Mumsema islam Arsivi
Anasayfa Forum Kuralları İletişim Bugünkü Mesajlar
Geri git   Mumsema islam Arsivi >
İslam Alimleri Bölümü
> İslam Alimleri Alt başlıklar > Arap İslam Alimleri
Google
 
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et SiteMap

Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 03-16-2007   #1
Bilgiler
mum
Administrator
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: Hatay/İsk
Mesaj: 9,527
İtibar
Tecrübe Puanı: 103
Rep Puanı : 7203
Rep Derecesi :
mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.mum Çok ünlü.
mum RSS Feed
Arrow Ömer İbn AbdÜlazİz Ve OĞlu AbdÜlmelİk



ÖMER İBN ABDÜLAZİZ VE OĞLU ABDÜLMELİK


Her Kavmin bir asili

Ümeyye oğullarının asilinin Ömer İbn Abdülaziz olduğunu ve Kıyamet gününde onun bir tek mil-let olarak diriltileceğini bilmiyor musun? [1]

Yüce tabiî müminlerin emiri Ömer İbn-Abdülaziz selefi Süleyman İbn Abdülmelik'in Kabrinin toprağından ellerini silker silkmez etrafın-da bir gürültü duyar ve :

«Bunlar da ne oluyor?» der

Etrafındakiler cevap verir : «Bunlar, halifelik mak----- ait hay-vanlardır Senin onlara binmen için hazırlandılar» Halife Ömer, gö-zünün ucuyla onlara bakar, yorgunluk ve uykusuzluğun güesüzieştir-diği kesik ve boğuk sesiyle : «Benim onlara ihtiyacım mı var ki?!

Onları benden uzaklaştırın, Allah sizden razı olsun Benim katırımı getirin O bana yeter» dedi

Katırının sırtına yerleşir yerleşmez, onunla birlikte yürümek için polis müdürü geldi

Polis müdürünün adamları da sağında ve solunda dizildiler Ellerinde de pırıl pırıl parlayan mızrakları vardı

Ömer polis müdürüne dönüp : «Benim sana ve onlara ihtiyacım yok

Ben ancak ınüsiümanlardan birisiyim Onlar gibi ben de kendim gider gelirim» mi

O gitti, onunla birlikte halk da gitti Sonunda mescide girdiler ve insanlara şöyle ilân edildi :

«Namaz toplayıcıdır Namaz toplayıcıdır» Halk her taraftan mescide koşuştu Hepsi toplanınca hitabetmek üzere kalktı

Allah'a hamdedip övgüde bulunduktan Peygamberine salât ge-tirdikten sonra şu konuşmayı yaptı :

«Ey müslürnanlar! Ben istemediğim halde ve bu konuda müslü-manlann görüşüne başvurulmaksızın bu işe (halifeliğe) getirildim

Sizi bu konuda serbest bırakıyorum Kendinize beğendiğiniz bir halife seçiniz»

Halk hep bir ağızdan haykırdı :

«Ey müminlerin emiri! Seni seçtik ve seni beğendik

Bereketle işimizi üzerine al»

Seslerin durup kalplerin rahata kavuştuğunu görünce, tekrar tek-rar Allah'a hamd ve senada bulunup kulu ve elçisi Muhammed'e sa-lât ve selâm etti

İnsanları takvaya

Onları dünyadan uzak tutmaya Ahirete teşvik etmeye,

Katı kalpleri yumuşatan, isyankâr yaşları coşturan, sahibinin kal-binden çıkarıp dinleyenlerin kalplerine yerleştiren bir dille ölümü on-lara hatırlatmaya başladı

Daha sonra bütün halka duyurmak için yorgun sesini yükseltti ve şunları söyledi :

«Ey insanlar! Kim Allah'a itaat ediyorsa ona itaat edilmesi va-ciptir

Kim Allah'a isyan ediyorsa onun için kimseye itaat yoktur

Ey cemaat! Sizin hakkınızda Allah'a itaat ettiğim sürece bana ita-at ediniz

Eğer Allah'a isyan edersem sizin bana itaat etmeniz gerekmez» Daha sonra minberden indi, evine gitti ve odasına çekildi

Halifenin vefatından beri içinde bulunduğu bu sıkı çalışmadan sonra bir saat dinlenmek istiyordu

Ancak Ömer İbn Abdülaziz sırtını yatağına dokundurur dokundur-maz O sırada onyedisine yaklaşmış olan oğlu Abdülmelik yanına gel-di ve :

«Ey müminlerin emiri! Ne yapmak istiyorsun?» dedi

Halife : «Yavrum! Biraz uyumak istiyorum, vücudumda hal kal-madı» dedi

Oğlu : «Ey müminlerin emiri! Mazlumların haklarını geri alıp sa-hiplerine vermeden önce uyumak mı İstiyorsun?!!» dedi

Halife : «Yavrum! Dün gece amcan Süleyman sebebiyle uykusuz

kaldım

Öğle vakti gelince halkın arasında namaz kılar, mazlumların hak-larını da sahiplerine geri veririm inşallah» dedi

Oğlu : «Ey müminlerin emiri! Öğleye kadar yaşayacağına kim ga-ranti verir?!» dedi

Bu söz Ömer'in heyecanın! artırdı Gözlerinden uykuyu kaçırdı

Yorgun vücudunda güç ve gayret uyandırdı Şöyle dedi : «Yaklaş yanıma oğlum!»

Oğlu ona yaklaştı, onu bağrına bastı ve alnından öpüp :

«Soyumdan, dinim hakkında bana yardım edecek kimseyi çıkaran Allah'a hamdolsun» dedi

Daha sonra kalkıp insanlara şöyle Beslenilmesini emretti : «Kimin zulümle hakkı alınmışsa onu bildirsin»

Bu Abdülmelik kim acaba?! Halkın onun hakkında : Babasını ibadete sokan

Onu zahitlik yoluna sokan kimse dedikleri bu delikanlıyla il-gili haber nedir?

Geliniz, bu salih delikanlının hikayesini başından itibaren göre-lim : ,

Ömer İbn Abdülaziz'in üçü kız olmak üzere onbeş çocuğu vardı

Hepsi de takva ve doğruluk üzereydiler Fakat Abdülmelik, kar-deşlerden meydana gelen bir gerdanlığın ortası ve parlak bir yıldızdı O, yaşı küçük ama aklı büyük, terbiyeli ve çok anlayışlı birisiydi

Daha sonra o, çocukluğundan itibaren Allah'a itaat içinde yetiş-mişti Genel olarak davranışı Hattab oğullarına, özellikle Ailah için takvasında, Allah'a karşı gelmekten korkmada ve ona, itaatla yaklaş-mada Abdullah İbn Ömer'e çok benzerdi

Amcasının oğlu Asım [2] anlatmaktadır :

«Şam'a gitmiştim Bekâr olan amcaoğlum Abdülmelik'e misafir oldum Yatsı namazını kılınca hepimiz yataklarımıza çekildik

Abdülmelik kalkıp lâmbayı söndürdü Ve hepimiz uykuya daldık

Gece yansı uyandığımda, bir de ne göreyim, Abdülmelik kalk-mış karanlıkta namaz kılıyor ve şu ayeti okuyordu :

'Bana söylesene, biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, son-ra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı?' [3]

Beni korkutan, devamlı bu ayeti okuması ve kalbe giden damar-ları koparırcasına hüngür hüngür ağlamasıydi

Ayeti bitirip ona her defa dönüşünde, kendi kendime onu bu ağ-lama öldürecek diyordum

Bu durumu görünce, uykudan uyananın yaptığı gibi ağlamasını kesmek için : 'Lâilâhe illa'llah ve el-hamdu lillah,' dedim

Beni duyunca sustu ve ondan, hiçbir şey duymadım

Ömer'in soyundan olan bu delikanlı çağının büyük alimlerine öğ-renci oldu ve Allah'ın kitabından nasibini aldı Resûlüllah'ın fsav) hadislerinden çoğunu aldı ve dinde fakih oldu

Yaşının küçüklüğüne rağmen zamanındaki şamil fakihlerin ilk ta-bakasını sıkıştırır hale gelmişti

Anlatılır ki Ömer İbn Abdüiaziz Suriye'nin kurra ve fakihlerini top-layıp şu konuşmayı yaptı :

'Sizi sülâlemin halktan zorla aldığı mallan ne yapacağımız ko-nuşmak için davet ettim Siz bu konuda ne diyorsunuz?'

Onlar şöyle dediler :

'Ey müminlerin emiri! Bu, senin iş başında olduğun sırada mey-dana gelen bir olay değildir Bu malların günahı onları gasbedenlere aittir'

Söyledikleri şeyler onu rahatlatmadı

Onlar gibi düşünmeyen birisi ona dönüp şöyle dedi :

'Ey müminlerin emiri! Abdülmelik'e haber gönder gelsin çünkü o ancak ilim, fıkıh veya akla çağırdığın kimsedir1

' Abdülmelik yanına gelince Ömer ona :

'Amca oğullarımızın halktan zulmederek aldıkları konusunda ne düşünüyorsun?1

'Bu malların sahipleri geldi onları istemeye başladılar Öğrendik ki bu mallar onların hakkıdır'

Abdülmelik cevap verdi : 'Durumlarını bildiğin sürece bu mal-ları sahiplerine geri vermen görüşündeyim

Çünkü böyle yapmasan, bunları zulmederek alan kimselere sen de ortak olursun'

Ömer'in yüzü güldü, içi rahatlayıp üzüntüsü gitti

Ömer'in soyuna mensup delikanlı sınırlarda bekçilik yapmayı, ora-lara yakın şehirlerden birinde ikamet etmeyi Şam'da kalmaya tercih etmişti

Sınırdaki siperlere gidip güzel, gölgeli ve yedi ırmağı olan Şam'ı geride bırakmıştı

Babası - onun doğruluk ve takvasına ait her şeyi bilmesine rağ-men - şeytanın vesveselerinden ve gençlik heyecanıyla yapacağı hareketlerinden çok korkar, onun öğrenilmesi caiz olan her şeyini öğren' meyi çok isterdi

Bunu asla unutmaz ve ihmal etmezdi»

Ömer İbn Abdülaziz'İn veziri, kadısı ve danışmanı olan Meymun İbn Mehran şöyle anlatmıştır :

«Ömer İbn Abdülaziz'İn yanına girdim Onun, oğlu Abdülmelik'e bir mektup yazdığını gördüm O mektubun içinde oğluna çeşitli öğüt-ler veriyordu

Mektupta yer alan cümlelerden bazıları şöyleydi : 'Benim sözümü anlayıp bellemeye en lâyık sensin

Allah - Hamd onadır - küçük ve büyük her meselede bize iyilik etmiştir

Yavrum! Allah'ın sana ve ebeveynine olan lûtfunu hatırla

Kibir ve büyüklük taslamaktan sakın çünkü bu şeytanın hareke-tidir

Şeytan müminlerin açık bir düşmanıdır

Haberin olsun ki bu mektubu sana hakkında bana ulaşan bir me-seleden dolayı göndermedim Ben senin ancak iyi olduğunu biliyorum

Ancak kulağıma senin kendini beğendiğine dair birşeyîer geldi

Eğer bu kendini beğenme seni, hoşlanmadığım şeylere götürür-se, sen de benden hoşlanmadığın şeyleri görürsün'

Meymun şöyle anlatır :

Sonra Ömer bana dönüp şunları söyledi :

'Meymun! Oğlum Abdülmelik gözüme güzel göründü Bu konuda kendimi itham ediyorum Ona olan sevgimin onun hakkındaki bilgime üstün gelmiş olmasından ve bana babaların çocuklarının kusurunu görmeme halinin gelmiş olmasından korkuyorum

Git, onu iyice araştır ve acaba onda kibir ve övünmeye benze-yen birşey var mı yok mu incele Çünkü o taze bir gençtir ve şeytana karşı kendini koruyamaz'

Meymun anlatmaya devam etmektedir :

'Abdülmelik'in yanına gitmek üzere yola çıktım ve onun yanına vardım Yanına girmek için izin istedim ve girdim Bir de ne göreyim daha ömrünün baharında, parlak yüzlü ve son derece alçak gönüllü bir genç, kıldan bir yaygının üzerindeki beyaz bîr minderde oturu-yordu

Bana hoş geldin dedikten sonra şunları ilâve

'Babamın seni, lâyık olduğun iyilikle zikrettiğini duydum, umarım ki Allah seni faydalı kılar'

Ben de şöyle dedim : 'Kendini nasıl hissediyorsun?'

Şöyle cevap verdi : 'Allah'a hamdolsun, iyi ve nimet içinde his-sediyorum

Ancak babamın bana olan hüsnüzannınm benî aldatmış olmasın-dan korkuyorum Halbuki ben onun zannettiği bütün faziletlere erişe-medim

Bana olan sevgisinin, benim hakkındaki bilgisine üstün gelmiş ol-masından

Onun için bir belâ olmaktan korkuyorum'

Her ikisinin de aynı şeyleri söylemesine şaşırdım ve ona :

'Geçimini nereden sağlıyorsun?' dedim

'Birisinden babasından miras kalan arazisini satın aldım, onun ge-liriyle geçiniyorum O araziyi içine şüphe karışmayan bir parayla sa-tın aldım Müslümanların haracı yerine bununla yetiniyorum' dedi

'Yiyeceğin ne ya?' dedim

Şu cevabı verdi : 'Bir gece, et diğer gece mercimek ve yağ öbür gece de sirke ve yağ

Bu da bana yetiyor'

'Kendini beğenmiyor musun? dedim' Şöyle dedi :

'Bende bundan biraz vardı

Babam bana nefsimin gerçek durumunu anlattı ve onu benim gö-zümde küçültüp değersiz hale getirdi

Allah bana bunu ferydaîı hale getirdi Allah bir baba olarak ona hayır mükâfatta bulunsun'

Onunla konuşmak ve konuşmasını dinlemek üzere bir süre otur-dum Ondan güzel yüzlü, ondan akıllı, yaşının küçüklüğüne ve tec-rübesinin azlığına rağmen ondan terbiyeli bir genç görmedim

Akşama doğru ona bir çocuk geldi ve :

'Bitirdik efendim' dedi

Sustu

'Bitirdikleri nedir?' dedim

'Hamam' diye cevap verdi

'Nasıl?' dedim

'Benim için halkı oradan çıkardılar' dedi

Şu sözü söyledim : 'Bunu duyuncaya kadar gözümde çok büyü-müştün'

Korktu ve 'İnnalillah' çekip şöyle dedi :

'Amca! Allah sana merhamet etsin! Bunda ne var?!'

Ben de : 'Hamam sana mı ait?!' dedim

'Hayır' dedi

Şu cevabı verdim : 'Seni halkı oradan çıkarmaya sevkeden nedir?!

Sanki sen bu hareketinle kendini onların üstüne yükseltiyor ve yüksek bir mevki sağlıyorsun

Sonra hamamcının bir günlük gelirine engel oluyorsun ve hama-ma gelenlerin giremeden dönmelerine sebep oluyorsun1

Şöyle dedi : 'Ben hamamcıya bir günlük gelirini vererek onu mem-nun ediyorum1

Ben de :

'Bu içine kibir karışan hatalı bir harcamadır

Sen de onlardan birisi olduğun halde senin halkla birlikte hama-ma cjirmene engel olan nedir?!' dedim

Şu cevabı verdi :

'Bazı düşük insanların örtünmeden hamama girmeleri beni bun-dan engelliyor Onların avret yerlerini görmek istemiyorum

Ben onların zor kullanarak otoriteyle örtünmelerini İstiyorum

Allah sana merhamet etsin! Bana faydalanacağım bir tavsiyede bulun

Bu durumdan benim için bir çıkış yolu göster,' Ben de şöyle dedim :

'Geceleyin halk hamamdan çıkıp evlerine dönünceye kadar bekle ondan sonra hamama gir'

O da şu cevabı verdi : 'Emin ol

Bugünden sonra oraya gündüz girmem, bu ülkenin şiddetli soğu-ğu olmasa hamama hiç girmezdim'

Sanki bir meseleyi düşünüyor gibi bir süre başını önüne eğdi Daha sonra başını bana doğru kaldırdı ve :

'Bu meseleyi babamdan gizlemem için yemin etmeni istiyorum Çünkü onun bana kızmasını istemiyorum

Ecelin onun hoşnutluğuna engel olmasından korkuyorum

Meymun şöyle anlatır :

O sırada onun aklını ölçmek istedim ve ona şöyle dedim :

'Müminlerin emiri bana, senin birşeyini görüp görmediğimi so-rarsa, benim ona yalan söylememe razı olur musun?!

O : 'Hayır Allah korusun

Fakat ona şöyle de : Onun bir durumunu gördüm, ona öğüt verdim ve gözünde onu büyüttüm ve o da hemen ondan vazgeçti Babam ken-disine söylediğin şeyi açıklamanı istemez

Çünkü Allah onu gizliyi araştırmaktan korumuştur'

Meymun şöyle der : 'Bunlar gibi ne bir baba ne de bir oğul g düm Allah onlara rahmet etsin

Allah Hulefa-i Raşidin'in beşincisi Ömer İbn Abdüiaziz'den razı ol-sun ve onu razı kılsın

Onun kabrini ve oğiu ciğer - paresi Abdülmelik'in kabrini nur et-

sin

Rafik-i A'lâ'ya kavuştukları gün onlara selâm olsun İyiler ve salihlerîe birlikte diriltildikleri gün onlara selâm olsun [4]







--------------------------------------------------------------------------------

[1] Muhammed İbn Ali İbnu'l-Hüseyn

[2] Asım ibn Ebu Bekir İbn Abdüiaziz İbn Mervan Bu, Ömer İbn Abdülaziz'in kar-deşinin oğludur,

[3] Şuam, 205-207

[4] Ömer İbn Abdülaziz ve oğlu Abdülmelik'le ilgili geniş bilgi için aşağıdaki eser-lere bakınız

1 İbnu'l-Cevzî, Sîratu Ömer İbn Abdülaziz

2 İbn Abdilhâkim, Sîratu Ömer İbn Abdülaziz

3 İbn Sa'd et-Tabakatu'l-Kübra, I, H, ili, IV, V, VI, Vfl, VIII ciltler Her ciltteki sayfa numaralarını öğrenmek için fihristlere mahsus cilde bakınız,

4 İbnu'l-Cevzi, Sıfatu's-Safve, 11/113-126,127 sayfa ve devamında oğlu, Ab-dülmelik'e ait hayat hikayesi

5 El-İsfehani, Hıiyetu'l-evliya, V/203,353, 353 sayfadan 364'e kadar oğlu Ab-düîmelik'e ait hayat hikayesi

6 İbn Hallikan, Vefeyatu'i-a'yan, M, III, IV V ciltler, fihristlere ait cilde bakınız

7 Tarihu't-taberî, I, II, MI, IV, V, VII, VIII ciltler X, ciltteki fihristlere bakınız

8 İbn Abdi Rabbih, el-lkdu'f-ferid, I, II, III, İV, V, VI, VII, VIII ciltler VI cilt-teki fihristlere bakınız

9 El-Cahız, el-Beyan ve't-Tebyİn : I, II, II! ve IV ciltlerin fihristlerine bakınız,

10 İbn Asakir, Tarihu Medinet-i Dimeşk, 11/115-127

11 İbn Hacer el-Askalânî, Tehzibu't-tehzib, V/475-478

Dr Abdurrahman Re’fet el-Bâşâ, Sahabe Hayatından Tablolar, Uysal Kitabevi: 2/179-188

 

mum isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alt 3 Hafta önce   #2
Bilgiler
Devamlı Üye
 
Bilgiler
Üyelik tarihi: Oct 2008
Mesaj: 2,155
İtibar
Tecrübe Puanı: 22
Rep Puanı : 39
Rep Derecesi :
*hayal* Seçkin bir yolda.
*hayal* RSS Feed
Standart --->: Ömer İbn AbdÜlazİz Ve OĞlu AbdÜlmelİk



Allah razı olsun

 

*hayal* isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Tags: , , , ,

İlyas İbn Muavİye El-mÜzenÎ | Kadi Şureyh

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp son Mesaj
Ömer Bin Abdülaziz (Rahmetullahi Aleyh) Yusuf Arap İslam Alimleri 3 3 Hafta önce 18:26 PM
Ömer İbn Abdİlazİz mum Arap İslam Alimleri 1 08-27-2008 16:54 PM
Ömer B. Abdülaziz (örnek alınacak bir hayat) mumsema Arap İslam Alimleri 2 07-11-2008 18:32 PM
Çorapçının oğlu! LeoparGS Yaşanmış Öyküler & Nükteler 0 07-29-2007 21:59 PM
Şehit oğlu Ömer’i bilim adamı yapan Bilal öğretmen LeoparGS Konu Dışı Başlıklar 2 07-23-2007 22:52 PM

Frmacil | Yudumla | Dantel | Klup | Orgu | Oya | Derya Yudumla TOPlist Saat 00:48 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum Etiketleri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292