Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
İman Bölümü
> İman Alt Başlıklar > Cennet & Cehennem
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 04-17-2007   #1
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesaj: 112
İtibar
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı : 74
Rep Derecesi :
metin Yakında ünlü olacaktır.
metin RSS Feed
Standart Beden Ve Ruhla Alâkali Cennet Ve Cehennem



BEDEN VE RUHLA ALÂKALI CENNET VE CEHENNEM



Ölümün hakikati bilinmeyince âhiretin hakikatini kimse bilemez Hayatın hakikatini bilemeyince, ölümün hakikatini bilemez Ruhun hakikatini bilmeyince de, hayatın hakikatini bilemez Ruhun hakikatini bilmek de, bir kısmını açıkladığımız kendi nefsini bilmektir
Daha evvel söylemiştik ki, insan, biri ruh, diğeri beden olan iki asıldan meydana gelmiştir Ruh süvari gibi, beden de binek hayvanı gibidir Âhirette bu ruhun beden vasıtası ile bir hâli, bir Cenneti ve Cehennemi vardır Kendi zâti sebebi ile bedenin ortak olmadığı başka bir hâli de vardır Beden sebebiyle de onun [insanın] bir Cenneti veya Cehennemi yahut saadeti veya şekaveti vardır Araya beden girmeksizin olan kalbin nimet ve lezzetlerine, «Rûhanî Cennet», diyoruz Yine beden araya girmeden olan sıkıntı, elem ve şakiliğine «Rûhani Cehennem» diyoruz
Bedenin de beraber bulunduğu Cennet ve Cehennem zaten bellidir Orada, ağaçlar, nehirler, huriler, köşkler, yiyecekler, çiçekler ve buna benzer şeyler vardır Her ikisinin de vasfı, Kur´ân-ı Kerim´de ve hadis-i şeriflerde bildirilmiştir Herkes bunu anlayabilir Bunu uzun olarak «İlyâu Ulûmi´d Din» kitabımızın «Ölümü hatırlama» kısmında anlattık Burada ise bu kadarla iktifa edip, ölümün hakikatini anlatıp, ruhanî olan Cennet ve Cehenneme işaret edelim Zira bunları herkes bilmez
Hadis-i Kudsî´de, «İyi ameller yapan kullar için, gözlerin görmediği, kulakların duymadığı ve hiç kimsenin kalbinden geçmeyen şeyler hazırladım» (1) buyurulanlar, ruhanî Cennettedir Kalbin içinden melekût âlemine bu mânânın aşikâr olduğunu, hiç şüphe kalmadığını gösteren bir pencere açılır Bu yola kavuşan kimsede, âhiretin Cennet ve Cehennemine taklid ve işitme ile olmayıp parlak bir yakîn hâsıl olur [kendisinde şüphe olmayan kesin bilgi meydana gelir] Bilâkis basiret ve müşahede ile olur Hekimin, bu dünyada bedene ait iyilik ve kötülüğü bilmesi ve buna sıhhat ve hastalık demesi; bunun sebepleri olan ilâç kullanmak ve perhiz etmek, hastalığın ise çok yemek ve perhiz etmemekten ileri geldiğini söylemesi gibi; bu müşahede ile de kalbin yâni ruhun saadet ve şekaveti; ibadet ve marifetin bu saadetin ilâcı, cahillik ve günahın bu saadetin zehiri olduğu anlaşılır Bu, çok kıymetli ve yüksek bir ilimdir Birçok âlim denen kimseler, bunu bilmezler Hattâ bunu inkâr ederler Bedenî olan Cennet ve Cehennemden ileri geçip söz söylemezler Âhireti bilme hususunda işitme ve taklidden başka bir yol bilmezler Bizim ise bunun hakikati hakkında delilli uzun kitabımız vardır Bu kitap Arabidir [Arabcadır] Burada ise bu kadar anlattık Zeki ve kalbi inad ve taklid bulaşıklığından temizlenmiş olanlar, bunu idrak ederler ve âhiret işi kalblerinde sabit ve kuvvetli olur Bunun için birçok kimselerin âhirette imanı zayıf ve sallantıda olur



ÖLÜMÜN HAKİKATİ


Eğer ölümün hakikatinden bir nebzecik bilmek istersen, bilmelisin ki, insanın iki ruhu vardır Biri, hayvanlara mahsus ruh cinsindendir ve biz ona «Hayvanî ruh» diyoruz Diğeri ise, meleklere mahsus ruh cinsinden olup, ona «İnsanî ruh» diyoruz Bu hayvani ruh, canlılarda sol tarafta bulunan yürek denilen et parçasında olup, kalbin menba´ıdır [kaynağıdır] O ise hayvanın bâtın mizaçlarından buhar gibi, lâtiftir Mutedil bir mizacı [karakteri] vardır ve kalbden atar-damarları vasıtası ile hareket eder Beyne ve bütün uzuvlara ulaşır Bu ruh, his ve hareketleri taşımaktadır Beyne ulaşınca, harareti azalır, mutedil olur Göz ondan görme kuvveti, kulak ondan işitme kuvveti ve diğer azalar da kendi hassa ve kuvvetlerini alırlar Bu, içerisi tozlu olan bir odadaki kandile benzer Kandilin ışığı tozlardan geçip, duvarın üzerine düşer Orayı aydınlatır Kandilin aydınlığı duvarın üzerinde zahir olduğu gibi, Allahü Teâlâ´nm kudretiyle görme, işitme ve diğer hislerdeki kuvvetler bu ruhtan diğer azalarda meydana geliyor Eğer bazı damarlarda tıkanma olursa, ondan sonra gelen uzuv hareketsiz kalıp felç olur Onda his ve hareket kuvveti olmaz Hekim, bu tıkanıklığı gidermeye uğraşır
Bu ruh, kandilin alevi gibidir Kalb ise fitili gibidir Gıdalar da yağı gibidir Kandilde [şamdanda] yağ bitince kandil söner Yağ olup, fakat fitil çok yağ çekse, bozulup artık yağ çekmez olduğu gibi; kalb de çok zaman geçince gıda almaz olur Yağ ve fitil yerinde olduğu hâlde, kandilin üzerine bir şey koyduğun zaman söndüğü gibi, bir canlıya da büyük bir yara ve zorluk gelince ölür
Mizacı mutedil olduğu müddetçe ?ki bu şarttır? bu ruh his ve hareket kuvveti gibi, Allahü Teâlâ´nın izni ile gökteki meleklerin nurlarından da lâtif mânâları alır Hararetin veya soğukluğun çokluğundan veya başka sebeple mizacı bozulursa, o eserleri almaya lâyık olmaz Bir aynanın yüzü düzgün ve parlak olursa, karşısındaki şeylerin suretini gösterir Ama ayna iyi olmaz, yahut pas tutarsa o suretleri göstermez Bu suretlerin yok olması veya kayıp olmasından değil, karşısındaki suretleri gösterecek hususiyetin aynada kalmamasındandır Bunun gibi, hayvanî ruh dediğimiz, bu lâtif buhar mutedil [doğru - sağlam] olunca, buna elverişli olur İtidâli gidince de artık almaz olur His ve hareket kuvvetlerini almaz olunca, azalar onun nurlarının ihsanından mahrum kalır Hissiz ve hareketsiz olur Bu zaman «öldü» derler
Hayvani ruhun ölmesinin mânâsı budur Bu mizacın itidalden düşmesi için olan sebepleri bir araya getiren, Allahü Teâlâ´nın mahlûklarından bir mahlûktur Ona «Metekü´l-mevt» [ölüm meleği, Azrail] denir İnsanlar onun yalnız ismini bilirler Onun hakikatini bilmek ise uzun sürer
Bu şekildeki ölüm, hayvanın ölümüdür İnsanın ölümü ise, daha başkadır Çünkü onda bu hayvani ruh bulunduğu gibi, geçmiş fasıllarda insanın ruhu, yahut kalb ismini verdiğimiz başka bir ruhu daha vardır Bu diğer ruha benzemez Çünkü o, çözülmüş hava imbiklenmiş [damıtılmış] buhar gibi gayet lâtif bir cisimdir Fakat bu insan ruhu, cisim değildir Çünkü bölünme kabul etmez Allahü Teâlâ´nın tanınması, bilinmesi onda olur Allahü Teâlâ bölünme kabul etmediği ve bir olduğu gibi, bir olanın bilineceği yer de, bir ve bölünme kabul etmez olmalıdır O hâlde bu marifet bölünebilen hiçbir şeyde olmaz Bilâkis ancak bölünmeyen tek bir şeyde olur
Fitili, kandilin alevini ve ışığını düşün: Fitil, yürek gibi, kandilin alevi hayvani ruh gibi, kandilin ışığı da insan ruhu gibidir Kandilin ışığı, kandilden daha lâtif olduğu bir şeye benzetilmediği gibi, insanın ruhu da hayvanî ruha nisbetle lâtiftir ve bir şeye benzetilemez Latiftik [ruhanilik] tarafından bakılırsa, bu benzetme doğrudur Fakat bir başka şekilde doğru değildir Çünkü, kandilin ışığı kandile tâbi olup, asıl olan kandildir Kandil olmazsa, ışık da olmaz, insan ruhu ise, hayvanî ruha tâbi değildir Hattâ asıl kendisidir Hayvani ruha halel gelmekle, buna bir şey olmaz Belki tam misâlini istersen, kandilden daha lâtif bir ışık farz et, kandil onunla var olsun, o kandille değil Ancak misâlimiz böylece doğru olur!
O hâlde hayvanî ruh bir cihetten insan ruhunun binek hayvanı, bir cihetten de bir âlet hükmündedir Bu hayvani ruhun mizacı bozulursa, kalıp [bedeni ölür İnsan rûhu ise, kendi yerinde kalır Fakat aletsiz ve merkebsiz kalır Merkebin [binek hayvanının] ölümü ve âletin zayi olması, süvarinin de zayi ve yok olmasına sebep olmaz Fakat aletsiz kalır
Bu âlet kendisine, Allahü Teâlâ´nın marifet ve muhabbetini avlamak, elde etmek için verildi Eğer maksadına kavuştuysa, âletin helak olması, aradan çekilmesi onun için daha iyidir Çünkü maksada kavuşmuşken, âlet yük olur, ağırlık verir Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) in «Ölüm, mü´mine hediye ve tuhfedir [hediyedir]», buyurması, av için tuzak kuran ve tuzağın yükünü çeken içindir Avını elde edince tuzağın helâki onun için ganimettir Yok, eğer ?Allah korusun? avı elde etmeden önce bu tuzak çalışmaz olursa, onun ayrılık acısı ve musibetinin sonu olmaz Bu acının ve elemin başlangıcı kabir azabıdır Allahü Teâlâ bizi ondan korusun!

 

metin isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 11-20-2008   #2
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesaj: 900
İtibar
Tecrübe Puanı: 10
Rep Puanı : 65
Rep Derecesi :
Sümeyye_ Yakında ünlü olacaktır.
Sümeyye_ RSS Feed
Standart --->: Beden Ve Ruhla Alâkali Cennet Ve Cehennem



Allah cc razı olsun

 

Sümeyye_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , , , ,

Zebani | Azap

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Cennet & Cehennem ahfa Cennet & Cehennem 1 4 Hafta önce 20:39 PM
Ruhla Alâkali Üç Cins Cehennem Ateşi metin Cennet & Cehennem 2 11-20-2008 00:34 AM
Cennet Ve Cehennem mum Cennet & Cehennem 3 10-10-2008 21:50 PM
Cennet Ve Cehennem elif07 Cennet & Cehennem 1 03-29-2008 12:46 PM
Cennet-Cehennem Mağaraları mum Genel Resimler 3 01-04-2008 09:36 AM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya TOPlist Saat 04:38 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308