|
| | #1 |
| | ![]() Küresel Güçler Ermenistan‘ı 2015‘e Hazırlıyor Ya Ankara? 2007-04-29 00:05:00 Osmanlı Devleti’nin millet-i sadıkası olan Ermeniler, onun gölgesinden mahrum kaldıklarından beri, Batılı güçler tarafından kimi zaman lejyoner -paralı asker- [İngiltere-Fransa], kimi zaman da ucuz dış politikaların manivela aygıtı [ABD-Fransa-Rusya] olarak kullanıldılar Emperyal devletlerin desteği ile Birinci Dünya Savaşı boyunca Osmanlıya karşı İngiltere, Fransa, İtalya ve Rusya ile birlikte savaşan ve Anadolu ile Ortadoğu’nun çeşitli kesimlerinden Avrupa ve Amerika’ya doğru göç eden Ermeniler, müttefikleri muvaffak olamayınca tercihlerinin bir sonucu olarak tekrar bir araya gelemeyecek şekilde parçalandılar Bu bakımdan; etnik ve dinî anlamda yalnızlığın, parçalanmışlığın, zafiyetin ve sahipsizliğin vücut bulduğu yegâne millet Ermeni toplumudur Böylece, bugün ABD’de ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yaşayan üçüncü kuşak Diaspora Ermenilerinin, küresel güçlerin desteğiyle inşa etmeye çalıştıkları hayal ürünü bir tarihten hareketle ‘tehcir edilmiş mazlum millet miti’ni benimsetmek, Ermeni kimliğinin var oluş mücadelesi haline geldi 24 Nisan 1965 yılından itibaren uluslararası platformlarda sıkça dillendirilmeye başlanan Ermeni soykırımı iddiaları, ilk dönemde yaygın propaganda süreci, 1973–1985 yılları arasında ise terör eylemleri boyutu ile gündeme geldi Ermenistan’ın bağımsızlığından sonra 1990–2005 yılları arasında ise tamamıyla diaspora merkezli bir faaliyete girişildi Bu faaliyetlerin hedefi, bir taraf için Diaspora Ermenilerinin var olma iddialarını sürdürmek, öteki taraf içinse diaspora tarafından dillendirilen tezleri destekleyerek uluslararası alanda iddiaların kabul edilmesini sağlamaktı Böylece, Türkiye’nin üzerine daha yoğun bir baskı uygulanabilecekti Tehcirin 100 yılı olan 2015 yılında, toprak talebine giden bir süreci başlatmak istemektedirler Türkiye üzerinde baskı kurmak isteyen küresel güçler, Ermenistan’ın problemlerine hiçbir faydası olmayan meseleyi mümkün mertebe gündemde tutarak, on yıl sonrası için Türkiye adına ciddi tavizlere dayalı bir plan hazırlamaktadırlar Peki ya Ankara, dış politikada her geçen gün daha sık aralıklarla gündeme getirilmeye başlanan bu soruna karşı neler yapıyor; Ankara’nın da, konuya dair bir gelecek vizyonu var mı?
|
| |
| | #2 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Türkiye’nin Tavrı Ermenilerin, küresel güçler tarafından manipülatif bir şekilde kullanıldığının bilincinde olan Türkiye, yıllardır “biz onları kesmedik, onlar bizi kesti; altı yüz yıllık Osmanlı tarihi boyunca, son dönem hariç, millet-i sadıka olan Ermenilerle çok iyi ilişkilerimiz vardı, fakat bölücü dış mihrakların etkisi ile Ermeniler bizi arkadan hançerleyince, savaş şartlarında bazı Ermeniler Ortadoğu’ya göç etmek zorunda kaldı” gibi söylemleri dillendirmektedir Bu argümanlar oldum olası Türkiye içinde, kendi kendimize söylediğimiz bir nakarat halini almış, ama onların dünyaya duyurulmasında ciddi problemler yaşanmış ve hâlâ yaşanmaktadır Zira güçlü medyası ile uluslararası kamuoyunda lobi faaliyeti yürüten ve onu yönlendiren ABD, Almanya, Fransa, İngiltere ve Rusya gibi hiçbir Batılı devlet, bir dönem Türkiye’ye karşı ASALA’nın kanlı terör saldırıları ile özdeşleşen bu problem karşısında Türkiye’nin yanında yer almamış, tam tersine sözde Ermeni soykırımının sözcülüğünü yapmışlardır![]() İkinci olarak, Türkiye terör sonrası Ermeni diasporasının güdümünde seyreden süreci iyi tahlil edemedi 1990’lı yıllar ve Soğuk Savaş’ın bitimi, Ermenistan Devleti’nin bağımsızlığının ilan edildiği ve küreselleşme fenomeninin açıkça hissedilmeye başlandığı yıllardır Bu dönemde, kendisiyle pek çok ortak noktaya sahip olan ABD ve Avrupa Yahudi lobilerinin de desteğini alan Diaspora Ermenileri, uluslararası kamuoyu oluşturmak için sinemadan medyaya, parlamentolarda evrensel fikir hürriyetine muhalif kanun çıkartmaya varıncaya kadar birçok hamle yaptı Ankara’da ise, ancak son dört yıldır müşahede ettiğimiz çok boyutlu, dinamik ve proaktif dış politika anlayışına dayalı bir paradigmatik dönüşüm yaşanmaya başlandı ve Ermeni meselesinin aslında salt bir tarih problemi olmadığı, küresel güçlere karşı Türkiye’nin yüzleşmek zorunda kalacağı çetin bir mücadele alanı olduğu çok geç anlaşıldı Üçüncü olarak, uzun yıllar Ermeni terörünün kurbanı olan hariciyemizin aklıselim sahibi kesimi, bir müddet terör psikolojisini üzerinden atamadığı için gelişmeleri sağlıklı bir biçimde değerlendiremedi Ankara, Ermenistan’ın uluslararası kamuoyu oluşturma tarzını çözmede ve onunla yeni düzlemde mücadele ederken karşı ataklar ve alternatifler geliştirmede oldukça zorlandı Ancak en son hükümet ile içe kapalı statükocu dış politika konseptine neşter atılarak paradigmatik bir dönüşüm gerçekleştirildiği söylenebilir Dış politikada, iç siyasal mülahazalara dayalı söylem geliştirme anlayışı ve statükoculuk yerini, dışa dönük, uluslararası kamuoyunu hedef alan bir politika anlayışına terk etti Böylece sözde Ermeni meselesinde Batılı bazı devletlerin, aydınların ve elitlerin Türkiye lehine görüş beyan etmesi sağlandı![]() Dördüncü olarak, yine bu dönemde, yeni dış politika konseptinin bir sonucu olarak Türkiye, komşusu Ermenistan’a “Türkiye’nin diğer ülkelerle olan ilişkilerinden bir beklentiye girmek yerine, gelin ortak bir komisyon kuralım” çağrısı yaparak ekonomik olarak zor durumda olan komşusu ile diplomatik düzlemde bire bir görüşme başlatmak istedi Günden güne güç kaybeden Koçaryan Hükümeti, Türkiye’nin kapıları açması şartını ileri sürerek, bir anlamda çağrıya ret yanıtı vermiş oldu![]()
|
| |
| | #3 |
| Devamlı Üye ![]() | ![]() Türkiye Karşıtı Ermeni Lobisi Gerçekten Güçlü mü? Paradoksal olarak Türkiye’nin proaktif dış politika konseptinin yeni hükümetle uygulanmaya konduğu yıllar, Ermeni meselesinin başta Fransa olmak üzere, pek çok küresel güç tarafından parlamentolarda kabul edildiği yıllar oldu Batılı parlamentolar, hiçbir bilimsel veriye dayanmayan kararlar ile gayri adil olarak, hem tarihi yargıladılar hem de bu gayri adil yargılarla muhalif fikirlerin dile getirilmesine yasak koydular Türkiye, bütün bunları tek başına Ermeni lobilerinin yapmadığını ve yaşananların küresel güçlerin tercihi olduğunu bilmektedir Mesela, Avrupa kıtasında en büyük Ermeni nüfusunun bulunduğu ülke olan Fransa’da 500 bin Ermeni, 500 bin de Türk yaşamaktadır İş, medya, politika ve kültür-sanat çevreleri aracılığıyla Ermeni diasporasının Fransa’da etkin ve güçlü bir lobi oluşturduğu söylenmesine rağmen, bu durum Fransa’nın Türkiye ile olan iş hacminin yanında oldukça cılız kalmaktadır Fakat buna rağmen 2007, Fransa’da “Ermeni yılı” ilan edildi ve her iki ülkede de çok sayıda kültürel organizasyon düzenlenmesi bekleniyor Ermeni yılı, Fransız alt parlamentosunun Ermeni soykırımını inkar etmeyi suç sayan, bir yıl hapis cezası ve kırk beş bin Euro para cezası öngören bir tasarıyı onaylamasıyla başlamış oldu Zaten Fransa, 2001 yılında, Ermeni ölümlerini soykırım olarak tasnif eden bir kanun da çıkarmıştı![]() Küresel güçler kendi iç dinamikleri ile (hukuk, ticaret) Ermenilere bir takım ödünler vermekte ve bunu uluslararası içtihat olarak emsal teşkil edecekmiş gibi Türkiye’nin önüne siyasi ve ticari görüşmelerde, büyük ihalelerde pazarlık masasına koydurtmaktadır Mesela, bu yolla Almanya’dan sonra en büyük nüfusa ve güce sahip olan Fransa’nın, hâlâ AB üyeliği için müzakere sürecinde olan Türkiye’nin kendi tahtına oturmasını engellemek -ikinciliği kaybetmemek- için Ermenilere bu kadar arka çıkmakta olduğu düşünülebilir Büyük Ortadoğu gibi projelerle Irak’a girerek bütün Ortadoğu haritasını değiştirmeyi planlayan ve Türkiye’yi kendi yörüngesinde tutmaya çalışan ABD için de durum çok farklı değildir ABD, Ortadoğu’daki çıkarları için Türkiye’den tavizler koparmak ve Türkiye’nin önemli dış politika hamlelerinin önüne engel çıkartmak amacıyla, Ermeni iddialarını sürekli bir koz olarak kullanmış ve son olarak Temsilciler Meclisi’nde görüşmeye almıştır Hakeza, Ortadoğu’dan yukarı çıktığında, bir gün mutlaka yüzleşmek zorunda kalacağını bildiği Türkiye ile onu zayıf anında yakalamak isteyen İsrail Devleti’nin hamisi Yahudi Lobileri için de durum aynıdır![]() Netice itibariyle küresel güçler, tarih boyunca kullandığı; parçalanmış, kimliğini kaybetmiş Ermenileri küresel düzlemde bir politika aracı olarak görmekte ve bununla ilgili uzun vadeli planlar yapmaktadır Buna karşılık, Soğuk Savaş’ın bitimine yeni yeni uyanan Ankara ise, içe dönük cevap üretme refleksini revize ederek içten dışa doğru beslenen dinamik bir sürece girmiştir Fakat hâlâ devleti, milleti ve sivil-askerî kurumlarıyla yekpare bir bütün olarak hareket etmekte zorlanan Ankara’nın, karşı tarafın hamlesini çözmede geç kalması ve aynı anda birden fazla küresel aktörle mücadele etme gereği, uluslararası düzlemde başarısız sonuçlarla karşılaşmasına sebep olmaktadır İçte elde edilecek tarihî, sosyolojik, kültürel, ekonomik, politik algılama ve birleşme yeteneğinin en somut sonucu, dışta diplomatik başarılar olarak kendisini gösterecektir Bu bakımdan, Ankara’nın, bir 2015 vizyonu oluşturması ve Ermeni iddiaları sorununda süreci kendi lehine çevirmesi, hem çok zor hem de çok kolaydır MOSTAR MOSTAR DERGİSİ
|
| |
![]() |
| Tags: 20158216e, ankara, ermenistan8216i, gucler, hazirliyor, kuresel |
| Konu Araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | son Mesaj |
| Hz. Ömer'in son saatleri | rana | Raşid Halifeler | 6 | 2 Hafta önce 22:21 PM |
| 103. ‘Asr Suresi | mumsema | Kur'an Arapça & Türkçe meal | 4 | 3 Hafta önce 14:10 PM |
| ‘An’ | Efdal | Ölüm & Kıyamet | 5 | 02-09-2008 14:05 PM |
| LeyL/a ‘ya | rana | Dini Şiirler | 0 | 01-22-2008 10:03 AM |
| ‘Abd | sempatik | A-B | 0 | 04-04-2007 17:12 PM |