardanmünezzehtir.Ağzından dağlar gibi ateşler çıkıyordu. Burnundan alevler fışkı-nyordu.Bu melek, çok hışımlı ve çok öfkeli idi. İki gözü ateş saçıyordu.Onun her bir gözü, dünyanın tamamı kadardı.Omeleği bu heybette görünce, bana korku geldi. Allah-ü Tealâ'-nın lütfü,keremi, inayeti olmasaydı helak olurdum. Cebrail'e sual edip:Bu kimdir?. Onu görünce, vücuduma titreme düştü. Dedim, Cebrail bana şöyle anlattı:
Siz korkmayın; çünkü sizin için korku yoktur. Bu cehennemin hazini(kapıcı, bekçi, bakıcı) Malik'tir. Allah-ü Taâlâ onu gazabındanyaratmıştır. Yaratıldığından bu yana hiç gülmemiştir. Her an, gazabıartmaktadır. Onun yanına varın, selâm verin.Bunun üzerine, gidip selâm verdim. O kadar meşguldü ki, başını bile kaldırmadı. Cebrail öne geçip şöyle dedi:Ey Malik, sana selâm veren Allah'ın Resulü Muhammed'dir. Cebrail, beni ona böyle tanıttı. Namımı işitince, kıyam edip banatazim için, türlü saygı dilleri döktü ve ikramlar eyledi. Sonra şöyle dedi:Ya Muhammed, sana müjdeler olsun; Yüce Hak sana çokça kerametler ihsaneyledi. Senden hoşnuddur. Senin vücuduna cehen-.nem ateşini haramkıldı. Senin hürmet ve bereketinle sana tabi olanlara dahi cehennemateşini haram kıldı. Yüce Hak bana emreyledi: -Senin ümmetin asilerinemerhamet eyleyeyim. Sana iman getirmeyenlerden intikam alayım.Bundan sonra Cebrail'e dedim ki:Buna söyle, bana cehennemi göstersin.Cebrail,ona benim talebimi bildirdiği zaman; cehennemden iğne deliği kadar biryer açtı. Oradan iplik inceliğinde siyah bir duman çıktı. O duman birsaat çıksaydı; bütün yeri ve semaları o dumanın karanlığı sarardı.Güneşin, ayın ve diğer aydınlık veren şeylerin ziyası ve nurugörünmezdi; mahvolurdu. Ancak Malik, o deliği o anda eli ile sığadı; oduman yok oldu. Bana da şöyle dedi:Buradan içeri bakın.Bakıncagördüm ki, cehennem: Birbirinin altında yedi tabakadır, En yukarısıcehennemdir ki; oraya müminlerin asileri girer. Bunun azabı,diğerlerinden hafiftir.ikincisi lezadır. Buraya Nasara girecektir.Üçüncüsü hutamedir. Buraya da Yahudiler girerler.Dördüncüsü sairdir. Buraya da Sabiîler girerler.Beşincisi sakardır. Buraya da Mecusîler girerler.Altıncısı cahimdir. Buraya da müşrikler girer.Yedincisi haviyedir. Buraya da münafıklar gireceklerdir.Bir de Allah'lık davası güdenler girerler. Meselâ: Firavun, Nemrud gibileri...Ben,aşağı tabakada olanların azaplarının şiddetinden bakmağa takatgetiremedim. Ancak üst tabakada olanlara baktım; buraya ümmetiminasileri girerler. Buraya bakınca, gördüm ki: Orada ateşten yetmiş deryavar. Her deryanın kenarında ateşten birer şehir var. Her şehirdeateşten yetmiş bin ev var. Her evin içinde, ateşten yetmiş bin sandıkvar. O sandıkların içinde de, erkekler ve kadınlar var. Orayahapsolmuşlar; yanlarında yılanlar ve akrepler var. Şöyle sordum:Ey Malik, bu sandıkların içinde hapsolanlar kimlerdir?. Şöyle anlattı:Bunların bazısı insanlara zulüm edip haksız yere malını alanlardır.Bazısı da, büyüklük satıp zalim cebbarlık edenlerdir. Halbuki,büyüklük, celâl ve ikram sahibi Yüce Allah'a mahsustur.Sonra,bir kavim gördüm; dudakları deve ve köpek dudakları gibi idi. Karınlarıda şişmişti. Zebaniler, ateşten tokmaklarla bunların karınlarına vurupduruyordu. Karınlarında bağırsakları kopuyor; dübürlerindendökülüyordu. Tekrar içlerinde bağırsak yaratılıyordu; zebaniler yinevurup döküyordu. Onlara böylece azab ediyorlardı.Bunlar kimlerdir?. Dedim; Malik şöyle anlattı:Bunlar ümmetinizden yetim malını haksız yere yiyenlerdir.Birkavim daha gördüm; karınları dağlar gibi şişmişti, îçine yılanlar veakrepler dolmuştu. Orada hareket edip ıstırap veriyorlardı. Bunlarayağa kalkmak istedikleri zaman, karınlarının büyüklüğünden veyılanların, akreplerin hareketlerinden kalkmaya güçlen yetmiyordu.Yıkılıyorlardı. Sordum:Bunlar kimlerdir?. Malik şöyle anlattı:Bunlar, ümmetinizden faiz yiyenlerdir.Bundan sonra, bir alay hatunlar gördüm; bunları saçlarından asmışlardı. Bunlar için:Kimlerdir?.Diye sordum; Mâlik şöyle anlattı:Bunlar,şu kadınlardır ki; yüzlerim ve saçlarını örtmeyip erkekleregösterirler. Kocalarından başkasına zinetlerini açarlar. Kocalarına ezave cefa ederler.Bundansonra, birtakım erkek ve kadın gördüm; bunları dillerinden ateşçengellere asmışlardı. Tırnakları bakırdandı. Kendi yüzlerini yırtıpparça parça ediyorlardı.Bunlar kimlerdir?. Dedim; Malik şöyle anlattı:Bunlar yalan yere şehadet edenlerdir. Koğuculuk yapıp söz gezdirenlerdir.Bundansonra, bir alay kadınlar gördüm; bunların kimisini memesinden asmışlar;kimisini de ayaklarından başaşağı asmışlardı. Bunlar feryad ve sayhaatıp duruyorlardı.Bunlar kimlerdir?. Dedim; şöyle anlattı:Bunlar zina edenlerdir; ayrıca, çocuklannı düşürüp katil işi işleyenlerdir.Bundansonra bir alay adamlar gördüm; bunlar kendi yanlarının etlerini koparızağızlarına koyuyorlardı. Yemeyip ağızlarında gizliyorlardı. Amazebaniler onları:Yiyin.Diyezorlayıp istemeyerek yediriyorlardı. Tekrar koparıp ağızlarınaalıyorlardı. Zebaniler tekrar yemeleri için onları zorluyordu. Buşekilde onlara azap ediyorlardı.Bunlar kimlerdir?. Diye sordum; şöyle anlattı:Bunlar;ümmetinizden şu kimselerdir ki, insanları yüzlerine karsı ayıplar;zemmederler. Ayrıca arkalarından kötüleyip gıybetlerini ederler.Elleri, dudakları, kaşları ve gözleri ile işaret ederek insanları alayaalırlar.Bundansonra bir kavim gördüm ki; bunların cesetleri hınzıra, yüzleri de köpekyüzüne benziyordu. Dübürlerinden ateşler çıkıyordu. Yılanlar, akrepleronları sokuyor; etlerini yiyorlardı.Bunlar kimlerdir?. Dedim; Malik şöyle anlattı:Bunlar, ümmetinizden namaz kılmayan, gusül etmeyen cenabet gezenlerdir.Bundansonra, bir kavim daha gördüm. Bunlar tam susadıklarından ötürüsusuzluktan yanıp feryadla su istiyorlardı. Onların bu isteklerinekarşılık ateşten kadehlerle kaynar sular verilip:-İç.Diyerekzorlanıyorlardı. Onlar bu kadehi ağızlarına yakın götürdükleri zaman, osuyun şiddetli kaynamasından yüzlerinin etleri pişip kadehin içinedökülüyordu, içince de, bağırsakları parça parça olup dübürlerindendışarı dökülüyordu.Bunlar kimlerdir?Diye sordum; Malik şöyle anlattı:Ümmetinizden şarap, ve sarhoşluk verici şeyleri içenlerdir.Bundansonra, bir alay kadın gördüm; başaşağı ayaklarından asmışlar. Dilleriuzayıp ağızlarından sarkmıştı. Zebaniler, onların dillerini ateştenmakaslarla durmadan kesiyordu. Zebaniler onların dillerim kestikçetekrar uzuyordu. Ve., bunlar, eşekler gibi bağınşıyor-lardı; köpeklergibi de uluyorlardı.Bunlar kimlerdir?.Diye sordum; Malik şöyle anlattı:Bunlar, ölüsü öldüğü zaman, feryda ü figan eden kadınlardır. Bundan sonra, birtakım erkekleri ve kadınları gördüm. Bunlarıbakırdanfırınlar içine oturtmuşlardı. Altlarından ateşler ve alevler çıkıpbaşları ile beraber bütün vücutlarını buruyordu. Gayet kötü kokulargeliyordu.Bunlar kimlerdir?.Diye sordum; Malik şöyle anlattı:Bunlar, zina eden erkek ve kadınlardır.� Peki, bu kötü koku nedir?. Dedim; bunu da şöyle anlattı:Onların ferçlerinden çıkan şeyin kokularıdır.Bundan sonra, bir kısım kadınları gördüm ki, asılmışlar. Bunların elleri boyunlarına sıkıca bağlanmıştı.Bunlar kimlerdir?. Dedim; Malik şöyle anlattı:Kocalarına hiyanet edip mallarını telef edenlerdir. Bundan sonra, birtakım erkekleri ve kadınları gördüm. Bunlaraateşte azab ediliyordu. Bunların üzerine zebaniler musallat olmuştu.Bunlarferyad ettikçe, zebaniler ateşten sopalarla vuruyorlardı. Karınlarınaateşten süngüleri saplıyorlardı. Vücutlarını da ateşten kamçılarladövüyorlardı. Bunların azaplarını pek çetin gördüm.Bunlar kimlerdir?.Diye sordum; Malik şöyle anlattı:Bunlar, analarına ve babalarına isyan ederek karşı gelenlerdir. Yine bir kavim gördüm; bunların boyunlarına ateşten dağlar gibi büyük halkalar geçirmişlerdi.Bunlar kimlerdir?.Diye sordum; Malik şöyle anlattı:Bunlar, üzerlerinde bulunan emanetleri sahiplerine vermeyenlerdir.Bundansonra, bir kavim gördüm; zebaniler bunları ateşten bıçaklarlaboğazlıyordu. Ama bunlar aynı saatte diriliyordu. Bunlar di-rilince,zebaniler tekrar onları boğazlıyordu.Bunlar kimlerdir?.Diye sordum; Malik şöyle anlattı:Bunlar, haksız yere adam öldürenlerdir.Bir kavim daha gördüm; gayet çirkin ve kötü kokulu cife yiyorlardı.Bunlar kimlerdir?.Diye sordum; Malik şöyle anlattı:Bunlar gıybet edip insanların etini yiyenlerdir. Bunlardan başka, cehennemde iki sınıf kimse gördüm; bunlarınbir sınıfı erkeklerden, bir sınıfı da. kadınlardandı. Bunların azabı gayet şiddetli idi.Bunlar kimlerdir?.Diye sordum; Malik şöyle anlattı:Buerkekler, beğlerin önünde sopa ve kamçılarla gidip zavallı fakirlerevurup zulüm edenlerdir. O kadınlar ise., sureta libas giyip hakikattacümle azası belli, açık hükmünde ve erkeklere aşikâr olanlardır. Ayrıcadışarı çıktıkları zaman, erkekleri kendilerine çekenlerdir. Busebepten, başları deve hörgücü gibi büyük olup selâmetle doğrucacennete giremezler.Bundansonra, cehennemde bir alay erkek ve dişi kimseler gördüm. Bunlarınazabı birbirine benzemiyordu. Her birine bir başka türlü azapolunuyordu. Bu tabakada azap olunanlar arasında bunlardan şiddetli azapolunan yoktu. Şöyle bir azapla azap ediliyorlardı' Bunları ateştensopalar üzerine asmışlardı. Etleri pişip dökülüyor; sadece kemikkalıyorlardı. Hak Taâlâ onların etlerini bitiriyor; yine önceki gibietleri pişip dökülüyordu.Bazıları da, ateşten zincirlerle, bukağılarla bağlanmışlardı; böylece azap olunuyorlardı.Bunlar kimlerdir?.Diye sordum; Malik şöyle anlattı:Bunlar, vücut sağlıkları yerinde iken, namazı terk edenlerdir.Ve., şöyle dedim:Ey Malik, kapıyı kapa; bakacak takatim kalmadı. Malik şöyle dediYa Resulellah,mübarek gözünüzle müşahede ettiğiniz azapları, gördüğünüz gibiümmetinize bildirin. Ümmetinizi çok çekindirin. Hasiyetlerden, Allah'ınemrine aykırı hareketten onları alıp men edin. Allah'a tam itaatateşvik edip ibadet yoluna getirin. Allah'ın azabı şiddetlidir.Cehennemi yedi tabakadır. Bu gördüğünüz ilk tabakasıdır. Aşağıları dahaşiddetlidir.Bunu dinledikten sonra, Resulüllah S.A.V efendimiz ümmetine şef katından dolayı ağlamaya, şefaat ve niyaza başlar.