![]() |
| | Konu Araçları |
| | #1 |
| | ![]() RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA Rableri onlara Katından bir rahmeti, bir hoşnutluğu ve onlar için, kendisine sürekli bir nimet bulunan cennetleri müjdeler ![]() (Tevbe Suresi, 21) ALLAH’IN MERHAMETİ HERŞEYİ SARIP KUŞATMIŞTIR Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki sakınasınız ![]() (Bakara Suresi, 21) erhamet sözcüğü, Arapçada "reheme" kökünden gelmekte ve "acımak, esirgemek, şefkat göstermek, affetmek, bağışlamak" anlamlarında kullanılmaktadır Rabbimiz'in Rahman ve Rahim sıfatı da merhamet kelimesi ile aynı kökten gelmektedir Kuran ayetlerinde sadece Allah'ın Zatını ifade etmek için kullanılan Rahman sıfatı "rahmeti herşeyi kuşatmış olan, bütün yaratılmışlar hakkında hayır, rahmet ve güzellik dileyen, sevdiğini sevmediğini ayırt etmeyerek sayısız nimetlere kavuşturan" anlamlarına gelirken, Peygamber Efendimiz (sav) için de kullanılan (Tevbe Suresi, 128 ) Rahim sıfatı Allah'ın sıfatı olarak kullanıldığında, "Rahmeti ahirette yalnızca müminleri kuşatan, verdiği nimetleri iyi kullananları daha büyük ve sonsuz nimetler vererek ödüllendiren" anlamındadır Allah'ın Rahman ve Rahim sıfatı Kuran ayetlerinde birçok kez tekrarlandığı gibi Tevbe Suresi dışındaki tüm sureler de "Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla" başlamaktadır Rabbimiz'in Rahman isminin çok geniş bir anlamı vardır Esirgeyen, acıyan, şefkat duyan, merhamet eden sıfatlarının hepsi Allah'ın Rahman isminin tecellilerindendir O'nun rahmeti herşeyi kuşatmaktadır, sınırsızdır, ezelidir, ebedidir Rabbimiz merhamet edenlerin en merhametlisidir Kuran'da Hz Eyüb'ün Rabbimiz'e bu güzel ismiyle dua ettiği şöyle haber verilir:Eyüp de; hani o Rabbine çağrıda bulunmuştu: "Şüphesiz bu dert (ve hastalık) beni sarıverdi Sen merhametlilerin en merhametli olanısın " (Enbiya Suresi, 83)Rahman olan Allah sonsuz merhametini görünen ve görünmeyen herşeyde tecelli ettirir Allah'ın Rahman sıfatını kainatı saran yaratılış mucizelerinde, insanın yaratılışında, insan bedenindeki milyarlarca detayda, hayvanlarda, yiyeceklerde, içeceklerde, suda, havada, kısacası kainatın her zerresinde görmek mümkündür Allah her gün toprağın içinden milyarlarca tohumu filizlendiren, meyveler ve sebzeler var eden, gökten tonlarca su indiren, aynı anda dünyanın her yerinde milyarlarca canlıya rızık veren, hayatımızı devam ettirmemize olanak sağlayan oksijeni var edendir Rabbimiz sayısız nimetleriyle tüm varlıkları çepeçevre sarmaktadır Dünya üzerinde O'nun insanlar üzerindeki takdirini, fazl ve ihsanını engelleyebilecek hiçbir varlık bulunmamaktadır Fatır Suresi'nde, Rabbimiz'in insanlar üzerindeki sonsuz rahmeti şu şekilde bildirilmektedir:Allah, insanlar için rahmetinden her neyi açacak olsa, artık onu kısıp-tutacak yoktur; her neyi kısar-tutarsa, artık onu da ondan sonra salıverecek yoktur O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir (Fatır Suresi, 2)O, yarattığını bilmez mi? O, Latif'tir; Habir'dir Sizin için, yeryüzüne boyun eğdiren O'dur Şu halde onun omuzlarında yürüyün ve O'nun rızkından yiyin Sonunda gidiş O'nadır![]() (Mülk Suresi, 14-15) Yeryüzündeki tüm canlılar gibi insanın da yaşamını sürdürebilmesi için her an oluşması gereken pek çok şart vardır Nefes alabilmesi için oksijene, bedeninin faaliyetlerini sürdürebilmesi için su ve besine ihtiyaç duyar Ayrıca insan bedeninde her saniye milyarlarca işlem gerçekleşmekte, her bir hücre yaşamın devamı için Allah'ın emriyle kendi görevini yerine getirmektedir Yalnızca tek bir insanın tüm fiziksel ihtiyaçlarını gidererek varlığını sürdürebilmesi bile sayısız detaya bağlıdır Sonsuz merhamet sahibi olan Rabbimiz her canlının gerek bedenindeki gerekse dış dünyadaki ihtiyaçlarını önceden belirlemiş ve onlara sunmuştur O, insanları yaratmış, yaşamaları için en elverişli olan mekana yerleştirmiştir Bunun karşılığında ise insanların yapmaları gereken yalnızca Allah'a kulluk etmektir İnsanlara, elçileri aracılığıyla hidayet bulacakları İlahi kitaplar yollaması ve peygamberlerin ayetleri tek tek açıklamaları da Rabbimiz'in Rahman ve Rahim sıfatlarının bir tecellisidir Böylelikle Allah insanlara hem Kendi Zatını tanıtmış, hem de onları din ahlakının güzelliklerine ve üstün bir ahlaka davet etmiştir Kuşkusuz bunların tümü, Rabbimiz'in sonsuz merhametinin açık delillerindendir Dilediğini Kendi rahmetine sokar Zalimlere ise, onlar için acı bir azap hazırlamıştır![]() (İnsan Suresi, 31) İman etmeyenler, münafıklar ve müşrikler de dünya hayatında aldıkları hava, içtikleri su dahil olmak üzere gizli ve açık tüm nimetlerden faydalanırlar Allah müminlere verdiği gibi onlara da mal-mülk, içinde oturacakları güzel evler ve soylarını devam ettirecekleri evlatlar verir Onlara da güzel rızıklar, sağlık, güç ve güzellik verir Bunlar Allah'ın sonsuz rahmetinin tecellileridir Allah dünya hayatında belki dine dönerler, düşünüp aklederler ve Kendisi'ne şükrederler diye tüm insanları yararlandırmaktadır Ancak inkar edenlere verilen tüm bu nimetler iman etmedikleri sürece azaplarının artmasına vesile olacaktır Yüz çevirenler, Allah'ın nimetlerinden ancak göz açıp kapama vakti kadar olan dünya hayatları süresince yararlanabilirler Ahirette ise bütün nimetler, sahip olduklarını yalnızca Allah'a yakınlaşmak ve O'nun rızasını aramak için kullanan ve Rabbimiz'e her an şükreden müminlere aittir Çünkü Allah sonsuz adalet sahibidir ve benzersiz nimetlerle bezenmiş cennet yurdunu yalnızca mümin kullarına müjdelemiştir Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:Bize bu dünyada da, ahirette de iyilik yaz, şüphesiz ki biz Sana yöneldik Dedi ki: "Azabımı dilediğime isabet ettiririm, rahmetim ise herşeyi kuşatmıştır; onu korkup-sakınanlara, zekatı verenlere ve Bizim ayetlerimize iman edenlere yazacağım " (Araf Suresi, 156)Adn cennetleri (onlarındır) ki, Rahman (olan Allah, onu) Kendi kullarına gaybtan vadetmiştir Şüphesiz O'nun va'di yerine gelecektir (Meryem Suresi, 61)
|
| |
| İstediğini Bulamadıysanız Üye Olmadan
BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz. |
| | #2 |
| | ![]() Rabbimiz'in En Güzel İsimleri Rahman ve Rahim sıfatı Rabbimiz'in Kuran ayetlerinde yer alan birçok ismini de içine alan, çok geniş ve derin bir anlam içerir İnsanlar üzerinde sonsuz merhamet sahibi olan, esirgeyen ve bağışlayan Rabbimiz, tüm hayatları boyunca onlara eşsiz nimetler lutfeder Fiziksel nimetlerin yanında manevi olarak da çok büyük lütuflarda bulunur: hatalarını affeder, tevbelerini kabul eder, onları korur, kötülüklerini örter, hidayetlerini artırır, doğru yola iletir Allah'ın yarattığı tüm canlılar kusursuz ve üstün bir yaratılış sayesinde yaşamlarını sürdürmektedirler Her biri Allah'ın üstün aklına, sonsuz şefkat ve merhametine teslim olmuştur Allah ihtiyaç duyabilecekleri herşeyi onlara vermiştir Her canlının varlığını sürdürebilmek için ihtiyaç duyduğu herşeyi yakınında bulması da Allah'ın rahmetinin delillerinden sadece bir tanesidir Rabbimiz yarattıklarına "şefkat edendir, esirgeyen"dir (Bakara Suresi, 143) Ayetlerde şu şekilde buyurulmaktadır:Görmedin mi, Allah, yerdekileri ve denizde onun emriyle akıp giden gemileri, sizin yararınıza verdi Ve izni olmadıkça, göğü yerin üstüne düşmekten alıkoyar Şüphesiz Allah, insanlara karşı şefkatlidir, çok merhametlidir (Hac Suresi, 65)Sizi karanlıklardan nura çıkarması için kuluna apaçık ayetler indiren O'dur Şüphesiz Allah, size karşı elbette şefkatli olandır, esirgeyendir (Hadid Suresi, 9)De ki: "Allah, diye çağırın, 'Rahman' diye çağırın, ne ile çağırırsanız; sonunda en güzel isimler O'nundur "(İsra Suresi, 110) İnsan dünyaya geldiği andan itibaren hayatını ancak Allah'ın rahmeti, koruması ve yardımı ile devam ettirebilir Örneğin, dünyanın dört bir yanında her dakika depremler, seller, kasırgalar, yanardağ patlamaları meydana gelmektedir Bu tip felaketler her an oluşabilir Hastalıklar ve maddi kayıplar da Allah'ın her insana verebileceği sıkıntılardır Ve bu olaylar karşısında unutulmaması gereken bir gerçek vardır: İnsan ne kadar uğraşırsa uğraşsın, Allah'ın dilemesi dışında başına gelecek herhangi bir şeyden korunamaz, ya da bir musibeti engelleyemez Kimse de bunun için ona yardım edemez İnsan için tek koruyucu ve yardımcı Rahman olan Allah'tır Allah dilerse kişiyi her türlü sıkıntı ve musibetten kurtarır, dilerse türlü sıkıntılarla muhatap kılar Kuran'da bu durum şöyle bildirilmiştir:De ki: "Sizi karanın ve denizin karanlıklarından kim kurtarmaktadır ki, siz (açıktan ve) gizliden gizliye ona yalvararak dua etmektesiniz: "Andolsun, bizi bundan kurtarırsan, gerçekten şükredenlerden oluruz " De ki: "Ondan ve her türlü sıkıntıdan sizi Allah kurtarmaktadır Sonra siz yine şirk koşmaktasınız " (Enam Suresi, 63-64)(Oğlu) Dedi ki: "Ben bir dağa sığınacağım, o beni sudan korur " Dedi ki: "Bugün Allah'ın emrinden, esirgeyen olan (Allah)dan başka bir koruyucu yoktur "![]() ![]() (Hud Suresi, 43)![]() ![]() Çekimser davrananlar ve büyüklenenler, onları acıklı bir azabla azablandıracaktır ve kendileri için Allah'tan başka bir (vekil) koruyucu dost ve yardımcı bulamayacaklardır (Nisa Suresi, 173)Ayetlerde de görüldüğü gibi her türlü sıkıntıyı gideren, felaketlerden insanları koruyan sonsuz şefkat sahibi olan Allah'tır İman sahipleri karşılaştıkları her türlü zorlukta, sıkıntıda ve hastalıkta yalnızca sonsuz merhamet sahibi olan Allah'a sığınırlar ve O'nu vekil edinirler Rabbimiz de Kendisi'ne iman eden, kalpten itaat eden bu kişilere dünyada maddi ve manevi bolluk, genişlik verir Onların önündeki zorlukları açar, sıkıntılarını giderir Rabbimiz'in bu benzersiz sıfatı Kuran ayetlerinde şu şekilde bildirilir:Allah'a karşılığını çok artırma ile kat kat artıracağı güzel bir borcu verecek olan kimdir? Allah, daraltır ve genişletir ve siz O'na döndürüleceksiniz (Bakara Suresi, 245)Şüphesiz senin Rabbin, rızkı dilediğine -genişletir- yayar ve daraltır Gerçekten O, kullarından haberi olandır, görendir (İsra Suresi, 30)Rabbimiz sonsuz iyilik sahibi olandır Kuran'da "Şüphesiz, biz bundan önce O'na dua (kulluk) ederdik Gerçekten O, iyiliği bol, esirgemesi çok olanın ta Kendisi'dir " (Tur Suresi, 28) ayetiyle de bildirildiği gibi Allah insana tüm hayatı boyunca sayısız iyilikte bulunan, eşsiz güzellikler bahşedendir Var olan herşey O'ndandır Tüm güzellikler, incelikler, nimetler O'nun sonsuz aklının tecellileridir Diğer tüm varlıklar gibi insanlar da Rabbimiz'in dilemesi ile yeryüzüne gelirler Anne karnında bir çiğnem et parçası olan insan doğar, büyür, güzel bir yüze sahip olur ve her detayı ile Allah'ın muhteşem sanatını yansıtır Ayetlerde üstün kerem sahibi olan Rabbimiz şöyle buyurmuştur:Ey insan, 'üstün kerem sahibi' olan Rabbine karşı seni aldatıp-yanıltan nedir? Ki O, seni yarattı, 'sana bir düzen içinde biçim verdi' ve seni bir itidal üzere kıldı Dilediği bir surette seni tertib etti (İnfitar Suresi, 6-8)Yaratan Rabbin adıyla oku O, insanı bir alaktan yarattı Oku, Rabbin en büyük kerem sahibidir; ki O, kalemle (yazmayı) öğretendir İnsana bilmediğini öğretti Hayır; gerçekten insan, azar Kendini müstağni gördüğünden Şüphesiz, dönüş yalnızca Rabbinedir (Alak Suresi, 1-8)Sonsuz lütuf sahibi olan insana sayısız nimetler vermiş ve karşılık olarak da yalnızca Kendisi'ne kulluk edilmesini istemiştir Samimi iman sahipleri Allah'a gönülden kulluk eden, Allah'a teslim olmuş, Rabbimiz'i samimiyetle kalpten zikreden, Rabbimiz'e yönelip dönen insanlardır Onlar da dünyada gösterdikleri bu faziletli tavırlarının karşılığını ahirette daha üstünüyle alacaklardır Çünkü Allah sonsuz ihsan sahibidir Size her istediğiniz şeyi verdi Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışırsanız, onu sayıp-bitirmeye güç yetiremezsiniz Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, pek nankördür (İbrahim Suresi, 34)Allah, bildirdiği dini çok kolay kılarak da sonsuz şefkatini göstermiştir Allah rahmetiyle insanları unuttuklarından ve yanıldıklarından dolayı sorumlu tutmaz Kör olana, topal olana, hasta olana sorumluluk yüklemez İnsanlara sabrı ve tevekkülü öğreterek omuzlarındaki yükü kaldırır Bütün bu örnekler Allah'ın sonsuz merhametini ve şefkatini inkar eden insanların nankörlüğünü anlamak içinse çok önemlidir Ayetlerde Allah'ın Halim (yumuşak olan) sıfatı şu şekilde bildirilir:İki topluluğun karşı karşıya geldikleri gün, sizden geri dönenleri, kazandıkları bazı şeyler dolayısıyla şeytan onların ayağını kaydırmak istemişti Ama andolsun ki, Allah onları affetti Şüphesiz Allah, bağışlayandır, yumuşak olandır (Al-i İmran Suresi, 155)Allah sizi, yeminlerinizdeki 'rastgele söylemelerinizden, boş, amaçsız sözler'den dolayı sorumlu tutmaz; fakat kalplerinizin kazandıklarından dolayı sorumlu tutar Allah bağışlayandır, yumuşak davranandır (Bakara Suresi, 225) Yedi gök, yer ve bunların içindekiler O'nu tesbih eder; O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur, ancak siz onların tesbihlerini kavramıyorsunuz Şüphesiz O, halim olandır, bağışlayandır (İsra Suresi, 44)Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri zeval bulurlar diye (her an kudreti altında) tutuyor Andolsun, eğer zeval bulacak olurlarsa, Kendisi'nden sonra artık kimse onları tutamaz Doğrusu O, Halimdir, bağışlayandır (Fatır Suresi, 41)Allah, kullarına karşı lütuf sahibidir; dilediğini rızıklandırır O, kuvvetlidir, azizdir ![]() (Şura Suresi, 19) Allah sonsuz adalet sahibidir ve ahirette insanların yaptıklarının karşılığını eksiksiz olarak verecektir Dünya üzerindeki tüm sıkıntılar, yokluklar, zulümler Allah'tan bir denemedir Ve tüm insanlar hiçbir haksızlığa uğratılmadan yaptıklarının karşılığını mutlaka alacaklardır Mağfireti sonsuz olan Rabbimiz her insanın yaptıklarını ortaya çıkaracak ve hassas terazilerde adaletini tecelli ettirecektir Zulüm yapanların zulümlerinin elbette karşılıksız kalmayacağını, her iyiliğin mutlaka karşılığının verileceğini Allah Kuran'da bize haber vermektedir Dünya hayatındaki tüm amellere adaletle karşılık verilecek yer ahirettir Ayetlerde Rabbimiz'in adaleti şu şekilde bildirilir:Her insan-grubunu imamlarıyla çağıracağımız gün, artık kimin kitabı sağ eline verilirse, onlar kitaplarını okuyacaklar ve onlar, bir 'hurma çekirdeğindeki iplikçik kadar' bile haksızlığa uğratılmazlar (İsra Suresi, 71)De ki: "Rabbimiz (kıyamet günü) bizi birarada toplayacak, sonra da hak ile aramızı ayıracaktır O, (gerçek hükmünü vererek hak ile batılın arasını) açandır, (herşeyi hakkıyla) bilendir (Sebe Suresi, 26)Allah'a teslim olan, O'nun rızası için yaşayan insanlar dünyada ve ahirette hoşnutluk içinde bir yaşam sürerler Bu, sonsuz merhamet sahibi olan Rabbimiz'in Latif sıfatının bir tecellisidir Latif olan Allah mümin kullarına her türlü zor durumda yardım ederek de lütfunu gösterir Kuran'da şu şekilde bildirilir:Allah, kullarına karşı lütuf sahibidir; dilediğini rızıklandırır O, kuvvetlidir, Azizdir (Şura Suresi, 19)Görmedin mi, Allah, gökten su indirdi, böylece yeryüzü yemyeşil donatıldı Şüphesiz Allah, lütfedicidir, herşeyden haberdardır (Hac Suresi, 63)Allah iman edenlerin dünyada tek dostu ve velisi olduğu gibi ahirette de onlara yardım edecek, kötülüklerini iyiliklere çevirecek ve onlara lütufta bulunacaktır Nitekim ayetlerde müminlerin cennetteki ifadelerinin şöyle olacağı bildirilir:Dediler ki: "Biz doğrusu daha önce, ailemiz (yakın akrabalarımız) içinde endişe edip-korkardık Şimdi Allah, bize lütufta bulundu ve 'hücrelere kadar işleyen kavurucu' azabdan korudu Şüphesiz, biz bundan önce O'na dua (kulluk) ederdik Gerçekten O, iyiliği bol, esirgemesi çok olanın ta Kendisi'dir " (Tur Suresi, 26-28)Rabbimiz bağışı çok olan, karşılıksız olarak armağan edendir (Sad Suresi, 9) Hem bir mükafat ve şevk kaynağı, hem de karşılıksız bir lütuf ve ihsanın göstergesi olarak salih kullarına dünyada nimet ve güzellik vermesi Allah'ın bir lütfudur: ![]() ![]() De ki: "Şüphesiz 'lütuf ve ihsan (fazl)' Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir Allah (rahmeti) geniş olandır, bilendir " O, kime dilerse rahmetini tahsis eder, Allah büyük 'lütuf ve ihsan (fazl)' sahibidir (Al-i İmran Suresi, 73-74)… Kim de gönülden bir hayır yaparsa (karşılığını alır) Şüphesiz Allah, şükrün karşılığını verendir, bilendir (Bakara Suresi, 158) Zenginlik, ihtişam ve güzellik cennetin en temel özelliklerinden olduğu için, Allah sevdiği kullarına cenneti hatırlatacak, onların cennete kavuşma arzu ve heyecanlarını artıracak nimetlerin benzerlerini bu dünyada da yaratır Bu yüzden nasıl inkarcıların ebedi azapları daha bu dünyadan başlıyorsa, salih müminler için vaat edilen ebedi güzellikler de kendilerine dünyadaki hayatlarında gösterilmeye başlanır Allah Kendisi'nden bağışlanma dileyen, tevbe eden salih müminleri cennetinin yanı sıra dünyada da güzel bir surette faydalandıracağını ve onlara ihsanda bulunacağını bir ayette şöyle bildirmektedir:Ve Rabbiniz'den bağışlanma dileyin; sonra O'na tevbe edin O da sizi, adı konulmuş bir vakte kadar güzel bir meta (fayda) ile metalandırsın ve her ihsan sahibine Kendi ihsanını versin Eğer yüz çevirirseniz gerçekten ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım (Hud Suresi, 3)Mümin, Yüce Allah'ın sonsuz kudretinin bilincindedir O'nun emir ve yasaklarına uyar, insanlar için seçip beğendiği dini yaşar ve en önemlisi ölümünden sonrası için çok büyük umut ve beklentiler taşır Dünya hayatında müminler Allah'ın yardımı ve ihsanı ile karşılık görebilirler Ancak Allah müminlere dünyada imtihan olarak zorluk ve sıkıntı da verebilir Müminler bunda da bir güzellik olduğunu bilerek Allah'a her zaman tevekküllü davranırlar Allah'ın müminlerin güzel ahlaklarının karşılığını ahirette mutlaka vereceğini bilirler Rabbimiz'in sonsuz ihsan sahibi oluşu şu şekilde haber verilir:İhsanın karşılığı ihsandan başkası mıdır? (Rahman Suresi, 60) Allah hakkında yalan uydurup iftira edenlerin kıyamet günü zanları nedir? Şüphesiz Allah, insanlara karşı büyük ihsan (Fazl) sahibidir, ancak onların çoğu şükretmezler (Yunus Suresi, 60)Küçük, büyük infak ettileri her nafaka ve (Allah yolunda) aştıkları her vadi, mutlaka Allah'ın yaptıklarının daha güzeliyle onlara karşılığını vermesi için, (bunlar) onlar adına yazılmıştır (Tevbe Suresi, 121)Mallarını Allah yolunda infak edenlerin örneği yedi başak bitiren, her bir başakta yüz tane bulunan bir tek tanenin örneği gibidir Allah, dilediğine kat kat artırır Allah (ihsanı) bol olandır, bilendir (Bakara Suresi, 261)Şeytan, sizi fakirlikle korkutuyor ve size çirkin -hayasızlığı emrediyor Allah ise, size Kendisi'nden bağışlama ve bol ihsan (fazl) vadediyor Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir (Bakara Suresi, 268)
|
| |
| | #3 |
| | ![]() ER-RAHÎM (C C ) (Bağışlayan, esirgeyen) "O Rahmân'dır ve Rahim'dir" (Fatiha Suresi-3) "O, öyle Allah'tır ki, O'ndan başka tanrı yoktur Görülmeyeni ve görüleni bilendir O, esirgeyendir, bağışlayandır " " (Haşr Suresi-22) Rahman ve Rahim isimleri aynı kökten türetilmiştir Her ikisi de mübalağa ifade eder Rahim sıfatının tecellileri ise daha çok ahirette görülecek, Cenab-ı Hakk'ın oradaki ikram ve ihsanları müminler için olacaktır Kur'an-ı Kerim'in 115 ayetinde büyük çoğunluğu çok bağışlayıcı anl----- gelen "gafur" sıfatı ile birlikte olmak üzere "rahim" sıfatı kullanılmıştır Bu da Cenab-ı Hakk'ın ne kadar bağışlayıcı ve merhametli olduğunu gösterir Dört ayettede "erhamü'r-rahimin (merhametlilerin en merhametlisi)" tamlaması kullanılmıştır Tenbih : Kul gücü yettiği kadar muhtaç durumda olan kimselerin ihtiyacını karşılamalı, yanında ve memleketinde ihtiyacını karşılamadığı hiç bir fakir bırakmamalı Muhtaçların ihtiyaçlarını ya para ile ya da nüfuzu ile veyahut hayra delâlet etmekle, daha olmazsa zengin ve söz sahibi olan kişilere başvurmak suretiyle karşılamalıdır Bu saydıklarımızdan aciz olursa, o zaman ona hayırlı dualar yapmak suretiyle onun hüzün ve kederini paylaşmalıdır (Esma-ül Hüsna Şerhi İmam-ı Gazali) Her kimse bu ismi "Yâ Râhim" her farz namazdan sonra yüz kere okursa gaflet ve unutkanlıktan, gönül pekliğinden emin olur Yine demişlerki, bir kimse sabah namazından sonra Rahim ismini yüz kere okursa bütün yaratılanlar o kimseye merhamet eder Yâ Rahim ! Rahmetine hamd ve şükürle karşılık veren,müminlere merhamet eden,Rahman'a göre daha dar görünmekle birlikte,Rahman'ın rahmeti ebebileştiren ve derinleştiren Rahimdir Öyle Rahimsin ki,rahmetinin nefhasından dimağımız ferahlar,ruhlarımız hoş kokular alır, Öylesine çok merhamet edersin ki,rahmetinin bir damlasından denizler serinler,gökler nefes alır, Öyle Rahimsin ki,Rahmetinin nesimi gökleri yükseltir,yeri genişletir, Öyle Rahimsin ki,kuşların kanatları rahmetine yapışarak açılır,tohumların kabukları rahmetine dokunarak kırılır, Öyle Rahimsin ki,istediğinde zaten verirsin,istemediğinde de lutfedersin, Öyle Rahimsin ki,hak edene hepten verirsin,hak etmeyene bile çok bahşedersin, Öyle Rahimsin ki,dünyayı bu kadar güzel eylersin,ahireti ondan daha güzel eylersin, Öyle Rahimsin ki,kullarının ebediyet arzusuna sonsuz mutluluğu vererek cevap verirsin Korkudan emin eyle beni, Hüzünden azad eyle kalbimi, Ateşten uzak eyle beni, Hicrana düşürme kalbimi, Rahmetinin rahmine al beni, Merhametinin kucağına al kalbimi ![]()
|
| |
| | #4 |
| | ![]() EL-MELİK (Görünen ve görünmeyen alemlerin sahibi) Cenab-ı Hak buyuruyor: "Hak melik olan Allah pek Yücedir, O'ndan başka İlah yoktur; Kerim olan Arş'ın Rabbidir " (Mü'minûn, 116) Melik ismi, gerçek anlamda her yönüyle yalnız Allah içindir Bu sıfat, Allah'ın diğer bütün kemâl sıfatlarının var olmasını zorunlu kılar Melik ya da malik olma, malik olunan şey üzerinde istenildiği biçimde tasarrufta bulunmayı gerektirir Bütün kainat Allah'ın mülküdür ve Allah mülkünde dilediği gibi tasarruf sahibidir İnsan yeryüzünde halife olduğu için, kendisine yeryüzü mülkü üzerinde izafi bir meliklik yetkisi tanınmıştır Herkesin belli bir tasarruf sahası vardır Fakat bu tasarruf, hiç bir zaman mutlak değil, sınırlı ve Allah'ın tanıdığı alanda sadece bir emanettir Allah Teâlâ için insanların meliki denirken, O'nun insanlar üzerinde mutlak tasarruf sahibi olduğu anlatılmak istenir Fakat şirk koşan insanlar, Allah'ın melikliğini yeryüzünde ve dolayısıyla insanlar üzerinde tasarruf sahibi olmak ve yeryüzündeki servetleri, yani mülkü diledikleri gibi kullanmak için gasbetmeğe çalışırlar Tenbih : Kulun mutlak melik olması hiç düşünelemez Çünkü onun her şeyden müstağni olduğu söylenemez Allah'tan başkasına ihtiyacı olmasa bile, mutlaka daima Allah'a muhtaçtır Kullardan gerçek Melik o kişidir ki; Allah'tan başka kimsesi olmaz Allah'tan gayri her şeyden alakasını keser, bununla beraber asker ve halkının kendisine itaat ettiği boyun eğdiği ülkeye sahip olur Nasıl mı? Şöyle: Çünkü onun öz ülkesi kalbi ve kalıbıdır Askerleri ise, gazabı, şehveti, hava hevesidir Halkı ise: dili, gözleri elleri ve sair azalarıdır O, bütün bunlara hakim olup da kendisine boyun eğdirirse, işte kendi iç dünyasında sultanlık derecesine yükselmiş demektir Bir de buna insanlara karşı olan ihtiyaçsızlığı hususu da eklenirse işte yeryüzünün sultanı olmuş demektir "Yâ Mâlik" (Ey Padişah) Bir kimse sabah namazından sonra bunu okumaya devam ederse o kimse dünyalık ve ahiretlik olarak riyasetten emin olur Halkın gözünde hürmetli ve heybetli olur![]() Yâ Melîk ! ![]() Mülk sahibi Hiçbir şeye ihtiyacı yok Her şey varlığını ve devamını O'na borçludur O Maliktir,başkaları memluktur Sen öyle Melik'sin ki,binler aleme rızık göndermekle mülkünden eksilen olmaz Öyle Melik'sin ki,mülk ve melekut alemi memleketinden küçük bir diyar Kimsenin kimseye fayda vermediği gün hüküm Senin Gökler yarılırken sahibim Sensin Yıldızlar dağılırken sahibim Sensin Elimde olanlar benim değil Sahiplendiklerimde de Senin Ellerim elimde değil Ellerimi elinde tutan Sensin Varlığım bana ait değil Varım yoğum Senin Ebede eriştir beni,gün Senin Yokluğa düşürme beni,An Senin Darlık verme kalbime,Mekan Senin ![]() Dünya çölünde yolcuyum Fakrım sınırsız,ihtiyacım hadsizdir Mülk Senindir Sensin Malik![]() Sana Muhtacım ![]() Başkalarına dilenci olmaktan kurtar beni ![]() Her an her şey elimden çıkıyor,biliyorum ![]() Sevdiklerim fanidir,görüyorum ![]() Sermayem tükeniyor,Yokluğa düşüyorum ![]() Sahibim Sensin ![]() Ben bana yetmiyorum ![]() Gün be gün eriyorum ![]() Mülküne dahil eyle beni ![]() Mülküne dahil eyle beni ![]()
|
| |
| | #5 |
| | ![]() HASİB Hesap Gören Ki onlar (o peygamberler) Allah'ın risaletini tebliğ edenler, O'ndan içleri titreyerek-korkanlar ve Allah'ın dışında hiç kimseden korkmayanlardır Hesap görücü olarak Allah yeter (Ahzab Suresi, 39)Allah insanı yaratır ve henüz o anne karnındayken ona suret verir Her insanı özenle ve bambaşka bir yaratılışla dünyaya getirir Daha hiçbir şeyin şuurunda değilken onu korur, beslenmesini ve gelişmesini sağlar Anne karnında geçen dokuz aylık süre insan için karanlık bir devredir Hiç kimse bu dönemi ve dokuz ay içinde Allah'ın kendisi için nasıl inanılmaz mucizeler gerçekleştirdiğini bilmez Fakat Allah, daha insan tek bir hücreyken bile onun ilk haline şahittir Çocukluk dönemi de aynı şekildedir İnsanın hafızasında çocukluğuyla da ilgili yalnızca birkaç anı kalır Ama Allah, o bilmezken bile her an yanındadır, her yaptığına şahittir Allah'ın şahit olduğu yalnızca insanın amel olarak yaptıkları değil, aynı zamanda içinden geçirdikleridir de Çünkü Allah insanın hem içine hem dışına kısaca ruhuna tam anlamıyla hakimdir O, nefsini koruyarak neyi, ne için yaptığını bilmezken Allah onun her hareketini ne amaçla yaptığını bilir İnsan gizlenmiş tek bir hücre halindeyken de, ölmek üzere son nefesini verirken de Allah onun yaptıklarına şahittir Dünyada yaşadığı süre boyunca otururken, konuşurken, yemek yerken, uyurken, gece gündüz her saniye işlediklerini tüm ayrıntılarıyla bilir, ağzından çıkan her konuşmayı, her lafı işitir, aklından geçirdiği her düşünceyi tespit eder Hiçbir şey O'ndan gizli kalmaz Oysa insan hayatı boyunca yaptığı işleri, söylediği sözleri unutur Yıllar geçtikçe zihnindeki anılar bulanıklaşır Geçmişte yaşadıklarını saymaya kalksa ancak çok az şey sayabilir On yıl önce yaşadığı bir olay kendisine hatırlatılıp o an ne düşündüğü sorulsa hiçbir şey hatırlayamaz Sanki bütün yaşadıkları zihninden silinmiş gibidir, geriye çok az bir kalıntı kalmıştır Allah ise bütün insanların hayatları boyunca yaptıklarını, her saniye kafalarından neler geçtiğini bilir Hesap günü herkesin önüne kötülüklerini, iyiliklerini, salih amellerini ve günahlarını eksiksiz getirir Bu yüzden insanın yapması gereken, Allah'ın kendisine şahit olduğunu asla unutmamasıdır Allah'ın Hasib sıfatı ayetlerde şöyle haber verilmektedir:Bir selamla selamlandığınızda, siz ondan daha güzeliyle selam verin ya da aynıyla karşılık verin Şüphesiz, Allah herşeyin hesabını tam olarak yapandır (Nisa Suresi, 86)Yetimleri, nikaha erişecekleri çağa kadar deneyin; şayet kendilerinde bir (rüşd) olgunlaşma gördünüz mü, hemen onlara mallarını verin Büyüyecekler diye israf ile çarçabuk yemeyin Zengin olan iffetli olmaya çalışsın, yoksul olan da artık maruf (ihtiyaca ve örfe uygun) bir şekilde yesin Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, onlara karşı şahid bulundurun Hesap görücü olarak Allah yeter (Nisa Suresi, 6)
|
| |
| | #6 |
| | ![]() HAYY Diri, herşeyi bilen ve herşeye gücü yeten O, Hayy (diri) olandır O'ndan başka ilah yoktur; öyleyse dini yalnızca kendisine halis kılanlar olarak O'na dua edin Alemlerin Rabbine hamdolsun (Mümin Suresi, 65)İnsan acizdir ve çok az şeye güç yetirebilir Dünyaya geldiği andan itibaren hayatının 5-10 senesi yarı şuurlu olarak geçer Bu dönem boyunca sürekli bir ilgiye ve bakıma muhtaçtır Bundan sonra yaşadığı hayatın ise büyük bir bölümü kendi bedenine bakmakla, temizlenmekle geçer Eğer bu sayılanları yapmak istemese ve ertelese kısa süre içinde bakılamayacak bir görünüme girer![]() Ayrıca insanın bedenen ihtiyaç duyduğu büyük bir eksikliği daha vardır: Uyku İnsanın ömrünün neredeyse üçte biri uykuyla geçer Ancak ne kadar istemese de, uykuya ayıracağı zamanlarda başka şeyler yapmayı tercih etse de, buna bir iki günden fazla dayanması mümkün değildir Hatta 24 saat uyumayan bir insanın şuurunda bir bulanıklık, idrakinde bir yavaşlık görülür Her zaman doğal olarak yapabildiği şeyleri yapamamaya, karşılaştığı olayları sağlıklı muhakeme edememeye, hatta konuşma güçlüğü çekmeye, bildiği şeyleri unutmaya başlar![]() Elbette insan ve insan gibi yaratılmış olan diğer canlılar aciz varlıklardır Canlı ve cansız tüm kainatın Yaratıcısı olan Allah ise Hayy'dır Daima diridir, her an herşeye hakimdir, herşeyi bilir, herşeye güç yetirir, O'nu uyku ve uyuklama tutmaz, her türlü acizlikten de münezzehtir O, yarattıklarına çeşitli acizlikler vermiş ve bu eksiklikleri fark ederek yalnızca Kendisi'ne kulluk etmelerini, herşeyi Kendisi'nden istemelerini emretmiştir İnsana düşen de, Allah dilemedikçe hiçbir şeye güç yetiremeyeceğini, tek bir saniye bile hayatını devam ettiremeyeceğini bilerek Rabbimiz'e yönelip dönmesidir Allah'ın Hayy sıfatının haber verildiği ayetlerden bazıları şunlardır:Allah ![]() ![]() O'ndan başka ilah yoktur Diridir, kaimdir (Al-i İmran Suresi, 2)Sen, asla ölmeyen ve daima diri olan (Allah)a tevekkül et ve O'nu hamd ile tesbih et Kullarının günahlarından O'nun haberdar olması yeter (Furkan Suresi, 58)(Artık bütün) Yüzler, diri, kaim olanın önünde eğik durmuştur ve zulüm yüklenen ise yok olup gitmiştir (Taha Suresi, 111)
|
| |
| | #7 |
| | ![]() KABID Sıkan, daraltan Allah'a karşılığını çok artırma ile kat kat artıracağı güzel bir borcu verecek olan kimdir? Allah, daraltır ve genişletir ve siz O'na döndürüleceksiniz (Bakara Suresi, 245)Göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Yaratıcısı olan Allah, evrendeki herşeyin tek sahibidir O, tüm varlıkları yaratmış ve dünyayı da insanın yaşayabileceği nimetlerle donatmıştır Kullarının sahip olduğu her türlü zenginlik Allah'a aittir; mülkün tek sahibi O'dur Allah dünyadayken dilediği insanları zengin, dilediğini de fakir kılar Ama mal-mülk sahibi olanın da, hiçbir şeye sahip olmayanın da unutmaması gereken birşey vardır: Sahip olunan herşeyi veren ve bunların gerçek sahibi olan Allah'tır Allah, dilediği kişinin imkanlarını artırarak şükredip etmeyeceğini, dilediğinin de imkanlarını daraltarak nankörlük edip etmeyeceğini dener Dolayısıyla insanların sahip olduğu veya olamadığı şeyler kendileri için bir kazanç değildir Bunlar sadece geçici dünya hayatını mı gerçek yurt olan ahireti mi istediklerini denemek için Allah'ın yarattığı imtihanlardır![]() Eğer kişi bu gerçeğin farkına varmaz ve elindeki herşeyi kendisinin zannedip cimrilik yapar, Allah'ın dilediği şekilde harcamazsa o zaman Allah elindeki imkanları daraltabilir Tam aksi olarak elindeki herşeyin kendisine Allah'ın rızasını kazanacak şekilde kullanılması için verildiğini bilen kişilerin de imkanlarını artırır, dünyada da ahirette de onlara en güzeliyle karşılık verir Ayetlerde bu gerçek şöyle haber verilmektedir:Öyleyse güç yetirebildiğiniz kadar Allah'tan korkup-sakının, dinleyin ve itaat edin Kendi nefsinize hayır (en büyük yarar) olmak üzere infakta bulunun Kim nefsinin bencil-tutkularından (ya da cimri tutumundan) korunursa; işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır Eğer Allah'a güzel bir borç verecek olursanız, onu sizin için kat kat artırır ve sizi bağışlar![]() ![]() (Tegabün Suresi, 16-17)Ancak elbette ki Allah'ın dünya hayatında insanlar için yarattığı nimetler sadece maddi konularda değildir Rabbimiz manevi anlamda da insanlara sayısız nimet vermektedir Allah dilediğinde insanı bu yöndeki eksikliklerle de deneyebilir Rabbimiz'e olan teslimiyet ve tevekküllerinde kararlılık göstermeleri için Allah böyle bir durum yaratabilir İnkar edenlere ise Allah, inkarda diretmeleri nedeniyle dünya hayatında böyle bir karşılık verebilir Bu sebeple insanın kalbinde manevi anlamda bir sıkıntı ya da darlık hissi oluşabilir Bu, Allah'ın Kabıd isminin bir tecellisidir Böyle bir durumda insanın düşünmesi gereken, kendisini her türlü sıkıntıdan ve zorluktan kurtaracak olanın yine yalnızca Rabbimiz olduğudur Allah sıkan ve daraltan olduğu gibi, aynı zamanda da Basıt, yani "açan ve genişleten"dir Allah, Kendisi'ne samimiyetle yönelen, yardımı yalnızca O'ndan bekleyen ihlas sahibi kullarının kalbine huzur, güven ve genişlik duygusu verir Onları yardımıyla, sevgisiyle ve rahmetiyle destekler, işlerini kolaylaştırır Allah Kuran'da kalplerin yalnızca Rabbimiz'e sığınmakla huzur bulacağını şöyle hatırlatmaktadır:De ki: "Ondan ve her türlü sıkıntıdan sizi Allah kurtarmaktadır… (Enam Suresi, 64) Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allah'ın zikriyle mutmain olanlardır Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah'ın zikriyle mutmain olur (Rad Suresi, 28)
|
| |
![]() |
| Tags: allahin, isminin, rahman, tecellisi |
| Konu Araçları | |
| |