![]() |
| | Konu Araçları |
| | #8 | |
| | ![]() Alıntı:
| |
| |
| İstediğini Bulamadıysanız Üye Olmadan
BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz. |
| | #9 |
| | ![]() Allah 'ım kabir ve cehennem azabından korusun cümlemizi Amin
|
| |
| | #10 | |
| | ![]() Alıntı:
Aynı zamanda ha-dislerin metinlerini de gözönünde bu-lundurur Böylece o, metnin Kur'an'ın muhkem naslarına karşı çelişkide olup olmadığına daha çok önem verir Bu noktada o, sahabeden Peygamberimizin eşi Hz Aişe'nin yolunu izler![]() Bir hanefi olarak ve daha ötesinde İmamı Azam hayranı olarak hadisler konusunda İmamı Azamın yolunu benimsiyorum ![]() İmamı Azamın hadisler karşısındaki tutumu için daha detaylı bilgi için: Ebu Hanife'ye Hadisçiler Tarafından Yöneltilen Eleştiriler
| |
| |
| | #11 | |
| | ![]() Alıntı:
İmam Azam'ın zeka ve ilmine diyecek söz yok Ancak, onun yaşadığı zaman ve yaşadığı mekanı es geçerek böyle bir davranışa bürünmen sana hiçbir şey kazandırmaz İmam Azam'ın yaşadığı dönem, fitnenin en yoğun olduğu dönem ve yaşadığı yer de fitnenin baş merkezi ve her türlü inancın görülebildiği bir yer, yani Irak bölgesi![]() ![]() O dönemler, özellikle bu bölgede mevzû/uydurma haber çok yaygın durumdaydı Birçok muhaddis de bunu açıkça teyid etmiştir Onlara göre Irak bölgesi, mevzû haberin darphanesi durumundaydı Hadisin tedvin edilmediği, hadis ilminin oluşmadığı ve hadis açısından her türlü olumsuz şartların mevcut olduğu bir zaman ve mekanda yaşayan Ebu Hanife, yanılarak mevzû habere dayanma ihtimalini dikkate alarak, sıhhatine güvenmediği haber yerine, ictihadına dayanmayı daha uygun bulur Yoksa Sünnet’i bile bile dışlamak gibi bir durum sözkonusu değildir O, hadis olduğu kesinlik kazanmış haberi, kendi re’yine aykırı dahi olsa tercih edip, onunla amel eder Bu nedenledir ki, “Peygamberden gelen her şeyin, başımızın gözümüzün üstünde yeri var ”İnsanlara nassları değiştirme veya onları istedikleri zaman dikkate alıp istedikleri zaman dikkate almama yetkisi verilmemiştir Bazı kişiler İmam'a, bu ulaştığı neticenin şüphe götürmez bir hakikat olup olmadığını sorduklarında şu cevabı verir: “Bilmiyorum, belki de ulaştığım netice şüphe götürmez bir bâtıldır ”Onun bu ihtiyatı daha önce birçok kez sahabede de açığa çıkan durumdur Sahabe de şartlar değişip bozuldukça Sünnet’in sıhhatiyle ilgili ölçülerini katılaştırmak zorunda kalmışlardır Bu nedenle Ebu Hanife mazurdu Asıl mazur olmayanlar, onun, kendisine sahih hadis ulaştığında hiç tereddüt etmeden kendi görüşünden vazgeçeceğini söylemesine, olumsuz şartlar gereği rey’ine müracaat etmek zorunda kaldığını açıklamasına, rey’inin doğruluğunu iddia etmeyip ”belki de bâtılın kendisi” diye nitelemesine rağmen, kendilerine sahih hadis geldikten sonra bile hala Ebu Hanife’nin o konudaki görüşünü doğru kabul etme eğiliminde olmaya çalışanlardır Onların bu tavırları, ne İslam’ın bir gereğidir, ne de Ebu Hanife’nin sözlerinin tanıklığından anlıyoruz ki, o İmam’ın tasvip ettiği bir hareket tarzıdır Hadislere karşı güvensizlik duyan kimseler, ancak hadis ilminden, hadis alimlerinin bu ilimdeki titizliklerinden, vahye dahil olan sünnetin Allah tarafından, bu alimler vesilesiyle korunmuş olduğundan habersiz kimselerdir Yine bu kimseler, isnad (hadis rivayet zinciri) ilminin Müslümanlara mahsus bir sistem olduğunu, daha önceki semavi din mensuplarının bu sistemi uygulamadıklarından ötürü, dinlerini tahrife uğrattıklarını bilmeyen kimselerdir![]() İbni Hazm der ki; “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in din konusunda konuştuğu her söz, Allah’tan bir vahiydir Bunda şüphe yoktur Allah’tan inen vahyin hepsinin “indirilmiş bir zikir” olduğu konusunda şeriat ve lugat alimleri ittifak etmişlerdir Vahyin hepsi korunmuştur Allah’ın korumasını üstlendiği her şeyin, zayi edilmeyeceğigarantilenmiştir Aksi halde Allah’ın kelamı, yalan olurdu " (İbni Hazm, İhkam; Sıbai, Sünnet)Sünnet konusunda daha titiz davranmanı bir kardeşin olarak tavsiye ediyorum zeygue ![]() ![]() Görüşünde ısrarla devam edeceksen de, "Kim Resûl'e itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur Yüz çevirene gelince, seni onların başına bekçi göndermedik!" (4/80)vesselam ![]() ![]() ![]()
| |
| |
| | #12 | |
| | ![]() Alıntı:
Onun verdiği hükme itiraz olacak iş değildir,insanı dinden çıkarır![]() Mesele gelen şeylerin Ondan olup olmadığıdır ![]() Şu linklerde İmam-ı Azamın hadise yakalşımına bir örnek var Üşenmeden okursanız ne demek istediğim daha iyi anlaşılır![]() Ebu Hanife'ye Hadisçiler Tarafından Yöneltilen Eleştiriler 1-http://www mumsema com/showpost php?p=138246&postcount=1Ebu Hanife'nin Hadis Eleştirisine Yaklaşımı 2-Ebu Hanife'ye Hadisçiler Tarafından Yöneltilen Eleştiriler
| |
| |
| | #13 |
| | ![]() İmamı azam maturidi idi ve maturidiye göre kabir azabı vardır ![]() buna ne dersin![]() hadislere bu şüpheci yaklaşımı bırakın artık! hadislerin hangisi uydurma hangisi değil hepsi tespit edilmiş alimler tarafından ![]() ehli sünnet inacında var denilen bir konuda (ki kaynak olarak hadis ayet dahi verilmiş) şüpheci bir yaklaşım ne kadar insaflı? Allah kimseyi şaşırtmasın Allah duamı kabul etsin![]()
|
| |
| | #14 | ||
| | ![]() Alıntı:
İmam Azam'ın Maturidî olmasının imkanı yok yani Tam aksine, İmam Maturidî, İmam Azam'ın öğretilerinden yararlanmıştır Daha sonraları da, Hanefî mezhebinin itikaddaki mezhebi haline gelmiştir Maturidîlik![]() ![]() ![]() İmam Azam'ın el-Fıkhu'l Ekber adlı eseri, Selefî anlayışın ilk yazılı eseri olarak bilinir; bu da bir dipnot ![]() ![]() ![]() Alıntı:
Zira Ebu Hanife'nin hadise yaklaşımının sebeblerini kısaca anlatmaya çalıştım yukarıda Bilmiyorum okudun mu? Kaldı ki, kabir hayatına dair hadisler olduğu halde, kabir hayatının olmadığına dair herhangi bir hadise rastlamadım (Uydurmasına bile rastlamadım) Şayet varsa böyle bir hadis, paylaş ki, bilelim![]() ![]() ![]() vesselam ![]() ![]() ![]()
| ||
| |
![]() |
| Tags: hayati, kabir, midir, var |
| Konu Araçları | |
| |